General
William Donovan’ ın ( Vahşi Bill ) , 1940′ ta, bir Amerikan Psikolojik Mücadele
Bölümü ihtiyacına dikkat çeken ilk kişi olduğuna inanılır.Böylece, 1942′ de
Stratejik Servis Ofisi’ ne ( OSS ) Stratejik Servis Koordinatör Ofisi’ nin (
COI ) kuruluş nedeni açıklık kazanıyor. Başlangıcından itibaren COI , Donovan
tarafından yönetilen ve bağışlarını nasıl harcadığı devletçe takip edilmeyen
karanlık bir kurumdu.


Donovan,
salt casusluk ihtiyacının ötesinde başka bir etmence de etkilenmiş olabilir. ”
The Search for The Manchurian Candidate ” yazarı John Marks’ a göre ” Birleşik
Devletler ‘ de İngiliz ajanlarının el altından yürüttükleri lobi faaliyetleri,
Başkan Franklin Roosevelt’ in , 1942′ de , sonradan OSS’ ye dönüşecek örgütü
kurmasıyla sonuçlandı. Bütün sırlarını açıklamasa da tecrübelerinden yararlanılmasına
olanak sağlayan İngilizlerden öğrenen Donovan, önceden boş olan bir alanda bir
örgüt kurdu. ”


OSS’
nin oluşumundan sonra sorgu sırasında kullanılacak bir ” gerçek ilacı ” için
araştırma başlatıldı. Tabii bu ilaç, sonraları ‘ Mançuryalı Aday ‘ ( hipnoz
yöntemiyle programlanan ajan ve / veya suikastçılar ) olarak adlandırılacak
kişiler üzerinde de kullanılacaktı.


Donovan’
ın idaresindeki OSS, 1945′ te Amerikan istihbarat operasyonlarının Allen Dulles
ve Merkezi İstihbarat Ajansı ( CIA ) tarafından ele geçirilmesiyle sonuçlandı.
CIA’ nın Bilimsel İstihbarat Ofisi, uyuşturucu araştırmalarına öncelik vererek
zihin manipülasyonu araştırmalarına devam etti. İlk aşamalar, gizli
operasyonlara uygulanabilecek snuçları bulabilmek için, ülke çapındaki sayısız
hastanede yürütülen uyuşturucu çalışmalarının yenşden gözden geçirilmesini
içeriyordu.


Amerika’
da 1950′ lerin başında başlayan zihin kontrol programlarından CIA sorumlu
tutulsa da, ilk kaynaklar görmezden gelinir. Amerika’ daki önde gelen ajanları
Eastern Establishment’ ten Harrimanlar ve Dullesler olan, Rockefeller ve
Yuvarlak Masa ‘ nın maddi desteğiyle ayakta duran bu program İngiliz, Amerikan
ve Nazi soy gelişimi, psikiyatri, Yeni Dünya Düzeni çalışmalarıyla beraber, çok
daha önceleri başlamış bir hareketin görünen yüzüydü.


Skull
& Bonesman W. Averell Harriman ailesi yüzyılın dönüşünden beri soy gelişim
çalışmalarını destekliyordu. Onion Bank üzerindeki denetim gücü bilinen
Harriman, aynı zamanda Hitler’ in Almanya’ da iktidara gelişinin taraftarıydı.
1951′ de Harriman, Ortak Güvenlik Ajansı ‘ nın yöneticisi olarak anılıyordu, bu
yeni görevi sayesinde Amerikan / İngiliz istihbarat ortaklığına yön
verebiliyordu. Harriman ve yine soy gelişim yanlısı bir geçmişe sahip iş
arkadaşları Allen ve John Foster Dulles , Amerikalıların gizli ve psikolojik
savaş operasyonlarına yoğunlaşmasında ve Dış İlişkiler Konseyi’ nin varlık
sebebi olan Fabiyan tek-dünya yöneliminin de desteklenmesinde önemli rol
oynamışlardı.


CIA’
ilk yöneticisi Allen Dulles, birçok bakımdan politikadaki ikinci isimdi. Ailesi
uluslararası soy gelişimi hareketinin ilk etkili taraftarlarındandı ve
Nazilerle güçlü finansal bağları bulunuyordu. Dulleslar, asırlarca Avrupa’ nın
baş casusluğunu yapmış ve rivayete göre masonluğun İskoç Riti’ nin Birleşik
Devletler’ e sızmasında aracılık rolünü üstlenmiş olan İngiliz kraliyet
ailesiyle iş birliği halinde bulunan İsviçre Prevostları ve Malletleriyle
evlilik ilişkisi kurmuştu.


Dulles’
ın güç kazanmasının belki de en önemli nedeni; Birinci Dünya Savaşı sonunda
Allen ve J. Fasti Dulles ‘ in kötü bir üne sahip ” tek dünyacı ” ‘ Albay ‘
Edward House ‘ un adına çalışmalarıydı, Dulles kardeşler, Paris Barış
Konferansı sırasında, enformel olarak Rhodes Round Table ‘ a katılmışlardı.
Dulles kardeşler, Rockefeller ve Morgan aileleri, Barnard Baruch, Paul Baruch ,
paul Warburg ve diğerlerinden gelen destekle Amerikan kolunu, Dış İşleri
Konseyi’ ni kurmuşlardı.


1920′
de Allen Dulles , Berlin’ deki Amerikan Büyükelçiliği baş sekreterliğine
atandı, muhtemelen ailevi ilişkilerinden dolayı stratejik açıdan önemli bir
ülke olan İsviçre’ deki Amerikan İstihbaratı’ nın başına geçti. LSD
etkilerinin, Sandoz laboratuarı için çalışan Dr. Albert Hoffman tarafından
keşfedildiği 1940′ lı yılların başında Dulles, yaklaşık 200 mil uzakta bulunan
Dachau Toplama Kampları ‘ ndaki kişilerin üzerinde deneniyordu.


Allen’
in kardeşi John Foster Dulles, Nazilerin yükselişi sırasında, kötü bir üne
sahip I. G. Farben’ ı temsil eden Sullivan and Cromwell hukuk firmasında görev
aldı. 1937 yılına kadar Warburg ailesi tarafından yönetilen , Rockefellerlarla
bankacılık ortaklığı yapan I. G. Farben, daha birçok ulus ötesi ticaret içinde
bu aileyle bir araya geldi. Bunlar aslında firmaydı. İkinci Dünya Savaşı’ ndan
sonra Standart- Germany başkanı Emil Helffrich, Standard Oil fonlarının,
Aucshwitz’ deki SS subaylarının maaşlarının ödenmesinde kullanıldığını ifade
etti.


Güvenlik
operatörü Morse Allen’ ın gözetimi altında, bir dizi uyuşturucunun test
edildiği ve ” kişiliğin suistimal edilebilir biçimde değiştirilmesi ” ni
hedefleyen CIA zihin kontrol deneyleri, 1947 yılında BLUEBIRD Projesi adı
altında hız kazandı. Aynı dönemde, ” gerçek ilacı ” nı keşfetmeyi hedefleyen
ABD Donanması, CHATTER Projesi altında kendi uyuşturucu denemelerini
yürütüyordu. 1950′ de iki şüpheli ajan ve BLUEBIRD nezaretindeki Kuzey Kore
savaş suçluları üzerinde LSD kullanıldı ve Morse Allen , patronu Paul Gaynor’
dan CIA’ in Richmond – Virginia’ daki bir hastanede kurulmuş ” elektronik uyku
makinesi ” ni elde etmesini talep etti.


Nelson
Rockefeller zihin denetim projelerine para desteği sağlamak için üç federal
şirketini Sağlık, Eğitim ve Sosyal Sigorta bölümleri içinde eritti, HEW ve
bunun alt kuruluşu olan Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü de ARTICHOKE ve CIA’ in
diğer ilk zihin denetim projelerine destek sağlanmasında kullanıldı. Bu dönemde
insan manipülasyonu araştırmalarıyla ilgili olan diğer kuruluşlar ; Savunma
Departmanı, Ulusal Bilim Kuruluşu, Emekli İdaresi, Çalışma Departmanı, Sağlık,
Eğitim ve Sosyal Sigorta Departmanı , Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü ve Yasa
Tatbiki Destek İdaresi’ dir.


CIA
ve diğer ajanslar tarafından yürütülen denetim operasyonlarının destek
kanalları tıpkı bir ahtapot gibi kollara ayrılmıştı ve hala da öyledir.
Rockefeller ve Allen Dulles, Standford’ da fonları bu tarz araştırmalara
yönlendiren İnsan Ekolojisi Araştırma Derneği’ ni kurdu. CIA zihin
operasyonları için para sağlayan diğer örgütler; Macy Vakfı, ve MKULTRA’ nın
müteahhidi Charles Geschickter’in adını alan Geschickter Fonu’ dur.


Bir
başka kanal 1959′ un sonlarında, zamanın en büyük özel bankalarından Brown
Brothers Harriman’ dan Prescott Bush ‘ un yardımcısı Bonesman Eugene Stetson
tarafından kurulan H. Smith Richardson Kurumu’ ydu.


İlk Önemli Cia Zihin Kontrol Araştırmaları :


MKDELTA : Gizli operasyonlarda
biyokimyasalların kullanımı konulu, Ekim 1952′ de CIA tarafından yürütülen ilk
projedir. Fiili olarak hiç bir zaman gerçekleştirilmemiş olabilir.


MKULTRA: Nisan 1953′ te başlatılan,
MKDELTA ‘ nın ardılı olan, ve 1960′ ların sonlarında, muhtemelen 1966’ dan
sonra son verilen bir projedir. Bu program, insan davranışını denetlemenin
çeşitli araçlarını tasarlamıştır. İlaçlar bu etkinliğin yalnızca bir yönüdür.


MKNAOMI : Bu proje 1950′ lerde başlatıldı
ve 1969′ da bitti. MKDELTA’ dan sonra başlatılmış olabilir. Amacı hareketi
kısıtlayan ve öldürücü malzemeleri depolamak ve bu malzemeleri yayacak bir
aygıt geliştirmekti.


MKCHKWIT: MKSEARCH programının devamı
niteliğindeydi. Bunun amacı Avrupa ve Asya’ daki yeni uyuşturucu gelişmelerini
belirlemek , bilgi ve örnek toplamaktı.


MKOFTEN: Bu da MKSEARCH projesinin bir
devamıydı. Bazı ilaçların insanlar ve hayvanlar üzerindeki davranışsal ve
toksikolojik etkilerini test etmek amaçlanıyordu.


1953′
te, Princeton mezunları karşısında samimiyetle konuştuğu bir anda, CIA
yöneticisi Allen Dulles, ‘ insanların zihnindeki savaş ‘ ta iki cephede
mücadele edildiğini söyledi. Amerika’ daki cephelerden ilki ; sansür ve halkla
ilişkiler yöntemleriyle sürdürülen indoktrinasyon, daha hayati ve uzmanlaşmış
bir cephe olan ikincisiyse kişisel ” beyin yıkama ” ve ” beyni değiştirme ” ydi
.


Komünist
zihin kontrol programlarının Amerikan programlarından daha gelişmiş olduğu
iddiasıyla MKULTRA, Dulles’ ın coşkulu konuşmasından üç gün sonra faaliyete
sokuldu. ARTICHOKE programının bir alt kolu olarak 300.000 dolar bütçeyle
kurulan bu program , gizli ve çok yönlü bir zihin kontrol araştırmasıydı.
Haklarında çok az şey bilinen MKULTRA programlarının büyük çoğunluğu ” karanlık
” ya da belgelenmemişti. Öte yandan, MKULTRA hakkında bilinenler, onlarca korku
filmi senaryosuna malzeme oluşturacak, hatta günümüzde su yüzüne çıkan zihin
kontrol programları hakkındaki ürkütücü hikayeleri inandırıcı kılacak kadar
tüyler ürperticidir.


CIA’
in zihin kontrol programlarının önemli idarecilerinden biri, Coltech’ te
biyokimya üzerine doktorasını tamamlayan Sidney Gottlieb’ dir. 33 yaşında
Ajans’ ın teknik servis bölümünün başına geçti, 1973′ e kadar MKULTRA ve onun,
üniversiteleri, hastaneleri, hapishaneleri, ülke sınırındaki askeri kurumlarıyla
en az 149 alt kümesini yönetecekti.


Gottlieb
tarafından ruhsatlandırılan diğer deneyler arasında Kentucky, Lexington’ da
Bağımlılık Araştırma Merkezi’ nin başında bulunan Dr. Haris Isbell’ e ait
olanlar da bulunuyordu. Araştırma besini olarak siyah eroini kullanan Isbell,
elektroşok vererek ayakta tuttuğu yedi bağımlıya yetmiş yedi gün boyunca
aralıksız olarak normal dozajının dört kat fazlası LSD verdi. Başka bir deneyde
Isbell, dokuz adamı kayışla yatağa bağlayarak makatlarına termometre
yerleştirdi, yüksek oranda psilocybin ( bir mantar türünden elde edilen,
sanrıya yol açan bileşim ) verdi, göz bebeklerinin büyümesini ve sinir
sistemini denetlemek için gözlerine ışık tuttu ve eklem yerlerine vurdu.
Isbell’ in işkence bahçesinin kurbanlarının mükafatı eroin iğneleriydi.


1952′
de Gottlieb, Operation Midnight Climax’ ın başına getirilen, hükümetin
uyuşturucu ajanı George White’ la iş birliği yaptı. New York ve San Francisco’
da genelev gibi dekore edilen özel mekanlarda, fahişeler tarafından ayartılan
erkeklere, bilgileri dışında LSD verildi. Pek çok durumda, kurbanlara LSD
katılan içkiler veriliyor ya da odaya gaz sıkılıyordu. Portatif tuvaletinde
içkisini yudumlamakta olan meraklı White, durumdan şüphelenmeyen kurbanları
ayna ardından izliyordu.

MKULTRA ve sonrasındaki programlara katılan diğerleri, gizli PAPERCLIP Projesi’
yle İkinci Dünya Savaşı’ ından hemen sonra Almanya’ dan getirilen yaklaşık
5.000 Naziydi. Bunlardan bazıları; kısırlık ilacı uzmanı bir Nazi olan Karl
Tauboeck ve kimyager I. G. Farben, sarin ve tabun gibi üstün zehirler üzerine
araştırmalarını savaş zamanında da sürdüren Theodore Wegner- Jauregg, Kurt
Rath, Hans Turnit, kimyasal silah ve sinir gazı uzmanı SS tuğgenerali Walter
Schieber, NASA ve MKULTRA için çalışmış olan Dr. Huburtus Srrughold’ tu.


Bir
başka MKULTRA grubu, en az 1930′ lardan beri soy gelişimi, psikiyatri, ve zihin
denetimi üzerine araştırmalara sponsorluk yapan masonluğun İskoç Riti
temsilcilerinden oluşuyordu. MKULTRA doktoru Robert Hanna Felix, masonluğun
İskoç Riti psikiyatri araştırmaları ve Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü’ nün
başındaydı. Felix, MKULTRA ile ilişkisini önceden anlattığımız Dr. Haris
Isbell’ in kıdemlilerindendi. MKULTRA’ da yer alan başka bir ünlü farmason,
Kimyasal Silahlar Merkezi’ nin finanse ettiği Dr. Paul Hoch’ tu. Amerikan Soy
Gelişim Derneği üyesi Hosh, Columbia Üniversitesi New York eyaleti Psikiyatri
Enstitüsü’ nü Nazi soy gelişimcisi Franz Kallman’ la beraber yönetiyordu.


Mkultra Kapsamındaki Diğer Araştırma Alanları :


Lobotomi
ve diğer beyin ameliyatları, elektroşok ve kimyasal şok kullanımı ; stresin
insan üzerindeki açlık, korku, yorgunluk, baskı ve şiddet gibi etkileri ;
uyuşturucu analizi, ultrasonik ve titreşim dengesizliği ve denetimi ; sorgulama
teknikleri; konuşmaya ve hafıza kaybına yol açan uyuşturucular, duyu yoksunluğu
ve ” elektro uyku ” , radyasyon; gen yapıştırma ve mutasyon yaratımı gibi
genetik araştırmalar; ESP ; çeşitli beyin yıkama formları ; kişilik
değerlendirmesi; bilincin uzaktan denetimi , beyin nakli ve elektrotlar ; fahişelerin
ajan olarak kullanımı; hormonal ürünler ve salgı ürünleri, uyuşturucu spreyler;
LSD , amfetamin, morfin, eroin, kokain ve haşhaş gibi uyuşturucular.


MKULTRA
programlarından en az dördü, özellikle çocuklar üzerinde denenmişti. Bu, büyük
bir kısmı Ajans tarafından başarıyla gizlenmiş MKULTRA deneylerinin alt
yapısını teşkil etmektedir. Erken dönem deneylerden birinde, değişik bir egzoz
borusundan, blinmeyen ama muhtemelen LSD içeren bir gaz püskürten 1953 model
bir Mercury, New York sokaklarında turluyordu. Yine LSD New York metrolarında
kullanılmış, ancak bunun sonuçları araştırma raporunda belirtilmemiştir, San
Francisco’ da DA Golden Gate köprüsünde etrafa bilinmeyen bir gaz sıkılmıştır.


CIA,
yasadışı bir araştırmaya girdiğinin fazlasıyla farkında olduğundan,
çalışanlarını gizlilik konusunda uyarmıştı. 1957′ de CIA müfettişi General
Lyman , ” Operasyonları düşman güçlerinden gizlemenin ötesinde, bu etkinlikleri
genel olarak Amerikan kamuoyundan saklamak için önlemlerin alınması ”
gerektiğini belirttiği kurum içi bir metin yayınladı, ” Ajansın etik dışı ve
yasal olmayan etkinliklerde bulunduğu bilgisi, politik ve diplomatik çevrelerde
ciddi rahatsızlıklara yol açabilir ve bu, başarıya zarar verebilir. ”


İdari
açıdan, 1963 yılında MKSEARCH olarak düzenlenen MKULTRA programı 1973′ e kadar
devam etti. ESP’ nin casusluk amacıyla kullanılması projesi MKULTRA’ nın yan
faaliyetlerinden biriydi. Bu projenin 1973′ te sonlandığı söylense de, 1984
yılına kadar devam ettiği belgelenmiştir.


1977′
de Seçici Senato Komitesi MKULTRA adlı muammaya açıklık getirmek üzere bir
araya geldi. Senatör Edward Kennedy’ ye göre , ” Belki de bunların arasından en
sarsıcı olanı, insan denekleri üzerinde gerçekleştirilen deneylerin kapsamının
bilinmemesidir. Tüm bu faaliyetlerin kayıtları , Ocak 1973′ te , o zamanki CIA
yöneticisi Richard Helms’ in talimatıyla imha edildi. Sağlık Alt Komitesi ve
İstihbarat Komitesi’ nin ısrarlarına rağmen, hiç bir ilave kayıt ya da bilgi
edinilmedi. Kimse – bir tek kişi bile – ayrıntıları hatırlayan birini bulamadı;
bu belgelerin imha edilmesini söyleyen CIA yöneticisi, programdan sorumlu resmi
görevli… ”


MKULTRA’
nın beyin takımından Dr. Sidney Gottlieb, belki de kazdığı kuyuya kendi
düşecekti. 1999 yılında, CIA tarafından kendileri üzerinde yapılan deneylerden
mağdur olanlar haklarını aramak için mahkemeye başvuruyordu. Bu dönemde
Gottlieb ile konuşan kişilerin ifadesine göre Gottlieb , CIA yönetiminin
MKULTRA facialarından dolayı kendisini şamar oğlanı ilan edeceğinden
kuşkulanıyordu. Gottlieb’ in CIA’ nın hatalarını üstlenmek istemediği için
içeride yaşananları anlatmaya hazır olduğu iddia ediliyordu. Ancak Gottlieb,
CIA için çok da talihli bir zamanda, 10 Mart 1999′ da hayatını kaybetti.


Kaynak : CIA’ den Medya ‘ ya Kitlelerin Kontrolü – Jim Keith