Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Mustafa SOLAK : TUNCELİ VEYA DERSİM DEMEK FARK EDER Mİ
????




M. Fatih Maçoğlu başkanlığındaki Tunceli
Belediyesi meclis toplantısından ‘Tunceli’ yazan belediye tabelasının ‘Dersim’
olarak değiştirilmesi kararı çıktı. “Dersim-Tunceli tartışmasında bireyler
nostalji olarak eski ismi isteyebilir. Binlerce köyün ismi değişti. Sivaslı
olarak benim köyümün de ismi değişti. Türkülerde önceki ismi geçtiğinden,
askerlik çağına kadar köyden ayrılmayan babamız, akrabamız etkisiyle bana da
eski ismi yerleşti.




Neden Dersim, Tunceli yapıldı?




Eski ismin hafızalardaki yerleşikliğinden dolayı
kullanılması isteğine “safiyane bir fikir” der, geçeriz ama Dersim-Tunceli
tartışmasının bunu aşan boyutu var. Birkaç yönden bakmak gerekir:




1) Merkezi otoriteyi pekiştirmek




2) Köylüyü ağa, seyit, şeyhlerden
özgürleştirmek ve milli birliği sağlamak




3) Eğitimi, imarı götürerek
çağdaşlaşmak.




Tunceli ismini Atatürk verdi ve feodal döneme
değil Türkiye Cumhuriyet’e ait bir adlandırma. 25 Aralık 1935’te 2884 sayılı
“Tunceli Vilayeti’nin İdaresi Hakkında Yasa” kabul edilmiştir.[1]




Cumhuriyet’i kuran kadroların ise etnik, dinsel,
mezhepsel ayrılıkları, halkın üzerindeki ağa, şeyh, seyit denetimini önleyip
milletleşme, çağdaşlaşma, cumhuriyeti pekiştirme diye sorumluluğu vardı.
Osmanlı’nın çöküşüne bu ayrılıklar ve feodal zihniyet neden olmuştu. Diğer
yandan dinsel, mezhepsel, etnik farklılıkları millet olmanın önüne koyanlar
içinse Tunceli ismi Dersim Harekâtı’nı, ağa-şeyh-seyitlerin baskısının
kırılmasını çağrıştırdığı için karşı çıkılıyor.




Kim ileri kim geri?




Dolayısıyla bireyler açısından nostaljik olan
husus dernek, sendika, parti vb kurumlar açısından böyle değildir. Meselenin
özü siyasaldır. Dersim ortaçağın, ağalığın, cumhuriyetin merkezi otoritesinin
önemsememenin adıdır. Tarihe nostaljik değil ilerilik-gericilik noktasından
yaklaşılmalı. Dersim diyen siyasiler cumhuriyet, Atatürk karşıtlıklarından,
özerk Kürt devletinin oluşması için diyor. Bu gericiliktir. Ağanın elinden
köylüyü kurtarmak, ona okul, yol getirmek özgürlüktür, çağdaşlıktır. Tunceli
adı bu nedenle ilericidir.




Meselelerin bilimsel ve sınıfsal açıdan ele
alınmaması en sonunda bizi kimlik, dinsel, etnik bakış açısına sürükler. Dersim
Harekâtı’nda aşırılıklar, yanlışlıklar oldu. Fakat durumun özü, Cumhuriyet
devriminin milli, laik, çağdaş, özgür devlet ve toplum anlayışıyla ağalık,
şeyhlik, seyitlikten oluşan Ortaçağ feodalizmi arasındaki mücadeledir. Mesele
Cumhuriyet ortaçağ ile karşı karşıya gelmiştir. Toplumu aşiretin, ağanın,
seyitin kölesi olmaktan üreten, özgür bireyler haline dönüştürme savaşımı
verilmiştir. Dolayısıyla meseleyi sınıfsal olarak görmeliyiz. Yüzlerce köye
sahip ağaların gücünü kırmak köylüyü özgürleştirmektir. Bu ilericiliktir.




Cumhuriyet yönetimi kendi içine kapanık, ağalara
bağlı üretim anlayışı kırarak milli ekonomiyle bütünleştirmek istiyordu.
İsyanlar ağaların, ülkenin iç pazarının dışında kalmak ve köylü üzerinde
egemenliklerini sürdürmek istemesinden kaynaklanıyordu.




Dersim İsyanında halkın özgürleşmesinin,
üretimin önünde engel olan aşiret, ağalık, dinsel otoritenin zayıflatması
yönüyle ilericiliktir. Geri olan ağalar ve seyitlerdir. Menemen ayaklanması
nasıl gericilikse o zamanlar Dersim denen Tunceli’de ağaların, seyitlerin
ayaklanması da gericiliktir.




“Ortaçağ ile asri cumhuriyet uğraşıyor”




Atatürk döneminin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya,
özellikle doğu bölgesinde süregelen feodalitenin egemenliğini “kurunuvusta
(ortaçağdan kalma) bir sistem”[2] olarak niteleyerek Cumhuriyet yönetimi ile
feodal ortaçağ güçlerinin karşı karşıya geldiğini belirtmiştir:




“Doğu illerini batı illerimiz gibi Cumhuriyetin
adil yasalarından müstefit etmek (yararlandırmak)  istiyoruz ve orada şahıs ve zümre tegallübünü
(baskısını) kaldıracağız. Mücadelemiz sistem mücadelesidir. Kurunuvusta
(ortaçağ) ile asri Cumhuriyet uğraşıyor.”[3]




Feodal unsurların halk üzerindeki etkisinin
kırılmasına yönelik uygulamalar olarak ağaların elindeki büyük toprak
birikimlerinin dağıtılmasını öngören yasalar çıkarıldı. Bunlardan biri, 19
Haziran 1927 tarih ve 1097 sayılı “Bazı Şahsın, Doğu Bölgesinden, Batı İllerine
Nakillerine Dair Yasa”dır. TBMM bu durumu yakından takip ederek Haziran
1927’de, Ağrı’da çıkabilecek isyan ihtimaline karşı 1.400 kişinin aileleriyle,
80 kadar asi ailesinin ve bölgedeki ağır ceza mahkûmlarının Batı illerine
nakledilmesini öngördü.




Cumhuriyet’in Köklü Çözümü: Toprak Reformu




Şükrü Kaya, toprakla uğraşanların ancak “kara
ekmek yiyebilecek halde” olduğunu, bazı illerin yarısından fazlasında köylünün
başkalarının elindeki topraklarda çalıştığını, bu durumun giderilmesi
gerektiğini belirtmiştir. Kaya, “eğer köylüyü toprak sahibi yapmayacak olursak,
bu sanayi fabrikalarını kim için, hangi pazarlar için kuruyorsunuz” sorusunu
ortaya atarak “bizim yaşamamız 13 milyondan ibaret olan köylü tabakasını zengin
etmekle ve behemehal kuvvetli yapmakla kabildir”[4] şeklinde yanıtlamıştır.




Emperyalizme karşı kimlikçilik değil milli
birlik




Tunceli ismini 1935’te Atatürk vermişti.
Etrafımızda emperyalizmin gemileri cirit atıyor, 19 Mayıs’ta halkı çöp
toplamaya davet eden Maçoğlu kanuna, cumhuriyete kafa tutuyor. Bugün en yüksek
okuma oranı bu ilimizdeyse bu Dersim Harekâtı’yla köylüyü özgürleştiren
Cumhuriyet sayesindedir. Harekâttaki yanlışlıklar bu gerçeği örtemez.
Emperyalizm etrafımızı sarmış, Maçoğlu milleti birbirine düşürmekle,
emperyalizme pas vermekle meşgul.”




Meseleye basit isim tartışması noktasından
bakanlar “Tunceli Dersim olsun, biz cumhuriyete de Atatürk’e de sahip
çıkıyoruz” gibi cümleyi sahiplenebilirler ama cumhuriyetin hangi amaçla
Dersim’i Tunceli yaptığını belirttikten sonra Dersim söyleminden vazgeçmelerini
öneririm. Bugün emperyalizmin tehditlerine karşı dincilik, mezhepçilik,
etnikçilik, bölgecilik gibi kimlik siyasetini dışlayan milli birliğe
ihtiyacımız var.




İkisi bir arada olamaz. Dersim ortaçağdır,
ağalar, şeyhler, seyitlerdir ve Seyit Rıza’dır. Tunceli Cumhuriyet’tir,
çağdaşlıktır, Atatürk’tür, Kamer Genç’tir.




Not: Tunceli’de ağaların isyanını, Atatürk
dönemindeki uygulamaları, Tunceli’ye dair kanunları, Dersim Harekâtı’nı,
Doğu’yu topraklandırma ve ağalıktan kurtarmaya dair kanunları, vb tüm bunların
merkezinde yer alan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya üzerinden incelemek isteyenler
“Atatürk’ün Bakanı Şükrü Kaya” kitabımı inceleyebilir.
 

[1] Bilal
Şimşir, Kürtçülük II (1924-1999), Bilgi Yayınevi, 2. basım, Ankara, 2009.
s.388-389.




[2] TBMMZC, D.3, c.1, s.85; Mustafa Solak, Şükrü
Kaya (Atatürk’ün Bakanı), Kaynak Yayınları, 3. Basım, İstanbul, 2016, s.223.
 

[3] TBMMZC, D.4, c.9, s.252; Solak, age, s.224.




[4] TBMMZC, D.4, c.23, s.139.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış