Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Prof. Dr. Süleyman Çelik : ATATÜRK’E SALDIRANLAR




Atatürk, düşmanının deyimiyle “dünyaya 100
yılda bir, nadiren gelen büyük bir dahidir.”


9 Eylül 1922’de düşman denize döküldükten sonra
İngiliz donanmasına ait zırhlılar Güzel İzmir’imizin limanından demir almak zorunda
kalınca, Büyük Britanya İmparatorluğu Parlamentosunda muhalefetteki İşçi
Partisi, Hükümet hakkında gensoru önergesi verir. Muhalifler Hükümeti ağır
şekilde eleştirirler. “Almanya ve Avusturya- Macaristan İmparatorluğu ile
birlikteyken yendiğimiz Türklere, yalnız başına iken nasıl yeniliriz? Üstelik
karşımızda Türklerin hepsi de yoktu. Müslümanların Kutsal Halifesi Padişah ve
ona bağlı olan asıl güçler bizim yanımızdaydı. Karşımızda sadece, ellerinde
hiçbir şey olmayan, bir avuç eşkıya vardı” derler. Eleştirileri yanıtlamak
üzere Başbakan Lloyd George söz alır: “Yapılan tüm eleştiriler haklı”
der. “Doğrudur. Karşımızda, ellerinde hiçbir şeyleri olmayan bir avuç
eşkıya vardı. Ancak hesapta olmayan bir şeyle karşılaştık. Büyük dahiler dünyaya
100 yılda bir, nadiren gelir. Ne yazık ki yüzyılımızda bunu Allah Türk
Milletine nasip etti. Bu nedenle yenildik” der ve sorumluluğun kendisine
ait olduğunu kabul ederek “istifa ettiğini” bildirip kürsüden iner.


Atatürk’ün büyüklüğü konusunda başka dünya
liderlerinin, komutanların, düşünürlerin söylemiş olduğu binlerce söz var.
Bunlar içinde benim önemsediğim, mazlumlar içinde emperyalizme karşı ilk
başkaldıranlardan biri olduğu için, çok saygı duyduğum Hindistan
Bağımsızlığının önderi Mahatma Gandi’nin sözüdür. Arkadaşlarıyla birlikte
Kurtuluş Savaşımızı büyük bir heyecanla izleyen Gandi, “Mustafa Kemal Paşa
İngilizleri yenene kadar, Allah’ın İngiliz olduğuna inanırdım” demiştir.


* * *


Atatürk Türk Milletinin kurtarıcısıdır. Ondan
başka kurtuluşun mümkün olduğuna inanan yoktu. Sadece çıkarlarını düşünen ve
düşmanla işbirliği yapmaktan çekinmeyen hainler değil, vatanseverler de
kurtuluş umudu görmemekteydiler. Bu nedenle “olmasaydı olmazdık”.


“Olmasaydı olurduk” diyenler de haklı.
Evet, olabilirlerdi ama, Neyzen Tevfik’in dediği gibi, “anaları gene
olurdu fakat babaları belli olmazdı!” Kanıt istiyorsanız, görsel medyanın,
uluslararası iletişimin bu kadar yaygınlaştığı, Birleşmiş Milletlerin ve diğer
uluslararası insan hakları örgütlerinin bu kadar aktif olduğu 21.Yüzyılın
başında Bosna’da yaşananları anımsayın…


Başlangıçta Atatürk’ün yanında yer alanlar,
sadece O’na inanan, Çanakkale’de ‘imkansızı mümkün kılmış olması’ nedeniyle,
“yaparsa O bir şey yapabilir” diye düşünen bir avuç vatan severdi.


Birlikte Samsun’a çıkanlar bile umutsuzdu.
Nitekim Kurmay Başkanı Hüsrev Gerede Havza’dan Kazım Karabekir Paşa’ya yazdığı
mektupta bunu belirtmekte ve özetle “boşa kürek çekiyor gibiyiz”
demektedir.


Çare arayan vatanseverler, “ehven-i
şer” arayışına girdiler ve “Amerikan mandası” peşine düştüler.
Oysa Sevr planını hazırlayan Amerikan Başkanı Vilson’du.


İsmet İnönü, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali
Fuat Cebesoy, Refet Bele gibi komutanlar, Halide Edip, Adnan Adıvar, Bekir Sami
gibi aydınlar da bunlar arasındaydı. Sivas Kongresi tutanakları bunun
belgesidir. Daha sonra Atatürk’ün bir şeyler yapabileceğini görünce hepsi O’nun
yanında yer aldılar ve Kurtuluş Savaşı’nda canlarını ortaya koydular.


* * *


O günlerde ‘Mütareke Basını’nda Atatürk’e
saldıran/ hakaret eden, O’na ve arkadaşlarına ‘idam fetvası/ fermanı’ verenler,
düşmanla işbirliği yapan hainlerdi. Başlarında Halife Sultan Vahidettin olduğu
halde, Ali Kemaller, Refik Halitler, Refi Cevatlar, Damat Feritler, Rıza
Tevfikler, Dürrizadeler, Mustafa Sabriler, İskilipli Atıflar vs. Bunların
yazdıkları yazılar, verdikleri fetvalar/ fermanlar, Kuvayı Milliye aleyhtarı
bildiriler İngiliz uçakları tarafından askerlerimizin üzerlerine atılarak firar
etmeleri isteniyordu.


Bu hainler işgal güçlerinin desteğiyle, Kuvayı
Muhammediye adını verdikleri bir ordu oluşturarak Millicilerin üzerine
gönderdiler; yurt içinde birçok isyan çıkarttılar. Bunlara karşın kazanılan
zaferden sonra, köpekliğini yaptıkları düşmanla birlikte yurttan kaçıp
gittiler. Fakat emperyalistler, bunların yüzüne bakmadı, çiğnenmiş sakız gibi
tükürüp attı. İngilizler kendilerine sığınan Halife Sultanı bile İtalya
sahiline atıp gittiler. Çünkü kendi halkına ihanet edenlere kimse güvenmez ve
değer vermez, sadece kullanılırlar.


Günümüzde de Atatürk’e saldıranlar ya haindir,
ya da hainler tarafından kandırılmış geri zekalı/ aptal zavallılardır.


Bugün ‘Mütareke Basını’ benzeri medyada
Atatürk’e saldıranlara bakın! Her devirde kemiğini yaladıkları efendilerinin
köpekliğini yapmışlardır. Örneğin, dün Cem Uzan’ın köpekliğini yapanların, bugün
Uzanların düşmanının köpekliğini yapıp Atatürk’e havlamalarında şaşılacak bir
şey yoktur.




Prof. Dr. Süleyman Çelik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış