ATATÜRK & MİLLİYETÇİLİK & CUMHURİYET REJİMİ & KUVAYI MİLLİYE


KAYNAK
: http://nacikaptan.com/?p=16403

Kurtuluş Savaşı’nın Gizli Örgütü M.M. Grubu








TOPKAPILI CAMBAZ MEHMET ve MM GRUBU *** 1932 yılının
haziran ayında hayata gözlerini kapayan Cambaz Mehmet, BMM’nin 24 Haziran 1923
tarihli oturumunda oybirliğiyle kendisine bağlanan 1500 liralık maaşı kabul
etmez.

TOPKAPILI
CAMBAZ MEHMET ve MM GRUBU


Cambaz Mehmet Kurtuluş
savaşında Mustafa Kemal paşanın emrinde gizli görevler yapan bir İstanbul
kabadayısı idi. Savaş bittiğinde yoksuldu , 1923 yılında kendisine bağlanan
aylık 1500 TL parayı eliyle iterek şöyle dedi
 


 


Ben bir
şey yapmadım. Vatanım için, Mustafa Kemal Paşam için üzerime düşen görevi
yerine getirmeye çalıştım. Hizmetleri gerçekleştiren arkadaşlarımdır. Ben buna
layık değilim


 


Cumhuriyet işte böyle isimsiz
kalmış kahramanların vatanseverlikleriyle kuruldu …


DÜNYA TARİHİNDE İLK KEZ KANUNLA
” GAZİ” OLAN MİLLETVEKİLLERİ VE BU DÖNEMLERİN LAİK CUMHURİYETLE
HESAPLAŞAMAYA KALKIŞAN TBMM ÜYELERİNE İTHAF OLUNUR…!


 


Yazı sonradan rahmetli olan sayın
Nadir Eyinnen’den kısaltılarak alınmıştır. Saygın Yurtsever , bilge dost Nadir
Eyinnen’i rahmetle anıyorum.


Vakti zamanında Gazi ünvanının
alan fakat bu günlerde iktidar gücüyle hırsızlıkları aklama noktasına gelmiş ve
iktidar milletvekillerinin tutumuyla onur kaybına uğrayan TBMM’nin bu ünvanına
kara sürmüş olan sözde AKPARTİ milletvekillerini kulakları çınlasın.


Naci Kaptan

TOPKAPILI CAMBAZ MEHMET ve MM
GRUBU

 

Bundan 95 yıl önce 24 Haziran
1923’te TBMM aşağıdaki kararı oy birliği ile almıştı:

 

TBMM Başkanlığından:

 

İstanbul’un düşman altında bulunduğu sırada Osmanlı ordusunun
depolanan silâh ve teçhizatını her an ölümle karşı karşıya kalarak Anadolu’ya
kaçırandüşmanın gizli istihbarat teşkilâtının içinde yuvalanarakmillî
kuvvetlere çok yararlı bilgiler sağlayan M.M.Grubu Başkanı Topkapılı Mehmet
Bey’eVatana Üstün Hizmet faslından ayda 1.500 lira maaş bağlanması Büyük
Meclis’in 24 Haziran 1923 tarihli toplantısında oy birliği ile
kararlaştırıldı.”

 

Kimdi bu vatana üstün hizmette
bulunmuş Topkapılı Mehmet Bey ?

 

İstanbul’un Topkapı semtinde yasayan Ünvanı Cambaz olan Topkapılı
Cambaz Mehmet Çanakkale Savaşlarında sıradan bir erdir. Gösterdiği
kahramanlıklardan dolayı er Topkapılı’ya onbaşı şeridini Albay Mustafa Kemâl
verir. 
“Göreyim seni Topkapılı”diyerek.

 

Topkapılı’nın kahramanlıkları sürer. Çavuş şeritlerini
Topkapılı’ya uzatırken de Albay Mustafa Kemâl yine 
“Göreyim seni Topkapılı!” diyerek cesaretlendirir.

 

Çanakkale’de dökülen kanlara rağmen Osmanlı Devleti Birinci Dünya
Savaşı’ndan yenik çıkmış ve 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Anlaşması ile
silâhları bırakıp düşmana teslim olmuştu.

 

Anafartalar kahramanı Mustafa Kemâl Pasa da Topkapılı Cambaz
Mehmet de artık işgal altındaki İstanbul’dadırlar. Mustafa Kemâl Pasa üç kez
Padişah Vahdettin ile birçok kez de Osmanlı hükûmetinin Başbakanı Damat Ferit
Pasa ve kabine üyeleriyle konuşmuş vatani düşman elinden kurtaracak önerilerde
bulunmuş ama sonuç alamamıştır. Şişli’deki evinde en yakın arkadaşlarıyla sık
sık gizli toplantılar yapan Mustafa Kemâl Paşa Anadolu’ya geçip Kurtuluş Savaşı’nı
orada başlatmanın yollarını aramaktadır.

 

Yıl 1918, aylardan Kasım, Topkapı’nın arka sokakları. Uzayıp giden
ağaçlar arasında gizlenmiş gizlenmiş demir parmaklıklarla çevrili bahçesinde üç
çoban köpeğinin dolaştığı ahşap bir ev . Evin büyük odası. Orta masada bir gaz
lambası.

 

“Pencereyle köşe duvarı arasına yerleştirilmiş kanepede uzanan
Topkapılı Cambaz Mehmet, yağmurun sesini dinliyor. Kafasından bir gün önce
Mustafa Kemal Paşa ile yaptığı görüşmeyi geçiriyor.

 

“Göreyim seni Cambaz Mehmet
Bey!
” sözleri sonra geçmişi
canlanıyor gözlerinde Topkapı’daki üç sınıflı mahalle mektebinden haylazlığı
yüzünden ayrılışı daha sonraları İstanbul’un sayılı külhanbeyleri arasında
sivrilişi…

 

Topkapı’daki üç sınıflı mahalle mektebinden haylazlığı yüzünden
ayrılan Cambaz Mehmet, Topkapı’nın tulumba takımında gösterdiği başarıları,
deli yüreği ve gözü karalığıyla çevrenin sayılı külhanbeyleri arasında hızla
sivrilir. Kısa sürede namı bütün İstanbul’a yayılır. İstanbul’un ünlü
kabadayıları kendilerine bağlılıklarını bildirir. Cambaz Mehmet için söylenen
sözleri şöyle özetleyebiliriz: “Çok zekidir. Şeytana külahı ters giydirir. Tazı
gibi koşar. Silah atmada ve bıçak sallamada üstüne yoktur. Zalimlere karşı
gaddar, mazlumlara karşı merhametlidir. İstanbul’da 50 bin silahlı adamı
vardır. Gizli işlerin yolu Topkapılı’dan geçer.

 

Aynı zamanda padişahın amansız düşmanıdır. Topkapılı, Mustafa
Kemal’in emrine binaen görüşmelerini kendi evinden yürütüyordu.Yine bir akşam
Ali Bey ve arkadaşları ile gizli bir görüşme yapacaklardı.O gece eve Yüzbaşı
Emin Ali Bey’den başka deniz yüzbaşısı İsmail Hakkı Bey ,polis müdürü Sarazlı
Ahmet Niyazi Bey ve diğer arkadaşları gelmişlerdi

 

İlk asker elbisesini Çanakkale’de giyer Topkapılı. Önce onbaşı
daha sonra çavuş şeritlerini bizzat Mustafa Kemal’in elinden alır. Mustafa
Kemal bu gözüpek, yiğit insanın yeteneklerini Çanakkale’deyken keşfeder.
Kafasında, Anadolu’da bir 
“Milli Hükümet”oluşturma fikri kesinleşen Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçmeden kısa
süre önce Cambaz Mehmet’i çağırır ve emirlerini bildirir. Sonra omuzlarını
sıvazlar ve “Göreyim seni Cambaz Mehmet Bey” der.

 

Toplantıda alınan istihbarata göre 13 Kasım günü itilaf
devletlerinin savaş gemileri limana geldiği haberi alınmış buna karşı Osmanlı
devleti hükümetinin hiçbir karşı harekette bulunmayacağı belirtilmiştir.Bunun
üzerine Cambaz Mehmet 
“Arkadaşlar bu millet asla uşak
olamaz”
 diye söze başladı.
Mustafa Kemal’in emirlerini arkadaşlarına da anlattı. Önce İstanbul’da
örgütleneceğiz sonra depo ettiğimiz silah ve cephaneleri Anadolu’ya
kaçıracağız. Bunun yanında Kurtuluş mücadelesine katılacak cesur Türk
gençlerini Anadolu’ya kaçıracağız.

 

Toplantının ardından herkes bu görüşmenin saklı kalması üzerine
yemin etti. Düşman komutanını kaçıracaktık: 13 Kasım 1918 Türk tarihinin
unutulmaz günlerinden biriydi.Cambaz Mehmet’ e göre; düşmanın ilk hedefi “Anafartalar
Kahramanı” olacaktı. “En küçük bir tutuklama girişiminde düşman komutanını
kaçıracağım” diyordu.

 

Miralay İsmet Bey’in Harbiye nezareti müsteşarlığına getirilmesi
haberi M.M. grubu üyelerini çok memnun etmişti.Çünkü bu sayede,terhis olan
erlerin adreslerini ve ordudan alınan silahların nerede depolandığını öğrenmiş
olacaklardı.

Anadoluya Silah Kaçırmanın Yolları: Birinci yol olarak Karadeniz
kanalı.Küçük deniz araçlarıyla silahlar önce Mürsel’e oradan da İç Anadolu’ya
gönderilecek.Ağır silahlar ise İtalyan tüccarlar tarafından taşınacak.

 

İstanbul’un tüm hırsız ve yan kesicileri göreve çağırıldı,
Topkapılı:



“depolardan silah çalma işini
üzerime alıyorum.İstanbul’un bütün tanınmış hırsızları,yankesicileri benim
emrimdeler.Bu insanlar hırsızdırlar, yankesicidirler ama aynı zamanda sizin
kadar, benim kadar vatan severdirler.”
 Topkapılı’ nın evindeki toplantılar
devam ediyor ve M.M.grubuna katılımlar her geçen gün artıyordu.

 

Tulumbacılık yıllarında, yıllarca yangınlara su pompalayan Cambaz
Mehmet, Kurtuluş Savaşı’nın aort damarlarına kan pompalayacak olan M.M. Grubunu
kurar. Daha sonra bu gruba M.M. Grubu’yla Ankara arasındaki bağlantıyı
sağlayacak olan İstanbul Telgrafhane Müdürü İhsan Bey’de katılır.

 

Mustafa Kemal Paşa’nın koruma işini de Topkapılı bizzat üzerine
almıştı.Bu gelişmelerin ardından yurdun çeşitli bölgelerinde meydana gelen
Türklere karşı Rumların ve Ermenilerin işkenceleri artmıştı. Mustafa Kemal Paşa
bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için o bölgeye gitmesi gerekiyordu. Bunun için
görevlendirilmesi gerekiyordu.Harbiye nezaretindeki arkadaşlarının nüfuzlarını
kullanması ile Mustafa Kemal’in istediği gerçekleşti ve Dokuzuncu Ordu
Müfettişliğine tayin oldu.

 

Bu durum İtilaf devletlerinin hoşuna gitmeyeceğinden bir takım
hazırlıkların yapılması gerekiyordu. 15 Mayıs 1919 günü Galata rıhtımında
olağanüstü önlemler alındı. Amaç Mustafa Kemal Paşa ile 19 kişilik maiyetinin
Bandırma vapuruna sağ salim binişini sağlamaktı. Ayrıca yolculuk esnasında da
güvenliği sağlıyacak Cambaz Mehmet 50 fedaisini vapura yerleştirmişti

.

Milli Müdafa Grubu İstanbulda bir çok hıyanet şebekesi ortaya
çıkarmıştı. Bunlar içinde : Kürt Teali ve Teavün Cemiyeti,İngiliz Muhipleri
Cemiyeti,Amerikan mandası vb.cemiyetler .Bu cemiyetleri etkisiz hale getirmek
yine M.M. Grubuna düşüyordu. Saraydaki her türlü konuşma Damat Ferit’in
yaverleri ve hizmetçileri tarafından Topkapılı’ ya ulaştırılıyordu.

 

Anadolu’daki silahlı mücadeleye destek için gerekli silah ve
cephanenin temininde Topkapılı’ nın adamları büyük bir ustalıkla çalışmış ve
bir gecede koca bir cephanelik boşaltılmış,ardından Taksim ve Maçka kışlaları
da boşaltılmıştı.

M.M. Grubunun merkezi güvenlik nedeniyle başka yere taşınmıştır.
Şimdi yapılacak daha önemli bir iş vardı: Damat Ferit’in konağını kontrol
edecek M.M. ajanı gerekiyordu. Bu iş için olağan üstü yakışıklı mülazım-ı evvel
(üsteğmen) Galip Bey biçilmiş kaftandı. Genç üsteğmen Galip Bey’ in Damat
Ferit’in yalısından göndereceği haberleri dikkatle bekleniyordu.

 

Ferit Paşa’nın yalısında General Harrington’un şerefine verilen
yemekte tercümanın hastalanması üzerine Galip Bey tercümanlığı başarı ile
yapmış ve İngiliz Generali’nin istediği cevapları verince hem Damat Ferit’in
hem de General’in güvenini kazanmıştı.

 

Ferit Paşa yalısındaki sevgili:Üsteğmen Galip ile Ferit Paşa
yalısında özel kalem müdürünün Nazan adındaki kızı birbirlerine aşık oldular.
Galip Bey bu ilişkiden yararlandığında sadrazamın çalışma odasının anahtarı ve
Osmanlının her türlü sırrı M.M Grubunun eline geçmiş oluyordu.

 

Hilafet Ordusu:Damat Ferit Türk Milleti’nin bağrında yeşeren
Kurtuluş Ordusu’nun karşısına Hilafet Ordusu’nu çıkarmıştı. Galip Bey büyük bir
başarı gösterip;

 

Hilafet Ordusu’nun hareket planlarını ele geçirip Anadolu’ya
bildiriyordu. Böylece Hilafet Ordusu daha harekete geçmeden karşı tedbir
alınıyordu. Galip Bey’in bu üstün başarısı kendisini tehlikeli bir duruma
düşürdüğünden deşifre olmaması için Anadolu’ya çağrıldı. Ve Büyük Kumandanın
yanında yerini aldı.

 

General Harrington istihbarat başkanlığına Yüzbaşı Bennet’i
getirmişti. Bennet İngiliz hükümeti adına önemli işler yapıyor, bu da Topkapılı
Cambaz Mehmet’in hoşuna gitmiyordu.Bunun üzerine Yüzbşı Bennet’e bir suikast
düzenlendi.Bennet ölmedi ama bacağından aldığı darbe ile tedavisine
İngiltere’de devam edildiğinden etkisiz hale getirilmiş oldu.

 

Bu olay üzerine Topkapılı ve arkadaşları idama mahkum edildi.Fakat
Topkapılı’nın üye olduğu İngiliz Muhipleri Cemiyeti başkanı Papaz Fru bu kararı
engellemiştir.

 

Hafız Kemal;Camilerde verdiği vaazlerle Mustafa Kemalin yapmış
olduğu mücadelerin haklılığını vurguluyordu.Topkapılı memnundu, böyle din
adamlarına ihtiyaç vardı.

 

Silah, silah, silah; Anadolu’da Türk Ordusu Büyük Taaruza
hazırlanıyordu.Bunun için silaha ihtiyaç vardı.Bu ihtiyacı karşılayacak yer
Maçka kışlasıydı.Burası bir İngiliz taburu tarafından korunuyordu. Kışlanın
cephaneliğini boşaltacak emin bir yol aranıyordu. Nihayet Topkapılı düşüncesini
açıkladı:Cephanelik tünel kazılarak boşaltılacaktı.

 

Plan başarıyla uygulandı.İngiliz askerlerinin çok iyi koruduğu
cephanelik içten içe boşaltıldı. Boşaltılan sandıkların içine toprak
yerleştiriliyordu.

 

Bütün Depolar İnceleniyor: Topkapılı’nın İstanbul’da beşbin usta
hırsızı görev başındaydı. Anadolu’ya tez elden top gönderilmesi gerekiyordu.
Gelen raporlara göre Rami kışlası bu konuda gerçekten yararlıydı.Bir gece
yarısı Fransızlar’ın gözü önünde Fransız askeri üniforması giymiş Türkler
tarafından boşaltıldı.

 

Yunanlılar’a İngiliz desteği önleniyor: M.M. Grubunun yapması
gereken çok önemli bir şey kalmıştı:İstanbul’da Yunanlılar’a sürekli yardım eden
50 bin kişilik İngiliz ordusu tereddüte düşürülmeliydi, ama nasıl? Topkapılı:
“arkadaşlar biliyorsunuz Anadolu’dan gelen bütün mektuplar İngilizler’in
kontrolünden geçiyor.

 

”Eğer Anadolu’da Yunan ordusuna son darbenin vurulacağı haberi ile
bir de İstanbul’da biraz kıpırdanmalar olursa İngiliz ordusu kıpırdamak
istemeyecektir. Sonuç olarak bu plan tutmuştu.Türk ordusu Yunanlılar’ı İzmir’de
denize dökmüştü. Ardından Mudanya Konferansı toplanmış İngiliz ve Yunanlılar’ın
kolu kanadı kırılmış oldu.

 

Hemen sonra Lozan Barış Konferansı, 1 Kasım 1922 Saltanatın
kaldırılması ve İstanbul hükümetinin boyunduruğundan kurtulmuş Türk ulusunun
gerçek temsilcisi T.B.M.M. hükümeti milletin gerçek temsilcisi olmuştur.

 

Ankara Ekspresinde iki yolcu: Mehmet Bey ve Nurettin Bey
görevlerini yapmış olmanın huzuru ile Ankara’nın yolunu tutmuşlardı. Topkapılı
Nurettin Bey’e “Tarih böyle bir zafer yazmamıştır.”,”Mustafa Kemal Paşa 1918
yılında Şişli’deki evinde konuşurken büyük zaferin pırıltılarını görmüştüm. O
zaman bana Mehmet, Çanakkale’de nasıl kazandıysak yine kazanacağız. Hele sizin
gibi kahraman Türk evlatları oldukça ordumuzun yenilmesi imkansızdır.” demişti.

 

Mehmet Beyi Mustafa Kemal Paşa karşıladı;hoş geldin,nasılsın bakalım
diyerek elini uzatıyordu. Oturdular sohbet ettiler,Mustafa Kemal Paşa kendisine
İstanbul mebusluğu teklif etti. Topkapılı, Paşa’nın teklifini kibarca reddetti.
Mustafa Kemal de 
,”Hiç değişmemişsin Mehmet yine o eski Topkapılı Cambaz Mehmet!”

 

İstanbul’un Kurtuluşu: 6 Ekim 1923 günü büyük komutanın muzaffer
ordusu İstanbul’a giriyordu. Topkapılı bu sahne karşısında sevinç gözyaşlarını
döküyordu.

 

Dışişleri Bakanlığı’nın gizli dosyalarının ele geçirilmesinden,
Damat Ferit Hükümeti’nin Bakanlık toplantılarının dinlenmesine kadar varan bir
istihbarat çalışmasının müthiş öykülerini, isimsiz kahramanların büyük
özveriler sonucu işgalcilerin cephane depolarından silah elde etmelerini ve
Anadolu’ya kaçırmalarının yürek oynatan hikâyelerini bu kitapta izleyebilirsiniz.

 

Bir gün İngiliz Kuvvetleri Komutanı General Hurrington’un makam
arabasını kaçırıp BMM Başkanı Mustafa Kemal’e hediye ederler.

 

Bugüne kadar incelediğim yüzlerce tarihi kitap ve belge arasında
ilk defa bu kitapta rastladığım bir tarihi gerçeği sizlerle paylaşmak isterim.

 

“15 Mayıs 1919 günü ise Galata Rıhtımı’nda olağanüstü bir
kalabalık vardı. Seyyar satıcılardan, ayakkabı boyacılarından, polislerden,
jandarmalardan, hamallardan geçilmiyordu. Bunlar M.M. Grubu’nun tepeden tırnağa
silahlı adamlarıydı. Görevleri Mustafa Kemal paşa ile 19 kişilik maiyetinin
Bandırma Vapuru’na sağ salim binmelerini sağlamaktı”

 

1932 yılının haziran ayında hayata gözlerini kapayan Cambaz
Mehmet, BMM’nin 24 Haziran 1923 tarihli oturumunda oybirliğiyle kendisine
bağlanan 1500 liralık maaşı kabul etmez. Bir tavuğun 12.5 kuruşa satın alındığı
bir dönemde kendisine bağlanan 1500 liralık maaşı getiren yaveri Nurettin Bey’e
hayret dolu gözlerle bakarak şöyle der:

 

“Ben bir şey yapmadım. Vatanım için, Mustafa Kemal Paşam için
üzerime düşen görevi yerine getirmeye çalıştım. Hizmetleri gerçekleştiren
arkadaşlarımdır. Ben buna layık değilim. Hayır, bana bunu yapamazlar.” Ve
Nurettin Bey’e son emrini verir: “Hemen gidin ve aylık iradı [maaşı] Hilal-i
Ahmer’e [Kızılay] devir muamelesini yapın.”

                                                                                             

Topkapılı 1932 yılı Haziran ayında öldü. Milli mücadeledeki
hizmetlerine mükafaten İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Kurtuluş
savaşının adsız kahramanlarından biri daha böylece tarih oluyordu. Topkapılı
Cambaz Mehmet’in oğlu Ali Büyükyılmaz babası gibi küçük yaşına rağmen babasının
adına yakışır bir vaziyette bir Milli müdafacı olarak kendine düşen görevi
yapmıştır.

 

Bu kitaptan öğrenilecek çok şey var.


Muhakkak Okuyun.