Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

MUSTAFA SOLAK (Tarihçi-Yazar) /// Atatürk’ü ağlatan devrimci öğretmen : Mustafa Necati

Cumhuriyet devriminin azimli, üretken
bakanını ne yazık ki 1 Ocak 1929’da kaybettik. Falih Rıfkı Atay, ‘Atatürk’ün
ilk defa hıçkırıklarla ağladığını bu ölüm akşamı görmüştüm. ‘Ne evlattı O’ diye
hayıflanıyordu’ diye anlatır.


1894 yılında doğan ve Hukuk Fakültesi mezunu
Mustafa Necati Kuvayı Milliye hareketine katılmıştır. TBMM’nin açılmasından
sonra Saruhan milletvekili olarak Ankara’ya gelmiştir. Ülkede huzuru sağlamak
üzere kurulan İstiklâl Mahkemeleri’nde görev almıştır. Sırasıyla Mübadele ve
İmar-İskân, Adalet, Millî Eğitim Bakanlığı yapmıştır.



ATEŞKES SONRASINDA İŞÇİLERİN VE SUBAYLARIN HAKLARINI SAVUNDU


Mondros Mütârekesi’nin (Ateşkesinin)
sonrasında İtilâf Devletleri’nin işine son verdiği Aydın-Kasaba demiryolu
işçilerinin haklarını korumak üzere İzmir Demiryolları İslâm Memurini Teavün
Cemiyeti’nin kurulmasına öncülük etmiş ve hukuk müşavirliğini üstlenmiştir.
İzmir’de, 1. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle işsiz kalan yedek subaylar
tarafından İttihat Zabitleri Teavün Cemiyeti kurulmasına yardımcı olmuştur.[1]


KUVAYİ MİLLİYE SAFLARINDA


İzmir’in işgali üzerine Balıkesir’de Kuvâ-yı
Milliye’ye katılarak Soma ve Bergama taraflarında çete savaşlarında
bulunmuştur. Anzavur’a karşı girişilen harekâtta görev almıştır.[2]
Balıkesir’de İzmir’e Doğru gazetesini çıkarmıştır. 25 Ocak 1920’de Balıkesir
Barosu’nu kurmuş ve ikinci başkanlık görevini üstlenmiştir. TBMM’nin
açılmasından sonra Ankara’ya gitmiştir.


Mustafa Necati, TBMM’nin verdiği görev
dahilinde Kastamonu’da İstiklâl Mahkemesi başkanlığının yanında, bölgedeki
Kuvâyı Milliye hareketini de düzenlemiştir. Kastamonu’daki genç ve idealist
kadroyu Açıksöz gazetesinin etrafında toplamıştır. Kastamonu’da Müdafaa-yı
Hukuk, Kızılay Derneği, Çocuk Esirgeme Kurumu, Gençler Kulübü, Muallimler
Cemiyeti ve İlim Derneği’nin çalışmalarına destek olmuştur.


MÜBADELE İSKAN-İMAR BAKANLIĞI


30 Ocak 1923 tarihinde Lozan’da, Türk ve Rum
Nüfus Mübadelesi’ne İlişkin Sözleşme ve Protokol imzalanmıştır. 1. Dünya ve
Kurtuluş Savaşı yıllarında, Ermeni baskısı sebebiyle göç eden kişilerle,
Ege’den iç kesimlere doğru kaçmak zorunda kalan ve bu yüzden evini, barkını
terk eden insanların iskân işiyle uğraşmak üzere Mübadele İmar-İskân Bakanlığı
kurulmuştur. 20 Ekim 1923 günü Meclis’te yapılan oylamada ise Mustafa Necati bu
bakanlığa getirilmiştir. 8.11.1923 tarihinde de Mübadele ve İmar-İskân Kanunu
kabul edilmiş ve ülke 10 iskân bölgesine ayrılmıştır. Mustafa Necati, Meclis’te
yaptığı bir konuşmada kendi bakanlığı zamanında gelen göçmen sayısını 155.585
kişi olarak açıklamıştır.[3]


ADALET BAKANLIĞI


6 Mart 1924 günü Adalet Bakanlığı görevine
başlamıştır. O, öncelikle bir komisyon kurmuş ve yapılacak işleri planlamıştır.
Türkiye’de Sulh, Asliye, Cinayet ve Temyiz Mahkemeleri kurulmuştur. Mahkemeleri
ilçelere kadar yayılmıştır. Hâkimlerin sicilleri yeniden düzenlenmiştir.
Liyakatsiz ve sicili bozuk olan hâkimler 1 Mayıs 1924’de tasfiye edilmiştir.
Mustafa Necati, 26 Nisan 1924’de Muhamat Kanunu ile meslek ahlâkına uymayan;
meslekte yetersiz, bin dolayında avukatın işine son vermiştir.


Zabıt kâtibi, icra memuru ve müstantik (sorgu
yargıcı) yetiştirmek üzere 20 Eylül 1924 günü Ankara’da Adliye Meslek Mektebi
açılmıştır. Ayrıca Ticaret Kanunu, Ceza Kanunu, Mecelle Tadilâtı, Müfarekât
Münakehat Kanunu ve Hükkâm Kanunu’nun hazırlıkları yapılmıştır.


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI


Mustafa Necati bakanlığı döneminde millî
eğitimin laik ve çağdaş yolda ilerleterek öğretmenleri geliştirmek için kurslar
açmış, yurt dışından uzmanlar getirtmiştir. Öğretmenlerin meslekî bilgilerini
artırmaları için Terbiye dergisi çıkartmıştır. Karma eğitim ve harf devrimi
gibi onun zamanında hayata geçmiştir.


Dünyadaki eğitimi izlemek ve eğitimi
geliştirmek için “Gazi Orta Öğretmen Okulu” ve “Eğitim Enstitüsünü”
kurdurmuştur.


Mustafa Necati bakan olmadan önce İzmir’de
öğretmenlik, Özel Şark Lisesi’nde müdürlük yapmıştır. 21 Aralık 1925 tarihinde
Millî Eğitim Bakanlığı görevine başlamıştır. Bakanlığa öğretmen örgütü başkanı
iken gelmiştir. Hem bakanlığı hem de başkanlığı bir arada yürütmüştür.


Mustafa Necati, eğitimde başarıya ilkokulu
esas alarak, yaygınlaştırarak ulaşacağı kanaatindeydi. Aksi takdirde üst
öğretim kurumlarına giden öğrenci sayısı azalacak; yetişmiş insan gücüne
erişilemeyecekti. Her yıl 3 bin kişi olmak kaydıyla on yılda 30 bin öğretmen
yetiştirmeyi hedef almıştır. Köy sayısının 40 bin dolayında olduğunu
düşünülürse 10 yılda öğretmensiz köy bırakılmayacaktı.


Mustafa Necati amacını şöyle açıklıyordu:


Reklamdan
sonra devam ediyor


“Memlekette, mektep bulamayan bir çocuk
bırakmayacağım.”


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDA YASAL DÜZENLEMELER


Heyet-i İlmiye’yi toplamış ve yapılması
gereken işleri planlamıştır. İlk olarak, 789 Sayılı Maarif Vekâleti Teşkilât
Kanunu 23 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. 20 Mart 1926 yılında kesinleşen
bu yasaya göre, eğitim politikasını oluşturmak için Eğitim Bakanlığı bünyesinde
biri dil ve diğer bilimsel sorunlarla uğraşacak “Dil Heyeti”, diğeri
ise eğitim-öğretim işleriyle uğraşacak olan “Talim Terbiye Dairesi”
olarak iki bilimsel kurul oluşturulmuştur. Dil Komisyonu, Türkçenin bilimsel
incelemesini yapacak, dil bilgisi oluşturacaktı. Türkçe sözler derlenmiş ve
İmlâ Sözlüğünü düzenlemiştir. 1929’da Arapça, Farsça dersleri eğitim
programından çıkarılmıştır.


Ayrıca Maarif Eminlikleri de kurulmuştur.[4]
İlköğretimin yaygınlaştırılması işi valilere bırakılmıştı. Bakanlık bu nedenle,
bir veya daha çok valilikleri birleştirerek bir eğitim bölgesi yapmaya ve o
bölgenin bütün eğitim-öğretim işlerini Bakanlığa bağlı bir “Maarif
Emini”nin yönetimine vermeyi kararlaştırmıştır. Bu, eğitimi
merkezileştirme yönünde bir girişimdi.[5] İlköğretimin yaygınlaştırılması için
819 Sayılı Muallim Mekteplerine Muavenet Kanunu çıkarılarak il özel idarelerine
ait paraların % 10’luk bir dilimi, bakanlık bütçesine aktarılmıştır.


Ders kitaplarının ucuz bir şekilde basımını
sağlamaya çalışmıştır. İlkokul öğretmenlerinin sayıca yeterli olmayışları
dolayısıyla 842 Sayılı İlk Mektep Muallim Muavinleri Hakkında Kanun çıkarılmış
ve orta dereceli okullar ile yüksek okullardan ayrılanların bazı derslerin
sınavlarını vermeleri şartıyla öğretmenlik mesleğine katılmaları sağlanmıştır.


Mustafa Necati, eğitimle, yaşamın birbirini
desteklemesi, eğitimin toplumsal ihtiyaçlara uygun, üretici, yararlı olmasını
savunmuştur. Bu hususta şunları belirtir:


“Biz, çocukları doğa ile eşya ile gerçeklerle
karşılaştıran, neşe ve özgürlük havası içinde çalışmaya, gözlem ve muhakemeye,
yaratıcılığa götüren bir okul istiyoruz. Biz istiyoruz ki, okul; çocukların
birbirine yardım ederek, birbirlerini tamamlayarak çalıştıkları bir laboratuar
olsun… Bizim kurmak istediğimiz okulda dinleyiciler yoktur. Düğün ve oyun
içinde çalışan, eserler ortaya koyan, küçük adamlar vardır.”[6]


Öğretim Birliği Yasası’na karşı hareket eden
yabancı özel okulları kapatmış, öğretmen okulunda Türkçe edebiyat bölümü
açmıştır.


3 Şubat 1927’de Avrupa’daki incelemeleri
sonrası 12 Mayıs’ta TBMM’de işe yarar, uygulamalı bilginin verilmesi yönünde şu
cümleyi sarfetmiştir:


“Yirminci yüzyıl yaşamı o durumu almıştır ki,
her demokratik ulus genel eğitim ile birlikte, her sınıf halkı mesleğe
hazırlayacak önlemleri almayı ödev bilmiştir.”[7]


Atatürk de benzer şekilde 1923’te şunu
söylemişti:


“Türkiye millî eğitiminin amacı bilgiyi insan
için gereksiz bir süs, bir baskı aracı ya da uygarlık zevkinden çok, hayatta
başarıya ulaşmayı sağlayan işe yarar kullanılabilir bir araç durumuna
getirmektir.”[8]


Mustafa Necati, bu amaçla Bakanlıkta Sanayi-i
Nefise şubesi kurulmuştur. Mesleki eğitimi geliştirmek amacıyla il idareleri
ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı meslek okullarını 1927’de 1052 Sayılı
Meslek Mektepleri Kanunu ile Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlamıştır. Ankara,
Aydın, Bursa, Diyarbakır, Edirne, İstanbul, Kastamonu ve Konya’da sanat
okulları açılmıştır.


Mustafa Necati, Talim–Terbiye kurumunu,
Bakanlığın beyni olarak görmüş ve siyasetten etkilenmemesi için özerk bir
yapıya kavuşturmaya çalışmıştır.[9]


Mustafa Necati, Bakanlığın teftiş sistemini de
düzenleyerek müfettişler merkez ve mıntıka müfettişleri olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.


ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM ALANINDAKİ ÇABALARI


İlkokullar şehir ve köy olmak üzere ikiye
ayrılmış; şehir okulları 5 yıl, köyler ise 3 yıllık düzenlenmiştir. İlk ve orta
öğretimin parasız gerçekleşmesini sağlamıştır. Dağınık yerlerdeki köylerin
çocuklarını merkezî yerlerde toplamak üzere yatılı köy okulları açılmıştır.
Kimsesiz çocuklar için yatılı şehir okullarında meslek sahibi olmaları
düşünülmüştür.


Reklamdan
sonra devam ediyor


Hem okuma yazma öğretmek ve hem de onlara
temel vatandaşlık eğitimi kazandırmak amacıyla halk dersaneleri açılmış ve
buralarda 50 bin kişi eğitilmiştir. 1928 yılında yeni harflerin kabulüyle
Millet Mektepleri açılarak buralarda 42 bin dolayında kurs düzenlenerek bir
milyon dolayında vatandaş kurstan yararlandırılmıştır.


Liselerde karma eğitime geçileceğinin
söylenmesi üzerine tepkilerin arttığı, İstanbul öğretmenlerinin, dindar ve
vatansever öğretmen yetiştirilmediği gerekçesiyle protestolarda bulunduğu,
öğretmen okulu öğrencileri boykot yaptığı dönemde karma eğitime geçilmiştir.
Talim ve Terbiye Dairesince, yalnızca ortaokulda karma eğitimin denenmesi
önerilmiş, Mustafa Necati ise sorumluluğu üstlenerek, 1927-1928 eğitim-öğretim
yılında varolan 70 ortaokulda karma eğitime geçilmesine karar vermiştir.
1928-1929 eğitim-öğretim yılında tüm liselerde karma eğitime geçilmiştir.


ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ DÜZENLEMELER


Mustafa Necati’nin bugün öğretmenlerce
hatırlanmasının nedenleri öğretmene ve öğretmenliğe kazandırdığı saygınlık,
içtenlik, öğretmenlik mesleğinin niteliğini artırmasıdır.[10] Öğretmenlerle
mektup, telgraf gibi yollarla doğrudan iletişim kurarak öğretmenler
sahiplenmiştir.


Maarif müdürleri, müfettişler, valiler,
politikacılar öğretmene karşı haksız, keyfi girişimlerde bulunmaya cesaret
edemezdi.[11] Mustafa Necati öğretmene güven vermiştir.


Mustafa Necati öğretmenlerin karar süreçlerine
katılmalarına gösterdiği önemi şöyle açıklar:


“Genel eğitim sorunlarında danışmasız hiçbir
karar vermemek ve her zaman en genç öğretmenden en büyük üstatlara dek bütün
meslektaşlarımızın görüşlerini toplamak temel ilkelerimizdendir ve bu ilkeler
içinde yürütmekteyiz.”[12]


‘OKUTTUĞUNDAN DAHA ÇOK OKUMAYAN BİR ÖĞRETMEN ÇABUK YIPRANIR’


Mustafa Necati, öğretmenlerin öğretmenlerin
büyük bölümünün meslekî yayınları okuyamaması üzerine öğretmenlerin kendilerini
geliştirmeleri için yayınlar hazırlatmış ve öğretmenlere ulaştırmıştır.
Öğretmenlere şu öneride bulunur:


“Okuttuğundan daha çok okumayan bir öğretmen
çabuk yıpranır, ihtiyarlar ve bezginlik getirir. Dikkat ediniz, araştırma,
irdelemeye düşkün ak saçlı bir öğretmen hep dinç ve gençtir.”


Öğretim araç ve gereçlerinden oluşturulan
“Okul Müzesi” içinde Gezici Öğretmen Kitaplığı kurmuştur.
Öğretmenlerin istedikleri kitaplar kargo ile yollanmıştır.[13]


Öğretmenlerin sicillerini doğru tutmak üzere
Sicil Dairesi hizmete sokulmuştur. Öğretmenlerin sağlıkları konusunda da
İstanbul’da Validebağ Provantoyumu açılmıştır.


İlkokullar, köy ve şehir olarak iki gruba
ayrılmış; köylerde 3, şehirlerde 5 yıllık eğitim esas alınmıştır. Şehirlerdeki
öğretmenlerin 5, köy öğretmenlerinin ise 3 yıllık bir eğitimle yetiştirilmeleri
plânlanmıştır. Ortaokulların Türkçe öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 1926
yılında Konya’da bir okul açılmıştır.


Laik eğitim anlayışı çerçevesinde, öğretmen
olarak çalışan başta imam olmak üzere meslek dışından gelenlerin görevlerine
son verilmiştir.[14]


ATATÜRK’Ü AĞLATAN GENÇ BAKAN


Cumhuriyet devriminin azimli, üretken bakanını
ne yazık ki 1 Ocak 1929’da kaybettik. Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün Mustafa
Necati’nin ölümüne çok üzüldüğünü şöyle anlatır:


“O kadar sevinen Necati, Latin harfi ile imza
atmayı henüz meşk ediyordu. Maarif Vekili, Millet Mektebi’nin ilk talebesi
olacaktı. Heyecan içinde kalktı. Pek sevdiği zeybeğini oynadı. Körbarsak
ameliyatı olması için hekimlerin nasihatlerini dinlemeyen zavallı genç, bu
sıçrayışlarla bir zehir kesesini delerek içine akıttığını bilmiyordu. Ertesi
gün ateşler içinde yattı, Millet Mektebini sayıklayarak öldü. Atatürk’ün ilk
defa hıçkırıklarla ağladığını bu ölüm akşamı görmüştüm. ‘Ne evlattı O’ diye
hayıflanıyordu.”[15]


Reklamdan
sonra devam ediyor


Başbakan İsmet İnönü de Necati Beyin mezarı
başında şunları söylüyordu:


“İnkılâpçıların ölürken kalanlardan ve yeni
yetenlerden bir tek dileği vardır: cansız bileklerinde sallanan vazife
bayrağının kavranıp daha yüksekte dalgalandırılmasıdır. Necati, aziz Necati;
dileğin yerine getirilecektir.”[16]


Mustafa Necati’nin bileklerinde sallanan
bayrağı, baskılara rağmen bugün de devrimci öğretmenler dalgalandırmaktadır.


[1] Zeki Arıkan, “Mustafa Necati”, Çağdaş
Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, Sayı: 2, 1992, s. 59.


[2] Kâzım Özalp, Millî Mücâdele 1919-1922,
Ankara 1985, C. I., s. 98.


[3] TBMM Zabıt Ceridesi, D.IL, C.VII, Ankara,
1970, s. 1046.


[4] Mustafa Ergün, Atatürk Devri Türk Eğitimi,
AÜ DTCF Yayınları, Ankara, 1982, s.41.


[5] Age, s.43.


[6] Kemal Kocabaş, “Açış Konuşması”, Mustafa
Necati ve Cumhuriyet Eğitimi Devrimi, İzmir, 2009, s.12.


[7] M. Rauf İnan, “Mustafa Necati”,
Cumhuriyet Dönemi Eğitimcileri, 1987, s.361.


[8] Agm,s.363.


[9] Hâkimiyet-i Milliye, 9.2.1926.


[10] M.Rauf İnan, Mustafa Necati, Türkiye İş
Bankası Yayınları, Ankara, 1980, s.10-13.


[11] Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi, Anı
Yayıncılık, İstanbul, 1999.


[12] İnan, Mustafa Necati, s.169.


[13] Akyüz, age, s.357.


[14]Mahmut Adem, “Mustafa Necati’nin
Eğitimdeki Devrimciliği”, Mustafa Necati ve Cumhuriyet Eğitimi Devrimi, İzmir,
2009, s.48-49.


[15] Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Pozitif
yayınları, İstanbul, 2012,s.513.


[16] Hayat Cilt V Ankara, 10 Kânunsani, 1929,
Sayı 111


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış