ATATÜRK & MİLLİYETÇİLİK & CUMHURİYET REJİMİ & KUVAYI MİLLİYE

Burhan AYERİ

burhanayeri@yahoo.com

Yüzbaşı Roland ve
İstiklal Marşımız

Dünyada yasa denince akla gelen ülke Fransa’dır.
Bildiğiniz gibi, monarşinin önce yıkıldığı devlet de burasıdır. Fransa herkes
için model olmuştur. Bir tek şeye dokunmadılar; “Millî Marş”larına.
Şöyle geriye dönüp baktığınızda karşınıza bir şarkı çıkar “Yüzbaşı
Roland’ın şansonu”
. Bir zamanlar bu konuda onlarda da
tartışmalar çıkmıştı. Neticede son noktayı koydular; “Ulusal
marşımız budur. Ve böyle kalacak”
.

Fransa’dakine benzeşen tartışmalar
Türkiye’de de oldu. Hatta yıllardır devam etmekte. Enteresandır statlardaki “Söyleniş
uyumsuzluğu”
her gündeme geldiğinde bestenin kötü
olduğu iddiaları yeniden gündeme oturmuştur. Açık tribün “Kork”
derken kapalının “ma” ekini bitirmesi sorun olmuştur. Bu
konudaki eleştiriler doğrudur. Ancak, hatasıyla sevabıyla o artık “Türkiye’nin
Millî Marşıdır”
.

Kişisel kanım Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın “yenilenmeli”
çıkışının gereksiz olduğu şeklinde. Teklifim, ortaya attığı bu fikri unutması.
Israr ederse Türkiye’de bir sürü emir kulu ortaya çıkacak. Hatta “Yeni
İstiklal Marşı yarışması”
düzenlemeye kalkacaklar. Sayın
Cumhurbaşkanının 15 Temmuz ve Afrin marşları istemesine ise lafım yok.
Tarihimizde de benzeşen örnekleri mevcut. Plevne’den Tuna’ya kadar.

Bırakalım maçlarda söylerken
kakafoni oluşsun. O artık bizim Millî Marşımızdır. Amaç gündem değiştirmekse,
bütün laflarımı geri aldım.

***

Pompeo’nun öbür yüzü

ABD’deki Trump depreminin
artçıları devam ediyor. Bir yıl  içinde atadıklarını, yine kendisi
görevden alıyor. Rex Tillerson’a şah mat demesi yetmedi. Yerine CIA Başkanı
Mike Pompeo’yu atadı. Onun koltuğuna ise Gina Haspel’i, yani bir bayanı
oturttu. Hanımefendinin ispatlı belgeli mazoşist olduğu kesin. Anlayamadığım
nokta, yeni dışişleri bakanının Türkiye düşmanı ilan edilmesi.

Hafızamı zorladığımda, son dönemde
bizim için sarf ettiği birkaç olumsuz cümleden fazlasını hatırlamıyorum. Sormak
istediğim bu Pompeo’nun yıllar yılı “ABD-Türkiye Dostluk Grubu”nun üyesi
olduğunu unuttuk mu? Hatta bu oluşumun en ateşli savunucusuydu. Bu
Amerikalılar’da anormallik olduğu kesin. Ancak bizim medyamızda da aynı
arızanın oluştuğu mutlak. Onlara tavsiyem, biraz sabırlı olmaları. Yargısız
infazı düstur haline getirenlere zaten lafım yok!

***

Adaylar açıklanmalı

Hiçbir şekilde tarihi değişmeyecek
seçim mahalli idarelerle ilgili. Buna göre, sandık başına gitmeye bir yıl
kaldı. Ak Parti görevden almalarla vaziyeti idare ediyor. Adayları ise henüz ortada
yok. Kanımca bunların açıklanmasında daha fazla geç kalınmaması. Bu sözüm tüm
partiler için geçerli. Ekranlara bakıyorum “her kafadan başka isim
çıkıyor”
. Oysa, İstanbul ve Ankara gibi mega kentlerin yönetimini kazanmak,
pek çok milletvekilliğinden daha önemli.

Dünyanın kabul ettiği normlara
göre yerel seçim kampanyaları en az sekiz ay önce başlamalı. Bizde hâlâ “odunu
koysam seçtiririm”
zihniyeti hâkim. İddialı partilerin
liderleri dengeleri idare için hata yapmaktalar. Görünen o ki, atanmış başkanların
-İstanbul’da Mevlut Uysal, Ankara’da Mustafa Tuna- yeniden aday gösterilme
şansları sıfır. Benim kanımca tüm büyükşehirlere birer “bakan
eskisi”
vitrinlenecek. İstanbul için baştan beri
söylediğim gibi aday Göksel Gümüşdağ‘dır. Ona destek büyük yerden.
Şimdilik adları pompalanan Misbah Demircan ve Tevfik Göksu gibi
isimlerin şansının olmadığına inanıyorum.

En çok merak ettiğim yer Ankara. Melih Gökçek‘in
şerrinden korkarım. Bunu da iktidar düşünsün. Ötekilerden bir örnek verirsem.
Bursa’yı Ak Parti’nin dışında hiç kimse kazanamaz.

***

Popstar 2018

Pavyon şarkıcısı bile çıkaramayan “O Ses
Türkiye”
lerden sonra Popstar 2018
başladı. Osmantan
Erkır
‘ın organizasyonunda Selçuk Tekay
orkestrasını görmekle rahatladım. Bu Türk Sanat Müziği’ne değer verileceğinin
mesajı. Hele jüride Bülent Ersoy‘u bulduktan sonra hiç şüphem kalmadı.

Statüde bazı değişiklikler fark
ettik. Her hafta ilk üç değerlendirmesi yapılması gibi. Bir de sonuncunun
elenmesi -ilk program uygulanmadı-. Armağan Çağlayan ve Deniz Seki‘nin
artık huyunu suyunu biliyoruz. Can Bonomo ise donuktu.

***

Acılar tazelendi

Önce gazetelerdeki vefat
ilanlarını gördüm. Daha sonra ekranlara yansıyan cenaze törenlerini. Elim uçak
kazasında kaybettiklerimizi toprağa verdik. Kimileri Müslüman, kimileri Musevi
mezarlıklarında. Bunların yakınlarının yüzlerine bakmaya dayanamadım. Birden
aklıma onlara kimi gazete köşelerinden kimi sosyal medya sütunlarından hakaret
yağdıranlar geldi. Bunların hepsine lanet olsun.

BİR BÜYÜK İNSANI DAHA KAYBETTİK:
Fenerbahçe’nin unutulmaz futbolcusu Halit Deringör de Hakk’a yürüdü. Halit ağabey
sadece futbol geçmişi olan bir insan değildi. Çok başarılı spor yazarlığı
yaptı. Hem Burhan Felek Başarı Ödülü hem Sürekli Basın Kartı sahibiydi. Ona
rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.


















































Kaynak Yeniçağ: Yüzbaşı Roland ve İstiklal
Marşımız – Burhan AYERİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir