TÜRKİ CUMHURİYETLER

Prof. Dr. Altan Çetin : KARABAĞ’A TÜRKİSTANLILIK İLE BAKMAK


22
Temmuz 2020


Türkistan yüzyıldır işgaller ile
sarsılıyor. Türkistanlılar bu sürecin acılarıyla Balkanlardan Doğu Türkistan’a
milli, dini ve insani varlığını koruma davasındalar. Bugün de bir kere daha
Ermenistan Türkistan’ın bir parçasına saldırıyor.


Ermeni Meselesi ötesinde Ermenistan’ın
90’larda Azerbaycan’a yönelik saldırıları ile gündemimize giren olaylar bugün
yeni bir aşamasıyla devam ediyor. Son saldırının muhtelif yönleri ve sebepleri
değerlendiriliyor. Şüphe yok ki bunlar güncel meseleler olmanın ötesinde devam
eden bir sürecin son halkasıdır. Arkasında muhtelif, zinde güçler olan
Ermenistan, Batı’dan Yunanistan’ın bize omuz atması gibi diğer yandan yeniden
paçamızı çekiştirmeye başladı. Mesele bu minvalde gelişirken Cem Karaca’nın
Karabağ şarkısı akla geliverdi. Bir şarkı, türkü bazen sayfaların
anlatamadığını söyleyiveriyor. Ne demişti Cem Karaca:


Karabağda talan var, Ak gerdana saldıran
var, Genirsen durun gedim, Gözü yolda kalan var


Evet, olan bir talandır. Vatana ve namusa
saldırılmıştır. Gözü yolda kalanın beklediği ise Türk’tür, Türkiye’dir.
Ermenistan yine Azerbaycan’daki Türk gardaşımıza saldırmış ve dost kömegi bir
kere daha yola düzülmüştür. Bazıları neden bu Türk vurgusu, insanlık kardeştir
derlerse o mahut zekâya deriz ki, Miloseviç ve adamları Bosna’da Türk diyerek
neden katliam yaptılarsa bizim de Türk ile alakamız tam oradandır. Bizim burada
tarafımız belli olduğundan Grönland’daki penguenlerden bahseder gibi olaya
soğuk ve mesafeli bakamayacağımız ise aşikârdır. Karabağ’da talan varsa,
çalınan bizdendir, Türkistanlılardandır. Namusa el uzanıyorsa kirlenen
bizimdir, Türkistanlılarındır. Yakılan, yıkılan ve çalınan varsa bizden
gidendir. Peki neden? Yine Cem Karaca’nın şarkısıyla bakalım:


Şeyh Ahmet Yesevi’nin yaktığı ateş, Ateş
değil sanki şerbet iç dolu, Binbir nakış söyler yerde kilimler, Ata yurttan
Balkana il Anadolu


İşte tam buradan Ahmet Yesevi’nin
çerağından aydınlanmış canlar olarak, o ateş ile aydınlanan gönüllerimize
saldırı vardır. Emperyalist kafa bir kere daha büyük emellerini küçük adamlarla
gerçekleştirmek derdindedir. Bizimse mefkûremiz insanlıktır. Yesevi’nin şerbet
olan ateşi yakarken hayat verir. Yok etmeye değil var etmeye koşar. Türk’ün
varoluşu ve İslam oluşu da buna dairdir. Bu ateşin şerbetiyle dokunan kilimler
bizim kültür dünyamızı bizi bir eden kimliği Ata Yurttan Anadolu’ya oradan
Balkanlara taşıdı. Buz yüzden Yunanistan batıdan Ermenistan doğudan
içimizdekileriyle birlikte ak gerdanımıza saldırmaktalar. Nakış nakış Yesevi
manası ile insanlığa hayat vaad eden cihan hâkimiyeti mefkûremiz olmasın,
görünmesi gerçekleşemesin diyedir bu gazaplı saldırılar. Lakin öncelikle bizim
hatırlamamız, çerağımızı o ateşle yakmamızve o şerbeti insanlığa sunmamız
gerekmiyor mu? Türkistanlılık bu meyanda Yesevi çerağından yaktığı gönlü ile
aleme ışık saçmak derdidir.


Peki, nedir olan? Ne olmalıdır? Buna da
şarkımız türkü tadında cevaba devam etsin:


Bu asla bir turan değil muhteşem bir
tufandır, Kavuşan elalem değil can ile canandır, Şimdi türkü söylemenin işte
tam zamanıdır, İki gözüm bu işin yok sağı solu


Turan’ın var olacağı o tufan muhteşem bir
maziden geleceğini bekliyor. Gardaşımızla buluştuğumuz yerde elalem değil can
ile canan buluşur. Azerbaycan’daki canlar cananımız olarak kavuşmak
dilediğimizdir. Olayın tüm milletlerarası ve bölgeye dair saikleri bir yana biz
olaya buradan bakarız. Türkistanlılık bu intisaptır. Evet Şimdi Türkü
söylemenin tam zamanıdır. Türkistan’dan Balkanlara bizim türkülerimiz
duyulmalıdır. Türk’ü türkü birleştirir. İşte tam zamanıdır. Bu arada şu klasik
sağ sol işinin manasını da Cem Karaca söylerken kulağımıza ne söylemek ister?
Buyurun Türk’ün sözü türküler ile gardaşımıza omuz verelim.


Şehitlerimizi rahmetle anarken,
gazilerimize acil şifalar diliyoruz. İki devlet tek millet tarih mecraına
akacaktır inşallah. Rahmetli Ebulfez Elçibey sözü ile bitirelim: Sen Türk
olduğunu unutsan da, düşmanın asla unutmaz…


Unutmayınız! İşgal edilen sadece Karabağ
değil Türkistandır… Türkistanlılık bu şuurla tarihe, vatana, ahlaka mensubiyet
şuurudur.


Vesselam


Prof. Dr. Altan Çetin