KAYNAK
: http://www.cinhh.com/bin-buda-magaralari-bir-dunya-mirasi/


Bin
Buda Mağaraları : Bir Dünya Mirası


Doç. Dr. Ulaş Başar
Gezgin


Türkiyeli
turistler ve gezginler Çin’i daha yeni yeni tanıyorlar. Çeviri kitapları
saymazsak, ‘Lonely Planet’ türünden Türkçe bir Çin gezi rehberi henüz yok.
Bunun yerine şimdilik bloglar var; ancak, bloglar da belli yerlere odaklanmış
durumda: Şanghay, Pekin, Çin Seddi, belki Suzhou ve diğer birkaç ufak tefek
şehir –ki bunlar gezi listesine tarihsel miras ve/ya da doğal güzellik
nedeniyle giriyor. Bu listede yer almayan ve mutlaka görülmesi gereken
yerlerden biri, Çin’in UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bin Buda
Mağaraları.(*)


‘Mogao
Mağaraları’ olarak da bilinen bu mağara bölgesi, İpek Yolu üstünde, Çin’in
kuzeybatısındaki Gansu eyaletinde bulunuyor. Bölgede 25 km. boyunca, 700’ü
aşkın mağara ve dağa oyulmuş tam 492 tapınak var! Bu tapınakların kimisi,
anıt-tapınak statüsüyle özel bir yere sahip. Bölgedeki mağaralar doğal değil,
insan ürünü. İlk mağaranın İ.S. 366’larda kazıldığı tahmin ediliyor.


Bin
Buda Mağaraları’nı özel ve özgün kılan, yalnızca bu tapınaklar değil; aynı
zamanda mağaralarda bulunan elyazmaları, Uygurlar başta olmak üzere çeşitli
bölge halklarının tarihine ışık tutuyor. Eski dönemlerden kalma sözlükler ve
antolojiler yanında, neredeyse hiç bilinmeyen bir dilin (Hotan dili) ortaya
çıkmasını sağladı mağaralar. İlk keşif 1900’de bir Taocu rahip tarafından
gerçekleştiriliyor. Bu rahip bir yandan tapınak bölgesini kendince koruma
altına alırken, bir yandan da koruma masrafları için, mağaralarda bulunan
elyazmalarını Batılılara satmaya başlıyor. O dönemlerde Çin’de devletin gücü
kısıtlı; Batı saldırganlığına karşı ülke zar zor ayakta duruyor. İşte Dunhuang
buluntularının yağmalanması –Türkiye’deki Truva kazılarına benzer bir biçimde-
böyle başlıyor. Bu yağma öyle ‘kârlı’ bir yağma ki, 10 bin elyazması, yalnızca
110 Amerikan Doları’na gidiyor! Elyazmaları yanında duvar resimleri de
çalınıyor ve satılıyor. Bölge o zamandan başlayarak, define avcılarının
saldırısıyla tahrip ediliyor. Mağaralar iç savaşta da zarar görüyor. Bugün
Dunhuang’dan çalınan ve/ya da satılan elyazmaları sanal bir kütüphanede
biraraya getirilmeye çalışılıyor. ‘The Silk Road Online’ adını taşıyan
kütüphane kitap ve elyazmaları dışında resim ve kumaş gibi diğer buluntulara da
yer veriyor (bkz. http://idp.bl.uk/
). Neyse ki bugün Bin Buda, koruma altında.


Mağaralarda
günümüze kalan buluntular arasında, 400 ile 1000 yılları arasında kaleme
alınmış çok sayıda elyazması ve kitap var. Bu buluntuların kimisi, Çince
dışında Tibetçe, Uygurca, Sanskritçe vb. dillerde yazılmış. Çoğu dinsel
konularda olan buluntuların bir bölümü Budacılık’a ek olarak, Taoculuk,
Kongculuk (Konfüçyüsçülük), Nasturi Hıristiyanlık gibi dinlere ilişkin. Ayrıca,
resmi belgeler, elyazısı albümleri, gökbilim kitapları, go oyun rehberi, müzik
notaları vb. de var. Bunların arasında tarihte ilk basılı kitap olarak bilinen
ve İ.S. 868’e tarihlenen ‘Elmas Sutra’ (
金剛經)
kitabı var. Bu buluntular dışında bir de, 2 Süleyman Taşı var. 1348 ve 1351’e
tarihlenen taşlarda, 6 farklı alfabeyle Budacı mantrası ‘omni mani
padme hum
’un yazılı olduğu görülüyor. Bunların dışında kil
heykeller (bunların sayısı 2700’ü buluyor), duvar resimleri, ipek ve kağıt üstü
resimler, tahtabaskı imgeler ve kumaşlar var.


Bin
Buda Mağaraları’nın Türk kültürü ve tarihi için özel bir önemi var; çünkü
bulunan elyazmaları içinden üçü, Göktürk alfabesiyle yazılmış. Bunlar, bir
falcılık kitabı olan ‘Irk Bitig’, Budacılık’ı (eski Türklerin deyişiyle
Burkancılık) anlatan ‘Altun Yaruk’ ve bir Sutra(**) çevirisi olan ‘Sekiz Yükmek
(‘Sekiz Yumak’ anlamında). Yeri gelmişken, bu yazının konusu olan ‘Bin Buda
Mağaraları’nın genel bir ifadeye dönüştüğünü ve Gansu dışında Çin’in
kuzeybatısındaki ve batısındaki çeşitli mağara gruplarının da aynı adla
anıldığını buraya not edelim.


Ejderha
ülkesinin ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesiyle, Bin Buda Mağaraları’na daha çok
ziyaretçinin uğrayacağını öngörebiliriz. Şimdilik mağaralarla ilgili olarak
birkaç gezginin blogları var Türkçe kaynak olarak. Öte yandan, ilginç bir
biçimde, Türkçe’ye çevrilmiş bir kitap da var. Ancak, kitap Bin Buda Mağaraları
hakkında bilgi sahibi olunmadan okunduğunda, masal kitabı gibi geliyor okura.
Bu kitap, ‘Dunhuang
Efsaneleri: İpek Yolu’nda Anlatılan Efsaneler
’ kitabı(***). Kitap,
1978-1984 yıllarında yazar Chen Yu’nun yöre halkından derlediği efsanelerden
oluşuyor. Önsözde bölgenin İpek Yolu’ndaki önemli bir kavşak noktası olarak
değişik din, dil ve kültürlerin buluşma noktası olduğu vurgulanıyor. Kitap bize
bölgedeki dağların ve diğer yeryüzü şekillerinin adlarını nasıl kazandığını
tarih öncesi bir masalsılıkla anlatıyor. Kimi zamanlar eşkiyalar kesiyor
yolumuzu, kimi zamanlar ak sakallı dede olarak karşımıza çıkıyor beyaz ejderha.
Usta ile öğrencisi, saraydan kaçan prenses, tuz gölüne dönen kuyular gibi büyük
bir konu çeşitliliğiyle karşılaşıyoruz.


Yolunuz
Bin Buda Mağaraları’na düşüyorsa, görmeden gelmeyin; eliniz ‘Dunhuang
Efsaneleri’ne değiyorsa, okumadan geçmeyin. Önerilir.


(*)
Bin Buda Mağaraları’nı daha yakından tanımak için Çin kanalı CCTV’nin çektiği
şu video izlenebilir:


(**)
Sutra, Budacıların kısa deyişlerinden oluşan kutsal kitapları.


(***)
Yu, C. (1989/2000). Dunhuang Efsaneleri İpek Yolu’nda Anlatılan Efsaneler (çev.
N.Yener). İstanbul: Okyanus.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet