ERCAN CANER : Batılı Güçlerin İhaneti
04 Temmuz 2021
Afganlı çevirmenler, Taliban güvenlikleri konusunda teminat vermesine rağmen, NATO ve ABD’nin çekilmesinin ardından kendilerinin ve ailelerinin kafalarının, ISIS, Taliban ve diğer terörist gruplar tarafından kesileceğinden korkmaktadır.
Ercan Caner, Sun savunma Net, 04 Temmuz 2021

Afganlı çevirmenler 30 Nisan 2021 tarihinde Kabil’de yaptıkları bir protesto gösterisi esnasında görülürken. Fotoğraf: Wakil Kohsar/AFP via Getty Images
Sözde 9/11 terör saldırılarının ardından Afganistan’ı işgal eden ABD ve NATO, 20 yıl süren savaş ve işgalin ardından ardına dahi bakmadan Afganistan’dan kaçarken, geride kalan Afganlı çevirmenler ve aileleri korku içinde haklarında verilecek kararı beklemeyi sürdürmektedir.
ABD Başkanı Joe Biden yaptığı açıklamada; çekilmenin ardından Taliban’ın şiddetli misillemesinden kurtarmak maksadıyla Afganlı çevirmenler ve ailelerine yardım çabalarının sürdüğünü ifade etmiştir.
Çekilmeye eşlik edecek olan kurtarma operasyonu ile 100,000 kadar Afganlının ülke dışına çıkarılması planlanmaktadır. ABD vize işlemlerinin tamamlanmasını beklemek üzere gönderilecekleri ülkeler arasında; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Katar ve Kuveyt’in adı geçmektedir. Pentagon’a göre Afganistan’daki 419 yerleşim biriminden 81’i Taliban’ın kontrolü altındadır.
Bu arada birçok Afganlı da İran üzerinden Türkiye’ye geçmek için insan kaçakçılarına büyük paralar ödemektedir. Uluslararası güçlerin ülkeyi terk etmesinin ardından yeni bir iç savaşın patlamasından korkulan ülkede hukuksuzluk ve fakirlik tavan yapmış durumdadır. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne (Transparency International) göre Afganistan dünyanın en fazla yolsuzluğa bulaşmış (2020 Yolsuzluk Algı Endeksine göre 179 ülke arasında 165’inci sırada) ülkelerinden bir tanesidir. Dünya Bankası verilerine göre nüfusun %54’ü fakirlik sınırının altında yaşamaktadır ve günlük gelirleri 1.90 doların altındadır. Yolsuzluk ve rüşvete bulaşmış politikacıların çoğu ise büyük bir lüks içinde Kabil’in Sherpur bölgesinde etrafı yüksek duvarlarla çevrili ve zırhlı araçlar ile ağır silahlarla korunan evlerinde güvenlik (!) içinde yaşamaktadır.

Kabil kenti; zenginlerin güvenlik, lüks ve zenginlik içinde yaşadıkları Sherpur Bölgesi ve Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın; ”Afganistan bizim kardeşimiz. Onların sulhu, sükûnu, huzuru ve güvenliği bakımından yapacağımız ne varsa şimdiye kadar yaptık, yapmaya çalışıyoruz. Havalimanının açık olması, çalıştırılması lazım. Bunun bilincindeyiz. Havalimanı çalışmadığı takdirde büyükelçilikler çekilecek, böylesi bir durumda Afganistan, izole bir devlet haline gelecek, uluslararası ilişkiler bakımından çok ciddi sıkıntılar yaşayacak. Temaslarımız sürüyor, şu anda alınmış bir karar yok. Gelişmelere, görüşmelerin sonuçlarına göre çıkacak sonucu da Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yapılacak toplantıda ele alacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip planımızı gerçekleştireceğiz” ifadelerinde söz edilen Hamid Karzai Uluslararası Havaalanı.

Bütün Batılı güçler Afganistan’a ihanet etmiştir. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da, 2019 yılında yaptığı bir konuşmada; ”Afgan kardeşlerimizin kendi gelecekleri için, yolsuzluk, uyuşturucu, özellikle uyuşturucu üretimi ve ticaretiyle mücadele, kadının statüsünün güçlendirilmesi, eğitim gibi başlıklarda halen alacakları mesafeler olduğu görülüyor” ifadelerini kullanmıştır.
Kendilerinin ve ailelerinin teröristler tarafından kafalarının kesilmesinden korkan çevirmenler, legal ve illegal yollardan Afganistan’dan kaçmak için ellerinden gelen her şeyi yaparken ve ABD ile NATO’nun çekilmesinin ardından yeni bir iç savaşın patlak vermesinden korkulan Afganistan’da, sırf Uluslararası Kabil Havaalanı açık kalsın diye neden Türk askeri kalıyor olsun ki?
Yazar Profili

Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO deneyimlerine sahiptir.