Hamdi
Yaver Aktan : “Atatürk’e saldıran
dünün Fetullahçılarıyla karşı karşıya oturmayın”


Hamdi Yaver Aktan, “Sözümüz Cumhuriyetçi
aydınlara, düşünürlere, bilim adamlarına, hukukçulara, askerlere, gazetecilere:
Aydınlanmaya, Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e saldıran dünün
Fetullahçılarıyla karşı karşıya oturmayınız” dedi.


Yargıtay
Onursal Daire Başkanı Hamdi Yaver Aktan, Cumhuriyet gazetesinin “Olaylar ve
görüşler” köşesinde “Kendileri çalsın kendileri oynasınlar” başlıklı bir yazı
kaleme aldı.


Aktan
yazısında, şu ifadeleri kullandı:


“Yazımın ana
düşüncesi bu kanalların izlenmemesi, bu adamlarla tartışma programlarına
çıkılmamasıydı. Birkaç kez yazdım; yazdıklarımı yeterli görmemiştim. Enver
Aysever yetişti: ‘Yalandan tartışmalar, sahte kahramanlar!’ başlıklı yazısında:
‘Gerici, cemaatçi, cehaletinin ayırdında olmayan biriyle tartışmaya tutuşmak
beyhudedir’ diyor.


Gerçekten de
çok yerinde bir saptama!


Medyanın başat
güç olduğu tartışma götürmez bir olgu. Demokrasilerde dördüncü güç… Ne var ki
bağımsız olması koşuluyla. Gücün yanında yer aldığında kimliğini, niteliğini
yitireceği ve sadece istenilen doğrultuda propaganda aracı olacağı bir gerçek.”


“ÖVGÜ
DÜZDÜKLERİ FETHULLAH HATIRLATILDIĞINDA, EZAN, CAMİ, BAŞÖRTÜSÜ VB. SÖYLEMİYLE
ÜSTE ÇIKMAYA ÇALIŞMAKTALAR”


Aktan yazısını
şöyle sürdürdü:


“Oluşturulan
merkez medyanın günümüzde Cumhuriyet’e saldırmanın bir aracına dönüştüğü
görülmekte. Meşruiyet sağlamak için muhalif görünenler de ekranlara
çıkarılmakta. Hepsi o kadar. Moderatör destekli söz kesme, konuyu saptırma peşi
sıra gelmekte, adeta ‘sizi de davet ettik ya, yeter konuşmayın, oturmakla
yetinin!’ denilmekte.


Kısa geçmişi
anımsamakta yarar var: Uydurma kanıt aranırken canlı yayın yapıldığı, ‘tedarik
edilen’ tanıkların ekranlara taşındığı, hukukun/yasanın emredici
düzenlemelerine karşın insanların peşinen mahkûm edildiği, algı
operasyonlarının savunmalarının yaptırıldığı, ‘yanıt hakkı’ kavramının yok
sayılıp unutulduğu, koruma tedbirleri uygulamaya başlanmadan, ara haberlere,
başlatılmışcasına yayın yapıldığı vb. belleklerde durmakta.


Bütün bu ve benzer
hukuksuzlukları savunanlar, hocaefendilerini büyük aktör olarak yansıtanlar,
yurtsever subayların ailelerine dönük utanç verici söylemleri utanmadan dile
getirenler, ölenlerin arkasından sevinç naraları atanlar, aydınlar, düşünürler,
askerler, politikacılar, hukukçular, gazeteciler, işadamları, sporcular vb.
tutuklanırken, Mustafa Kemal Atatürk’ün “örgütün”(!) lideri olduğunu ima
edenler yine ekranlarda durmakta. “Durmaktan” kastımız; aynı şekilde
Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e, aydınlanmaya, laikliğe, anayasayla
güvenceye alınmış değerlere/düzenlemelere saldırılarına devam etmekte
oldukları. Geçmişte yazdıkları, söyledikleri ortada: Övgü düzdükleri Fethullah
hatırlatıldığında, ezan, cami, başörtüsü vb. söylemiyle üste çıkmaya
çalışmaktalar.”


“ATATÜRK’E
SALDIRAN DÜNÜN FETULLAHÇILARIYLA KARŞI KARŞIYA OTURMAYINIZ”


“Meşrulaştırmayın”
çağrısında bulunan Hamdi Yaver Aktan yazısında şunları kaydetti:


“Öyle
görünüyor ki emperyalizme karşı kurtuluş savaşının kazanılmış ve bağımsız,
modern devlet kurulmuş olmasını içlerine sindiremeyenlerin yeni Malaya
Zırhlıları televizyon ekranları olmakta. Ekran sahipleri asıl bunları
konuşturmak için muhalif gördüklerini konuşturmamak suretiyle
“tarafsızlıklarını”(!) göstererek meşruiyet sağlamayı amaçlamaktadırlar.


Konuyu
uzatmaya gerek yok.


Sözümüz
Cumhuriyetçi aydınlara, düşünürlere, bilim adamlarına, hukukçulara, askerlere,
gazetecilere: Aydınlanmaya, Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e saldıran dünün
Fetullahçılarıyla karşı karşıya oturmayınız.


Ekranlara asıl
çıkarılmak istenenlere meşruiyet kazandırmayınız.


“Kiminle kavga
edersen ondan fazlası değilsin” sözünü hatırlayalım.


Kendileri
çalsın kendileri oynasınlar..!”


Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet