BATI, TÜRKİYE’YE KARŞI SAVAŞA HAZIRLANIYOR

Ünlü Rus haber kanalı Pravda.ru’da
yayınlanan Ylli Përmeti imzalı bir yazı, Türkiye için son zamanlarda hız
kazanan felaket senaryolarına bir yenisini ekliyor ve Avrupa-Atlantik blokundan
uzaklaşan Erdoğan’ın Avrasya blokuna yaklaşmaya devam etmesinin Batılı ülkeler
tarafından Türkiye’ye karşı ekonomik ve askeri bir vekalet savaşını başlatma
sebebi olabileceği uyarısında bulunuyor.

Yazının ilk paragrafında 15 Temmuz kalkışması esnasında
Rusya’nın bu girişimi engellemek konusunda Türkiye’ye karşılıksız yardım
sunduğu anımsatılıyor.
Erdoğan’ın
Batı ile çatışmasının temel kaynağının bilhassa ABD’nin Kürtlere verdiği destek
üzerinden geliştiğini

ve bu sürecin Almanya’nın İncirlik’ten ayrılma kararına ve Ruslar’dan S400 füze sisteminin satın alınmasına
kadar uzandığı belirtilirken, 3 Milyar doları
bulan bu satın alma işlemini engellemek için ABD’nin adeta Türkiye’ye yalvardığı da söyleniyor. Buna rağmen,
Türkiye S400’leri almaktan
vazgeçmediği gibi, anlaşmanın bir parçası olan
“teknoloji transferi” nedeniyle silahların Türkiye’de
üretileceği de belirtilmiş.

Türkiye’nin 65 yıl süren NATO
üyeliği esnasında Rusya ile böyle bir askeri teknoloji anlaşması yapmasının ilk
defa karşılaşıldığı anımsatılırken, bu anlaşmanın NATO sistemi için bir dezavantaj olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu
anlaşmayı engellemek adına, ABD’li
yetkililerin harekete geçtikleri belirtilirken, S400’ler yerine ABD’li
üreticilerden F35A savaş
uçakları alınmasını sağlamaya çalıştıkları bilgisi de paylaşılmış. Ancak Türkiye
bu teklifi gözardı ederek S400’leri
almaktan vazgeçmezken, bu girişimin Erdoğan’ın bir ayağı NATO’dayken diğer ayağını Rusya’ya koyduğuna dikkat çekiliyor.
Erdoğan’ın Almanya ile olan çatışmasının da bu ülkenin silah anlaşmalarını
askıya almasına neden olduğu da yazıda anımsatılmış.

15
Temmuz’dan günümüze kadar olan Erdoğan ve
Batı sürtüşmesinin özetlendiği giriş bölümünden sonra, yazıda gelecek süreçle
ilgili bazı olasılıklardan bahsedilmeye başlanıyor.

KÜRT MESELESİ
YAYILABİLİR

Tüm bu olaylar yaşanırken, 2015’de Erdoğan’ın Suriyeli
milislerle anlaştığı ve onları Arap kentlerini Kürtlerin elinden almak için
Halep’e gönderdiği anımsatılıyor. 25
Eylül 2017’de gerçekleşecek olan
‘bağımsızlık
referandumu’
nun
sonuçlarına göre, Türkiye’deki Kürtlerin de benzer bir referandum
isteyebilecekleri, ancak bu talebi kabul etmeyecek olması nedeniyle Kürt
gerilla savaşının Türkiye’de hız kazanacağı öngörüsü de öne sürülüyor. Böyle
bir durumda Erdoğan’ın Batı’dan daha fazla uzaklaşarak NATO’yu bırakmak ve Avrasya ülkelerine entegre olmak istemesi
durumunda uluslararası elit (G7)
ve özellikle NATO için bu
durumun kabullenilemez olacağı da iddia ediliyor.

Türkiye’yi bu jeopolitik kaymaya
hazırlamak yerine, Erdoğan’ın iki kapıya birden oynamayı tercih ettiğini
söyleyen yazar, Erdoğan’ın üçüncü bir kapı olarak Gürcistan ve Azerbaycan ile
Ermenistan’ın izole ederek tren yolları, gaz boru hatları ve askeri işbirliğini
geliştirmeye çalıştığı da söyleniyor ancak Ermenistan’ın ve Gürcistan ile
Azerbaycan’ın askeri anlamda Rusya ile olan yakın ilişkileri ve Rusya’ya olan
bağımlılıkları da anımsatılmış. Erdoğan’ın pazar oluşturmak için zorladığı
dördüncü bir kapının ise İsrail ve Katar ile bir gaz boru hattı projesi üzerine
olduğu ve Avrupa’ya yapılacak gaz sevkiyatında rol almak istediği de yazarın
iddiaları arasında. Bu projenin Rusya’nın Avrupa’ya sattığı gaz için rakip
olacağı da anımsatılmış, aynı iddia daha önce Wikileaks belgelerinde geçmiş,
Robert F. Kennedy ise, Odatv’de çevirisini yayınladığımız bir makalesinde
Suriye savaşının başlama sebebi olarak bu projeyi işaret etmişti.

VEKALET
SAVAŞI ALEVLENEBİLİR

Permeti, yazısının bu aşamasında
felaket senaryosunun çerçevesini de çizmeye başlıyor ve Türkiye’nin NATO’dan ayrılması durumunda Türkiye
Kürtler arasında uzun süredir devam eden
“vekalet savaşını” alevlendirebileceği öngörüsünde bulunuyor. Permeti, böyle bir
durumun yaşanması durumunda
“uluslararası
elit”
in
Kürtleri destekleyeceği öngörüsünde bulunurken Moskova’nın bu savaş
“tiyatrosunu” izlemekle yetineceği de iddia edilmiş. Kürt halkının ABD ve genel anlamda Batılı ülkeler
tarafından geçmişte kullanıldıkları söylenirken, Kürtlerin süreç içerisinde bu
durumun üstesinden geleceklerine inandıkları da belirtilmiş. Böyle bir sürecin
başlaması durumunda Batı’nın Türkiye’yi daha çabuk dizlerinin üzerine çöktürmek
için ekonomik bir savaş başlatacağı da yazarın iddiaları arasında.

Yazının son paragrafı da oldukça
ilginç… Erdoğan’ın Avrasya birliğindeki çıkarlarını bırakması ve
Avrupa-Atlantik blokuna yakın kalması durumunda yakın zamanda yerine bir
Gülenci’nin geçirilmesiyle iktidardan indirilerek göreve getirilecek yeni
yargıçlar tarafından yargılanacağı da iddia ediliyor. Bu sebeple Erdoğan’ın
Avrasya hedeflerinden vazgeçmek yerine bu yönelimi sürdüreceği, ya da ABD ile Rusya arasında bir konumda
kalmayı tercih edebileceği söylenirken, Kürtlerin kendi gündemlerinin bu tip
bir beklentiyi boşa çıkarabileceği uyarısında bulunulmuş. Kürtlerin etkilerinin Erdoğan ile Batı arasındaki uçurumun
derinliğini arttıracağı, böyle bir durumda ise
“uluslararası elit”in kontrol altında tutmaya devam etmek için Türkiye’ye karşı
ekonomik bir savaş kadar, uzun süreli bir vekalet savaşını da başlatmaktan
çekinmeyeceği uyarısıyla yazı son buluyor.

Çeviri: Şıvan Okçuoğlu
























Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet