ATATÜRK & MİLLİYETÇİLİK & CUMHURİYET REJİMİ & KUVAYI MİLLİYE

YILMAZ ÖZDİL :
Çanakkale

Dünyanın o tarihe kadar görmediği büyüklükteki itilaf
devletleri donanması, Çanakkale’yi geçmeye çalışıyordu.

Hiç ummadıkları sertlikle bir direnişle karşılaşmışlardı.

İkmal yollarımızı kesmek ve moralimizi sıfıra indirmek
için, alışık olmadığımız, tanımadığımız “sinsi” silahı devreye soktular.
Denizaltılar… Çanakkale Boğazı’nı alttan geçerek Marmara’ya sızacaklardı.

*

İlk birkaç denemede mayınlara yakalandılar, vuruldular.

Bu tehlikeli görevi ilk başaran, Avustralya’nın AE2
denizaltısı oldu, Marmara’ya girdi, ruhumuz bile duymamıştı.

Neyse ki, tek bir gemimizi bile batıramadan farkedildi,
Marmara’da batırıldı. Ancak… AE2’nin keşfettiği rota, Çanakkale Boğazı’nın
geçiş hattını itilaf kuvvetlerine öğretmişti. Yol oldu.

*

19 Mayıs 1915 günü, yüzbaşı Martin Nasmith komutasındaki
İngiliz denizaltısı E11, aynı yolu takip ederek Marmara’ya geçti. Cepheye asker
ve mühimmat taşıyan gemilerimizi avlamaya başladı. Kahredici bir skora ulaştı.
Dile kolay… 96 gün içinde, aralarında Barbaros Hayrettin zırhlısının da
bulunduğu 94 gemimizi batırdı.

*

Sulara gömülen gemilerimizden biri, Halep vapuru’ydu.

1881 yapımı 54 metre boyunda şehir hatları vapuruydu.

Gövdesi beyaz, bacaları siyah, yandan çarklıydı.

İstanbul’dan Mudanya’dan asker, cephane, erzak yüklüyor,
Akbaş Limanı’na getiriyor, dönüşte yaralılarımızı taşıyordu.

*

25 Ağustos 1915, sabahın ilk ışıkları… Gece boyunca
cepheden sedyelerle taşınan 200 yaralı askerimiz Halep vapuru’na bindirilmişti,
yola çıkmak üzereydiler.

Tam o sırada, hiç sezdirmeden limanın ağzına kadar girmiş
olan kaptan Nasmith, periskopundan Akbaş Limanı’nı seyrediyordu, demirli halde
üç gemi vardı.

Saat 07.20’de bitirici vuruşunu yaptıktan sonra seyir
defterine şunları yazdı:

“Limanda bağlı üç vapur görüyordum. Yakınımızda olanı
Kızılay amblemleri ile boyanmış bir hastane vapuruydu. Ona saldırmaktan hemen
vazgeçtim, diğer vapura yöneldim ve torpidoyu ateşledim. Üzerinde hiçbir işaret
bulunmayan bu vapur muhtemelen cephane taşıyordu. Ön kısmından isabet aldı, hızla
batmaya başladı.”

*

Kaptan Nastmith hedefini yüzde yüz isabetle vurmuştu ama,
maalesef tahmininde yanılmıştı. Halep vapuru cephane getirirken Kızılay bayrağı
çıkarılıyor, yaralı götürürken Kızılay bayrağı takılıyordu, yola çıkmadan önce
Kızılay bayrağı takılacaktı.

İngiliz kaptanın bunu bilmesi elbette imkansızdı, Kızılay
bayrağını görmeyince torpidoyu yolladı.

200 yaralımız şehit oldu, Akbaş Limanı’na defnedildi.

*

Halep vapuru… Tarihin akışını değiştiren Anafartalar
kahramanı Mustafa Kemal’i Tekirdağ’dan Çanakkale’ye getiren vapurdu!

*

“Çanakkale zaferi” hutbesinde Mustafa Kemal’den hiç
bahsetmeyen, Mustafa Kemal’i yok saymaya çalışan diyanet işleri okusun diye
yazıyorum…
























































Halep vapuru Mustafa
Kemal’i taşırken vurulup batsaydı, Çanakkale geçilir miydi geçilmez miydi,
herkes utançla görürdü!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir