Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

TÜRKİYE BOĞAZLARI’NDA MONTRÖ DELİK DEŞİK 

21 Ağustos 2019




Türk Boğazları ile ilgili
doktora tezi yazan Kaptan Dr. Hasan Terzi Deniz Trafik Tüzüğü’nün ortadan
kaldırılarak bir mevzuata dönüştürüldüğünü söyledi.


Odatv’ye bir makale yazan Dr.
Terzi boğazlarımızın ücretsiz otoparka dönüştürüldüğünü belirterek transit
geçiş yapan gemilere tanınan 48 saatlik muafiyetin 168 saate çıkartılmasını
eleştirdi.


“Türk Boğazları Deniz Trafik
Tüzüğü ortadan kaldırılarak bir yönetmeliğe dönüştürülüyor” diyen Kaptan Dr.
Hasan Terzi böylelikle Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi ile elde ettiği
haklarından teker teker feragat ettiğini öne sürdü.


1996 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesi’nden
mezun olduktan sonra doktorasını “Türk Boğazları” ile ilgili tezle tamamlayan
Kaptan Dr. Hasan Terzi geçtiğimiz günlerde Recep Canpolat’ın hazırladığı
Kaptanın Seyir Defteri adlı TV programına konuk oldu.



Montrö Sözleşmesi’ne dayanan
Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü’nün çok geniş bir kesimden alınan görüşler
ve öneriler doğrultusunda hazırlandığını belirten Dr. Terzi şu anda hazırlanan
yönetmeliğin kimler tarafından oluşturulduğunun bilinmediğini vurguladı ve
“Tüzük”ün şu anda uygulama talimatının bile gerisinde kaldığını” savundu.


Odatv’ye de konuk yazar olan
Kaptan Dr. Hasan Terzi makalesinde Türk Boğazları’nı kullanan transit gemilere
tanınan 48 saatlik muafiyet hakkının 168 saate çıkartılmasını da şiddetle
eleştirdi.




Uzun yıllardır birileri
sürekli olarak “Montrö deliniyor” deyip duruyor. “Montrö elimizi kolumuzu
bağlıyor o yüzden Türkiye geçen gemilere hiçbir müdahale yapamıyor” diyorlar.


Asılsız söylemlere dayalı bu
tür algı operasyonu sayesinde toplumumuz artık Montrö’nün delinmesine de hazır
geçen gemilere müdahale edemediğimiz fikrine de.


Şimdi ise sıra Montrö’yle elde
ettiğimiz ulusal menfaatlerimizi artırıcı kazanımların tek tek elimizden
alınmasına geldi. Aşağıda bunun en güncel örneği mevcut.


1936 yılının Haziran ayıydı.
Bütün dünyada yeniden silahlar konuşmaya başlamış ve adeta yeni bir savaşın
ayak sesleri yankılanıyordu. Dünya hızla II. Dünya Savaşı’na sürükleniyordu.


Böylesi büyük bir tehlike
kapıdaydı fakat Türkiye’nin can damarı Boğazlar Türk askerinden arındırılmış
durumdaydı. Ayrıca Boğazların kontrolü de uluslararası bir komisyon tarafından
yürütülüyordu. Türk halkının güvenliğini ve egemenlik haklarını kısıtlayan bu
durum asla kabul edilemezdi. Düzeltilmesi şarttı.


Türkiye’nin kendi kaderini
değiştirmek için sadece onlarca günü vardı. Bu defa savaş cephede değil masa
başında olacaktı. Türk halkı mutlak zafer bekliyordu. Bu hayati mücadeleyi
vermek için Türkiye son derece bilgili donanımlı uzman bir heyetle İsviçre’nin
Montrö kentine çıkartma yaptı.


Konferans çok hararetli
tartışmalarla başladı. Türkiye:


“Ordumuz Boğazlara girmeli” diyordu.


“Boğazlar Komisyonu kaldırılmalı”
diyordu.


“Geçecek gemilere sağlık kontrolü
yapmamız şart” diyordu.


“Kılavuz kaptan almak zorunlu olmalı”
diyordu.


Fakat İngiltere’nin başını çektiği
bir gurup “Boğazlar Komisyonu kalmalı” diyor sağlık kontrolüne gerek yok diye
ısrar ediyordu. Kılavuzluk ise mecbur tutulamaz diyordu.


TÜRKİYE’NİN BOĞAZLARA HAKİM
OLMASI İSTENMEDİ


Yani Türkiye’nin Boğazlara
tamamen hakim olması istenmiyor bunu sağlayacak her uygulamaya itiraz
ediliyordu. Tartışmalar bu konularda kilitlenmiş ve sıkı pazarlıklar
başlamıştı.


Size belki ilginç gelecek ama
ordumuzun Boğazlara tekrar girmesini ve “Boğazlar Komisyonunun” kaldırılmasını
sağlamak nispeten daha kolay oldu. Fakat en büyük tartışma ve pazarlık
konularından biri “Sağlık kontrolünün” mecburi olması oldu.


“Sağlık kontrolü” deyip
geçmeyin. Bu kontrolün ulusal güvenlik açısından da önemi anlatmayla bitmez.
Zaten o yüzden İngiltere buna şiddetle karşı çıkıyordu.


Bir şeyler vermeden bir şeyler
alamayacağımız belli olmaya başlamıştı. İşte bu çetin pazarlık sürecinde
Türkiye yeni bir hamleyle atak yaptı ve verebileceğimiz tavizleri sıraladı.
Dedik ki:


“Tamam kılavuzluk mecburi
değil isteğe bağlı olsun. Ama siz de sağlık kontrolünün mecbur olmasını kabul
edeceksiniz. Hatta biz geçen gemileri bekletmeden sağlık kontrollerini hızlıca
yapacağız. Hatta ve hatta gemiler durmaksızın geçmeli ama sağlık kontrolü
yaptıran gemilere isterlerse demir yerlerinde 48 saate kadar bekleme hakkı da
vereceğiz. ”


BOĞAZLARIMIZIN KONTROLÜ BİZE
GEÇTİ


Montrö’de tam 29 gün süren
zorlu ve çetin pazarlıklar sonucunda Türkiye pek çok kazanım elde etti. Askeri
birliklerimiz Boğazlara yeniden girdi ve sonunda Boğazlarımıza tamamen hakim
olduk.


Başımıza bela olan egemenlik
haklarımızı kısıtlayan “Boğazlar Komisyonu”ndan da kurtulduk. “Sağlık
Kontrolü”nün mecburi olmasını sağladık. Bu çetin pazarlıklarda 48 saat
muafiyetini da koz olarak kullandık.


48 SAAT MUAFİYETİ NEDİR?


Montrö gereği gemiler her iki
boğazı da bekleme yapmadan geçmek zorundadır. O şekilde geçerlerse sadece
sağlık kontrolüne tabi olurlar.


Dünyanın her limanında
yapılmakta olan gümrük kontrolü polis kontrolü Liman Devleti kontrolü gibi
kontrollerden ise muaf olurlar. Bunlarla ilgili hiçbir vergi ya da harç
ödemeden geçebilirler. Özetle hiçbir yerde durmaksızın geçen gemilere Türkiye
egemenlik haklarının tamamını uygulamaz. 48 saat imtiyazı Boğazlar civarında
bekleme yapmak isteyen gemilere Montrö’nün sağladığı bu hakkı 48 saat boyunca
sürdürme imkanı sağlar.


Fakat beklerken 48 saati bir
dakika dahi geçirirlerse artık Montrö muafiyetinden çıkar ve tamamen ulusal
mevzuatımız kapsamına girerler. O tür gemiye yukarıda sıraladığım tüm
kontrolleri de yaparız bu işlemlerden doğan tüm vergi ve harçları da tahsil
ederiz. Hatta o tür bir gemi İstanbul ya da Çanakkale Boğazı’ndan geçerken
kılavuz kaptan da almak zorundadır.


BU TALEP ALEYHİMİZE


Geldik 2000’li yılların
başlarına.


“48 saat bekleme süresi bize
yetmiyor bu süre 72 saat olsun” talepleri başladı. Çok etkin bir lobi faaliyeti
yürütüldü ve bu talep 2016 yılına kadar defalarca tekrarlandı.


Bu talebin kabul edilmesi
demek Montrö’nün egemenlik haklarımızla ilgili kısıtlayıcı uygulamasını
Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde değiştirmek anlamına gelir. Bu sebeple bu
talep her defasında şiddetle reddedildi.


12 NİSAN 2016: 240 SAAT
GÜNDEME GELDİ


Dönemin UDH Bakanlığı Müsteşar
Yardımcısı Deniz Ticaret Odası toplantısında bir açıklama yaptı. 48 saat
uygulamasını değiştireceğiz dedi. İnanılır gibi değildi. Yıllardır 72 saate
bile hayır diyen istikrarlı devlet politikası bir anda 48 saat muafiyetini 240
saate çıkartacağını söyledi.


1936 yılında Montrö’de yedi
düvele karşı verdiğimiz mücadele şimdi ülkeyi yönetenlerle ulusal
menfaatlerimizi korumaya çalışanlar arasında verilmeye başlamıştı. Dönemin Kıyı
Emniyeti Genel Müdürü doğacak teknik sorunları anlatarak değişikliğe olumsuz
görüş verdi.


Fakat ne fayda…


CUMHURBAŞKANLIĞI 168 SAATİ
ONAYLADI


Sonrasında zorlanarak görüşü
olumluya çevrildi. Bu süreç tamamlandıktan sonra da görevinden alındı.


23 Ocak 2017 tarihinde
toplanan Denizcilik Koordinasyon Kurulu’nda ise Genelkurmay Başkanlığı
değişikliğe “olumsuz” görüş verdi. Bu manevra da değişiklik yapılmasını ancak
bir süreliğine öteleyebildi ve maalesef Temmuz 2017’de değişiklik yürürlüğe
girdi.


Fakat hemen üzülmeyin.
Lütfedilmiş ve 240 saat 168 saate düşürülmüştü!


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
tarafından yapılan bu büyük hatanın Cumhurbaşkanlığı tarafından düzeltileceğini
ümit ediyorduk lakin geçen hafta çıkan yönetmeliğin 11inci maddesiyle
Cumhurbaşkanı da egemenlik haklarımızı kısıtlayan bu maddeyi onaylamış oldu.


Bakınız 48 saati aşan gemi
Montrö kapsamından çıkar. Tamamen ulusal mevzuatımız kapsamına girer. Eğer ki
Türk Bayraklı gemi sahipleri “48 saat bize yetmiyor ödediğimiz vergiler harçlar
da çok yüksek. Ticari rekabet gücümüzü arttırmak için bu süreyi bizim için
arttırın” diyorsa bu sorun çok rahatlıkla ilgili diğer mevzuatta yapılacak
düzenlemelerle çözülebilirdi. Türk Bayraklı gemilere bu tür bir teşvik
rahatlıkla verilebilirdi. Hatta bu durum Türk Bayrağına geçişi de arttırırdı.
Buna da kimse itiraz edemezdi.


Çünkü 48 saat bekleme süresini
dolduran geminin artık Montrö muafiyetiyle ve Montrö hükümleriyle ilgisi yoktur.
Yani bu durumu ulusal menfaatlerimizi arttırmak yönünde kullanabilirdik. Fakat
öyle yapmadık ve hiçbir karşılık almadan; egemenlik haklarımızı daha da
kısıtladık ve bütün dünyaya ticari imtiyaz sağladık.


BOĞAZLARDA EMNİYET ZAAFİYETİ


Sonuçta bu uygulama ile:


1- Montrö’de bir takım kazanımlar
elde edebilmek amacıyla taviz vermek zorunda kalmış ve egemenlik haklarımızı 48
saat askıya alabiliriz demiştik. Şu anda ise hiçbir karşılık almadan egemenlik
haklarımızı 168 saat (7 gün) askıya almış olduk.


2- 48 saatini dolduran gemi
Boğazlardan geçerken kılavuz kaptan almak zorundaydı. Yeni uygulamayla kimse
168 saatin dolmasını beklemeyeceği için kılavuz alma zorunluluğunu da resmen
kaldırmış olduk. Kendi elimizle Boğazlarda emniyet zaafiyeti oluşturduk.


3- Bekleme yapan gemi sayıları
arttığından demir yerlerinde ve Marmara Denizi içinde gemi yoğunluğu da arttı.
Bu gemiler denetlenemiyor. Bu gemiler çöplerini kirli sularını zehirli
gazlarını bizim sularımıza mı atıyor bizim havamıza mı salıyor belli değil. Onlar
rahatlıyor biz zehirleniyoruz.


4- Bekleyen gemi yoğunluğundan kaza
riskleri de arttı. Can mal ve çevre emniyetimiz tehlikeye düştü.


5- Gemi yoğunluğu fazla olan bir
bölgeye yapılacak her hangi bir terör saldırısının yıkımları da çok büyük
olacaktır. Hele ki o bölgede milyonlarca ton kimyasal yük yanıcı patlayıcı yük
taşımakta olan gemiler de varsa.


Yani giden sadece egemenlik
haklarımız değil. Can ve mal güvenliğimiz de tehlikede.


En basit ifadeyle Boğazlarımız
“ücretsiz açık otoparka” dönüştürüldü. Hiç vakit kaybedilmeden bu hatadan
dönülmelidir.
 

Kaynak: Kaptan Dr. Hasan TERZİ
(Odatv.com)




LİNK : http://www.turksail.com/genel-haberler/16658-tuerkiye-bogazlar-nda-montroe-delik-desik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış