SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?

BİYOGRAFİ DOSYASI : AY’DAN GELİP ATATÜRK’ÜN HUZUNA GETİREN NEDEN

BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?
Bu haber 16 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


AY’DAN GELİP ATATÜRK’ÜN HUZUNA GETİREN NEDEN




Takvimler 20 Temmuz 1969’u gösterdiğinde, APOLLO
11’İ ve 1,5 milyar insan televizyonlarına odaklanmış, Neil Armstrong’un Ay’da
yürüyecek olmasını heyecanla bekliyordu.


Kendisi de o an TV başındaydı, Tullahoma’da bir
evde. Yanında da bir düzine bilim insanı…


Sunucu o an beklenmedik bir haber verdi:


-“Astronot Armstrong’un bilgisayarı
bozuldu, Ay’a iniş yapamayacak!” Bu ana şahitlik edenler üzüntü verici bu
haberi alınca, büyük bir hüsrana uğradı. Elbette Tullahoma’da bu evdeki bilim
insanları da sükut-u hayal içindeydi. Sonra içlerinden biri:


-“Telaşa gerek yok, Neil modülü Ay’a
indirebilir. Bilgisayarın bozulma ihtimaline karşı, manuel olarak indirebilmek
için üzerinde 1,5 yıl çalıştı” dedi.


Bu cümle üzerine şaşkınlığa uğrayan bilim
insanları:


-“Sen nereden biliyorsun be Türk?”
deyince, yanımda bulunan ve o vakit 32 yaşında olan bu bey:


-“Ben Arsev Eraslan, NASA’da Apollo 11
Projesinde yazılım ayağında çalışıyorum” dedi. Evet, yanımdaki bu adamın
tahmini doğru çıkmıştı; Armstrong bilgisayarın bozulması üzerine manuel olarak
modülü Ay’a indirmişti. 1,5 milyar insan izlemiş, insanoğlunun Ay’a ayak
basmasından ötürü gururlanmıştı. Eraslan’ın NASA’daki görevi ise, modülün
Dünya’ya dönüşü, yani “re-entry” yazılımlarını gerçekleştirmekti. Yanında da üç
öğrencisi vardı. “Yazılımları biz yaptık” diye anlatırken konuşmanın
bir yerinde:


-“Hem yazılım yapıyorum, hem de o üç
öğrenciye iş öğretmeye çalışıyorum” dedi. Ağzından bir şey kaçırmıştı
sanki…


-“Nasıl yani, öğrencileriniz yazılım
bilmiyor muydu?” diye sorduk. Mütevazı bir şekilde:


-“Yazılımların hepsini ben yaptım”
diye utanarak yanıtladı soruyu. Evet, bu bey; Armstorng, Collins ve Aldrin’in
Dünya’ya sağ salim dönmesi için gerekli yazılımları gerçekleştirdi.


Yani Eraslan’ın yaptığı yazılımlar olmasaydı, o
modül Dünya’ya inemeyecekti.


Başka ne mi yaptı?


*ABD’deki tüm nükleer santrallerin çevreye olan
etkisini minimuma indirmek için yazılım geliştirdi,


*Ay’da kristallerden mücevher yetiştirmek için
yazılım geliştirdi,


*Suçluyu yüzünden tanıyan dünyadaki ilk 3D Yüz
Tanımlama Teknolojisini geliştirdi. Bu yazılımla 1999 yılında ABD’de ödül
kazandı. Yani günümüzde kullanılan yüz tanımlama ilk kez bir Türk’ün, yani bu
yanımdaki beyefendinin geliştirdiği teknoloji ile hayat buldu. Uzun süre
NASA’da bilim insanı olarak görev aldı; ABD’deki birçok üniversitede profesör
olarak öğrencileri ve NASA personelini eğitti. Peki nereden merak sardı buna?
Babasının kitaplarından! Uçak teknolojisi ve havacılıkla ilgiliydi bu kitaplar.
İçinde ABD’nin Japonya’yı bombaladığı uçağın fotoğrafını gördü ve maketini
yaptı. Henüz ilkokuldaydı ve model uçak yapıyor, kitaptaki gibi aynı şekilde
boyuyor, pervanelerini takıyordu. O kadar çok model uçak yapmıştı ki, evin bir
odası dolup taşmıştı. Babası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk uçak mühendisi, Necdet
Eraslan’dı. Atatürk, Necdet Eraslan’ı Fransa’ya gönderdi ve Paris’te 1928’da
Ecole Nationale Superieure’de L’Aeronautique’te havacılık ve uçak mühendisliği
öğrenimi gördü. Sonrasında ABD’ye, 1937’de Türkiye için satın alınacak
uçakların temini için bizzat Atatürk tarafından gönderildi. Sonra ne mi oldu?
Necdet Eraslan;


*Türkiye’deki ilk dizel motoru imal etti.


*Su türbinleri yaparak elektrik üretti.


*‘Karman Line’, yani dünya ile uzayın birleştiği
çizgiyi ortaya çıkaran dünyaca ünlü bilim insanı Theodore von Karmán’ın:


-“Gel ABD’de kal sana profesörlük verelim”
teklifini,


-“Atatürk’ün ülkesinde yapmam gereken işler var”
diyerek reddetti.


*İstanbul Teknik ve Yıldız Teknik
Üniversitesi’nde profesör olarak çalıştı.


*1963’te ABD’ye profesör olarak gitti Necdet
Eraslan.


Louisiana State University Makine – Uzay
Havacılığı bölümünde profesörlük yaptı. Bir yandan da NASA’daki görevlilere
ders verdi.


Bu öğrencilerin hepsi Apollo 11 projesinde
çalıştı. Yani baba Necdet Eraslan da, Ay’a gidilmesi için dolaylı olarak katkı
sağladı.


*24 adet kitap yazdı,


*Motor ateşlemesi konusunda büyük çabalar kat
etti,


*TÜBİTAK’ın kurulmasının fikir babası oldu ve


*Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk uçak mühendisi
olarak tarihe geçti. Bu baba-oğul, “Atatürk’ün izinde” bilimi geliştirerek
Ay’da yürünmesini sağladı. Bu Türk’leri biliyor muyduk? Ne yazık ki hayır…
Görevimiz; “Atatürk’ün izinde giden” bu insanları ortaya çıkarmaktır. Bu
bağlamda “Atatürk’ün İzindekiler” isimli kitabımda kısa da olsa yer verdiğim bu
baba-oğul… Onlar bilimin ışığında, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bu ülke ve
insanlık adına önemli işlere imza attılar. Onların ortak noktası “Atatürk’tü”
ve O’nun aydınlattığı yoldu. Gittikleri yol ise, O’nun iziydi. O izi takip eden
birileri daha vardı. Nasıl mı?


ABD Başkanı Nixon’un özel uçağı 20 Ekim 1969
saat 11.55’te Ankara Esenboğa Havalimanı’na iniş yapar. Bu uçaktan inen kişiler
Ankara caddelerinde üstü açık bir Cadillac ile geçerler ve kendilerini bekleyen
Ankaralıları selâmlarlar. Bu heyet, büyük saygı duydukları birini görmeye
gelmiştir. Saygı duruşunda bulunup, çelenk bırakırlar.


Saygı duydukları bu kişi, 1930’ların başında
Eskişehir’de “Çok değil, yüz yıla kalmaz insanoğlu Ay’a gidecektir” sözünün
sahibidir. Heyetin gittiği yer Anıtkabir, saygı duruşunda bulundukları kişi
ise, “Mustafa Kemal Atatürk’ten” başkası değildir. Bu arada Atatürk’ü ziyaret
eden bu kişiler kim diye soracak olursanız; Apollo11 projesiyle Ay’a giden üç
kişilik mürettebat; Neil A. Armstrong, Michael Collins ve Edwin E. Aldrin’dir
!..




(Tolga Aydoğan; Atatürk’ün İzindekiler)

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER