BALKANLAR & KAFKASLAR & ORTADOĞU & KÖRFEZ


KAYNAK : http://soyledik.com/tr/analiz/3905/bosnanin-bekarlar-koyu–ibrahim-rustemi.html


Bosna-Hersek’in batısında Hırvatistan sınırındaki
Livno şehrine bağlı Podhum köyü, ilk bakışta son derece normal ve sıradan bir
yerleşim birimi gibi görünse de yaklaşık 350 bekar erkeğiyle dikkati çekiyor.
Podhum köyünü çevresinde ünlü yapan farklı bir özelliği var. Bu köyün
erkekleri, evlenmek için birçok zorlukla mücadele eden hemcinslerinin aksine
evlenmek istemiyor. Nüfusunun çoğunluğunu Boşnak ve Hırvatların oluşturduğu
Podhum’da yaşayan erkekler, “Bizi henüz kandıran olmadı” diyerek, ilerleyen
yaşlarına rağmen evlenmemiş olmaktan dolayı gururlu ve mutlu olduklarını belirtiyor.
“Bekarlar köyü” olarak bilinen Podhum köyünü ziyaret eden AA muhabiri, köydeki
erkeklere neden evlilikten bu kadar uzak kaldıklarını ve bununla neden gurur
duyduklarını sordu. “Baba” lakaplı Miroslav Perkoviç, köyün gerçekten “bekar
erkekleri” ile ün kazandığını söyledi.


Köydeki erkeklerin evlenmemesine büyük ölçüde maddi
imkansızlıkların neden olduğunu belirten Perkoviç, çok önceden köydekilerin
birçoğunun Almanya ve Avusturya’ya çalışmaya gittiğini, burada kalanların
onların gurbette kazandıkları paralarla geçimlerini sürdürdüklerini anlattı.
Perkoviç, “Bugün evlenmeyen erkekler, çalışmak için gurbete gidenlerin
torunları. Bugüne kadar onların kazandıkları paralarla yaşadılar. Bu nedenle ne
bu insanların ne de babalarının kayıtlı bir iş günü dahi bulunmuyor” dedi.
Bekarların toplanma mekanı “Üç Gül” kafe Köydeki bekar erkeklerin çoğu, gün
boyu “Üç Gül” adlı kahvehanede bulunuyor ve günü burada geçiriyor. AA
muhabirinin ziyaret ettiği kahvehanede bekar erkekler, neden evlenmediklerine
dair açıklama yapmaktan kaçınırken, köydeki ilginç geleneği, mekan sahibi Vlado
Perkoviç ve arkadaşı Zdravko Veliç anlattı. Beraberinde birçok felaketi de
getiren Bosna Savaşı’nın ülkeye ve halka büyük zarar verdiğini kaydeden Vlado
Perkoviç, “Çoğu kişi ailesinden birilerini kaybetti. Fabrikalar yıkıldı,
özelleştirilenlerse iflas etti.


Komşu ülke Hırvatistan’da durumlar iyiyken oraya gidip
para kazanabiliyorduk, ancak şimdi orada da durumlar iyi değil” diye konuştu.
İsmini vermek istemeyen bekar erkeklerden biri, evlenmeme nedenini, “Kendi
hayatımı zor idame ettiriyorsam, kadına gerek yok. Yani yoksul insanların
sayısını artırmaya gerek yok” diye açıkladı. Mekan sahibi Vlado Perkoviç ise
“Her çocuk, nafakasını da beraberinde getirir” inancına sahip olduğunu
belirterek, savaş zamanında dahi 5 çocuğu olduğunu, “Tanrı’nın her birine
nafakasını verdiğini” söyledi. Köydeki erkek sayısının kadın sayısına oranla
çok daha fazla olduğuna dikkati çeken Perkoviç, “Yeterince kadın yok, erkekler
de memleketlerinden çıkamadıkları için başka yerlerde kendilerine eş
aramıyorlar” diye konuştu. Kadınların erkeklere oranla daha girişimci olduğunu,
bazılarının ülkenin farklı şehirlerine, bazılarının ise komşu ülke
Hırvatistan’a gidip evlendiklerini belirten Perkoviç, şöyle devam etti: “Tahminlere
göre, 20 yıl sonra köyde 500-600 kişi kalacak. Son nüfus sayımına göre, köyde 2
bin 200 kişi yaşıyor. Bunların en az bini ise yaşlı kişiler.


Genç erkeklerin 350’si bekar. Eskiden 900 öğrencisi
olan ilköğretim okulumuzda bugün 250 öğrenci var. Çünkü çocuk yok. Bu yıl 1.
sınıfa sadece 13 kişi kayıt oldu.” Köyün umudu Belaruslu gelinler Vlado
Perkoviç’in arkadaşı Zdravko Veliç de köydeki genel eğilimin dışında hareket
edenlerden biri… Hırvatistan’ın sahil kasabalarından Kaştela’da Belaruslu bir
kadınla tanışan ve evlenen Veliç, eşinin Belaruslu 11 arkadaşını da Podhum
köyüne getirerek, diğer erkeklerle evlendirdi. Köyün geleceği için çalıştığını
ifade eden Veliç, “Onları da Podhumlu bekar erkeklerle evlendirdik. Köyün yok
olmasını engellemek için ‘evlilik ajansı’ kurmayı planlıyoruz. Kim hangi
ülkeden istiyorsa, oradan onlara eş getireceğiz. Her şey yasal olacak. En
azından evi olan, durumları daha iyi olan köy sakinlerine öncelik vereceğiz”
diye konuştu. “Suçlu anneler” Zdravko Veliç de köyde bu kadar bekar erkek
olmasının en büyük suçlusunun bu kişilerin anneleri olduğunu savundu.
Oğullarının yaşı gençken hiçbir gelin adayını beğenmeyen annelerin, yaşları
ilerledikten sonra ise “Ne olursa olsun, gelin olsun” dediklerini aktaran
Veliç, “Ancak erkeklerin işi yok ve kadınlardan korkuyorlar. Tanıdığım bazı
arkadaşlarım var ki yıllardır bir kızdan hoşlanıyor, ancak onun yanına gidip
konuşmaya çekiniyor. Çünkü gençlik günlerinde buna alışmamışlar” dedi. Veliç,
kuracağı evlilik ajansıyla bekar erkeklere sevdikleriyle iletişim kurmaları
konusunda da yardımcı olacağını sözlerine ekledi.


Kaynak:BOsnakmedya


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir