BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?

ÖZEL BÜRO NOTU : ATİLLA AĞABEYİMİN
BENİM NEZDİMDE ÇOK MÜSTESNA BİR YERİ VAR. BEN BUGÜN YURTSEVER BİR İSTİHBARATÇI
OLARAK DEVLETİME, MİLLETİME HİZMET EDİYORSAM, BANA BU FIRSATI TANIYAN KİŞİ O’DUR
VE  EMEĞİMİN ZAYİ OLMAMASINI DEĞERLİ
AĞABEYİM SAĞLAMIŞTIR. İLGİLİ İSTİHBARİ KURUMLARLA İLK İRTİBATIMI ATİLLA
AĞABEYİM YAPMIŞTIR. KARDEŞİ BİLİŞİM ŞİRKETİ SAHİBİ FATİH AYTEK İLE DE YAKINDAN
TANIŞIRIM ANCAK ŞİMDİ İSTANBUL’DA ÇOK BULUNAMADIĞIM İÇİN GÖRÜŞMELERİMİZ SEKTEYE
UĞRADI. İŞTE BU NEDENLE ÇOK İSTEMİŞ OLSAM DA AĞABEYİMİN
30 HAZİRAN 2016 TARİHİNDEKİ VEFATINI
ÇOK GEÇ ÖĞRENDİM VE SON VAZİFEMİ YAPAMADIM. BEN ÖĞRENDİĞİM DE DEFNEDİLMİŞTİ.
ATİLLA AĞABEYİ KISACA ANLATMAM GEREKİRSE ONA BAKTIĞIMDA AKLIMA YEŞİLÇAM’IN
MERHAMETLİ, GÜLEÇ YÜZLÜ AMA SUÇLULARA KARŞI AMANSIZ DURUŞU İLE
HULUSİ KENTMEN GELİYOR. KATEGORİZE
ETMEK GEREKİRSE ATİLLA AĞABEY, HULUSİ KENTMEN TARZI BİR POLİSTİ. TÜRKİYE’DE
BABA DEDİĞİMİZ MAFYA ÖRGÜT LİDERLERİNİN EN ÇOK KORKULDUĞU, HATTA DEVLETİN BİLE
ÇEKİNDİĞİ, DOKUNAMADIĞI YILLARDA BİR AVUÇ ADAM KORKUSUZCA ÜNLÜ
“BABALAR OPERASYONU”NU YAPTI Kİ BU BİLE
ATİLLA AĞABEYİMİN NASIL BİR POLİS PROFİLİ ÇİZDİĞİNİ GÖSTERMESİ AÇISINDAN YETERLİDİR.
40 YILLIK MESLEK YAŞAMI HEP BU TÜR BAŞARILI OPERASYONLARLA GEÇTİ. O KADAR
BAŞARILI OLDUKİ EMEKLİ OLDUĞUNDA SUUDİ ARABİSTAN KRALINDAN GELEN HEDİYE KARAVAN
İLE TÜRKİYE’Yİ GEZDİ. HATTA RAHMETLİ NİNEME (ANNESİNE) BİLE BİR DÖNEM (YAZ AYLARI) BU KARAVAN İÇİNDE
BAKTI. ONU ANLATMAYA KELİMELER YETMEZ. BUGÜN HER POLİS ATİLLA AĞABEYİMİN
ÖZELLİKLERİNİN % 20’SİNİ TAŞISA BU ÜLKE DE NE MAFYA, NE TERÖR NE DE SUÇ
KONUŞULUR. HATTA KULLANILMADIĞI İÇİN LUGATTAN BİLE ÇIKARILIR. TABİ BUNU
SÖYLERKEN TÜM GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİ ŞÜKRAN VE SAYGI İLE ANIYORUZ. HEPSİNE HİZMETLERİ
İÇİN AYRI AYRI TEŞEKKÜR EDERİZ. BUGÜN DE ÇOK BAŞARILI POLİSİMİZ, ASKERİMİZ,
İSTİHBARATÇIMIZ, KORUCUMUZ VAR. TEŞBİHTE HATA OLMAZ. AKRABAM VE ÖRNEK ALDIĞIM
BİRİ OLMASI HASEBİYLE HATIRLADIKÇA DUYGULANIRIM. ABARTIMI MARUZ GÖRÜN. KABRİ
NUR OLSUN. ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN. (FATİH ABİ SEN BU SATIRLARI DENK
GELİPTE OKURSAN SANA DA BİR ÖZÜR BORCUM VAR. GÖRÜŞEMEDİĞİMİZ GÜNLERİ MUTLAKA TELAFİ
EDECEĞİZ. )SELAMLAR.
(NOT : AŞAĞIDA ÇERKEZ CENTER SİTESİNDE ATİLLA AĞABEY İLE
YAPILAN BİR RÖPORTAJI İLETİYORUM)
ERKUT ERSOY & İSTİHBARAT UZMANI & ÖZEL BÜRO GRUBU

ATİLLA AYTEK İLE
RÖPORTAJ

KAYNAK : http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/info/unlu_cerkesler/Biyografi/p1-015_AtiAyt.htm

Eski Emniyet Genel Müdürü (CC) Yılların deneyimli
yöneticisi Atilla Aytek evinin kapılarını Tümhaber’e açtı. Deneyimlerini
tecrübelerini ve futbolun içinde yaşadığı ilginç olayları Tümhaber’e anlattı…

Tümhaber :Atilla Aytek kimdir?

Atilla Aytek :2 sene Eskişehirspor başkanlığı yaptım. 17
sene de Gençlerbirliği’nde idari asbaşkanlık, başkan vekilliği ve futbol şube
sorumluluğu görevlerinde bulundum. 19 sene önce futbolun içinde bulundum. Hiç
şeref tribününden maç izlemedim, hep kulübede bulundum. Hep altyapı çalışmaları
içinde bulundum. Türkiye’deki çoğu teknik direktörle çalıştım. Şimdi teknik
direktör olan Ümit Özat, Metin Diyadin zamanında futbolcumuzdu. Türkiye’de bir
sürü futbolcu yetiştirdik, bunlardan bazıları Gökhan Gönül, Gökhan Ünal’dır.

Tümhaber :Sayın Aytek Türkiye futbolu ne zaman gelişmeye
başladı?

Atilla Aytek : Futbol çok büyük bir sektör. Futbol bizde
1980’lerde gelişmeye başladı; sahalar, tesisler yapılmaya başlandı. Futbol,
kitleleri peşinden sürükleyen bir spor dalı, gençlere iş sahası aynı zamanda.
Avrupa’yı geriden takip ediyoruz, daha onların seviyesine gelemedik.

Tümhaber : Gençlerbirliği kulübünde yıllarca yöneticilik
yaptınız, yöneticilikte altın kural nedir?

Atilla Aytek : Yöneticilikte altın kural, futbolun gizli,
yazılmamış yönlerini bilmektir. Futbolun kendine göre kuralları vardır. Yöneticiler,
bu kurallara uymazlarsa yöneticilik vasfı kazanamazlar. Futbol şube sorumluları
kulüpte ne olmuşsa bunu dışarıya servis etmemelidir, ne konuşulmuşsa içeride
kalmalıdır. Yönetim kurullarında 15 kişi varsa bunların 7-8 tanesi futbolu
kurallarıyla bilmek zorundadır, profesyonelce davranmalıdır. Eğer yönetim
kurullarında böyle bir anlayış yoksa o yönetim kurulları başarılı olamaz.
Yönetim kurullarının çalışma tarzları UEFA kriterleriyle yeniden belirlendi.
UEFA kriterlerinin değişmesinde Bosman Yasası etkili oldu. Bosman Yasası’nda
transfer politikaları ve altyapı yetiştirme parası gibi kriterleri yönetimler
yeniden gözden geçirmeye başladı. UEFA’nın kendine göre kriterleri vardı,
Bosman Yasaları UEFA kriterlerini de geçti. Stadların büyümesi, gelişmesi, spor
kulüplerinin gelişmesi, sponsorluk yasaları, futbol federasyonunun talimatları
altyapı çalışmalarının takip edilmesi için yönetimde profesyonel bir anlayış
olmalıdır.

Tümhaber :İlhan Cavcav’la yıllarca çalıştınız. Cavcav
buluyor futbolcuyu, sonra yüksek fiyatlarla oyuncuyu satıyor, bunu nasıl
yapıyor peki?

Atilla Aytek : Futbolcu bulmak, İlhan Cavcav’ın hobisi.
Futbolcu seçmede Gençlerbirliği kulübünün bir altyapısı var. Bugün Avrupa’da,
Anadolu’da, hemen hemen her şehirde futbolcu takip eden kişiler var. Ayrıca
kulüp içinde de futbolcu takip eden kişiler var. Alınacak futbolcuları, kulüp
menajeri almaya karar verse bile İlhan Cavcav kendi gözü ile görmeden adım
atmıyor. İlhan Cavcav; iyi bir esnaf, iyi bir gözlemci. 36 senedir futbolun
içinde. 17 senelik dilimde biz de varız. Hiç seçilmeden alınan futbolcu ismi
verirsek Geremi’yi söyleyebiliriz. O zamanın parasıyla 135 bin dolar verdik,
çok şanslı çıktık bu transferden. İzlemeden aldığımız tek futbolcuyu da Real
Madrid’e 5 milyon dolara sattık. Güney Afrika’dan Moşe, Kona, Kuşe gibi
isimleri transfer ettik. İleri orta saha olarak Sergen, ve Oğuz’un yanında
Kuşe’yi de sayabiliriz, bizim için çok önemli bir futbolcuydu. O dönemde
Beşiktaş’a, Fenerbahçe’ye gelen Afrikalı futbolcular da aynı jenerasyondan.
Futbolcuyu beğenmiş bile olsanız bir maçta karar vermeyeceksiniz. İlk Afrika’yı
biz getirdik Türkiye’ye. İlhan Cavcav’ın en büyük kabiliyeti iyi futbolcu
seçmesi. Hastalandığında futbolcu seçemedi, şu an takım sallanıyor. Cavcav’la
bir yere gideriz, otururuz, hadi senle mahalle maçına gidelim der. Serkan’ı da
öyle bulduk. Tatile gitti Cavcav, ben bir tane oyuncu buldum dedi, 50 milyar
para gönderdim, aldık getirdik Serkan’ı. Bugün de Trabzonspor’da oynuyor.
Cavcav, transfere vakit harcarken de bize de kurumsallaşma, hukuki
düzenlemeler, tesisleşme kaldı.

Tümhaber :Gençlerbirliği için projeleriniz var mı, tekrar
başkan adayı olacak mısınız ?

Atilla Aytek : İlhan Cavcav gibi değerler ülkemizde zor
yetişiyor. Gençlerbirliği’nde şu an Cavcav başarıyla görevini sürdürüyor. 4
senedir yönetim kadrosunda değilim. Cavcav tekrar beraber çalışalım diyor, ama
ben yönetimde yer almayı düşünmüyorum artık. İnşallah bundan sonraki yönetim
İlhan Cavcav’ın emeklerini, çalışmalarını perişan etmezler. Çok güzel çalışmalar
yaptık Gençlerbirliği’nde. Bir futbol okulu açtık, bu okuldan çıkmış 70 bin
oyuncu var şu an Türkiye’de. Gökhan Gönül, Gökhan Ünal da bu okuldan çıkan
oyunculardan. Ümit Karan bize geldiği zaman 14, Ümit Özat ise 10 yaşındaydı. Bu
işi yapmak için bu işi bilmek gerekir, ben bunun acemiliğini Eskişehirspor’da
yaşadım. Ben futbolu bilmezdim, beni başkan yaptılar, hayatımda böyle sıkıntılı
iki sene geçirmedim. Gaffar Okkan rica etti, burada olaylar var, başkan olursan
olaylar yatışır dedi, kıramadım ve başkan oldum. Kulübün borçlarını kapattık,
güzel işler de yaptık burada.

Tümhaber :Sayın Aytek, yıllardır futbol camiasının
içindesiniz. Ülkemizde kariyerli teknik adam veya oyuncular neden başarısız
oluyor?

Atilla Aytek :Amatör yöneticiler profesyonelleri yönetemezler.
Bu tip yöneticiler şeref tribününe oturur, 3.maçtan sonra kendilerini teknik
direktör zannederler. Aslında futbol dünyadaki en zor mesleklerden biri.
Futbolcuyu maça ruh olarak, fizik olarak hazırlayacaksın 1 hafta boyunca. Maç
günü malzemeci yanlış malzeme dağıtsa 1 haftalık emek boşa gitti. Masör,
doktor, otobüsün şoförü, tesisi temizleyen kişilerin aynı sinerji içinde
olmaları gerekir. Yönetim, teknik kadro, çalışanlar aynı mantık ve ruh içinde
hareket ederse o zaman başarı gelir. Bir takımın da şampiyonluğa
hazırlanabilmesi için asgari 13 sene gereklidir. Başarı çok para ile yıldız
futbolcularla olacak iş değil. Sakatlıkların çoğu fizik kondisyon açısından
antrenmanlarını yeterli olarak almamasından meydana gelir. Takım ve yönetim
arasında köprü kurmak antrenöre bağlıdır, kurulacak sağlam köprü başarıyı
getirir. Takım kötü gidince en kolay olan yöntem seçiliyor, başarısızlığın
faturası hocaya kesiliyor. İstikrar çok önemli aslında, hocalara şans
tanımalıyız. Onlara takımın toplanmasındaki çalışma ve faaliyetlerinde destek
olmalıyız. Her başarısızlıkta teknik direktör gönderilecekse Türk futbolundan
başarı beklemek mucize olur. Futbol öyle komplike bir oyun ki futbolcu
tercümanlarının bile başarıda katkısı vardır. Tutulan tercümanların da futbolu
bilmesine dikkat etmelisiniz. Otobüse bindiğin zaman takımın kazanıp
kazanmayacağı belli olur. Futbol şube sorumlusu dışındaki yöneticiler futbolcu
ile temas etmeyecek. Antrenörlerimizin kıymetini bilmek zorundayız. Profesyonel
kadrolar ancak profesyonel bir yönetim anlayışıyla yönetilir.

Tümhaber :Bizdeki futbol mu veya futbol anlayışı mı farklı
yoksa?

Atilla Aytek : Avrupa’daki futboldan 35 sene gerideyiz.
Avrupa’daki futbolu yakalayabilmek için bu yönetimler; şirketleşme,
kurumsallaşma, tesisleşme ve futbolda ilmi çalışma yapmadıkça başarı gelmez.
Biz profesyonel düşünmüyoruz, tam o noktada hata yapıyoruz.

Tümhaber :Peki başarısız olmaları Türk futboluna zarar
verir mi?

Atilla Aytek : Galatasaray ve Beşiktaş’ın durumları ortada
şu an. Avrupa’da nereye gidersem gideyim bana ilk sordukları Galatasaray olur.
Galatasaray’ın, Milli Takımların başarısızlığı ülke tanıtımına büyük zarar
veriyor. Bunun için her türlü hazırlığı yapmamız lazım. Turizm Bakanlığı da çok
güzel tanıtım çalışmaları yapıyor ama futbolun tanıtıma sağladığı katkıyı ayrı
tutmak gerekir. Dünya üçüncülüğü, Avrupa üçüncülüğü, Galatasaray’ın UEFA
şampiyonluğu az bir başarı değildir, ülkemizin adı duyulmuştur.

Tümhaber :Schuster’in bu ülkede 60’lı yılların futbolu
oynanıyor söylemi ne kadar doğru? Aslında Avrupa maceramıza bakılırsa pek de
haksız sayılmaz gibi, ne dersiniz?

Atilla Aytek :Ben katılmıyorum Schuster’in görüşüne.
Ülkemizde şu an yeniden yapılanma var, onun sancılarını çekiyoruz. İtalya,
futbolun beşiği olmasına rağmen kulüpler karıştı, onlar da aynı sıkıntıları
yaşıyor. Bizde liderlik sultasının devam etmesi, pofesyonelce hareket
edilmemesi Avrupa’da geri kalmamıza neden oldu. Kulüp başkanları ekonomi,
sponsorluk, reklam, kurumsallaşma konularına yoğunlaşmalıdır. Geri kalanını ise
profesyonellere bırakmalıdır, zaten UEFA kriterleri de bunu gerektiriyor.
Bosman Yasalarının gelmesi ile kulüpler oyunculardan para kazanmamaya başladı.
Altyapıdan oyuncu yetiştirirseniz ancak öyle para kazanıyorsunuz. Örnek olarak
Gökhan Gönül’ü, 1.5 milyon dolara sattık, şimdi fiyatı 15 milyon Euro.
Barcelona’nın da transfer gündeminde zaten.

Tümhaber :Transfer yaparken nelere dikkat edilmeli,
kariyerli olması önemli midir?

Atilla Aytek : Kariyerden ziyade önemli olan futbolcunun
kabiliyetli olmasıdır. Yetenek derseniz de Beşiktaş’taki Quaresma’yı izlemekten
keyif alıyorsunuz, çok yetenekli bir futbolcu. Ama takım tek bir oyuncuyla
gitmez, futbol 11 kişiyle oynanan bir oyun. Eğer 11 kişi takım zihniyetini
ortaya çıkaramazsa o takımın başarılı olması mümkün değildir. Transferlerde
orta yaş ve genç nesil arasındaki bağlantıyı iyi kurmak lazım. Çünkü biri
fiziğini, biri de tecrübesini satacaktır. Bunu yapamazsanız takımda eksik bir
şeyler mutlaka olacaktır.

Tümhaber :Sizce ülkemize gelip de kariyerini aynı
performansla devam ettiren teknik adam ve futbolcular kimlerdir?

Atilla Aytek : Yurt dışındaki kariyerli isimler nedense
bizde aynı başarıyı devam ettiremiyor. Akdeniz ülkelerindeki bütün futbolcular
kendilerini profesyonel zanneder ama hepsi de amatördür aslında. Bizde
motivasyon çok önemlidir. Avrupalı gelir, eğlencesine gider, aynı zamanda
çalışmasını da aksatmaz. Bizim Türk futbolcuları serbest bırakamazsın, onları
motive etmen gerekir. Futbolcuları kampa almazsan onları gece kulüplerinden
toplarsın. Cruyff İspanya’da teknik direktörlük yaptı. Cruyff, ‘’Akdeniz
ülkelerinin motivasyon ihtiyacı olduğu zaman oynadığını antrenörlük yaptığımda
anladım’’ dedi . Akdeniz ülkeleri ve diğer Avrupa ülkelerinin kafa yapıları çok
farklıdır. Futbolcuların profesyonelce davranması için motivasyon yöntemini ve
futbolun görünmez yasalarını uygulamak gerekir. Erdoğan Arıca maçtan sonra
futbolcuları bırakmazdı, maçtan sonra bırakırsan yan bağları kopar derdi.
Futbolcunun özel hayatını takip etmek, onlarla samimi bir iletişim kurmak ve
futbolcuları maça hazırlamak başarıyı etkiler. Futbolcunun moralini yüksek
tutmak zorundasınız.

Tümhaber :Türk futbolunun son durumu ve geleceği hakkında
ne söylemek istersiniz?

Atilla Aytek : Futbol Federasyonunun naklen yayın
gelirlerini yükseltmesinden sonra 4 büyükler ve Anadolu takımları arasındaki
dengesizlik azalmaya başladı. Maç başına verilen gelirler Anadolu takımlarını
daha da hırslandırdı. Bursaspor şampiyon oldu; Gaziantepspor, Kayserispor,
Eskişehirspor üst sıraları zorluyor. Yayın hakları, maça başına para derken
kulüpler önemli gelirler elde etmeye başladı. Küçük kulüplere giren para 20
milyon dolar civarında.

Tümhaber : Futbolcuların sosyal hayatı var mıdır?

Atilla Aytek : Futbolcuların çok para aldığını söylerler
ama onların aldığı para helaldir. Özel hayat, sosyal hayat diye bir kavram yok
onlarda. Ancak yılbaşında bir hafta, yazın da bir hafta tatilleri vardır. O
arada ne yaparsa yaparlar.

Tümhaber : Sosyal hayatınızda nelerle ilgileniyorsunuz?

Atilla Aytek : Vatandaşla ilgilendiğim için kendime pek
vakit ayıramıyorum. Vatandaşların yardım taleplerini karşılamaya çalışıyorum.
Ankara Üniversitesi’nde bir yüzme havuzu buldum. Günde 1 saat bile olsa
yüzüyorum. Futbolcuların düğünlerine katılıyorum. Onun dışında bir faaliyetim
yok.

Tümhaber : Spor haberlerini hangi mecradan takip
ediyorsunuz?

Atilla Aytek : Gazeteleri takip ediyorum. Neden derseniz
gazeteler detaya iniyor Teknik analizleri, köşe yazılarını okuyorum. Şansal
Büyüka, Erman Toroğlu futbol camiasının mihenk taşlarıdır. Bu isimler kolay
yetişmiyor, onları kolay harcamamak gerekir.

Tümhaber : Sayın Aytek buradan Tümhaber aracılığıyla tüm
sporseverlere ne söylemek istersiniz?

Atilla Aytek : Futbol sadece bir spordur. Şiddet asla
girmemelidir futbola. Gençlere kötü örnek olacak hiçbir faaliyette
bulunulmamalıdır. Antrenörler, spor yazarları, yöneticiler gayet sağduyulu
olmalıdır; onlara çok iş düşüyor. Gençlere sporu sevdirmeliyiz.

Tümhaber :Sayın Aytek , vaktinizi aldım çok teşekkür
ederim.

Kaynak:
Kimkimdir.gen.tr           












































































İLGİLİ HABER : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/mafyanin-kabusu-kalbine-yenik-dustu-40124524