KAYNAK : Stratejik Düşünce Enstitüsü





SSCB’nin dağılmasından sonra Dağlık Karabağ dolayısıyla yaklaşık
25 seneyi aşkın bir süredir çözüm yolları çıkmaza giren Ermenistan-Azerbaycan
çekişmesinin sıcak çatışmaya dönüşmesi beklenilen bir süreçti. İki ülke
arasında 1994 yılında ateşkes sağlansa dahi Azerbaycan’a bağlı toprakların
%20’si işgal altındaydı. Azerbaycan-Ermenistan arasında ateşkesin ilanından
sonra soruna AGİT’in Minsk Grubu’nun girişimiyle çözüm bulma çabaları
günümüze kadar bir netice vermemiştir. Özellikle Azerbaycan tarafı 20 seneden
fazla devam eden barış görüşmelerinden umutla bir sonuç beklemiştir. Minsk
Grubu eş başkanları 1994’den itibaren devam eden barış görüşmelerinde hiçbir
ilerleme kat edememişlerdir. 14 Mart 2008’de BM Genel Kurulu’nda alınan karar
ise Dağlık Karabağ ve işgal edilen Azerbaycan topraklarına dair en önemli
karar olmuştur. 39 lehte, 7 karşı oy ile alınan karara göre Azerbaycan’ın
toprak bütünlüğüne vurgu yapılmış ve Ermeni kuvvetlerin işgal altındaki
topraklardan çekilmesi istenmiştir.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı üstünlük sağlamasında Rusya’nın
doğrudan ve dolaylı etkisi olmuştur. Ermenistan-Azerbaycan çatışması
Rusya’nın jeopolitik öncelikleri ve çıkarları çerçevesinde konumlanmıştır.

Peki Rusya açısından Ermenistan neden önemli olmuştur?

·  Ermenistan’ı
Türkiye’nin, ABD, NATO ve Avrupa Birliği’nin Kafkasya politikasına karşı
denge unsuru olarak kullanmak,

·  Ermenistan sayesinde
Kafkasya’daki politik ve askeri varlığını koruyarak, bölgede konuşlandırdığı
üslerle Azerbaycan’ı ve Gürcistan’ı kontrol altında tutmak,

· Ermenistan ve Ermeniler aracılığı ile bölgede etnik çatışmalar
çıkarabilme olanağına sahip olmak,

·  Ermenistan’ı Rusya’nın
bölgedeki politik ve ekonomik çıkarlarının korunması yönünde bir bekçi haline
getirmek,

·  Genel olarak
Kafkasya’yı savunma ve kontrol sayesinde Rusya’nın kendisine yönelik güneyden
yapılabilecek müdahaleler karşısında gereken önlemleri almak. 

Dağlık Karabağ’daki çatışmaların temelinde Ermenistan’ın TANAP
gaz koridorunu engelleme planı da vardır. Rusya, Ermenistan ve Dağlık Karabağ
sorunu sayesinde bölgedeki enerji hatlarının Batı’ya ulaştırılmasını uzun
süre engelleyebilmiştir. Bu durumdan en çok Azerbaycan zarar görmüşse de uzun
vadede Ermenistan ve Türkiye’nin en çok zarar gören ülkeler olduğunu
söyleyebiliriz. Rusya, Batı sermayesini Hazar Denizi’nden uzak tutmayı
başarmıştır. Kafkasya’da çıkan Çeçenistan Savaşı ve Azerbaycan-Ermenistan
gerginlikleri enerjinin bu hat üzerinden taşınmasını mümkün kılmamıştır.
Türkiye’nin Gürcistan ile işbirliği yaparak, Ermenistan’ı bertaraf ederek
enerjiyi Batı’ya ulaştırması hem Ermenistan’ı hem de Rusya’yı rahatsız
etmiştir. Rusya’nın gayretiyle 1995’de Bakü-Novorossiysk hattı petrol ihracat
hattı olarak kabul ettirilmiştir. Hatta Rusya, Bakü-Tiflis-Ceyhan’a yönelik
olumsuz bir kampanya başlatmıştır. Fakat Azerbaycan’ın kararlılığı bu projeyi
uygulanabilir kılmıştır. Azerbaycan’ın gayretleriyle 27 Haziran 2006’da
Avrupa Komisyonu, Karadeniz bölgesinden üç ülke (Türkiye, Bulgaristan ve
Romanya) ve Macaristan/Avusturya ile Nabucco’yu planlamışlardır. Bu hattın
Türkmenistan ve Azerbaycan’dan Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan
yolu ile Avusturya’ya 30 milyar m3 civarında doğal gaz nakletmesi
planlanmıştır. Fakat hem Rusya’nın olumsuz propagandaları hem de Avrupa
ülkelerinin finansman sağlamaması gibi nedenlerle bu proje başarısız
olmuştur. Bu tarihten itibaren Rusya’nın Ermenistan ile askeri işbirliği daha
da artmıştır. Azerbaycan/Ermenistan arasında “ne savaş, ne de barış
gibi belirsiz bir durum yaşanır olmuştur.

2015 yılından itibaren Dağlık Karabağ anlaşmazlığına bağlı
olarak Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarında iki ülke askerleri
arasında sık sık ateşkes ihlalleri yaşanır olmuştur. Azerbaycan son 10 yılda
ekonomisinin de verdiği güvenle ordusunu hem güçlendirmiş hem de askeri
teçhizat bakımından donatmıştır. Buna karşılık Ermenistan’da ise hem dış göç
nedeniyle nüfus sorunları yaşanır olmuş hem de ordu yenilenememiştir.
Azerbaycan’ın Ermenistan ile sıkı bir mücadeleye hazırlandığını
düşündüğümüzde bu savaşın çıkması kaçınılmazdı. Hatta Azerbaycan, 2015
yılında Ermenistan ile savaş stratejisi kapsamında büyük bir tatbikat bile
yapmıştır. İki devlet arasında çıkabilecek savaşın ilk hamlesinin
Azerbaycan’dan geleceği düşünülüyorken ilk güçlü saldırıyı 1-2 Nisan 2016’da
Ermenistan (sözde Dağlık Karabağ ordusu) yapmıştır. Ermenistan, Dağlık
Karabağ bölgesinden Azerbaycan’a 100 top atışı ile ilk saldırıyı
başlatmıştır. İlk saldırılara bağlı olarak 1 Azerbaycan helikopteri
düşürülmüş ve 12 asker şehit edilmiştir. Azerbaycan ordusu ise sınıra doğru
silah ve mühimmat takviyesi yaparak saldırılara sert cevap vermiştir.
Azerbaycan ordusunun karşı taarruzunda Talış köyü etrafındaki tepe, Seysulan
yerleşim birimi ve Lele Tepesi Ermeni güçlerinden alınmıştır. Ayrıca Ağdere,
Terter, Ağdam, Hocavend ve Fuzuli bölgelerinde operasyonlar başlatılmıştır.
Bu operasyonlar sonucunda Ermenilerin elinde bulunan 10’u aşkın stratejik
öneme haiz köy, bölge ve nokta geri alınmıştır. Kurtarılan bölgeler
içerisinde özellikle Horadiz bölgesindeki “Lele Tepe” askeri açıdan
oldukça önemli bir mevkidir. Çünkü Birinci Karabağ savaşında bu tepenin
işgalini eski Ermenistan Dışişleri Bakanı Serj Sarkisyan’ın özellikle
istediği bilinmektedir. Bu tepe sayesinde Fuzuli, Hadrut, Martuni Azerbaycan
ordusu tarafından kontrol edilebilecektir. Buralar ayrıca Hankendi’nin güney
bağlantısıdır. Azerbaycan ordusu, Murovdağ’a doğru ilerlemeğe devam ederek
Talış ve Akçakend yönünden Ermeni güçlerini çevrelemiştir. Bu başarılara
bağlı olarak işgal altındaki Ağdere rayonunda yaşayan Ermeniler, Ermenistan’a
doğru göçe başlamıştır. Azerbaycan ordusu Akdam’a doğru Ermeni sınır
mevzilerini ele geçirmiştir.

Ermeniler ise Suriye’den göç eden Ermenileri zorla konferans
salonlarına toplayarak Karabağ’dan göç yasağı koymuşlardır. Fakat buna rağmen
binlerce Suriye’li Ermeni, Karabağ’da yaşamak istemediklerinden Ermenistan’a
doğru göçü sürdürmüşlerdir. Suriye’den Ermenistan’a göç ederek Dağlık
Karabağ’a yerleştirilen Ermeni göçmenlerin savaşabilecek olanları zorla
cepheye götürülmektedir. Ermenistan, sivil halkın Dağlık Karabağ ve cephe
hattından göç etmesini engellemek için yolları kapatmıştır.

Rusya, Dağlık Karabağ için Ermenistan ve Azerbaycan’a ateşkes
çağrısında bulunmuştur. Ermenistan’ın ateşkes çağrısına Azerbaycan’dan: “Ateşkese
hazırız. Fakat Ermeniler işgal edilmiş toprakları terk etmeliler.

biçiminde cevap verilmiştir. Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan “Karabağ
konusunda anlaşmaya razıyız.
” mesajları ile barış telkininde
bulunmuştur. Fakat diğer taraftan da Ermeni ordusunun saldırıları devam
etmiştir. Azerbaycan-Ermenistan arasındaki bu mücadelede Rusya çaresiz
kalmıştır. Çünkü Azerbaycan, Rusya’yı en zayıf ve kötü durumunda
yakalamıştır. Rusya’nın Ermenistan’a yönelik taraf tutması halinde Avrasya
politikasının çökmesi muhtemeldir. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna, Suriye ve
Karabağ savaş alanlarında aynı anda aktif olması beklenmemektedir. Ermenistan
Dışişleri Bakanı E. Nalbandyan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u
arayarak yardım istemiştir. Putin ve Lavrov, Dağlık Karabağ için her iki
tarafa acil toplantı çağrısı yapmıştır. Bu savaş çıkmadan önce Azerbaycan,
Rusya ve İran’ın sınır sorunlarını görüşmek için 7 Nisan’da bir araya
gelmeleri kararlaştırılmıştı.

Saakashvili’ye göre Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ı zor
duruma düşürmek için Ermenistan kullanılmaktadır. Bu politikanın mimarı ise
Rusya’dır. Rusya hem Ermenistan’a hem de Azerbaycan’a silah satarak bu
gerginliğe iki ülkeyi hazırlamıştır. Rusya, 2015 yılında Azerbaycan’a 2
milyar dolarlık, Ermenistan’a da 200 Milyon dolarlık silah satmıştır.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Koçaryan ise Türkiye’nin Azerbaycan’ı
Karabağ’da desteklediğini iddia etmiştir. Bu açıklamanın sebebi ise Rusya’nın
askeri yardımlarını alabilme gayretidir.

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaş 4-5 Nisan 2016’da o
kadar şiddetli hale gelmiştir ki uçaklar, tanklar, Grad füzeleri ve toplar
kullanılmıştır. Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre şimdiye
kadar Ermenilere ait 6 tank, 15 obüs yok edilmiştir. Azerbaycan/Ermenistan
savaşında ilk belirlemelere göre 100’den fazla Ermenistan askeri ve 50
Azerbaycan askerinin öldüğü tahmin edilmektedir. Ermenilerin işgal ettikleri
Azerbaycan topraklarındaki komuta merkezi vurulmuş ve üst rütbeli Ermeni
askerleri öldürülmüştür. Ermeniler sadece Ağdere’de 80 kayıp vermişlerdir.
Bazı ordu mensuplarına ise ulaşılamadığı duyurulmuştur. Her iki taraftan da
yüzlerce sivil ve asker yaralının bölge hastanelerinde tedavi edildiği
bilinmektedir. Azerbaycan Savunma Bakanlığı sözcüsü Albay Vakıf Dergahlı’nın
ifadesine göre Ermenilerin internet sitelerinde yaydığı Azerbaycan askerleri
cesetleri uydurmadır.

Azerbaycan-Ermenistan savaşının başlamasıyla Güney Azerbaycan
Türkleri (İran) Azerbaycan Milli Ordusuna destek vermek amaçlı Araz Nehri
kıyısına (İran-Azerbaycan sınırı) toplanmışlardır. Azerbaycan’da halk
seferberlik ilan edilmesini istemektedir. Azerbaycan-İran sınırında 1000
kişilik bir grup gönüllü savaşmak için kendilerine izin verilmesini talep
etmişlerdir. Ermenistan ve Dağlık Karabağ’da Azerbaycan’la savaşmak için
toplanan Ermeni gönüllüler de otobüslerle sınıra götürülmektedir. Ermenistan
ordusu, Dağlık Karabağ bölgesine askeri sevkiyat yapmaya devam etmektedir.
Ermenistan Bakanlar Kurulu, Başbakan Ovik Abramyan’ın başkanlığında acil
olarak toplanmış ve Azerbaycan’a sert cevap verilmesi kararlaştırılmıştır.
Ermenistan’da seferberlik ilan edilmiştir. Seferberlik çağrısına cevap
verenlerin yaş ortalaması ise yüksektir. Çünkü Ermeni gençlerin çoğu zaten
Rusya’da işçi olarak çalışmaktadır. Ayrıca cephede savaşan Ermeni ordusunda
da birçok firar olayı yaşanmıştır. Ermenistan ordusundan firar etmeğe çalışan
17 asker tutuklanmıştır. Dağlık Karabağ’da cephe hattında Ermeni ordusundan
birçok asker savaşı bırakarak teslim olmaya başlamıştır. Ermeni siviller
Şuşa-Hankendi gibi şehirleri terk edip Laçın koridorundan Ermenistan’a
geçmeye çalışmaktadır.

Ermenistan ile yaşanan savaşla ilgili birçok ülkeden
Azerbaycan’a destek mesajları verilmiştir. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Azerbaycanlı mevkidaşı İlham Aliyev’i arayarak başsağlığı ve desteklerini
bildirmiştir. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Türkmenistan
Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov da Azerbaycan’a destek açıklaması yapmıştır.
Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşet Salihi ise Azerbaycan’ı desteklediklerini
duyurmuştur. Pakistan, Azerbaycan’a taziyelerini bildirerek desteğini ilan
etmiştir.

Gelinen son noktada Azerbaycan Savunma Bakanlığı savaşta tüm
ağır silahları kullanma kararı almıştır. 2-5 Nisan arasında yapılan
mücadelede Ermeni kayıplarının 300 kişi olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye-Rusya
krizi, Karabağ’daki gerilimi de beraberinde tırmandırmıştır. Özellikle
Azeri-Ermeni cephe hattında düşük yoğunluklu çatışmaların yaşanmaya
başlanması, Rusya’nın Ermenistan’daki hava gücünü arttırmasıyla Rusya’nın
düşürülen uçağının intikamını Ermenistan üzerinden alma planları yaptığına
dair iddiaları gündeme getirmektedir. Fakat Ermenistan/Azerbaycan arasındaki
çatışmalara şu ana kadar ne Rusya ne de Türkiye doğrudan müdahale edici veya
kışkırtıcı açıklamalarda bulunmamışlardır. Bu durum iki ülkenin de birbirini
tarttığına dair görüşleri de güçlendirmektedir. Bu şartlarda Azerbaycan
ordusunun süreyi daha fazla uzatmadan ne kadar toprak alacağı önemlidir.
Çünkü iki ülke arasındaki savaşın uzun süre devam etmesine hem bölge ülkeleri
hem de Rusya izin vermeyecektir.

 Prof. Dr. Salih YILMAZ

Akademisyen


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet