Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Gece Gökyüzü Neden Karanlık
Olur ? Olbers Paradoksu




Geceleri
gökyüzü karanlık olur. Bu, her ne kadar bize çok doğal bir şeymiş gibi gelse de
gökyüzünün Güneş gibi parlak değil de karanlık oluşu aslında Evren’e ilişkin
çok şey anlatır.

Bir çok kişi için gecenin karanlık olması
doğal bir durumdur, sonuçta ortada ışık kaynağımız olan Güneş yoktur. Ancak
şunu unutmayalım evrende geceleyin bütün gökyüzünü güneşin parlaklığı kadar
aydınlatmaya yetecek ışıldayan madde mevcuttur. Evrendeki tüm yıldızlardan ve
galaksilerden yayılan fotonları toplarsak bütün evreni aydınlatmaya rahatlıkla
yetecektir.


Ancak gökyüzüne baktığımızda bu durumun
hiç de gerçekçi olmadığını görürüz. Peki, o zaman gece neden karanlıktır?


Bu soru hakkında kafa yoran bir çok kişi
olmuştur tarih boyunca. 15. yüzyılda Thomas Diggs, 16. yüzyılda Johannes
Kepler, 18. yüzyılda Edmond Halley bunlardan sadece bir kaçı.


Şaşırtıcıdır ki mantıklı bir yaklaşım
Edgar Allan Poe’dan gelmiştir. Edgar Allan Poe, 1848’de yazdığı Eureka adlı
süslü nesirde şu gözlemlerine yer veriyordu:


Yıldız silsileleri sonsuz olsaydı,
arkaplanda kalan gökyüzü bize tıpkı Galaksinin sergilediği gibi tekdüze bir
parlaklık olarak görünürdü. Böyle parlak bir arkaplanda hiçbir nokta
olamayacağı için yıldızlar da görünemeyecekti. Dolayısıyla bu şartlar altında
teleskoplarımızın gökyüzünde her yönde bulduğu boşlukları açıklamanın tek yolu
şöyle düşünmektir: Karanlık görünen bu arkaplanın bize olan uzaklığı o kadar
muazzamdır ki ondan bize henüz hiçbir ışın ulaşamamıştır.


Sorunun bir paradoks olarak popülarize
edilmesi 1823’te Alman amatör gökbilimci Heinrich
Olbers
tarafından formüle edilmesi ile gerçekleşti ve doğal
olarak kendisinin soyadı da bu paradoksa verildi. Para­doksun çözümleri ise
bizi derin sonuçlara götürdü…


Modern kozmoloji ve Büyük Patlama için
gereken zemini Olbers
paradoksu
hazırladı.







Basitçe bu paradoks der ki, eğer evren sonsuz ve durağan ise dünya üzerindeki
herhangi bir noktadan herhangi bir açı ile gökyüzüne bakıldığında bir yıldız
görmemiz gerekir. Ve bu yüzden gece gökyüzü gündüz kadar aydınlık olmalıdır.


Eğer Evren sonsuz büyüklükte olsaydı,
olması gereken tam da buydu.

Ancak gerçekte durum elbette böyle değildir.


19 yüzyılda uzay zamanın doğası ve evrenin
yapısı tam olarak bilinmiyordu. Astronomlar evrende bizden başka galaksiler
bulunduğundan ve elbette ki bunları birbirinden uzaklaştıklarından da haberdar
değillerdi.


O dönemin evreni sonsuz ve durağından ve
elbette böyle bir evrende Olbers Paradoksu önemli bir soruydu.


Ancak bugün evrenin sonsuz büyüklükte ve
durağan olmadığını biliyoruz. Evrenin bir başlangıcı vardır ve büyük patlama
ile doğmuştur. Hubble’ın öncülüğündeki Büyük Patlama Teorisi, bizlere basitçe
evrenin 20. yüzyıla değin düşünüldüğü gibi ezeli ve statik olmadığını
söylemektedir.


Ayrıca ışık belli bir hızla yol aldığından
uzaktaki yıldızların ışığının bize ulaşması yakındakilere göre daha uzun sürer.
Işık bize Güneş’ten 8 dakikada, en yakın yıldız olan Alfa Centauri’den 4 yılda
ulaşır. Galaksimizin öteki ucundaki yıldızların ışığı yüz bin yıldan önce
ulaşmaz. Yakınımızdaki Andromeda galaksisinin ışıklarının bize ulaşması 2
milyon yıl sürer.


Dolayısıyla gözlerimizle Evren’i tararken
aslında zamanda gerilere doğru baka­rız. Uzak yıldızların yakın olanlara göre
daha genç hallerini görürüz.


Güneş benzeri yıldızlar yaklaşık 10 milyar
yıl yaşar (daha büyük olanlar daha az ve daha küçük olanlar da daha çok yaşar).
Dolayısıyla yıldızların belli bir ömrü oluşu da paradoksu açıklamaya yardımcı
olabilir. Bir yıldızı görebilme­miz için, en azından ışığının bize ulaşmasına
yetecek süre kadar önce doğmuş olması gerekir. Yıldızlar ezelden beri var olmamıştır.


Gecenin karanlığı sonsuzluğa karşı önemli
bir argümandır. Ancak her cevap beraberinde bir başka soruyu da doğurabilir…


Büyük patlama ile birlikte evrenin ilk
evrelerinde her yer fotonlar ile dolu idi. Ve o dönemlerde kainat gündüz gibi
aydınlıktı. Peki, şimdi bu fotonlar nereye gitti?







Evrenin genişlemesi nedeniyle bu sıcak fotonların dalga boyları yaklaşık 1100
kat daha uzun hale geldi ve bu dalgaboyunu insan gözünün algılayabilmesi mümkün
değil.


Evrenin yüksek enerjili, parlak arka planı
günümüzde özel detektörler ile taranmakta. Bu sayede Büyük Patlama anında
ortaya çıkan ancak sonradan kırmızıya kaymış ışınımla birlikte bilinen evrenin
tüm bir haritasını biliyoruz artık.


Ancak aslında Olbers ve diğerleri çok da
haksız değillerdi, gece aslında karanlık değil ışıl ışıldı. Ancak fark
edemedikleri tek şey bu ışımayı sadece bizlerin göremediğiydi.


Referans:
Joanne Baker, Gerçekten
Bilmeniz Gereken 50 Fizik Fikri


Matematiksel


Paylaşmak Güzeldir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış