M.
KEMAL ATATÜRK


…Tarihte yarılmayan cephe yoktur. Yarılmayan
cepheler kuvvetli ve kuvveti tamamen mütenasip olan dar cephelerdir. Böyle yüz
kilometrelik bir cephe üzerinde ufak bir kuvvetin müdafaa etmesini kabul etmek
bütün muhakematımızı hataya sevk eder. Binaenaleyh kabul etmek lâzım gelir ki
on fırkaya baliğ olan bir orduya karşı bizim arz ettiğimiz kuvvetten başka
kuvvetimiz yoktu. Hepimiz kabul ediyor idik ki düşman bu azim cephenin neresine
taarruz ederse orasını delebilir. Binaenaleyh buna karşı tedbir bir mahalli
deldirmemeye teşebbüs etmek değil, belki delinen noktayı derhal kapamaktan
ibarettir.


…teşkilâtı askeriye yapmak için bütün şeraiti
müsait gördüğümüz halde böyle bir teşkilât yapmak imkânı mevcut mu idi? Bu
kuvayi askeriyenin hüsnü istimal edilmiş olup olmamasıdır.


…Etem Beyin tahtı emrinde bir kuvvet, beşinci
fırka kumandanının tahtı emrinde bir kuvvet; hepsi Zile, Tokat, Boğazlıyan ve
Yozgat muhiti üzerinde usatla iştigal etmektedir. İşte bu kuvvetler Yunan
cephesi karşında bulunsa idi, o zaman düşman tabiî bu terakkiyi gösteremezdi.
Düşmanın taarruzdaki muvaffakiyeti esası bundan ileri gelmektedir.


…Umumî seferberlik yaparak ordular vücuda
getirmek bir şeye mütevakkıftır; o da silah ve silâhı idame edecek cephane ve
para…


Yoksa birbirimizi aldatmak için hiçbir
mecburiyetimiz yoktur.


…Biz kuvayi nizamiye diye, tasavvur ettiğiniz
kuvvetleri, itaatkâr kuvvet olarak halimiz ile mütenasip görüyoruz. Ondan
fazlası düşmanı tevkife çalışmakla beraber şayet şurada ve burada bu
kuvvetlerimizi yine mağlup ederek

yürümeye muvaffak olursa, bu kuvvetlerimizi de mahvettirmek doğru bir prensip
değildir; bilâ mukavemet ve bilâ müdafaa çekilmek de doğru değildir. Çünkü bu
kuvvetlerin vazifesi memleketleri muhafaza etmektir. Bu kuvayi muntazamanın
eline verecek silâh vardır, öteden beri halkın eline muhtelif sebep ve
suretlerle geçmiş silâhlar vardır.


…bizim memleketimizin her tarafında, halkın
elinde pek çok silâh vardır. Eğer biz bu silâhlan toplamak imkânını

bulabilsek çok iyi olur. Lâkin halkın elinden silâhını almak gayet müşküldür. O
halde elinde silâh bulunan halkı hüsnü istimal etmek daha muvafıktır. Halkı
ordu halinde toplayıp sevk etmek mümkün değildir. Olsa olsa halktan ufak ufak
kuvvetler vücuda getirmek ve onları büyük hedeflerin tarafeyninde istimal etmek
yani yanlarına, gerilerine tecavüz ettirmek. İşte mevzubahs olan harbi sağir de
bundan ibarettir. Eğer elinde silâhı olan halkı bu suretle harbi sağire sevk
edebilirsek elbette kuvayi muntazamanın vazifesini teshil ve
muvaffakiyetlerini emin etmiş oluruz. Harbi sağir düşmanı pek müteessir
kılabilecek bir vasıtadır.


…Diğer bir mesele… dahilî iğtişaşlar yüzünden
cepheden kuvvet bölmeye mecbur oluyoruz.


…Bizim kuvvetimiz yok değildir, tedibata sevk
ettiğimiz kuvvetin iki misli kuvvetimiz vardır ve bunların topu, mitralyozu da,
süvarisi de vardır.


…Garp cephesindeki elim manzara da hiç
birimizi elemdar etmemelidir.



TBMM GİZLİ CELSE ZABITLARI,
D. I, C. 1, s. 69-74.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet