CIA Türkiye’de Ne arıyor ?



ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence,
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin yanıtsız kalmayacağını söyledi.
Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kaşıkçı’nın öldürülmesine
ilişkin yaptığı konuşmaya atıfta bulunan Pence, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu
sabah yaptığı konuşmadaki, bu vahşi cinayetin önceden planlandığı yönündeki
sözleri, Suudi rejiminin daha önceki değerlendirmeleriyle tamamen çelişiyor,”
dedi. CIA Direktörü Haspel’in, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili soruşturma
bağlamında Türkiye’de olduğunu hatırlatan Pence şöyle dedi: “Haspel delilleri
inceliyor. Bütün gerçekler elimizde olduktan sonra Başkan Donald Trump,
Amerikan halkının değerlerini ve önemli ulusal çıkarlarımızı göz önünde
bulundurarak bir karar verecek.” Pençe sözlerinde, “özgür ve bağımsız basına
bir saldırı” ve “barbarca olay” nitelemelerinde bulundu. Ama şurası önemli:
“ABD gerçekleri arayan bir ülke, Amerikan halkının değerleri önemli, ulusal
çıkarları var…”


Güzel!.. Peki Türkiye, ki ABD’nin istediğinde işbirliği
yapabileceği samimi bir ülke, FETÖ konusunda her türlü bilgi ve belgeyi
götürdü, kendilerine teslim etti, “Bu bir terör örgütüdür ve sadece Türkiye
için değil, küresel manada birçok ülke için tehdittir,” dedi. Buna karşılık ABD
ne yaptı? Terör denilen şey insanlığa saldırı değil mi, fiilleri içinde
barbarlık yok mu? Nerede ABD değerleri, burada insanlar öldü, bu olay “gerçek”
değil miydi, Amerika halkı bu konuda merak duymadı mı? Yoksa ulusal çıkarlar
başka bir bakış açısına mı açılıyor?


Buradan ABD’ye tekrar bir çağrıda bulunmak gerekiyor, hassasiyet
gösterin ve Türkiye’yi ciddiye alın. Suudi Arabistan’ın söylediklerini
doğrulamak için elbette kılı kırk yarın, belki insanlık adına doğru bir iş
yapılır; ama Türkiye’nin öteden beri insanlık adına ifade ettiği konulara bir
bakın, FETÖ, PYD/YPG, vs.


Hazır gelmişken Türkiye CIA Başkanına FETÖ davası ile de bilgi
versin, olmaz mı?


İşte çifte standart, “senin/benim teröristim,” ayrımı. Kaşıkçı
olayı da gösterdi ki, “ABD’nin veya diğerlerinin davası,” diye bir şey var. Ama
bu kolay bir açıklama. Başka türlü bir konu da olabilir, ne dersiniz?


CIA Direktörü kendi sorumluluğu dışındaki bir konu, yani kendi
operasyonu olmayan bir iş için çıkıp bir yere gitmez. Zaten Pompeo ve heyeti
gelip gerekli çalışmayı yaptı. Eğer adli bir vakıa ise FBI da yeterli.
Bilemediniz gelsin İçişleri ve adalet Bakanlıklarından başka sorumlu memurlar.
CIA Direktörünün ziyareti çok sıra dışı! Bu Pence’in söylediği gibi bir şey
değil. Dünyadan gizlediği ama diplomatik bir dille ifade ettiği nedir? ABD’nin
bir sıkıntısının olduğu için Haspel buradadır, çok şey söylemeye gerek yok!
Genel olarak söylüyorum, CIA direktörü cinayet delillerine bakan memur
değildir, işi gereği kurduğu düzeneklerin kullandıkları elemanların sahada
açığa çıkıp çıkmadığına bakar, sorun varsa giderme görüşmeleri yapar. Bu FSB
(KGB), MOSSAD, vs servisler olsa da böyledir, CIA’ya bakarak söylemiyorum,
istihbarat konusuna göre durumu izah ediyorum. Hollywood filmeleri bile
böyle hikayelerle dolu.


Ya FETÖ konusu? Eğer Türkiye FETÖ-CIA ilişkisi konusunda Birleşmiş
Milletler’e ve dünya kamuoyuna somut bilgiler versin, dava açsın, tıpkı Kaşıkçı
vakıasındaki gibi bir gündem yaratsın, bakın o zaman ne olacak? CIA direktörü
gelecek ve kendi operasyonu ne denli açığa çıkmış, onu yerinde inceleyecek ve
gerekiyorsa, “Şunları bir unutalım!” diyerek talepte bulunacak. Türkiye bugüne
dek ABD’ye FETÖ’nün adli dosyaları verdi ise şimdi de CIA’nın belgelerini
göndersin, olmaz mı?