ARAPLAR VE ARAP DÜNYASI


Emrah Kekilli : Politik Açıdan BAE





BAE’nin liman
işletmeciliği, küresel sermayenin rızası olmadan gerçekleşmesi mümkün olmayan
bir durum olduğundan, küresel sermaye ve BAE arasındaki derin ilişkinin en
önemli parametrelerinden biridir. Bu münasebetle ticari ve finansal ağ BAE’nin
bölgede oynadığı dış politika rolünün nasıl bir ekonomik kontekste oturduğunu
izah etmektedir.


Küresel ekonomik sistemle organik bir ilişki içinde
olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Arap ve İslam dünyasında, küresel
aktörler lehine bir dış politika takip etmektedir. ABD-İsrail ekseniyle örtüşen
bir dış politika izleyen BAE, ekonomik sistemde küresel sermaye odaklarıyla iç
içe geçen bir yatırım ağını yönetmektedir.


IMF verilerine göre; BAE, 455.59 milyar dolar Gayri
Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)’ya ve yüzde 3.7 GSYİH büyüme oranına sahiptir.
Kişi başı milli gelir, 42.38 bin dolar olarak kaydedilmektedir. BAE’nin bu
oranlarda diğer bölge ülkelerinden ayrışmasında yatırım fonlarının belirleyici
rolü bulunmaktadır. Bu fonlar, BAE’nin yönetici elitleri ve küresel sermaye
odaklarıyla oluşturdukları çıkar gruplarının odağını oluşturmaktadır.


Yeni Sektör Arayışı


BAE’nin GSYİH’sinde petrol ve doğalgazın oranı
yaklaşık olarak yüzde 35, turizm, emlak, finans ve sağlık gibi sektörler de
yüzde 63’lük bir hacimdedir. Gıda sektörünün oranı ise ancak yüzde 2 hacmindedir.
BAE, tarımda kendine yetebilecek değerleri yakalamayı, petrol ve doğalgazın
GSYİH’deki oranını azaltıp, buralardan şimdiye kadar gelen maddi kaynakları
yeni sektörler oluşturarak sürdürülebilirliğin sağlanmasını amaçlamaktadır.


BAE’nin son 15 yıldaki ekonomik süreçleri takip
edildiğinde liman ve serbest ticaret bölgeleri, banka yatırımları, inşaat ve
emlak alanında mükemmel bir ilerleme kaydettiği, petrol ve doğalgaza olan
bağımlılığın azaldığı görülmektedir. Bunların yanı sıra turizm ve altın ticareti
de son yıllarda BAE’nin en güncel ve etkili yatırım ve girişimlerini
oluşturmaktadır.


BAE’nin üçü dünya genelinde ciddi etkiye sahip olan
yedi büyük fonu bulunmaktadır. Kişi başına varlık fonundan 656 bin dolar
düşmektedir, bu orana göre Norveç ve Çin’den sonra üçüncü sırada gelir. Abu
Dabi yönetici ailesi Nahyan ve Dubai yönetici ailesi Maktum olmak üzere
emirliklerin yönetici ailelerinin ön plana çıktığı BAE, fonlarının dünya
genelindeki sıralaması aşağıdaki gibidir:


Petrole dayanarak büyüdüğü görülen BAE yatırım
fonları, devlet kontrolünde özel firmalar veya organizasyonlar eşliğinde
yatırımlarda bulunmaktadır. Dış pazarda daha genel piyasa yatırım araçlarına
göre daha garantici ve nakit para akışına dayanan alanları kendine faaliyet
alanı olarak belirlemiştir. Bu eksende uluslararası banka satın almaları, liman
işletmeleri, serbest ticaret bölgelerinin işletimi, borsalar, inşaat
sektöründeki yüksek başarıları başlıca faaliyet çeşitleri olarak sıralanabilir.
İfade edilen alanlar küresel ekonomi politikte mal ve para akışının ana
araçları olduğu için küresel sermayeyle uyumlu olmayı gerektirmektedir. Bu
münasebetle BAE’nin bölgede takip ettiği dış politikanın küresel aktörlerle
büyük oranda örtüşmesi daha anlaşılır hale gelmektedir.


Dev Yatırım Fonları


Aldar, Emaar Development, Nakheel, Dubai World,
National Holding ve bunların yanında daha belirli bir alanda hizmet gören dünya
devleri olan Emirates ve Etihad şirketleri BAE’nin uluslararası pazarda öne
çıkan yatırımcı şirketleridir. Emirates ve Etihad Airways olarak dünya
pazarında lüks, güven ve kaliteyi rahatlıkla sunabilen, yüksek bütçeli firmalar
olarak göz önüne çıkmaktadır.


Arap dünyasında karşı devrimleri destekleyen,
Türkiye’nin terör listesine koyduğu Muhammed Dahlan’ı finanse eden ve Arap
dünyasının en karanlık siyasi faaliyetlerinin odağında bulunduğu kaydedilen
Muhammed bin Zayid’in de mensup olduğu Nahyan ailesinin en önemli ekonomik
değeri Abu Dabi Yatırım Kurumu’dur. Kurum, 875 milyar dolar değeriyle dünyanın
üçüncü büyük yatırım fonudur.


BAE’nin yatırım ve ekonomik gelişiminde liman
işletmeleri ve hinterlandındaki ticaret çok büyük bir öneme sahiptir. Körfez
bölgesindeki liderliği ve yönlen dirici politikalarının temelinde, diğer bölge
ülkelerinden farklı olarak, petrol ağırlıklı uluslararası finansal strateji
belirlemek yerine, liman ve serbest ticaret bölgeleri kiralayıp dizayn ederek
geliştirmek bulunmaktadır.


Liman İşletmeciliği


BAE’nin ekonomik gücünün bir diğer kaynağı olan liman
işletmeciliğinin kaynağı aslında Jebel Ali Limanı’na gitmektedir. Bu liman Abu
Dabi’deki Port Rashid Limanı’nı desteklemek amacıyla yapılmış bir yapay
limandır (1979). Port Rashid Limanı 1972’de hizmete açılmıştır. Jebel Ali
Limanı’nın yıllık konteyner hacmi 2013’te 13.6 milyon TEU (34 metreküplük hacme
sahip ölçü birimi) olarak açıklandı. En büyük insan yapımı liman niteliğindeki
Jebel Ali, yıllık toplam taşıma kapasitesi 22.1 milyon TEU ile dünyanın en büyük
9. konteyner limanı. DP World bölge portföyünde, Dubai şehrinde Jebel Ali
Limanı, Mina Rashid Cruise Terminali ve Kıyı Rıhtımı ve Al Hamriya limanları
yer almaktadır. Jebel Ali Limanı ve Serbest Ticari Bölge Dubai GDP’sine 37.29
milyar dolar katkıda bulmaktadır.


BAE’deki serbest ticaret bölgesinin bölge ve hatta
dünyadaki para akışının ana duraklarından biri olduğu, BAE’yi küresel mal ve
para akışının merkezi ülkelerinden birine dönüştürdüğü bilinmektedir.


DP World şirketi BAE liman işletmeciliğinin esasını
oluşturan bir organizasyondur. Dünya genelinde 78 terminal işletmektedir. Al
Hamriya, Port Rashid, Jabal Ali, Port Fujairah ve Suudi Arabistan’daki Cidde
limanları ve serbest ticaret bölgeleri başlıca önemli çalışma alanları olarak
nitelendirilebilir. Bunun yanı sıra BAE Kızıldeniz’i sınırlandıran yedi ülkenin
dördünün limanlarını işletmektedir. 2000’den itibaren 20 yıllık imtiyazla
Cibuti Limanı işletimi hakkını şirket bünyesinde bulundurmaktadır. Mısır’ın Ain
Sokhna Limanı, Suudi Arabistan’ın Cidde İslam Limanı Güney Konteyner Terminali,
Yemen’in Aden Limanı, Mukalla, Ash-Shihr limanları ve Bab el-Mendab
Boğazı’ndaki adalar körfez bölgesindeki DP World işletim ve ticaret alanlarını
oluşturmaktadır.


BAE’nin liman işletmeciliği küresel sermeyenin rızası
olmadan gerçekleşmesi mümkün olmayan bir durum olduğundan, küresel sermaye ve
BAE arasındaki derin ilişkinin en önemli parametrelerinden biridir. Bu
münasebetle yukarıda ifade edilen ticari ve finansal ağ BAE’nin bölgede
oynadığı dış politika rolünün nasıl bir ekonomik kontekste oturduğunu izah
etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir