Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

LİNK : http://odatv.com/mustafa-kemalin-isyan-muhtirasinin-100.-yili-2009171200.html

Deniz Mehmet Irak : “Mustafa Kemal’in
İsyan Muhtırası”nın 100. Yılı

Türk’ün son vatanı Anadolu’nun geleceğine yön veren bu
iki asker, bir metin kaleme aldı…

Geçen asır. Tam 100 sene önce.

1917.

Eylül ayı.

Yer: Halep.

Masanın başında daha 30’lu yaşlarında iki
subay.

30’lu yaşlarında dünyayı değiştirecek cesareti ve birikimi olan iki subay!

Ömrünü cepheden cepheye koşarak geçiren bu
iki subay, Ortadoğu’nun “Jonny’nin
Cetveli” ile çizilmesine müsaade etmeyen ve Türk’ün son vatanı
Anadolu’nun geleceğine yön veren bu iki asker, bir metin kaleme aldı.

Bu metin, Nutuk’u yazdıran düşünce
sistematiğinin kağıda döküldüğü ilk andı.

Metnin altına imzayı ise Paşam attı. Çünkü
o gün de biri tek adam, diğeri ikinci adamdı!

Mustafa Kemal ve İsmet İnönü, Filistin
Cephesinde Enver Paşa tarafından planlanan harekat tarzını ve Almanlar ile olan
ilişkileri ana odağa alarak, Osmanlı siyasetine ve İttihat ve Terakki
yönetimine ağır eleştirilerde bulundular. Ülkenin kaderinin Almanlara teslim
edilmesine isyan ettiler.

Bağdat’ı geri alma hayali ile güneydeki
kuvvetlerin bölünmesini, halk ile devletin kopukluğunu, ordunun durumunu
eleştirel bir sertlik ile ele aldılar ve hayal içinde yaşayan Talat ve Enver
Paşaları “Hakikate Dahil Olmaya”
çağırdılar.

Bu metin, Kerem Çalışkan’ın deyimi ile: “Mustafa Kemal’in İsyan Muhtırası”ydı.
Kerem Çalışkan’a;        20 Eylül 1917’de
Milli Mücadelenin önsözü olan böyle bir metni 100. yılında kitaplaştırarak Türk
Milleti’nin ufkunun gelişmesine sunduğu katkı nedeniyle, şükranlarımızı sunmak
gerekir.

***

Peki, bu iki askere böylesine ciddi ve
sorumluluk gerektiren bir metni kaleme aldıran saik neydi?

“Sana ne be adam! Salla başını al maaşını!” diyemezler miydi?

Oysa Mustafa Kemal hiçbir devirde böyle bir
adam olmamıştı.

Daha ilk stajında rüşvet alan O.smanlı
subaylarını görünce, arkadaşı Lütfi Müfit Özdeş’e “Bugünün adamı mı olacaksın, yarının adamı mı?” demişti

Mustafa Kemal hep yarının adamı olmuştu.

O yüzden millet bir hüsrana doğru
yuvarlanırken, onun hiçbir şey olmamış gibi oturması beklenemezdi.

Bağımsız karakterini, milliyetçiliğini,
milletle olan güvenini ve bağlılığını,  halkçılığını, orduya verdiği
önemi, sorgulayıcı düsturunu, ileri görüşlülüğünü, sorumluluk alma cesaretini,
siyasi zekasını bu metinle gözler önüne serdi.

***

Onu anlatmak, gelecek nesillere aktarmak
artık bir kez daha boynumuzun borcudur. Ve ben de “Borç yiğidin kamçısıdır!” diyerek kamçılandım. Ve onu; kaleme
aldığı metinden alıntılar yaparak anlatmaya çalıştım:

Paşa bağımsızdır. Esaret altına
alınamayacak bir karaktere sahiptir:

“Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan Almanlarla birlikte kurtulmak zaruri
ise de Almanların bu zaruretten ve savaşın uzamasından istifade ederek bizi
sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine
almak siyasetine karşıyım ve devletin ileri gelenlerinin bu hususta hiç olmazsa
Bulgarlar kadar bağımsız ve kıskanç olmalarını lüzumlu görürüm
.” diyecek kadar milliyetçidir. Almanlar
için yazdığı satırlara ”Ya İstiklal ya
Ölüm” parolasının verdiği karakterini katacak kadar yerlidir, millidir.

Çünkü biliyordu: “Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, planlarıyla
yükselebilsin?“

Paşa halkçıdır. Gücünü hep milletinden
alır:

“Halkla idare arasındaki bağlar sarsılmıştır. Evlerinde kalan halk, her
yönden hükümetten uzak kalmayı yararlarına daha uygun görmektedir. Çünkü kalan
bu halk ya kadınlardan, ya acizlerden veya asker kaçaklarından ibaret olup,
bütün çabaları hayatlarını sürdürmeye yetmezken, mülki ve askeri hükümet,
onlardan açlık ve ölüm karşılığında mal ve mülklerini istemek ve almakta daha
çok ısrar etmek ve inatçı olmak zorundadır. Diğer taraftan, mülki hükümetin tam
bir acz içinde bulunuşu, genel bir anarşiye sürüklenen ulusun genel yaşantısını
idareye engel olup halkın hukuku için ne düşünüyorsa hepsini hak ve adalete
aykırı ve bu sebeple halkın nefretini üstüne çeken bir biçimde çözümlemek
zorunda ve alışkanlığındadır.”

Paşa gerçekçidir. Cesaretlidir.

NİHAYETİNDE TECRÜBESİ KAN KOKUYORDU

“En büyük tehlike her taraftan çürüyen saltanat binasının bir gün
birdenbire ve hep birden içinden çökmesi ihtimalidir.”
diyecek kadar cesaretlidir. 600
yıllık saltanatı, “her taraftan
çürüyen”  diye tasvir edecek kadar yürekli bir adamdır.

Paşa “Ordu nedir?” bilir. Bu topraklarda güçlü bir ordunun “Yaşam Garantisi” olduğunu defalarca
yaşayarak öğrenmiştir:

“Birçok ordunun mevcudu, olması gereken miktarın beşte biri kadardır.
Memleketin insan kaynakları, noktasını ikmale yeterli değildir; hatta 7. Ordu
gibi bütün memleket içinden ikmal ve takviyesine çalışılan bir orduyu bile daha
düşmana bir tek kurşun atmadan kuvvetli tutmaya imkan bulamıyoruz. Genel güce
bir örnek olmak üzere arz edeyim ki, cihanın en müşkül işlerini görmek üzere
biner mevcutlu taburlarla bana gönderilen 59’uncu tümenin yüzde ellisi ayakta
duramayacak kadar zayıflardan ibaret olduğundan bunlar ayıklanmış ve sağlam
kalan erler 17-20 yaşındaki gelişmemiş çocuklarla 45-55 yaşındaki hasta ve
ihtiyarlardan ibaret kalmıştır.”

Nihayetinde tecrübesi kan kokuyordu.
Kafasının üstünden mermi geçmeyen adam zor anlar!

Paşam ileri görüşlüdür. Savaşın hüsranla sonuçlanacağını
ve zamanın bizi bir milli mücadele ile karşı karşıya bırakacağını görür:

“Memleket sağlam bir harekat üssü olarak kalmalı, savaş uzayıp yeni kayıp
ve felaketlere sebep olsa da, elimizde ve gerimizde kalacak bölge ve halkı
dayanmaz çürük bir kitle olarak bulmamalıyız.”

Ve ülkemde, böyle bir dehayı müfredattan
çıkarmışlar.

Emperyalizmin Kuzey Irak’ta, Kuzey
Suriye’de, Kıbrıs’ta dört bir yanımızı sardığı bu ortamda, anti-emperyalizmin
20 yüzyıldaki duayenini müfredattan çıkarmışlar.

Türkiye’nin her geçen gün daha da
yakınlaştığı Atlantik-Avrasya yol ayrımına giderken Mustafa Kemal’i müfredattan
çıkarmışlar.

Mazlum milletlerin umudu olan Mustafa
Kemal’i müfredattan çıkarmışlar.
Emperyalizme yüzyılın tokadını
atan Mustafa Kemal’i müfredattan çıkarmışlar.
Çıkarsınlar.

Müfredattan çıkarılan paşanın ismi, bu
milletin yüreğinde, stadında, sokağında.
Hal böyle iken biz de, ömrümüz yettikçe, nefes alıp verdikçe onu anlatırız.

İsyanını, bağımsızlığını anlatırız.

Tahtanın başına geçip, elimize tebeşir
alır, Anadolu’da başöğretmen olup, Mustafa Kemal’i anlatırız.

“Bu Topraklarda Mustafa Kemaller Ölmez” deriz…

Deniz Mehmet Irak








































































































































Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış