Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Şebnem Uzunçiçek : ATATÜRK’Ü SEVMEMENİN BİNBİR YOLU VE
YOBAZLARIN KİRLİ İNANIŞLARI




“Senelerdir mantığımın almadığı tek düşünce
şu oldu; nasıl olur da bir ülkenin halkı kendisini işgalden kurtaran,
kölelikten kurtaran, ona insanca, özgür bir yaşam kurmaya çalışan kurucusundan
nefret eder?




Nasıl olur da savaş alanında askerlerini
kaybeden ülkelerin halkları bile onu ders kitaplarına koyar, ona saygı
duyarken, kendi halkı ona bu derece nankörlük eder?




Parlamenter demokrasi bu ülkeye onunla gelmişken,
onun sistemi en kifayetsiz, en vasıfsızın bile bu ülkede seçilme hakkını
sağlamışken; neden onun verdiği bu haklardan bu derece nefret ederler?




Artık öyle iğrenç bir hale geldi ki; kaMAL
yazanlar (islamcı zekası bu kadar), Kurtuluş Savaşı’na ‘tiyatro’ diyecek kadar
gözü dönüp, gerçek tiyatrolarda tankın namlusunu kıçına sokarak durdurduğunu
iddia edenler, “put” diye heykellerine saldıranlar ve en kötüsü; yazılı,
belgeli tarihin yalan olduğunu iddia eden cahiller. Belki cahil diyerek onları
aklıyorum, aslında düpedüz hain demek lazım..




Yarattıkları alternatiflere bakıyorsun;
Abdülhamid, Vahdettin bu ülke tarihinin yüz karaları. Saraydan çıkamayan, halkı
birbirine kırdırmış bir şizofren ve “bana dokunmayın da, ülkeye ne yaparsanız
yapın” diyen bir korkak. Gene bakıyorsun, dünya tarihine geçmiş savaşların,
destanların var ama senin seçilmişin onları silip, senden aldığı vergiyle
beslediği ekranında yalan tarih kahramanları yaratıyor. Taptığı kabile reisini
bile, o adamın yönetim sistemiyle başa getiren soysuz da o yalan tarihi
alkışlıyor.




“Atatürk sana ne yaptı?” diye soruyorsun;




“Dinimi yaşayamadım” diyor. “Ulan soysuz,
Yunan’ı, İngiliz’i memleketi işgal etse mi yaşayacaktın dinini?” diye
soruyorsun. “Daha hayırlı olurdu” diyor. (üstadları fesli soytarı)




Kadına bakıyorsun, “bak sana seçme, seçilme
hakkı verdi, kimse de yokken sende vardı” diyorsun, “sen mal gibi alınıp,
satılma diye kanunlar yaptı” diyorsun, “Ben çarşafla özgürüm” diyor, kocasından
dayak yiyor, öldürülüyor, on iki yaşında tecavüze uğruyor! O hırsla çocuğunu da
kendi gibi yetiştiriyor.




“Bir gecede cahil kaldık” diyor. “Bak o
savunduğun Osmanlı’da sen ırgattın, senin dedenin dedesi okuma yazma bilmezdi.
Osmanlı’da okur yazar bu kadar, Cumhuriyet dönemi bu kadar” diyorsun; “o iş
öyle deeel” diyor.




Örnekler uzar gider ama aslında gerçek ne
biliyor musun?


Atatürk’ü sevmiyor!




Sevmiyor çünkü halk olmayı
sevmiyor, ümmet olsun biri onu gütsün istiyor.




Sevmiyor çünkü derdi vatan,
millet, birlik falan değil. Kendisi gibi olmayan ölsün istiyor.




Sevmiyor çünkü “Allah, kitap”
deyip hırsızlık yapsın, kimse hesap sormasın istiyor.




Sevmiyor çünkü medeni kanun, hukuk
falan işine gelmiyor. İstediğine tecavüz etsin, sıkıldığı kadını sorgusuz
sualsiz kapının önüne koyabilsin istiyor.




Sevmiyor çünkü yaşadığı yerin
içine sıçıp, içine sıçamadığı bir cennetin hayaliyle yaşıyor.




Sevmiyor çünkü sanat, doğa, bilim
falan işine gelmiyor. O istiyor ki beyni hiç çalışmasın, osurana gülsün,
küfredeni sevsin, ağaç keseni baş tacı etsin.




Sevmiyor çünkü onun yaşayamadığı
hayatı o Atatürkçüler yaşıyor, onun giyemediği kıyafetleri Atatürkçüler giyiyor,
onun anlamadığı insanca sohbetleri Atatürkçüler yapıyor. Hayalini kurduğu
hayatı Atatürkçüler yaşıyor.




Eline ilk para geçtiğinde de, o Atatürkçülerin
yaşadığı yere taşınıyor, çocuğunu onların okuluna yolluyor.




İçten içe biliyor kendisi gibi olanların
sapkınlığını, içten içe biliyor insanca yaşamın Ata’mın yolundan geçtiğini.
İtiraf edemiyor sadece. Biliyor kendisi gibi olanların insanlıkla alakası
olmadığını. Korkuyor yutarlar onu diye.




Gene de; ilk kıçı sıkıştığında “iki ayyaş”
dediğinin gölgesine sığınıyor, afişlerini asıyor partisinin binasına yıllar
sonra.




Bizler? Biz hiç kandırılmadık. Biz hiç o kadar
salak olmadık. Biz hiç o kadar güzel salak ayağına yatmadık. Neysek oyuz.




Özlemle, saygıyla, sevgiyle, belki biraz
buruklukla.




Ne “ona dokunmak ibadettir” dedik, ne de
peygamber ilan ettik. Biz onu bizim gibi olduğu için, bir baba gibi sevdik.
Ömrünü kendi evlatlarının cebini doldurmak için değil, milletine adadığı için
sevdik.
 

En nihayetinde; yaşımız kaç olursa olsun “Ey
Türk Gençliği!” nin gençleriyiz. Son nefese kadar.”




Şebnem Uzunçiçek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış