Batuhan
ÇOLAK


16 Nisan seçimlerindeki “evet” oylarına olumsuz etki
etmemesi için ertelenen Kerkük referandumu için tüm hazırlıklar tamamlandı.
Türkmen şehri Kerkük’ün peşmergeye teslim edilmesi için göstermelik
formaliteler yerine getiriliyor.


Olmayan
Kürt Devleti için havalimanlarında göndere çektiğimiz İngiliz tasarımı sözde
bayrağın, birçok Türkmen bölgesinde dalgalanması an meselesi!


Bu
sırada PKK’nın Suriye kolu PYD’nin düzenli orduya geçirildiğine şahit oluyoruz,
başlarında ise ABD’li komutanlar var. Örgütün; tankları, zırhlı araçları,
yerden havaya atış yapabilen füzeleri ve 100 bine yakın silahlı gücü var.
PYD’nin hava ve deniz gücü ise ABD tarafından sağlanıyor.


Başta
ABD olmak üzere bölgede söz sahibi olmak isteyen ülkeler, Türkiye’nin alacağı
silahlara kısıtlama getiriyor, zorluklar çıkartırken, örgütün elindeki
silahların TSK’nın envanterinde bile bulunmadığı belirtiliyor.


Türk
kamuoyunda ise Peşmerge ve PKK’yı kavgalı gibi gösterilerek AKP’nin
Barzani ortaklığı aklanmaya çalışılıyor. Ancak gerçekler bambaşka. Peşmerge ve
PKK arasındaki gerginlik düzeyi hiçbir zaman mahalle kavgasından öteye geçmedi.


Son
yaşanan gelişmelere bakıldığında, Türkiye’ye açıkça meydan okuyan bir terör
örgütü var.


Sınırımızda
yaşadığımız PYD hareketliliği, tarihimizin belki de en önemli olaylarından…


Türkiye’nin
yapmış olduğu hava operasyonları sonrasında sınıra yaklaşıp açık bir şekilde
Hatay’a top atışı yapıyorlar. ABD ise zırhlı araçlarını sınırımıza göndererek
Türkiye’ye “PYD
benimle artık bunu anlamak zorundasın, hamle yaparsan, karşında bizi
bulursun”
mesajı veriyor. Verilen mesaj hükümete değil,
doğrudan Türk milletine veriliyor!


‘Kuzey Suriye’ değil Suriye’nin kuzeyi


PYD,
hem Suriye’de hem de Türkiye sınırında ordu manevraları yaparken, Türkiye’den
de yanlış açıklamalar gelmeye devam ediyor. Bu yanlışların başında “Kuzey
Suriye” söylemi geliyor.


PKK’nın
ekmeğine yağ süren Suriye’yi kafadan bölünmüş gibi gösteren bir yaklaşım…
Nasıl ki “Güney Türkiye, Kuzey Türkiye” gibi tanımlamaları kabul
etmiyorsak, başka ülkeleri de bu şekilde tanımlamaktan uzak durmak
zorundayız.


Komplo teorileri


Yakın
coğrafyamızdaki ve yönetimimizdeki her gelişmeyi “İşte bunlar Büyük
Ortadoğu Projesi” olarak yorumlamak bana her zaman kolaycılık ve
hazırcılık gibi gelmiştir. O yüzden komplo teorileri üzerinden çevreyi anlatıp,
“büyük güç”e atıf yaparak gizemli satırlar yazmayı çok tercih
etmedim.


Ancak
gelin görün ki; Büyük Ortadoğu Projesi aynen abartıldığı, büyütüldüğü gibi
yürütülüyor. Bizler de buna şahit oluyoruz. 1990’lı yıllardan itibaren
Ortadoğu’ya giren ABD istediği gibi at koşturup, petrolü işletiyor, silah ve
petrol şirketleri bölgenin adeta kanını emiyor.


Afganistan,
Irak, Suriye… Sırada kim var? İran mı, Türkiye mi? Sınırımıza yığılan ABD
tankları ve Hatay’ı bombalayan PYD… Böyle bir tabloda Türkiye’ye ödetilmek
istenen bedel nedir?


Bölgede
Türkiye’nin tüm hamleleri engellenirken enteresan gelişmeler de yaşanıyor.


Bunların
başında da ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’deki referandum sonuçlarından sonra
Erdoğan’ı araması, tebrik etmesi ve sonrasında “Bölgede birlikte büyük işler
başaracağız
” sözleri geliyor.


Irak’ın
kuzeyi peşmergeye hibe edildikten sonra Suriye’nin kuzeyi de PYD’ye teslim
ediliyor. Terör örgütü, Türkiye’ye karşı sınırın öte tarafında ordu kurarken,
Bölgede
birlikte büyük işler başaracağız”
mesajının iyi
okunması gerekiyor!

VİDEOYU BURADAN
İZLEYEBİLİRSİNİZ.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet