BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?

Ahmet TOLGAY : Binbaşı Vural

E-POSTA : tolgay@kibrisgazetesi.com

Varoluş mücadelemizin özverili ve yürekli kahramanları “beyaz
atlarına binerek” birer birer gidiyorlar… Tarihe karışıp tarih oluyorlar…








Hafta sonunda askeri törenle toprağa verdiğimiz Emekli Binbaşı
Vural Eralp, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin iz bırakmış
kahramanlarındandır… Barış Harekâtı Doğruyol Bölüğü’nün efsane komutanı olarak
Beşparmak Dağları’na adını yazdırmışlardandır…

E. BNB. VURAL ERALP

 

Onun beyefendi, içten, tertemiz kişiliğini nasıl anlatsam ki?..
Yürekli, mütevazı, içi insan sevgisiyle dopdolu,    babacan,
büyükle büyük, küçükle küçük saygın ve saygılı, gönül ve duygu insanı,
yurtsever gazi subayımız…

Onu “KKTC Güvenlik Kuvvetleri’nden emekli Binbaşı Vural Eralp” diye anmak çok
yetersiz kalır… Ama o, böyle anılmayı istedi hep o mütevazı kimliğiyle…

Bir süredir, sevgili eşi Süheyla Hanımefendi’yi de yakın geçmişte kendisinden
koparıp alan menhus kansere karşı direniyordu… Son aylarıydı ve onun moralinin
hiç bu kadar bozuk olduğunu görmemiştim… Kaçınılmaz yolculuğuna çıkarken
sevgili eşinin yanında “uğurlayan”ı olarak bulunamamasına kahrediyordu… “Keşke
ben ondan önce ölseydim” derdi…
***






Vural Eralp Binbaşımız Sivil İşler ve İstihbarat Grup Komutanlığı
yapmış ve beraberinde mücadelemizle ilgili nice sırrı götürmüştür… Askerde
Sivil İşler Başkanlığı’nı yürütürken kişiliğinin ve donanımının gereği olarak
hem sivil yönetimle, hem de basın camiasıyla şahane bir ilişkiler ortamı
yaratmıştı…

Ortaklık Cumhuriyeti’nin Kıbrıs ordusunda askerliğe başlayan Vural Eralp, bu
Cumhuriyeti kurucu ortak Türklerin başına yıkan 1963 Akritas darbesinden sonra,
yurtsever ve yiğit bir subay olarak mevziden mevzie koşarak, kendi yetiştirdiği
mücahitlerin başında onur ve toprak savunması yapmış yürekli bir askerdi…

İstihbaratın önemli bir subayı olarak nice sırrı belleğinde saklayan Vural
ağabeyle çokça ve derinlikli sohbetlerim olmuştur… Yazacağım kitaplarda ve
yazılarda yararlanmak adına ondan istediğim bazı derin bilgileri hiçbir zaman
alamadım… O konulara dair sorularımı, görev yeminine hep bağlı kalarak acı bir
gülüşle geçiştirirdi…
***

Vural ağabeyin bende olan anıları çoktur aslında da, onlardan birini burada
mutlaka paylaşmalıyım:

Alsancak’ta aynı tatil sitesinde hane sahibiydik. Hatta o siteden daire almamda
etkili olan da kendisiydi… Bir gün o siteye gitmek üzere benim arabamla
Lefkoşa’dan yola çıktık… Yolculuk her zamanki gibi çok tatlı bir sohbetimize de
vesile oldu… Sohbet ederek tam sitenin çevresindeki bahçelik alana geldiğimizde
adeta yerinden fırladı. “Dur, sakın onu ezme” dedi…

Ani fren yapıp arabayı durdurduğumda yolun içinde bir yılanın süzülerek karşıya
geçtiğini fark ettim… Beni işte o yılanın arabanın lastikleri altında
ezilmemesi için uyarmıştı yerinden fırlayarak…

Yılanın güvenlikle karşı çalılıklara ulaşarak orada kaybolmasını dikkatle
izlerken söyledikleri, bir daha belleğimden silinmeyecek denli anlamlı ve
etkileyiciydi. Bakın neler demişti bana yılanlara dair o gün:

“Beşparmak Dağları’nda yokluklar, olanaksızlıklar ve yalnızlıklar içinde bir
avuç askerdik. Dokunmadığımızda asla saldırmayan bu yılanlar dağların
ıssızlığında dostluk etmişlerdi bize… Ayaklarımızın içinde dolanır, çoğu zaman
taş ve toprak siperlerde bizimle adeta koyun koyuna uyurlardı… Acıdır ki, açlık
günlerinde çok mecbur kaldığımızda, yakaladıklarımızdan yemek de yapardık…
İstihbarat işleriyle uğraşmaya başladığımda topluma yaptıkları kötülükler
kanıtlarıyla birlikte önüme gelen öyle kimlikler vardı ki… ‘Yılanlar kadar bile
olamadınız be… Size hiç kötülük yapmayanları da sokuyorsunuz reziller’ derdim
onlar için…”

Vural Binbaşım… Ağabeyim ve dostum… Asil komutan ve güzel insan… Özlemiyle
yanıp tutuştuğun sevgili eşin Süheyla Hanımefendi’ye kavuştun… Aziz ruhun şad,
aile bireylerinin, sevenlerinin ve silah arkadaşlarının başı sağ olsun…