Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Sevgili Cengizhan Güven dostum grupta anekdot da
paylaşabilirsin dedi.
 

Aşağıdaki anekdotu sizlerle  paylaşmak istedim.




Sanırım “siyaset” bana
göre değil.




Tarih, 18 Haziran 2016.


Yer, Steigenberger Hotel
Maslak/İstanbul.


CHP Genel Başkanı Sayın Kemal
Kılıçdaroğlu, benim içinde bulunduğum bazı Belediye başkanlarını  ‘Turizmin krizi ve belediyelerimiz’ başlıklı
panele çağırdı kalktım gittim.


Panel bitti.


Sayın Kılıçdaroğlu belediye
başkanları olarak bizleri dinlemek üzere topladı.


Toplantı basına kapalı
gerçekleşti.


Bana da sizin söylemek istediğiniz
bir husus var mı dedi.


Aramızda şöyle bir diyalog geçti.




Ben: “233 sayısı 189
sayısından büyük müdür? Küçük müdür! Sayın Genel Başkanım”




Sayın Kemal Kılıçdaroğlu:
“Anlamadım. Sayın Başkan. Ne demek istiyorsunuz”




Ben: “Sayın Genel Başkanım,
Halkın 33 Milyar Lirasını çaldılar. Eski parayla 33 Katrilyon lirayı iç
ettiler, sıfırladılar… “HIRSIZLARI KORUMA KÂNUNU”NUN KABULÜNDE SUÇ
SADECE İKTİDARIN MI? DEĞİL. Çünkü Muhalefetin toplam milletvekili sayısı 233
(133+59+40+1). Oysa bu hırsızları koruma kanunu, 189 İktidar Milletvekilinin
evet oyuyla kabul edildi. Yani 233 sayısı 189 sayısında fazla ediyor. Bu oylama
sırasında CHP Milletvekililerimizin çoğunluğu neden meclisten değildi. Oylama
sonucu: Kullanılan oy; 215 Kabul; 189, Red; 25, Çekimser: 1”




Sayın Kemal Kılıçdaroğlu: “Bu
konunun sizinle ne ilgisi var. Bu yaklaşımınız popülist bir yaklaşım. Siz
belediyemizle, belediye sorunları ile ilgilenin.”




Ben: “Var Sayın Genel
Başkanım. Çünkü, biz bu konuda çok ciddi mücadele verdik, yargıya başvurduk
Buldan Belediyesi olarak. Ve yargı “HIRSIZIN ÇALDIĞI ELEKTİRİĞİN BEDELİNİ
BULDAN BELEDİYESİNE ÖDETİLEMEZ DEDİ.


Ve 4 yıllık kayıp-kaçak bedeli
olarak bize 158.000.- Lira, yani eskinin parasıyla 158 Milyar ödensin dendi. Bu
para Buldan Belediyesi için büyük para. Ne yapacağız, ne yapmalıyım… Susup
oturtacak mıyız?”




Ortalık buz gibi oldu.




Sayın Kemal Kılıçdaroğlu:
“Konuyu Anayasa Mahkemesine taşıyacağız. Merak  etmeyin. Başka söyleyecek bir husus yoksa,
diğer başkanlarımıza söz vereceğim.




Ben: ” Teşekkürler Sayın
Genel Başkanım”




Benim yaklaşımımı
“POPÜLİST” olarak gören Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu aslında
popülizm kötüdür diye düşünlerdendi.Anlaşılan o ki, bu NEGATİF ANLAMDAKİ ALGI
YÖNETİMİNİN etkisi altında kalmıştı.




Oysa POPÜLİZM, HALKÇILIK demek,
HALKTAN YANA OLMAK demektir. Bu kavram sistemin ideologları tarafından sürekli
kirletilmeye çalışmıştır, çalışılmaktadır.




ŞİMDİ DÜŞÜNÜYORUM DA SAYIN KEMAL
KILIÇDAROĞLU’NA ŞUNLARI DA SÖYLEMELİYDİM:




“Ben CUMHURİYET HALK
PARTİSİ’nin bir üyesi, neferiyim. Siz bu Partinin Genel Başkanısınız. Ne
üyenin, ne de sizin POPÜLİZMİ yani HALKÇILIĞI eleştirme lüksübüz olamaz. EĞER
ELEŞTİRECEKSEK YERİMİZ BAŞKA BİR PARTİ OLMALIDIR.


ÇÜNKÜ Gazi Mustafa Kemâl, Halk
Fırkası’nı resmen kurmadan önce yaptığı çalışmaları Aralık 1922’de aşağıdaki
sözlerle anlatmış ve HALKÇILIĞIN, popülizmin önemini;


 “Sulhun istikrarı müteakip HALKÇILIK
esasına dayalı Halk Fırkası namıyla siyasi bir fırka teşkil etmek niyetindeyim.
Başka memleketlerde müteşekkil bu gibi fırkaların programlarını incelediysem de
bunları tamamıyla memleket ve milletimizin ihtiyaçlarını tatmine kâfi
bulmadım.” diyerek ortaya koymuştur.




Bu gün üretilecek politikaların
temel esası HALKÇILIK olmalıdır.


Eksiklik tamı tamına buradadır.


Biz Halktan kopuk ona tepeden
bakan kaprisli entellektüeller olamayız, olmamalıyız.


Aksine biz bu halkın bir
parçasıyız ve bununla onur duymalı halktan kopmamalıyız.


Üstte kalarak farklı yaşayarak bu
toplumu dönüştüremeyiz.


Önce kendi yaşam biçimimizi
yarışma değil, dayanışma temeline oturtmalıyız.


Ben devrimcilik yapmak istiyorsan
önce kendim devrimleşmek zorundayım.


SEÇİM BAŞARISIZLIĞIMIZIN ALTINDA
KENDİMİZİ, HALKTAN FARKLI GÖRMEMİZ, HALKA KENDİSİNİ DEĞERLİ HİSSETTİREMEMİZ
YATIYOR.




Müsade edilirse biraz ironik bir
dille açımlayayım meseleyi:




Son yıllarda halkın faydasına
olacak, belirli bir ferahlama yaratacak, politikalara, söylemlere anında
yapıştırılan, yakıştırılan bir kavram, sözcük POPÜLİZM.




Bu sözcüğü yapıştıranlara göre,
popülizm kötüdür, ülkeyi ve ekonomiyi mahveder.


Örneğin KAYIP KAÇAK BEDELİ altında
halktan çalınan paraları istemek, geri almaya çalışmak popülist bir
yaklaşımdır.


Bu yüzden bu tür eylem ve
etkinliklerden uzak durulmalı ve ülkenin tüm kaynakları eskiden olduğu gibi her
devrin adamı olan iktidar yalakalarına verilmelidir.


Bu yapıldığında ekonomik istikrar
devam eder ki, işte bu iyidir güzeldir.
 

Burada kendimle ilgili küçük iki
örnek vereliyim  POPÜLİZM’e.




Mustafa Gülbay Buldan Belediyesi
çalışanlarının 2003’ten beri gelen, yanı 12 yıllık ödenmemiş maaş ve ücretleri
ile esnafa olan borçları öderse bu popülizmdir.


Koskoca Buldan Belediye Başkanı
dolmuşa binerse bu kötüdür, bu popülizm yapmaktır.


Ama bunları ödemeyip, MAKAM ARACI
alınırsa bu iyidir, bu popülizm yapmamaktır.




Belediye Başkanı Mustafa Gülbay
yoksullar ile iftar açarsa bu kötüdür popülizm yapmaktır.


Ama beş yıldızlı otellerde iftar
sofralarına katılırsa bu iyidir, bu Buldan Belediyesini iyi temsil etmektir.


Kusura bakmayın sayın Genel
Başkanım, ben halka inmeyeceğim, halka gitmeyeceğim, halkın içinde olmayacağım,
yani sizin anladığınız anlamda HALKÇI değilim.




Sayın Genel Başkanım, sizce
popülizm kötüdür ve popülizm ile savaş CHP’nin en önemli görevidir.


Bence değil.


Çünkü ben POPÜLİZM YANLISI
ATATÜRK’ÜN YOLUNDA GİDEN BİR DEVRİMCİYİM.


Çünkü ben bu halkın parçasıyım ve
bundan onur duyuyorum.”
 

Bunları söyleyemedim.


İçimde kaldı.


Söyleme imkânım da olmaz sanırım
bundan sonra.




Biraz da bu yüzden paylaşmak
istedim bu anekdotu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış