Vietnam-Amerikan
Savaşı’nda Çin’in Rolü ve Sonrası


KAYNAK
: http://www.cinhh.com/vietnam-amerikan-savasinda-cinin-rolu-ve-sonrasi/


Yazar: Doç. Dr. Ulaş Başar
Gezgin


Bob
Dylan’a kadar tarihte bir Sartre umursamamıştı Nobel’i (ama sonra almak
istemişti) bir de Vietnamlı devrimci Le Duc Tho (1911-1990). Nobel Barış Ödülü
1973’te savaşın tarafları olarak Kissinger ile Tho’ya verilmişti. Tho, “Ülkeme
henüz barış gelmedi.” diyerek ödülü reddetmişti. Vietnam’a barış gelmesi için 2
yıl daha beklemek gerekecekti. Ancak savaşın bitiminde Kızıl Khmerler “Tarihsel
olarak bizim olan toprakları bize geri verin.” diyerek Vietnam’a saldırdı.
Bunun üzerine Vietnam Kamboçya’yı işgal etti. Kamboçya’nın müttefiki olan Çin
de bunun üzerine 1979’da Vietnam’a kuzeyden saldırdı. Vietnam tarafına göre Çin
yenilip geri çekilmişti; Çin tarafına göre ise “Vietnamlılara dersleri
verilmişti.”. Vietnam’ın Kamboçya’ya müdahalesinin iyi yanı Khmerleri devirmesi
oldu. Bunun üzerine Amerika “Düşmanımın düşmanı dostumdur.” diyerek ölene dek
Pol Pot’u destekledi. Vietnam Kamboçya’dan 1989’da çekildi. O zamandan beri
Vietnam’da tek askeri sorun Çin’in Vietnam karasularındaki adaları tarihsel
gerekçelerle işgal etmesi oldu. Henüz sıcak bir çatışma yok ama ileride savaş
bekleyenler var. Çin sahil güvenliği geçtiğimiz yıllarda toplamda yüzleri bulan
sayıda Vietnamlı balıkçıyı teknelerini batırarak öldürdü. Mayıs’ta Obama,
Vietnam ziyaretinde Vietnam’a yönelik silah ambargosunu kaldırdı. Çin’in
bölgedeki yayılmacı politikaları Vietnam’ı her geçen gün ABD’ye daha çok
yaklaştırıyor.


Peki
bu iki ‘komünist’ değil ama ‘komünist miraslı’ ülkenin arası nasıl oldu da bu
kadar açıldı? Ne oldu da bağımsızlık savaşlarında birbirlerini destekleyen iki
yoldaş ülke (Hatta ‘askerlik arkadaşları’ diyebiliriz.) düşmana dönüştü? Bu
yazıda bunun yanıtını vermeye çalışalım.


Öncelikle,
Vietnam’ın İsa’dan sonraki ilk bin yılı Çin sömürgesi olarak geçti. Bu durum,
Vietnam’ı kültürel olarak Çinlilere yaklaştırdı. Vietnamca’ya çok sayıda Çince
sözcük geçti. Dahası, bir Avrupalı rahip Vietnamca için bir Latin alfabesi icat
edene kadar (ki bugün bu alfabe kullanılmaktadır) Vietnam dili, Çin harfleriyle
yazılıyordu. Sömürge döneminden beri, Çin’de olduğu gibi Vietnam’da da ufak bir
fark dışında 12 hayvanlı ay takvimi kullanılıyor. Yine Çin’de olduğu gibi
Vietnam’da da merkezi sınav, mandarin sınıfı, giysiler, soyluluk simgeleri vb.
saray öğeleri aşağı yukarı aynıydı. Öte yandan, İsa’dan sonra ikinci bin yıl
Vietnam’ın kendi ulusal değerlerini oluşturması için yeterli bir süreydi. 19.
yüzyılın ikinci yarısından başlayarak Vietnam, Fransız işgalini yaşadı. Ülke,
1887’de Kamboçya’yla birlikte bütünüyle Fransız sömürgesi oldu.


Üç
yıl sonra, sosyalist Vietnam’ın gelecekteki lideri Ho Çi Min doğacaktı. Babası
Konfüçyüsçü olan Ho, küçük yaşta klasik Çince öğrenmiş, Fransız okullarında
okumuştu. Daha sonra denizci olarak dünyayı dolaşmış, sonra Fransa’da komünizmi
öğrenerek SSCB’ye gitmişti. Dönemin uluslararası komünist örgütü olan Komintern
tarafından Çin’e gönderilir. Çin’de yaşayan Vietnamlıları örgütler. Fakat Çan
Kay Şek’in iktidarı ele geçirmesiyle 1927’de SSCB’ye geri dönmek zorunda kalır.
1938’de yine Çin’dedir, bu kez Çinli komünist güçlere danışmanlık yapar. 1941’de
Vietnam’a dönene kadar Çin’de kalır. Sonra tekrar Çin’e döner ve Çan Kay Şek
güçlerince hapsedilir. Burada ünlü şiirlerini kaleme alır.[1] Sonra
serbest kalır, 1945’te Hanoi’da Vietnam’ın bağımsızlık bildirgesini okur. 30
yıl sürgün hayatı yaşayan Ho Amca’nın bildiği diller arasında Mandarince ve
Kantonca da vardır.


Vietnam’ın
Fransız işgaline uğradığı sıralarda Çin de, Avrupalı güçlerin sömürgeci
girişimlerine karşı kendini korumaya çalışıyordu. İçeride başarısız reform
girişimleri ve isyanlar, dışarıda ise çoğunlukla hüsranla sonuçlanan askeri
çatışmalar söz konusuydu. Başarısız cumhuriyet girişimi, Çan Kay Şek rejimini
doğurmuş ve sonrasında milliyetçi güçlerle komünist güçler arasında yer yer
şiddetlenip yer yer durulan bir sürekli iç savaşa dönüşmüştü. Ardından Japon
işgali ve 2. Paylaşım Savaşı gelir. Bu süreçte Mao’nun yönetimindeki komünist
güçler galip gelirler ve Çan Kay Şek’i ve ordusunu kovup Halk Cumhuriyeti’ni
ilan ederler. Savaş bitmiştir, ülkeyi yeniden inşa etme denemelerine
girişirler. Bu arada, Kore Savaşı patlak verir. Çin, Kuzey Kore’ye toplamda
yaklaşık 1.3 milyon gönüllü göndererek savaşın yazgısını belirler. Kuzey
Vietnam’a desteği ise daha dolaylı olacaktır.


Çin’in
bu süreçte SSCB’yle arası bozulur. İdeolojik olarak farklılaşarak dünyanın
‘mazlum millet’lerinin lideri olmaya soyunur. SSCB’yle bozulan ilişkileri,
sonunda Vietnam’la ilişkilerini de bozar. Çin, SSCB tehdidine karşı yeni
arayışlara girer. 1971’de BM üyesi olur; 1972’de Nixon Çin’i ziyaret edip
Mao’yla görüşür. Vietnam-Amerikan Savaşı sürerken yapılan bu görüşme,
ilişkileri daha da bozar ve aynı zamanda Çin’in dışa açılmasının ve ABD’yle
uzlaşmasının miladı olur. Vietnam-Amerikan Savaşı 1975’te biter ve yazının
başına döneriz.


Her
şey geride mi kaldı? Yazının başında belirttiğimiz gibi hayır. Bugün Vietnam’ın
çatışacağı bir güç varsa o da Çin olacaktır. Öte yandan, iki ülkenin ekonomik
büyümeye odaklanmış liderleri çok iyi biliyorlar ki, savaşın ekonomiye faydadan
çok, zararı olacak. Verimli amaçlarla kullanılacak işgücü ve diğer kaynaklar,
savaşa kullanılacak, altyapı zarar görecek, turizm gelirleri eriyip gidecek,
yabancı yatırımcı gelmeyecek vb. Dolayısıyla, devletler savaşın faydasız
olduğunun farkında; ancak geleceğin ne getireceği belli olmaz. Gerisi ABD-Çin
çatışmasının askeri alana yansıyıp yansımayacağına bakar.