Girdiği Hiçbir Savaşı Kaybetmeyen Tarihin En Büyük Dehalarından Biri :
Timurlenk


1336-1405 yılları
arasında yaşayan ve Timur İmparatorluğu’nun kurucusu olan Türk-Moğol kökenli
komutan Timurlenk (Timur), tarihin gördüğü en büyük askeri dehalardan biriydi.


1370-1405 yılları arasında kurucusu olduğu büyük timur
imparatorluğu’nu yönetmiş, son cihangirdir timur/timurlenk.


kısaca kendi hayat hikayesinden bahsetmek gerekirse;
babasının, barlas boyu beyliğini kendisine devrettikten sonra, tuğluk hana
bağlılık bildirmiş ve onun tebasi altında maveraünnehrin kendisinin kontrolune
verilmesini sağlamıştır. bu, timur için henüz yolun başında olmasına rağmen
muhteşem bir başlangıçtır.


çevresindeki halkın da desteğini alan ve hatrı sayılır
bir ordu kuran timur, zekası ve stratejisini birleştirerek tuğluk hana karşı
ayaklanma başlatmış, bu ayaklanmanın nedeni olarak da zindana atılan seyyidleri
göstermiştir. bu şekilde hem müslüman cenahın takdirini toplayacak hemde
kendine milis edinecektir.


sistan’da moğol orduları ile girdiği sert çatışma
sonrası bacağından ve sağ elinden ciddi şekilde yara alan timur, o günden sonra
tarihte şu şekilde anılacaktır: aksak timur!


kayınbiraderi olan emir hüseyin ile birlikte
semerkand’ın da idaresini eline almayı başaran timur, bir şekilde ters düştüğü
emir hüseyin’i de yine kendisine hasım olan ve kardeşini öldürdüğü için kısas
olarak keykavus adında bir askere teslim eder. bölgede tek otorite sahibi
olarak 1370’dede tahta oturmuş ve hükümdarlığını ilan etmiştir. fakat aynı
zamanda tahtının yanına aynı görkemli süslemeler ile işlenmiş başka bir taht
daha kurdurarak,  cengiz han‘ın soyundan
gelen soyurgatmış han’ı da devletin kukla hakanı olarak tanıtmıştır. bunun
nedeni ise cengiz han’ın bölgedeki büyük bir kahraman olması, onun
devletleşmesi için stepne olacaktır.


kısa sürede büyük seferler düzenleyen timur, bir
yandan topraklarını genişletiyor, diğer taraftan merkezi semerkand’da görkemli
bir şehir inşa ediyordu. çiniler ile süslü, mavi kubbeli minareler, türbeler,
medreseler, eğitimciler ve hatta uzay araştırmaları dahi yapılabilen bir
medeniyet merkezi oluşturan timur, zanaatkâr kimselere de her zaman saygı
göstermeyi ihmal etmemiştir.


bağdat ve ısfahan’da ahmet celayir’i, mısır’da memlük
ordusunu mağlup eden timur, bölgenin yegane temsilcisi olarak kendini cihan
padişahı sıfatıyla tanıtmaktadır. toktamış han’ı iki büyük savaş ile bozguna
uğratarak altınordu devletinin başına da melik timur’u getirmiş, tebası altına
almıştır.


hindistan’a düzenlediği büyük sefer ile fillerden
kurulu hint ordusunu mükemmel bir deha ile imha eden timur, delhi’ye her biri
bin atlıdan oluşan 119 tabur ile taarruz etmiş ve tüm hindistan’ı hakimiyeti
altına almıştır.


bu sırada kendisinden kaçarak, osmanlı sultanı
yıldırım bayezid’e sığınan kara yusuf ve ahmet celayir’in kendisine teslim
edilmesini istediği, ayrıca erzincan valisi taharten’e de itibarını yeniden
kazandırılmasını emreden bir mektubu, osmanlı hakanı yıldırım bayezid’e
göndermiştir. niğbolu zaferi sarhoşu cesur bayezid ise bu mektuba oldukça sert
bir üslup ile cevap vermiş ve daha önce yenilmemiş iki hükümdarın, orta çağ’ın
en büyük meydan muharebesinde buluşmalarına davetiye çıkarmıştır.


1402’de ankara’nın çubuk ovası’nda -bazı
kaynaklara göre çuluk- karşılaşan iki ordu, büyük bir muharebeye tutuşmuş ve
timur ordusundaki fillerin de etkisiyle osmanlı süvari hattı tamamen
bozulmuştur. aynı zamanda anadolu beyliklerinin ve kara tatarların saf
değiştirerek kendisine katılması neticesinde kolay bir zafer elde etmiştir.


daha sonra gaza amacı güttüğünü anadolu’da ispat etmek
amacıyla, rodos şövalyelerinin hakimiyetinde olan izmir’i
düşürmüş, -tarihte ilktir- tire’de ise 1900’lerde tahrip edilecek olan
kahramanlık destanını anlattığı bir kitabe diktirmiştir.


avrupalı birçok devletten bağlılık bildirisi ve
hediyeler alan timur, dokuz ay sonra anadolu’dan, merkezi semerkand’a
çekilmiştir. pek fazla vakit kaybetmeden çin’e giderek günahlarından
arınacağına inandığı sefere çıkmış, bu sefer esnasında hastalanarak vefat
etmiştir.


hayatı neredeyse savaş meydanında geçmiş ve tek bir
savaş dahi kaybetmemiş timur, döneminde bilinen dünyanın yarısından fazlasına
vassali yaptığı, vergiye tabii tuttuğu devletler ile hükmetmiştir.


ölümü sonrası evlatları taht kavgasına tutuşmuş ve mirzalar savaşı adı verilen iktidar
mücadelesini şahruh mirza kazanmış, devletin yeni hükümdarı olmuştur.


dipçe: şahruh mirza’nın asıl adı muhammed bin
bahadır’dır. babası timur ile satranç oynadığı esnada timur, oğlunun şah ve
kalesini aynı anda tehdit etmiş ve bu sırada tebessüm ile “şah-ruh”
diyerek haykırmıştır. ruh o dönemde halk arasında kale manası da taşımakta
olup, hükümdarın adı da o günden itibaren şah-ruh mirza olarak kabul görmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet