Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Bir CIA projesi : FETÖ



Türkiye’yi, tarihinin en
kalleş darbe planıyla yıkmaya çalışan FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ, devletin içine
sızdırdığı hainlerle yıllarca kendini hissettirmeden, ülkemizi her alanda zaafa
uğrattı


AJANLAR DÜNYASINDA TÜRKİYE GERÇEĞİ/ ZÜMRÜT
YILMAZ


Daha önce defalarca darbelerle yıkılmaya
çalışılan Türkiye’nin son dönemdeki en önemli sınavı olan Fetullahçı Terör
Örgütü ve onun, devletin en küçük hücrelerine yerleşen kirli ağından, bu
örgütle mücadeleden bahsetmemek olmaz. Yapılanmaya başladığı 1960’lardan, hain
darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016’ya kadar adım adım devletin her
kademesini zehirli sarmaşık gibi saran bu örgüt, din kılıfı altında yabancı
servislerin maşası oldu. Kandırdıkları gençleri yıllar sonra ülkeyi ele geçirme
planları için sabırla yetiştirdi. Bu hain örgüt kirli emellerinde başarılı
olsaydı, Türkiye şu an nasıl bir kaderi yaşıyor olacaktı bilinmez ama bu
ülkenin vatanseverleri o karanlık gecede hainlere geçit vermedi.



ZEHİRLİ BİR SARMAŞIK



Bir CIA projesi olduğu farklı farklı olaylarda defalarca açığa çıkan FETÖ,
elebaşı Fetullah Gülen’in darbe emrinden sonra Türkiye’yi bölmek için harekete
geçti. Ancak Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla evlerine kapanmak yerine
sokaklara dökülen Türk halkı, darbecilere direndi. Kendilerine yıllarca kol
kanat geren devletlerine ihanet eden hainler böylece amaçlarına ulaşamadı.
Türkiye darbe girişiminin gerçekleştiği tarihten bu yana enerjisinin önemli bir
bölümünü bu kirli örgütün yıllardır devletin içine yuvalanan üyelerini
temizlemek için harcıyor. Hainlerin okullar kurup dünyanın dört bir yanını ağ
gibi sararak adım adım örgütlendiği yıllarda, dışarıdan bakıldığında masum bir
cemaat gibi görünen FETÖ, devlet adamlarından bürokratlara, Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin komuta kademesinden Emniyet ve MİT’in üst kademelerine kadar
ulaştı.



YARBAYIN İTİRAFLARI



Yasa dışı dinleme yöntemleri ve devlete sızdırdıkları casuslarıyla operasyonel
bilgileri PKK gibi terör örgütleriyle paylaşarak Türkiye’nin terörle
mücadelesini zaafa uğrattı. Düşünün bu ülkede Genelkurmay Başkanı’nın yaveri
sıfatını taşıyan yarbay Levent Türkkan, darbe girişiminin ardından yargılandığı
mahkemede, “Her hafta bana verilen dinleme cihazını komutanın odasına yerleştiriyordum.
Bir hafta sonra da bana ulaştırılan yenisiyle değiştiriyordum” itirafında
bulunuyor. Yani ordunun en kritik operasyonel bilgileri FETÖ eliyle yabancı
istihbarat örgütlerinin eline geçiyor.



HER KADEMESİNE SIZDILAR



Bu tür dinleme faaliyetleri sadece TSK kademesine yönelik değildi. Hükümet
mensuplarının bulunduğu tüm makamlar örgütün hedefine girmişti. Tabii kripto
örgüt üyeleri hain emellerini gerçekleştirmek için Milli İstihbarat Teşkilatı’na
da yerleşmişti. 15 Temmuz sonrasında teşkilat içindeki örgüt imamının da Güney
Afrika’da bulunan ‘Sinan’ kod adlı Murat Karabulut olduğu FETÖ iddianamelerinde
yer almıştı. Karabulut’un deşifre olması sonrasında bu göreve Hasan Doğan
getirildi. Doğan, 17 Aralık 2013’te emniyetten sorumlu imam Albullatif Tapkan
ile birlikte ABD’ye giderek darbe talimatını alanlardan biridir. Doğan’ın örgüt
bağlantıları da çeşitli kaynaklar ve darbe girişimine ilişkin görülen davaların
iddianamelerinde örgütün ‘MİT abisi’ olarak geçmektedir. Ancak adı iddianamelerde
geçmesine rağmen Doğan’ın, Çatı davasında bırakın sanık olmayı, şüpheli
sıfatıyla bile ifadesine başvurulmadı.



SESSİZCE TAHLİYE EDİLDİ



Darbe girişimi sonrası önce pasif göreve alınan daha sonra da FETÖ üyeliği
iddiasıyla Emniyet’ten ihraç edilen Basri Aktepe, örgüt üyeliğinden
yargılandığı Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 7 Kasım 2018’deki
celsesinde ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı. Yapılan itiraz sonucu yeniden
tutuklanmasına karar verilen Aktepe, halen firari olarak aranıyor. Aktepe’nin
İstihbarat Daire eski Başkanı olan, şu an tutuklu bulunan Sabri Uzun ve Emniyet
Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı eski Yardımcısı Gürsel Aktepe’nin
tanık olarak dinlenmesinden sonra serbest bırakıldığı biliniyor.



PARİS’TE 3 PKK’LI
KADININ ÖLDÜRÜLMESİ



Terör örgütlerinin amaçları uğruna yaptıkları işbirliğine verilebilecek en
önemli örneklerden biri de Paris olayı. Türkiye’nin Kürt açılımı politikası
yürüttüğü dönemde Norveç’in başkenti Oslo’da görüşmeler yapıldığı sırada 9 Ocak
2013 tarihinde, Fransa’nın başkenti Paris’te 3 kadın PKK’lı öldürüldü.
Öldürülenlerden Sakine Cansız, terör örgütü PKK’nın kurucu üyelerinden ve en
önde gelen kadın üyelerinden biriydi. Birebir teröristbaşı Abdullah Öcalan ile
Suriye’de örgütsel faaliyetleri yürütmüştü. Daha sonra da PKK’nın Avrupa
sorumlusu olmuştu. Cansız’la birlikte öldürülen Leyla Söylemez ve Fidan Doğan
ise örgütün Avrupa ilişkilerinden sorumluydu. Yani birileri Avrupa’nın
göbeğinde Türkiye’nin PKK terörünü bitirmek için başlattığı süreci adeta
baltalamıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış