Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


CIA, BAE
hakkında neden casusluk yapmıyor ???


CIA’in BAE hakkında casusluk yapmadığı, bu tutumu
‘görev ihlali’ olarak değerlendirdikleri belirtilirken, Suudi Arabistan içinse
durumun farklı olduğu kaydedildi. Riyad’da daha önce yakalanan CIA ajanları
hatırlatıldı…


Reuters’ta
Aram Roston imzalı, “CIA, BAE’yi neden izlemiyor?” başlıklı bir
makale yayınlandı.


İşte makaleden
ayrıntılar:


Birleşik Arap
Emirlikleri, Libya’da Birleşmiş Milletler tarafından tanınan bir hükümeti
devirmeye çalışan askeri lideri finanse ediyor (Halife Hafter kast ediliyor). ABD’nin
anlaşmazlığı çözme çağrısına rağmen Katar’a uluslararası ambargo uygulanmasında
öncülük ediyor.


BAE ayrıca,
ABD Ulusal Güvenlik Ajansı CIA’in (U.S. National Security Agency-NSA) eski
çalışanlarını, Amerikalıları takip etmeyi hedefleyen bir casus programında
çalıştırmak için işe aldı.


Ve henüz, sıra
dışı bir şekilde CIA, BAE hakkında casusluk yapmıyor.


Konuyla ilgili
Reuters’a konuşan üç eski CIA yetkilisi, bazı eleştirmenlerin vurguladığı
“ABD istihbaratında tehlikeli bir kör nokta” hatırlatmasını yaptı.


CIA’in bu
tutumu yeni değil. Kaynaklara ve dış politika uzmanlarına göre değişen şey,
küçük ama etkili olan OPEC ülkesi BAE’nin Ortadoğu ve Afrika’ya müdahalesi:
savaşlarla savaşmak, gizli operasyonlar yürütmek ve bölgesel politikasını sık
sık ABD çıkarlarına aykırı biçimde şekillendirmek.


BAZILARI BU TUTUMUN GÖREV İHMALİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR


Bir başka eski
CIA yetkilisi, CIA’in BAE’nin artan askeri ve siyasi hedeflerine uyum
sağlayamamasına ilişkin “görev ihmali” değerlendirmesinde bulundu.


ABD istihbarat
topluluğu, BAE’yi tamamen görmezden gelmiyor. Operasyonlara ilişkin bilgisi
olan iki kaynağın Reuters’a aktardığına göre NSA, BAE içinde elektronik izleme
yürütüyor (düşük riskli, düşük ödüllü bir istihbarat toplama türü).


İSTİHBARATLARIN ORTAK ÇALIŞMA ALANLARI VAR


CIA, ayrıca
İran veya El Kaide gibi ortak düşmanlar üzerinde istihbarat paylaşımını içeren
bir şekilde BAE istihbaratı ile çalışıyor.


Ancak CIA,
eski yetkililerin verdiği bilgilere göre elde edilmesi en değerli ve en zor şey
olan “insan istihbaratı” konusunda bilgi toplamıyor.


HİÇBİR CEPHEDEN AÇIKLAMA GELMEDİ


CIA, NSA ve
Beyaz Saray, BAE’deki ABD casusluk uygulamaları hakkında yorum yapmaktan
kaçındı.


BAE’nin
Dışişleri Bakanlığı ve ABD büyükelçiliği yorum taleplerine cevap vermedi.


CIA’İN “BEŞ GÖZ” LİSTESİ


CIA’nin BAE’yi
aynı tutumu sergilediği diğer ülkelerin kısa listesine eklediği kaydedildi. Bu
liste “Beş Göz” (The Five Eyes) adıyla biliniyor. Listedeki diğer
ülkeler ise şu şekilde: Avustralya, Yeni Zelanda, Birleşik Krallık ve Kanada.


Dört eski CIA
yetkilisine göre, CIA casusları, ABD’nin bazı kilit müttefikleri de dahil olmak
üzere önemli çıkarları olduğu hemen hemen her milletten insan istihbaratını
topluyor.


PEKİ SUUDİ ARABİSTAN?


BAE’ye en
yakın kontrast Suudi Arabistan olabilir. Ortadoğu’da petrol üreten ve ABD
silahlarını alan diğer bir etkili ABD müttefiki.



BAE’den farklı olarak Suudi Arabistan CIA tarafından sık sık hedef alınıyor.
Kaynaklar, Suudi istihbarat ajanlarının Suudi memurlarını muhbir olarak
görevlendirmeye çalışan birkaç CIA ajanı yakaladığını söyledi.


Suudi
istihbarat teşkilatları, CIA casusluk girişimlerinden açıkça şikayet etmiyor.
Ancak, CIA memurlarının ülkeden sessizce çıkmalarını istemek için Riyad’daki
yetkililerle özel olarak görüşülüyor.


“BAE’YE KARŞI İSTİHBARAT EKSİKLİĞİ BİR BAŞARISIZLIK”


Eski bir CIA
ajanı ve yazarı olan Robert Baer, BAE’deki insan istihbaratı eksikliğini “bir
başarısızlık” olarak nitelendirildi.


ABD’li politika
yapıcıların, Ortadoğu monarşilerinin iç politikaları ve aile davaları hakkında
en iyi bilgiye ihtiyaç duyduklarını söyledi: “Bir dünya servisi olduğun için
kendinle gurur duyuyorsan, bu bir başarısızlık. Kraliyet aileleri çok önemlidir.”


HAYDUT DEVLET


ABD Başkanı
Donald Trump’ın idaresindeki eski bir yetkili, BAE istihbarat eksikliğinin
endişe verici olduğunu, çünkü çöl monarşisinin şimdi Libya ve Katar gibi
stratejik ülkelerde ve Afrika’da “haydut bir devlet” olarak çalıştığını
söyledi.


BAE, Sudan’da
uzun süre iktidarda kalan Sudan Devlet Başkanı Ömer El
Beşir’in iktidarı sağlaması için milyarlarca dolar harcadı. Sonra onu terk
etti ve Nisan ayında onu deviren askeri yetkilileri destekledi. Yeni hükümetin
güvenlik güçleri, askeri, seçim için zorlayan düzinelerce protestocu sivili
öldürdü (Askeri Geçiş Konseyi-3 Haziran katliamı).


BAE ayrıca
Eritre’de ve kendi ilan ettiği Somaliland Cumhuriyeti’nde askeri üsler kurdu.


Eski Trump
yönetimi yetkilisi şu ifadeyi kullandı: “Afrika boynuzundaki herhangi bir taşı
kaldırırsanız altında BAE’yi bulursunuz.”


Ortadoğu ve
Kuzey Afrika İnsan Hakları İzleme Grubu İcra Direktörü Sarah Leah Whitson,
“BAE kendisini yakın çevresinden uzakta finansal ve askeri bir güç olarak
ortaya koydu. Somali, Eritre, Cibuti veya Yemen olsun, BAE izin istemiyor”
dedi.


Yemen’de, BAE
ve Suudi Arabistan, İran’la aynı hizada olan Husi isyancılarıyla savaşan bir
uluslararası koalisyonuna öncülük etti.


Ancak BAE kısa
süre önce binlerce sivilin ölümüne neden olan hava saldırıları ve milyonlarca
insanın kıtlık çekmesine sebep olan insanı krizi doğuran koalisyondan çekilme
kararı aldı.


BAE, ABD’YE LOBİ İÇİN PARA ÖDÜYOR


Birleşik Arap
Emirlikleri hükümeti, Duyarlı Politikalar Merkezi’ne göre 2017’den beri ABD
lobicilerine 46,8 milyon dolar harcadı.


Üç eski CIA
yetkilisi “bölgesel müdahalelerin ötesinde nedenlerle hükümet hakkında
istihbarat gerekiyor” dedi.


RUSLARLA YAKINLAŞIYORLAR


BAE ayrıca,
güvenlik, ticaret ve petrol pazarları konusunda işbirliği yapmak üzere geçen
yıl imzalanan geniş çaplı bir stratejik ortaklık da dahil olmak üzere Rusya ile
daha yakın ilişkiler kuruyor.


Abu Dabi
Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed, geçen ay BAE-Çin ekonomi forumuna üç
günlük bir ziyarette bulunuldu.


İran ve El
Kaide’ye gönderme yapan emekli CIA görevlisi Norman Roule “Düşmanları
düşmanımız. Abu Dabi’nin eylemleri terörle mücadeleye katkıda bulundu.
Özellikle de Yemen’deki El-Kaide’ye karşı katkıda bulundu” dedi.



“DEMOKRASİ KORKUSU ve SİYASAL İSLAM”



Abu Dabi Veliaht Prensi, küçük bir danışman grubuyla BAE’nin dış politikasını
kontrol ediyor. ABD’de eğitim alan kardeşi Sheikh Tahnoon bin Zayed, Ulusal
Güvenlik Danışmanı olarak yer alıyor. Tahnoon, Arap yarış atlarına sahip ve
karma dövüş sanatları tutkunu. Oğlu Şeyh Halid bin Muhammed, ülkenin iç
istihbarat ağını yönetiyor.


Şimdi Carnegie
Uluslararası Barış Vakfı ile birlikte çalışan eski bir Hava Kuvvetleri
İstihbarat subayı olan Jodi Vittori şunları söyledi:


“BAE’nin
yükselen müdahaleciliği 2011 yılına dayanıyor. Arap Baharı sırasında bölge
genelinde demokrasiyi talep eden kitlesel protestolar, BAE sarayındaki
seçkinler tarafından kendi güçlerini korumak adına engellendi.”


Birçok Körfez
kralı gibi, BAE liderleri de gösterileri bölgedeki monarşik yönetime tehdit
olarak görüyorlardı.


O zamandan
beri, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’i deviren 2011 protestolarının ardından
Mısır’da iktidara gelen siyasal İslam ve Müslüman Kardeşler’in yükselişiyle
savaştılar.


BAE, İhvan
adayı Muhammed Mursi’nin 2012’de cumhurbaşkanı seçilmesiyle Mısır’a mali
desteğini kesti. Mısır ordusunun bir yıl sonra Mursi’ye darbe yapmasının
ardından bu ülkeye yine milyarlarca yardım yapmaya başladı.


Carnegie
Vakfı’ndan Vittori, ABD ile BAE hükümetleri arasında devam eden bazı ortak
hedefleri kabul etse de, BAE monarşisinin kendini korumaya odaklandığı için bu
çıkarların farklılaştığını söyledi:


“Rejimin
hedefi ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak. ABD ile aynı çizgide
olmayacak.”


* Tırnak
içerisinde verilmeyen ara başlıklar editör tarafından eklenmiştir.
Makalenin orijinalinde yer almamaktardır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış