BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?


ÖZEL BÜRO NOTU : BAZI İNSANLAR VARDIR DÜNYAYA BİR ARMAĞAN GİBİDİR. DOĞDUKLARI
ANDAN İTİBAREN BAŞKA YAŞAMLARIN DAHA RAHAT, DAHA GÜVENLİ, DAHA KALİTELİ, DAHA
MÜREFFEH YAŞAMASI İÇİN ÇALIŞIRLAR. ÜLKELERİNE, ULUSLARINA NASIL FAYDALI
OLABİLECEĞİNİ PLANLAYARAK VE UYGULAYARAK GEÇER ÖMÜRLERİ. HER ZAMAN DAHA
İYİSİNİ, DAHA ÖZELİNİ, DAHA FAYDALISINI VE KALİTESİNİ YAPABİLMEK İÇİN BİR ÖMÜR
SARFEDERLER. DÜNYEVİ ZEVKLERE TAMAH ETMEZ, ONUR, ERDEM, İYİLİK, VATAN, NAMUS,
ŞEREF GİBİ DAHA FARKLI ŞEYLERE DEĞER VERİR VE HAYATLARINI BUNA GÖRE REVİZE
EDERLER. KİMİ İNSAN DA VARDIR Kİ KISA YOLDAN KÖŞEYİ DÖNÜP ÇEKİCİ KADINLARLA YADA
BEYLERLE GÜNÜNÜ GÜN ETMEYİ, ÇALMAYI ÇIRPMAYI, BUNU DA İŞİN DOĞASI OLARAK
GÖRMEYİ AMAÇ EDİNMİŞTİR VE BUNA GÖRE BİR HAYATI TERCİH EDER. Kİ BİZE GÖRE BU
NSAN TİPİ OKSİJEN İSRAFINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. VARLIĞI İLE YOKLUĞU
ARASINDA HİÇ BİR FARK YOKTUR BU DÜNYA İÇİN. GAZİ KOMUTANIM İSE İLK SÖYLEDİĞİMİZ
O ERDEMLİ İNSAN TİPİNİN VÜCUDA GELMİŞ BİR TİMSALİ İDİ. HAYATI BOYUNCA VATANINA
NASIL KATKIDA BULUNACAĞINI, VE NASIL FAYDALI OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HATTA
DÜŞÜNMENİN ÖTESİNDE İCRA EDEREK ÇOK KIYMETLİ BİR YAŞAM SÜRDÜ. O YAŞADIKÇA
ESERLERİ DE YAŞAYACAK. BEN BU SATIRLARI YAZARKEN ÇOK DUYGULUYUM. ÇÜNKÜ GAZİ KOMUTANIMI
GEÇTE OLSA ERGENEKON KUMPASINDAN DOLAYI 3,5 SENE KALDIĞIM SİLİVRİ CEZAEVİNDEKİ
DURUŞMALAR ESNASINDA TANIMA ONURUNA ERİŞTİM. BEN DE BİR BİLİŞİM MÜHENDİSİ
OLDUĞUM İÇİN ÇOK SAYIDA ORTAK KONUMUZ VE KONUŞACAKTA ÇOK ZAMANIMIZ OLDU.
ERGENEKON DURUŞMALARI BİTİP TAHLİYELER BAŞLAYINCA YENİDEN YARGILAMA YAPILAN
İSTANBUL ÇAĞLAYAN ADLİYE SALONUNDAKİ DURUŞMALAR ESNASINDA TEKRAR BİRARAYA GELİP
SOHBET ETME İMKANIMIZ OLDU. SIK SIKTA TELEFONLA GÖRÜŞÜR HAL VE HATRINI
SORARDIM. EĞER FIRSAT BULSA İDİ VE DEVLET YETKİLİLERİ GEREKEN DESTEĞİ VERSEYDİ
TÜRKİYE’NİN YAZILIM KONUSUNDAKİ YABANCI TEKELİNİ KIRACAK VE SADECE TÜRKİYE’YE
DEĞİL TÜM TÜRK COĞRAFYASINA % 100 TÜRK ÜRÜNÜ MİLLİ BİR YAZILIM HEDİYE DECEKTİ
AMA BUNA FIRSAT VERİLMEDİ. ADETA ENGELLENDİ. KAYBI SADECE BİZLER İÇİN DEĞİL TÜM
TÜRK DÜNYASI İÇİN ÜZÜNTÜ VERİCİDİR. KOMUTANIM, ARTIK O CANINDAN ÇOK SEVDİĞİN
ATA’MIZIN YANINDASIN. BİZLERİN DE ÇOK SELAMINI GÖTÜR. KABRİN NUR TOPRAĞIN BOL
OLSUN. BAŞIMIZ SAĞOLSUN.
ERKUT
ERSOY & İSTİHBARAT UZMANI & ÖZEL BÜRO GRUBU



FACEBOOK LİNKİ : https://www.facebook.com/profile.php?id=676763808


GAZİ KOMUTANIMIN FACEBOOK PORTALINDA Kİ 1 EKİM 2018 TARİHLİ
SİTEM DOLU YAZISI


SON DUYURUMDUR !!!



Kısa süre önce “dükkanı kapattığımı” açıkladım.

Bu açıklamam sonrasında olayın nedenini sormak, öğrenmek, anlamak için saniye
harcamaksızın “pes etmekle”, “bırakıp kaçmakla”, vb suçlandım. İşin en kolayı
buydu ve suçlu bulunmuş oldu. Böylelikle kendinizi psikolojik olarak
rahatlattığınızı düşündünüz. Beni de yorgunluk, psikolojik sorunum olması vb
şeylerle itham ettiniz. Bir başka deyişle sizler pirüpak idiniz (ya da
kendinizi öyle hissettiniz).



Yalnızca kendi yaptıklarıma baktığım için sizin bu
konuyla ilgili facebook sayfamdaki sözlerinizi, eleştirilerinizi ve
yorumlarınızı da (daha önceden belirttiğim şekilde) sildim.




Yapmamız gerekenleri yapmayıp başkasının sırtına
yıkmamız (gaz vermeyle karışık) en bayıldığımız işlerin başında geliyor. Ancak
“yapmamız gerekenleri yaptık mı” diye kendimize sormayı aklımızdan bile
geçirmiyoruz. Çünkü dürüst değiliz!




Keyfinizin bozulmasını da asla istemiyorsunuz!

Ülkemizin, çocuğumuzun, çoluğumuzun geleceğini
fazlasıyla ilgilendiren MİLLİ YAZILIM konusu için bile “MIŞ GİBİ” yaptınız.




Bu konuda az sayıda da olsa çok üst düzeyde ve
büyük destek veren arkadaşlarımız da oldu. Onlara sonsuz sevgi ve
teşekkürlerimi sunuyorum.


 

Sizlerle yola çıkmak “Timur ile Nasrettin Hoca
hikayesi” gibidir.


Bunu yaşayarak net olarak gördüm.

Lafta, çok sayıda insan destek verdiğini söyledi.

Ancak son iki teve programımın (KND TV ve KANAL B)
izlenme sayılarına bakmanız verdiğiniz desteğin ne ölçüde olduğunu görmeniz
için yeterli olacaktır.




Bir yığın mazeret ileri sürüp vakit ayıramayanların
“youtube dan izlerim” sözlerinin de gerçeği yansıtmadığı çok açıktır.


Bu durum doğal olarak “MİLLİ YAZILIM” konusunun en
azından sizler tarafından bile önemsenmediğinin en açık göstergesidir.




Bir “beğen” tıklamaya bile korkanların yanında, bir
beğen tıklayıp kısa bile olsa yorum yazarak kendisini Vatan Kurtaran Şaban
zanneden “Klavye Kahramanları” ihtiyaç konusu değildir.




Kendiniz yapmadığınız, katkıda bulunmadığınız ve
arkalara saklandığınız şeyler için kimseye “gaz vermeye” çalışmayın!




Bu durumda yapacağınız en olumlu şey “ÇENENİZİ
KAPATMAK” olacaktır.




ANLAMAK İSTEMEDİNİZ!

ANLAMADINIZ!

VATANINIZ İÇİN BİLE MIŞ GİBİ YAPTINIZ!

 

GELECEĞİN OLUŞUMUNDA CİDDİ PAYINIZ OLACAĞINI,

BİR ŞEY YAPMAMANIN DA BÜYÜK SUÇ OLDUĞUNU VE

HAYIRLA ANILMAYACAĞINIZI UNUTMAYINIZ …..


Gazi GÜDER

Bil.Yük.Müh.


GAZİ
KOMUTANIM İLE İLGİLİ YAKIN ÇEVRESİNİN DEĞERLENDİRMELERİ




NACİ
KAPTAN :




Çok ama çok üzgünüm ,




Yukarıdaki haberi kısa
bir zaman önce gördüm..




Atatürk ve aydınlanma
devrimlerinden ödün vermeyen yurtsever aydın. Değerli bilim insanı , Bilişimci
ve MİLLİ YAZILIM konusunu çok önemseyerek,bu konuda çalışmalar ve tv
programları , ünivesitelerde söyleşiler yapan . Uzun ve yoğun emekle yazmış
olduğu yaklaşık 600 sayfalık ATATÜRK kitabını bastırmak için çaba harcayan
güzel insan Bilgisayar yüksek mühendisi yazar Gazi Güder’i kaybetmişiz . İçim
yandı …..




Gazi Güder’i Ergenekon
kumpasının yeni başladığı dönemde 2007 yılında tanıdım .

Gazi Güder Türkiye henüz Bilişim ve bilgisayarı yeni tanırken bu konuda ABD’de
eğitim almış bir Deniz subayı idi. Bilgi çağında ve MİLLİ YAZILIM konusunun çok
önemli olduğu bu dönemde Ergenekon’un hedefi oldu. Türkiye’yi bilgi alanında
ileriye taşıyacak olan bilim adamları da hedef alınmıştı.




Değerli Güder’i,
bizler gibi haber gruplarında yazılar yazan Asuman özdemir isimli bir arkadaşla
ve Kuddisi Okkır’da dahil olmak üzere bir örgüt kurmakla suçladılar. 
Topluma açık yazılan mektuplar FETÖ mahkemesi tarafından suç delili olarak
kabul edildi ve Gazi Güder , Asuman özdemir , Kuddisi Okkı tutuklandılar .




Sonra ne mi oldu ;




Önce Kuddisi Okkır
vefat etti … Sonra Asuman Özdemir ve şimdi de değerli Gazi Güder.

Her üçünün de yaşamdan ayrılmalarının nedeni Ergenekon kumpasıdır. Asuman ve
Gazi , her ikisi de hapishanede hastalandılar. Tıpkı Kuddis Okkır gibi .
hastalığı Tekirdağ F Tipi Cezaevinde arttı . Bu cezaevini Guantanamo Cezaevi
’ne benzetiyordu. ve özellikle Ergenekon mağdurlarına çok ağır baskı olduğunu söylemişti.




Mağdurların Ölümleri
bu kumpas nedeniyle oldu . Ergenekon savcılarının , yargıçlarının ve onlara bu
olanağı yaratanların ellerinde kan vardır.




Gazi Güder sadece
MİLLİ YAZILIM konusunda değil , Yoksul yörelere aydınlığın ve bilginin ışığını
taşımak için ULUSA KÖY KÜTÜPHANELERİ PROJESİ isimli bir çalışma başlattı. Kendi
iş yerinde yaklaşık 80 Bin kitabın toplanmasına öncü oldu . Özellikle
yoksul yörelerin okullarına bu kitapları konularına göre tasnif ederek
gönderdi. 80 bin kitap , tasnif edilecek , paketlenecek , gönderilecek .
Değerli arkadaşım Atakan mert ile kitapların depolandığı yerde gönüllü olarak
çalıştık.Yaklaşık 650 köy ve okula kütüphane kurdu . Okullara sadece kitap
değil , kırtasiye ve giysi de temin ederek gönderdik. Bu çalışmaların önderi Gazi
Güder idi .




Sadece kitap ve
kırtasiye / giysi değil eski bilgisayarlar da topladı , onardı . Bilgisayarlara
bir köy ve ilçede yaşayanların ihtiyacı olabilecek olan bilgileri topladı ve
yükledi.




Projeyi şöyle
anlatmıştı ;




“Benim aydınlanma projesi dediğim proje bir takım insanları rahatsız
etti. 1984
’te kendi isteğimle TSK’dan istifa ettim. Türkçe konusunda
hassasiyeti olan biriyim.
Ülke insanına katkıda bulunmak için 6 ayda eğitimsiz birini meslek sahibi yapabilirim. 7 bin sayfalık işletme yönetimi sistemleri
kitabını herkesin anlayacağı dille yazdım. On yıl önce emekli oldum,
tutuklanana dek emekli maaşımı fakir öğrencilere harcadım. Kişisel verileri
kaydetmekle suçlanıyorum. Projeye katılanlar yardımlarının nereye girdiğini
bilsin ve baksın diye bilgilerini kaydettim”




Diyeceğim odur ki Gazi
Güder Yurtsever bir aydınlama savaşçısıydı .

Yılmaz bir Atatürk’çü aydındı. Değerli bir bilim insanı ve yazardı.




Güzel insanlar
atlarına binerek bir bir gidiyorlar .




Değerli
Gazi Güder Bugün 16 Kasım Cuma günü Karaca Ahmet Mezarlığı Şakirin Camisi’nde
kılınacak öğle namazını mütakiben Ümraniye’deki Ihlamurkuyu Mezarlığında
toprağa verilecek.




Güzel insan Gazi
Güder’e rahmet diliyorum.

Ailesinin , yakınlarının ve seven dostlarının başı sağolsun.

Işıklar içinde yatsın.




Aynı temennileri ;




Aynı günlerde
tutuklanarak haksız yere yaşamları çalınmış olan tüm Ergenekon mağdurları için
de yapıyorum. Kuddisi Okkır ve yazı arkadaşımız Asuman özdemir’e de rahmet
diliyorum.




Naci kaptan / 
16.11.2018  



MEHMET
SAYIN :

FACEBOOK LİNKİ : https://www.facebook.com/profile.php?id=100005080421445&fref=ufi


Ben Bursada doğdum ama İstanbul Heybeliada’da
büyüdüm ve hayatımın en önemli yılları orada geçti. 1965 yılında Deniz Lisesi
sınavını kazandım ve 14 yaşımdayken askeri öğrenci olarak Deniz kuvvetlerimizin
üniformasını da giydim.




5000 ler sınıfındanım ve çok sayıda amiral ve kuvvet
komutanı çıkartan o sınıfın en sıradan bir mensubu olmaktan da gurur duyuyorum.




Heybeliada lisesinin orta kısmından 4 arkadaş o
sınavı birlikte kazandık daha sonra lisemizden bazı arkadaşlarımız da liseden
sonra Deniz Harp okulunu kazandılar onlar da denizci oldular.




Bana deniz subayı olmak nasip olmadı ama diğer
arkadaşlarımızın çoğu subay oldular.




Ama “Heybeliada’da yaşamaktan dolayı “
irtibatımız hiç kopmadı ;


Zaten ada enteresan bir yerdir orası Deniz
kuvvetlerinin nüvesidir ve adada emekli denizcilerden de çok sayıda adalı
vardır ayrıca bizim adanın kızları ile denizciler arasında çok sayıda
evlilikler de mevcuttur.




Bu itibarla adalılar kendilerini denizcilerle akraba
addederler ve her adalıda biraz bahriyelilik her bahriyelide de biraz adalılık
vardır.




Merhum Gazi Güder’den önce sınıf arkadaşlarımızdan
yakından tanıdığım bazılarını da kaybettik Yahya Erdoğan,Cahit Sobacı ve Bahir
Sarı yanın arkadaşlarımdı onlara da Allah’tan rahmet diliyorum.




Merhum Gazi Güder liseden sonra Deniz Harp okuluna
giren subaylardandı ve yüzbaşılığı sırasında da ordudan ayrılmıştı.




Aynı zamanda da bilgisayar mühendisiydi.



Onunla sonradan tanıştım ve internet üzerinden ve telefonla
uzun sohbetlerimiz oldu.




Gazi Güder ömrünü “Milli yazılım faaliyetlerine
adamış bir değerimizdi.


Gerçek bir Türkçü ve gerçek bir Atatürkçüydü.



Ergenekon kumpası denen adi oyunda mağdur
edilmesinin sebebi de milli yazılım çalışmalarıydı. Gazi milli yazılımın milli
bağımsızlığın ilk şartı ve “olmazsa olmazı” olduğuna inanıyordu.




İşte o hain çetenin sözde hakim ve savcıları onu bu
sebeple kumpasa dahil ettiler ve senelerce zindanda yatırdılar.




ERGENEKON KUMPASI O HAİN ÇETENİN ORDUMUZUN MİLLİ
GÜÇLERİNİ TASFİYE ÇABASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİ.




Ve o kumpasta bizim 5000 ler sınıfından ve diğer
sınıflardan çok sayıda subayımız da mağdur edildiler.




Ben kendi payıma onlara o kumpası kuranları da , o
kumpasa kuranlara medya yoluyla destek verenleri de bütün hepsinin yolunu açan
siyasilere de hakkımı helal etmeyeceğim.




Hepsini Allaha havale ediyorum zira ben ilahi
adalete inanırım ve kötülük yapanın eninde sonunda cezasını bulacağına da
inanırım.




Gazi Güder ülkemizin önemli bir değeriydi.



Gazi Güder’in şahsında onun ve onunla birlikte
Ergenekon kumpası sebebiyle hayatını kaybeden diğer mağdurlarımızın da hepsinin
ruhları şad mekanları cennet olsun.




GAZİ KOMUTANIMIZIN SON PROJESİ : ATA’NIN SÖZLERİ


WEB
SİTE LİNKİ : http://www.atamdiyorki.com