ÇEVRE SORUNLARI DOSYASI /// Necati Kartal : Uyaranlarda Kassandra’nın laneti mi var ???


<www.16haber.com/profil/1/necati-kartal>
<www.16haber.com/profil/1/necati-kartal> Necati Kartal : Uyaranlarda Kassandra’nın laneti mi var ???
2009 yılında Çevre Bakanlığı adına İstanbul Büyükşehir Belediyesi “İstanbul Çevre Düzeni Planı” hazırlamış, İstanbul’un 2025 yılını planlamıştı. İstanbul’un anayasası sayılan bu plana göre, İstanbul’un nüfusu 16 milyonda durdurulacak, kentin hava ve su havzaları olan kuzey bölgesi koruma alanı olacak, bu bölgeye çivi bile çakılamayacaktı. Ama.
Bilmeyenler için kısaca anlatayım, Kassandra, Troya Kralı Priamos ve Hekabe’nin en güzel kızıdır. Kassandra’nın en büyük arzusu geleceği bilmek ve rahibe olmaktı. Yunan mitolojik tanrılarından Apollon onu görür görmez aşık olmuş, sevgilisi olması için teklifte bulunmuştu. Kassandra geleceği görme yeteneği vermesine karşılık evet demişti.
Apollon, Kasandra’ya geleceği görme yeteneği vermiş ama Kassandra’nın bakire bir rahibe olma isteği Apollon’a verdiği sözden daha ağır basmıştı.
Apollon bu duruma çok sinirlendi ve Kassandra’yı lanetledi. Lanete göre; Kassandra geleceği görecek ama kimseyi buna inandıramayacaktı.
Gerçekten de öyle oldu. Troya Savaşı’nı ve savaşın sonucunu görmesine rağmen kimseyi gördüğü şeylerin yaşanacağına inandıramadı. Çaresizlik içinde Troya’nın yok oluşunu izledi.
Bu nedenle, geleceğe dair başkalarını uyarmasına ve doğruları söylemesine ragmen, karar vericileri inandıramama durumuna Kassandra Laneti denir.

KORONA VE MEGA KENTLER
Mega kentlerdeki hava kirliliği, hayat pahalılığı, trafik, kalabalık, gürültü gibi olgular, metropollerde yaşamayı her geçen gün biraz daha zorlaştırmakta, kentleri yaşanmaz hale getirmektektedir.
Covid-19 ortaya çıktığında, bulaş alanları olarak kentleri ve mega kentleri seçti. Kentleşmenin gelişmesi ile ülkeler arasında kolay ve hızlı ulaşım bağlantıları, Covid-19’un hızla dünyaya yayılmasına neden oldu ve kent yaşamını esir aldı.
Çin’de Covid-19 salgınının başladığı Vuhan kenti, 11 milyonluk nüfusuyla orta bölgede en kalabalık şehirdir. Keza ABD’de salgın en çabuk New York’ta yayıldı ve nüfus yoğunluğu en yüksek kentlere akın etti.
Türkiye’de istanbul, covit 19’un yüzde 60’ını üretti. Derken nüfusun ve sanayinin yoğun olduğu Kocaeli-Bursa hattını esir aldı.
Demek ki, nüfus yoğunluğu bulaşıcı hastalıkların yayılmasında rol oynayabilen en önemli etken. Nedeni gayet basit. Kalabalıkta bulaşıcılık katsayısı artabilir.

2009 İSTANBUL ÇEVRE DÜZENİ PLANI
Aslında bu durum İstanbul açısından daha önce farkedilmişti. 2009 yılında 504 uzmanın bir yıl çalıştığı, Çevre Bakanlığı adına İstanbul Büyükşehir Belediyesi “İstanbul Çevre Düzeni Planı” hazırlamış, İstanbul’un 2025 yılını planlamıştı.
Bu plan göre, İstanbul’un nüfusu 16 milyonda durdurulacak, kirleten ve hantal sanayi diğer şehirlere taşınacak, kentin hava ve su havzaları olan kuzey bölgesi koruma alanı olacak, kent sadece doğu ve batı aksında genişleyebilecekti.
Plan onaylandı, İstanbul’un anayasası yazıldı, imzalandı. Artık kuzey bölgesine çivi bile çakılamayacaktı.

NE OLDU?
Plan, 2011 yılında hiçbir neden yokken bozuldu. Bir anda su ve hava koruma alanı olan kuzey bölgesine otobanlar, yan yollar, üçüncü boğaz köprüsü, yeni havaalanı yapıldı.
Şimdi de Kanal istanbul !
Nüfus şimdiden zaten 17-18 milyon civarı. 2025 yılında olur 20 milyon.
Buna bir de kanal İstanbul etrafına yapılacak yeni kent nedeniyle eklenecek 3-4 milyon insanı da katarsanız, 16 milyonda durdurmayı planlanan nüfus, olur 25 milyon.

VAHİM HATA !
Bir yandan mega kentlerin yaşanmaz hale geleceği öngörüsü, diğer yandan covit 19 gibi küresel salgınlar, göstermektedir ki; dünyada artık küçük, yavaş ve sessiz şehirlerin gelişmesi gerektiği; mega kentlerin, yeni imar alanları ve nüfus göçü gibi öğeleri engellemesi gerektiği gün gibi açıktır.
Hal böyleyken, hala nüfusu arttırmaya, yeni imar hareketleriyle milyonlarca insanı ilave etmeye kalkmak;
İnsanlık için, ülke için, İstanbul için vahim bir hatadır.
Nedeni; sadece para ve rant değilse, o halde demek ki bu uyarıyı yapanlarda Kassandra’nın laneti var.
Ülkenin ve İstanbul’un yaşayacağı vahameti görüyor ama inandıramıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir