Dr. Cengiz Topel
MERMER
: Himalayalar’da Soğutma Çalışmaları Devam Ediyor, Ancak ya
Sonrası ????
 




Pandemi gelişmeleri dünya gündeminde
önceliğini korurken ABD’nin Asya-Pasifik’te Çin’e karşı başlattığı soğuk
savaşın gözlerden kaçmasına yol açıyor. Soğuk savaşın ilk sıcak cephesi olan
Himalayalar’daki Çin-Hindistan sınır krizi de bu ortamda geri planda kalıyor.
Oysa Çin ve Hindistan arasındaki çatışma şartları ortadan kalkmış değil,
konjonktürel gelişmelerin de katkısıyla, Himalayalar’daki yangın sonrası
soğutma çalışmaları devam ediyor. Çin ve Hindistan çatışmayı engelleme
noktasında bir fikir birliğine varmış olmakla birlikte sınır konusundaki hedef
ve stratejilerinden vazgeçmiş değil. Taraflar tartışmalı sınır alanlarındaki
klasik söylem ve hak iddialarına devam ederken kontrolü çok zor olan bir
çatışmanın engellenmesi gerektiği konusunda hemfikir. Pandemi nedeniyle yaşanan
ekonomik açmazlar ve soğuk savaş gelişmelerinin baskısı da tarafları bu cephede
çatışmanın sonlandırılmasına itiyor. İki ülke sınır krizini soğutmaya
çalışırken, karşılıklı mesajları basın ve vekiller üzerinden veriyor.

 

İki ülke askerleri arasında, 15 Haziran 2020 gecesi Ladak Bölgesi’ndeki Galwan
Vadisi’nde, Çin askerlerinin organize saldırısı ile başlayan çatışma ile eş
zamanlı olarak, Kuzey Kore’nin, Güney Kore ile aralarındaki tampon bölgede yer
alan ve iki ülke müzakerelerin yapıldığı binayı havaya uçurması da tesadüfî
değil. Bu gelişmenin, ABD’nin 2017’den bu yana ilk defa üç uçak gemisini
bölgeye kaydırması, ikisini Güney Çin Denizi’ne (birinin her an Hint
karasularına gönderilebileceği deklare edilerek) ve birini de Kore
Yarımadası’na yönlendirmesinin sonrasına denk gelmesi ile doğrudan bağı var.[1] Yeni soğuk savaş satrancında ABD’nin uçak
gemileri hamlesine Çin’in Himalayalar’da ve Kore’de verdiği karşılığı görmek
gerek. Çin, “Kurt Savaşçıları” ile Himalayalar’da bir hamle yapmanın yanı sıra
Kore’deki vekili aracılığıyla da resti gördüğünün mesajını veriyor.

 

Çin-Hint sınır çatışmasının küresel rekabet bağını görmek önemli, zira bu
çatışma sonrasında yaşanan Asya-Pasifik gelişmeleri ile iki ülkenin krizi
soğutma adımları küresel gelişmelerden bağımsız değil. Pandemi depremi de dâhil
olmak üzere, küresel sorunlar ve gelişmelerin bu yangını soğutma noktasında ağırlığı
var. ABD burada belirleyici bir role sahip iken Çin-Hint sınır çatışması
sonrasında yaşanan gelişmeler Rusya’yı önemli bir konuma getiriyor.
Himalayalar’daki yangını soğutmaya çalışan Çin ve Hindistan’ın, Güney Asya’da
vekiller üzerinden ciddi bir rekabete girdiği görülüyor. Bu noktada Çin’in
kadim dostu Pakistan da top kapma mücadelesinde sahne alırken, tarafların,
Nepal başta olmak üzere, Butan, Myammar ve Bengaladeş’i de sahaya çekmeye
çalıştığı dikkat çekiyor. Pakistan-Hindistan gerilimi ile (başta Nepal olmak
üzere) vekiller üzerinden yaşanan Çin-Hint rekabeti ayrı bir inceleme konusu.
Bunun yanı sıra ABD-Çin soğuk savaşı ve bunun Güney Asya’daki yansımaları da
bir başka inceleme konusu. Bu çalışmada, anılan iki özel konuya ait gelişmeleri
ayrı tutarak, sınır çatışması sonrası yaşanan gelişmeleri kronolojik olarak
inceleyecek ve krizin soğuması sonrası dönemde yaşanması muhtemel gelişmeleri
değerlendireceğim.

 

15
Haziran 2020 Sonrasında Yaşanan Gelişmeler


 

15 Haziran 2020 gecesi Galwan Vadisi’nde, Çin “Kurt Savaşçıları”nın organize
saldırısı sonrasında resmi açıklamalara göre 10 esir, 20 can kaybı ve (18’i
ciddi) 76 yaralı veren Hint tarafında büyük bir toplumsal öfke patlaması
yaşandı. 1962 savaşı sonrasında yaşanan mağlubiyet hissi benzeri bir hayal
kırıklığı Hint kamuoyuna hâkim oldu ve bu atmosfer milliyetçi reaksiyonları
körükledi. Çin mallarının boykot edilmesi kampanyaları sonrasında gümrüklerde
Çin kaynaklı ürünler bloke edildi.[2] Çin temsilcilikleri önünde Çin bayrakları
ve Çin lideri Xi Jingping’in posterleri yakılırken oteller Çinli turist ve
müşterilerin rezervasyonlarını iptal etti. Hint Hükümeti bakanları tarafından,
Çin restoranlarına gidilmemesi, Çin yemeklerinin yenilmemesi ve Çin kaynaklı
teknoloji ürünlerinin kullanılmamasına yönelik öfkeli açıklamalar gelirken,[3] Hindistan’ın yerli ve millî bir tüketim
politikası ile kendi kendine yeterli olmasına yönelik tavsiyeler de çoğaldı.[4] Bu gelişmeler sonrasında Hint kamuoyu ve
medyasında yüksek sesle dile getirilen Çin’e etkili bir karşılık verilmesi
beklentisi[5] Modi yönetimini baskı altına aldı. Bu
baskıları hafifletmeye çalışan Başbakan Modi, ülkede önemli temsili olan siyasi
parti liderleri ile bir toplantı yaparak, sınır gelişmeleri ile ilgili olarak
bilgi vermek zorunda kaldı.[6]

 

Bu dönemde Hint basınında; çatışmanın neden-sonuç ilişkisini anlamaya yönelik
incelemeler,[7] Çin’in Asya’da izlediği “baskın ve saldırgan
politikalar ile Orta Krallık dönemini canlandırmak istediğine” yönelik
kaygılar,[8] Çin tehdidine karşı uygulanması gereken
strateji[9] ile söz konusu çatışmanın Çin’in
Hindistan’ı kaybetmesine hizmet etmesinin yanında Hint millî birliğini
güçlendirdiğine yönelik değerlendirmeler de yer aldı.[10] Bu arada Çin mallarının boykotunun,
Çin’den ziyade Çin’in ucuz mallarına bağımlı olan fakir çoğunluğu olumsuz
etkileyeceği[11] ve mağlubiyet hissi ile atılan hesapsız
adımların Hint ekonomisine zarar vereceğine dair uyarılar[12] da dikkat çekti. Bu arada sınır krizi
gelişmelerini takip eden dış basında, iki tarafın güç karşılaştırmaları ve
muhtemel stratejilerine yönelik tahminler yapılırken, Hindistan’ın Çin’e karşı
durabilmek için ABD, Japonya ve Avustralya ile işbirliğini artırmaya
yönelebileceği değerlendirildi.[13]

 

Çatışma sonrasında Hint birliklerinin sınır hattına takviyesi devam ederken Çin
birliklerinin Tibet’in sınır hattındaki dağlık alanda (4700 m. rakımda), tugay
seviyesinde atışlı tatbikat yaptığı haberleri basına yansıdı.[14] Bu arada Çin birliklerinin Batı
sektöründe kriz sürecinde işgal ettikleri mevzileri güçlendirmeye devam etmenin
yanı sıra Orta ve Doğu sektörlerine kuvvet kaydırmaya devam ettiği anlaşıldı.[15] Gerginliği ve çatışma riskini azaltmak
için diplomatik gayretler ile saha komutanları arasında görüşmeler
sürdürülürken korgeneral seviyesindeki ikinci müzakere 22 Haziran 2020’de
yapıldı. Bu görüşmenin olumlu bir havada geçmediği aynı gün Çin resmî
makamlarının, çatışmalardan Hint tarafını sorumlu tutması ve Galwan Vadisi’nin
kendilerine ait olduğunu açıklaması ile ortaya çıktı.[16]

 

Hint basınına yansıyan haberlerden, çatışma sonrasındaki bir hafta içinde üç
defa tümgeneral seviyesinde görüşmeler yapıldığı ve son olarak yapılan
korgeneral seviyesindeki görüşmenin 11 saat sürmesine rağmen pürüzleri
giderilemediği anlaşıldı. Bu arada Hint Hükümeti’nin orduya, savaş uçakları ve
zırhlı birliklerin sınıra takviye edilmesi ve gerektiğinde kullanılması
konusunda tam yetki verdiği açıklandı.[17] Çin iddiaları Hint tarafında tepki ile
karşılanırken, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Naravane’nin 23 Haziran
2020’de Ladak’a gitmesine de neden oldu. Tartışmalı alanda konuşlu birlikleri
ve Leh Askeri Hastanesi’nde yatan yaralı askerleri ziyaret eden Orgeneral
Naravane, bu iddiaları kabul etmediklerini ve ülke topraklarını koruyacaklarını
açıklayarak kararlılık mesajı verdi.[18] Hindistan Savunma Bakanı Rajant Singh’in
Moskova’ya giderek; daha önce satın alınan ve 2021 yılı sonunda kurulması
planlanan S-400 hava savunma sistemlerinin erken teslimi ile yeni savaş
uçaklarının satın alınması konusunda Rus makamları ile görüşmeler yaptığı da
basına yansıtıldı.[19] Bu arada tartışmalı sınır hattında
askerî uçakların uçurulmaması yönündeki geçmiş anlaşmalara uyulmayacağının
mesajı da Galwan Vadisi üzerinde uçan Hint jetlerinin görüntülerinin
yayınlanması ile verildi. [20]

 

Bu gelişmelere karşılık Çin tarafından yapılan açıklamalarda; Hindistan’ın
Çin’in ülke bütünlüğü ve temel çıkarlarını korumadaki hassasiyetini
anlayamadığı,[21] Hindistan’ın yaptığı ekonomik
kısıtlamaların kendilerinden çok Hint tarafına zarar vereceği, Hindistan’ın
ABD’nin yönlendirmeleri ile hareket ederek hata yaptığı, Hint Hükümetinin
geçmişte yaptığı hesap hatalarından ders alarak hareket etmesi ve kendilerinin
kararlılığını test etmemesi gerektiği görüşleri paylaşıldı.[22] Müteakiben taraflar, sınır hattındaki
askeri faaliyetlerine aynı istikamette devam ettiklerini, uluslararası basın[23] ve yerel yayın organlarına yapılan
açıklamalarla ifşa ettiler.[24] Bu arada Çin resmî haber ajansı
tarafından yayımlanan haber ve görüntüler ile; Çin ordusunun, Galwan Vadisi
çatışması öncesinde, tartışmalı sınır hattındaki birliklerini lisanslı dağcılar
ve yakın dövüş konusunda ustalaşmış sporcular ile takviye ettiği açıklandı.[25] Aynı dönemde Hint basınında yayımlanan,
15-16 Haziran gecesinde Galwan Vadisi’nde yaşanan çatışmaya ait detaylar ise
Çin saldırısının organize bir özel kuvvet baskını olduğuna dair
değerlendirmelerimizi (TASAM internet sitesinde 26 Haziran 2020’de yayımlanan
“Himalayalar’da Kurt Kapanı; 15 Haziran 2020-Galwan Vadisi Çatışmasının
Anatomisi” başlıklı makale) birebir doğrular nitelikteydi. [26]

 

Müteakiben Çin devleti resmi yayın organı tarafından yapılan açıklamalarda;
yüksek rakımlı araziler için özel olarak tasarlanan; 155 mm çaplı PCL-181 araca
monteli obüsler ile Type 15 hafif tankların Tibet sınırında konuşlu birliklere
dağıtılmaya başlandığı duyuruldu. Söz konusu tank ve obüslerin teknik
özelliklerine yönelik olarak yapılan açıklamalarda, bunların yüksek rakımlı
dağlık arazideki hareket kabiliyeti, üretim maliyetinin düşüklüğü ve
kullandıkları mühimmatın dağlık coğrafyadaki atmosfer şartlarına uygunluğuna
yapılan vurgu dikkat çekiciydi.[27] Aynı gün Hint tarafından basına
yansıtılan haberlerde ise; Hindistan’ın Rusya’dan, S-400 hava savunma füze
sistemlerinin teslimini 2021 Ocak ayında istediği (anlaşmada 2021 yılı sonu),
ayrıca Rusya’dan 21 adet MiG-29 ile 12 adet Su-30 MKI savaş uçağı alınacağı ve
bu harp silah araçlarının sınır hattında konuşlandırılacağı açıklandı.[28]

Karşılıklı mesajların devamında Hint Hükümeti, genellikle akıllı telefonlarda
kullanılan Çin kaynaklı 59 adet teknoloji uygulamasını yasakladı. Tik Tok,
WeChat gibi sosyal medya uygulamaları ile Clash of Kings gibi strateji
oyunlarının dâhil olduğu bu uygulamaların yasaklanması siber güvenlik gerekçesi
ile açıklandı.[29] Bu gelişme sonrasında, iki ülkenin Batı
sektörlerinden sorumlu korgeneraller 30 Haziran 2020’de,  Hint tarafındaki
Chushul görüşme noktasında bir araya geldi. Bu görüşmenin bir hafta önceki
görüşmeden daha olumlu bir havada geçtiği taraflarca açıklandı.[30] Bu görüşmede taraflar çatışmaların
engellenmesi konusunda fikir birliğine varmakla beraber bunun nasıl hayat
geçirileceğine dair somut prensipler ortaya koyamadılar.[31] Bu arada Çin tarafından verilen mesajda,
sorunların çözümündeki ortak noktanın, Çin’in toprak bütünlüğüne saygı duymak
olduğu vurgulandı.[32] Hint tarafında yapılan
değerlendirmelerde ise Çin’in Hindistan’a saygı duyması gerektiği, Çin’in
birçok cephede baskın bir politika izlerken zor durumda kaldığı, yönetim
kadrosunda görüş ayrılıklarının yaşanmaya başladığı, Çin’in Hindistan’ın hassasiyetlerini
dikkate almaması durumunda Hindistan’ın ulusal entegrasyonuna hizmet edeceği ve
kendi içinde ayrışacağı düşünceleri paylaşıldı.[33]

 

Kolordu komutanları toplantısından sonra çatışmasızlığın nasıl sağlanacağına
yönelik arayışlar devam ederken Hindistan Başbakanı Narendra Modi, yanına
silahlı kuvvetler komuta kademesini de alarak, 03 Temmuz 2020’de Ladak’a
sürpriz bir ziyaret yaptı. Modi ve komutanlar Leh’te konuşlu kolorduya ait bazı
birlikleri ve Leh Askeri Hastanesi’nde tedavi gören yaralıları ziyaret etti.
Modi bu ziyaretlerde yaptığı açıklamalarda; isim vermeden Çin’i yayılmacılıkla
suçlayarak, dünyada yayılmacılık döneminin kapandığını, ülkelerinin kimsenin
önünde diz çökmeyeceğini ve barışı ancak cesurların sağlayabileceğini ifade
etti. Çin tarafından cevap kapsamında yapılan açıklamalarda, yayılmacılık
iddiaları reddedilirken; Modi’nin iç kamuoyundaki tepkileri yumuşatma
maksadıyla bu ziyareti yaptığı ifade edildi. Çin basınında yer alan
değerlendirmelerde; Modi’nin ziyaretinin dikkatlice planlandığı ve Çin tarafını
tahrik etmemeye dikkat edildiği, Modi ve komutanlarının, çatışmanın yaşandığı
Galwan Vadisi’ni ve diğer tartışmalı noktaları ziyaret etmeyerek, sadece iç
kamuoyuna mesaj verdiği, eğer aksini yapmış olsalardı her şeyin seyrinin
değişecek olduğu vurgulandı.[34] Uluslararası basın tarafından yapılan
değerlendirmelerde ise; Hindistan Yönetiminin pandemi sürecini yönetme
başarısızlığı nedeniyle de içeride çok tepki aldığı, bu tür adımlarla gündemi
değiştirmeyi hedeflediği, Pakistan’ın da Çin’in yanında yer alma ihtimali
nedeniyle Hindistan’ın klasik iki cephede savaşma kaygısının canlandığı ve bu
nedenle Batı sektörünü güçlü tutmaya çalıştığı iddia edildi.[35]

 

Bu gelişmelerden üç gün sonra, 06 Temmuz 2020 akşamında, Çin askerlerinin
Galwan Vadisi’ndeki tartışmalı noktalardan çekilmeye başladığına dair bilgiler
basına yansımaya başladı.[36] 07 Temmuz 2020’de bu konuda uzlaşmaya
nasıl varıldığı ortaya çıktı. Hindistan Ulusal Güvenlik Danışmanı Ajit Doval
ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi arasında, 05 Temmuz 2020’de yapılan
görüşmelerde taraflar, karşılıklı olarak tartışmalı noktaları boşaltma ve
görüşmelere devam ederek sonraki adımları atma konusunda uzlaşmıştı. Anlaşılan
taraflar; çözüm esasları üzerinde olmasa da çatışmaya neden olabilecek
sorunları askıya alma konusunda bir mutabakata varmıştı. Uzlaşma, ilk olarak
bir çatışmasızlık dönemi oluşturulması noktasındaydı ve göç yolda düzülecekti.[37]

 

08 Temmuz 2020’de, tarafların Ladak doğusundaki tartışmalı noktalardaki mevzi,
çadır, duvar güçlendirmesi gibi yapıları kaldırarak çekildiği uydu görüntüleri
ile teyit edildi. Aynı gün basına sızan/sızdırılan bilgilerden; tarafların
ihtilaflı noktaları bir daha işgal etmeme ve buralarda devriye faaliyeti
yapmama konusunda uzlaştığı, 3-4 haftalık bir sürede birbirlerinin
taahhütlerini yerine getirip getirmediğini takip edecekleri, bu arada
görüşmelere devam edilerek çözüm arayışlarının sürdürüleceği, bu görüşmelerde
1.5 km.lik bir bir tampon bölge oluşturularak askersizleştirme konusuna
odaklanılacağı anlaşıldı.[38] Bu bilgiler; sorunun ötelendiği, ana
esaslar üzerinde çözüm arayışından kaçınıldığı ve tarafların zamana oynayarak
topu taca attığı anlamına geliyordu.

 

Nitekim tarafların sınır hattındaki stratejik yol inşa çalışmalarından
vazgeçmedikleri aynı gün ortaya çıktı. Hindistan Savunma Bakanı Rajanth Singh,
basına verdiği bir mülakatta; krizin açıkça beyan edilmeyen ana nedenlerinden
biri olan Darbuk-Shyok-Daulat Beg Oldi yolunu Ekim 2020’ye kadar
bitireceklerini (bu coğrafyada daha sonrasında hava şartları normal
faaliyetlere müsaade etmez) ifade ederken, Çin sınırındaki yol inşa
çalışmalarının detaylarını da açıkladı.[39] Hemen ertesi gün (09 Temmuz 2020) Çin
tarafından basına verilen bilgilerde; Himalayalar’daki sınır hattında
kullanılan özel tasarlanmış iş makinelerinin tanıtımını müteakiben, çatışma
öncesi Galwan Vadisi’nde, sadece bir hafta içinde tamamlanan kamp, köprü,
geçit, tünel ve barajın rekor inşa sürecinin hikâyesi paylaşılırken, sınır
hattında alt yapı çalışmalarına devam edileceği açıklandı.[40]

 

Bir sonraki gün (10 Temmuz 2020), Himalayalar’daki sınır sorunlarının çözümü
konusundaki çalışmaları yürütme maksadıyla iki ülkenin dışişleri
bakanlıklarında 2012 yılında kurulan Koordinasyon
Grubu (Working Mechanism For Consultation And Coordination
on India-China
Border Affairs) bir video konferans görüşmesi yaptı. Çalışma sonrası taraflarca
yapılan açıklamalarda; birliklerin planlanan şekilde geri çekilmesinde mutabık
oldukları, bu konuda yaşanması muhtemel pürüzleri giderme ve alınacak güven
artırıcı önlemleri değerlendirme kapsamında kolordu komutanları seviyesinde bir
toplantı yapılmasını kararlaştırdıkları ifade edildi.[41] Bu gelişmeler yaşanırken Çin tarafının,
Hindistan’ın ABD tarafından yapılan provokasyonlara karşı uyanık olması ve
bölge istikrarının bozulmasında araç olmaması yönünde bir uyarısı dikkat çekti.[42] Bu arada Hint ordusu ABD’den yeni teslim
aldığı 5 adet AH-64E Apache taarruz helikopterini Leh Garnizonu’nda
konuşlandırdı.[43]

 

Bundan
Sonra Neler Olabilir
?

 

Bundan sonra her iki taraf da normal şartlarda gerilimi azaltıcı yönde hareket
edecektir, zira her iki tarafın da ağırlık vermek istediği öncelikli sorunları
vardır. Sınır sorunu her iki ülkeyi de Himalayalar’a odaklanmak ve ekonomik
kaynaklarından önemli bir kısmını buraya ayırmak zorunda bırakmıştır. Sınır
hattına kaydırılan birlikler ve bu konuda yapılan harcamalar her iki ülke için
de mevcut durumda ciddi bir yük oluşturmaktadır. Napolyon’un da dediği gibi
“ordular midesi üzerinde yürürler”. Günümüzde ise orduların yürütülmesi çok
daha masraflı hâle gelmiştir. Pandemi sürecinin yarattığı ekonomik ve sosyal
sorunlar bütün dünyada olduğu gibi bu ülkelerde de öncelikli bir hâle
gelmiştir. Çin, pandeminin çıkışında kaynak ülke olması nedeniyle ciddi bir dış
baskı ile karşılaşırken Hindistan pandemi sürecinde en fazla can kaybı veren
ülkelerden biri durumuna gelmiş ve başarılı bir seyir izleyememiştir. Çin
pandemi sürecinin ilk safhasını atlatmış görünürken Hindistan için bunu
söylemek mümkün değildir.

 

Hindistan, dünyada gelir uçurumunun en fazla olduğu ülkelerin başında
gelmektedir. Nüfusunun yaklaşık beşte biri açlık sınırının (çok) altında
yaşayan Hindistan’ın pandemi ile mücadelesi çok zor geçecektir. BJP iktidarının
geçen yıl yapılan seçimleri kazanmasına rağmen ekonomide düşüşe geçmesine bir
de pandemi kaynaklı ekonomik sorunlar eklenince içeride Başbakan Modi’nin
karizması ciddi bir erozyona uğramış durumdadır. Azalan kaynaklara rağmen artan
askerî harcamalar BJP iktidarının işini her geçen gün daha da
zorlaştırmaktadır. Hindu milliyetçiliğinin ayrıştırdığı ve kutuplaştırdığı
Hindistan’ın iç istikrarı da ciddi risklerle karşı karşıyadır. Modi iktidarı,
Müslümanları kaybetme noktasında yol almaktadır. Keşmir sorunu, kronikleşmiş
Pakistan gerilimi, Kuzeydoğudaki ayrılıkçı hareketler, Naxal’ların (Maocu Gerilla
Hareketi) bastırılamamış isyanı gibi sorunlara bastırılmış Kalistan Hareketi
(Sihlerin Pencap’ta ayrı bir devlet kurma davası) taraftarlarının can suyu
verme çabaları da eklenince ülkenin iç istikrarı olumsuz bir görüntü
sergilemektedir. Bunların yanında Nepal ile yaşanan sınır krizi de bir başka
sorun alanı teşkil etmektedir.

 

Çin, pandemi ile mücadelede başarılı bir görüntü vermesine rağmen içeride çok
rahat değildir. Pandemi Çin ekonomisini de vurmuş durumdadır. Şincan Özerk
Bölgesi’nde yaşayan Müslüman Uygur Türklerinin sindirilmiş olması bu bölgenin
istikrara kavuştuğu anlamına gelmemektedir. Bu sorun nedeniyle Çin’in yumuşak
gücü dünya genelinde kayıplar yaşamaya devam etmektedir. Çin Tibet’i de dış
dünyaya kapatmasına rağmen bu coğrafyada istikrarı tam olarak sağlayamamış
durumdadır. Tibet sorunu Çin için potansiyel bir kriz noktası olmaya devam
etmektedir. Hong Kong’da yaşanan sorun da kolayca atlatılacak bir kriz
değildir. Çin, yeni onayladığı güvenlik yasası ile Hong Kong’un muhalif tabanını
baskı altına almaya çalışmaktadır. Çin, Hong Kong’un özerk yapısını
törpüleyerek, kademeli olarak burada otoritesini pekiştirmeyi hedeflese de
bunun kolay gerçekleşmeyeceği açıktır. Çin, Tibet’ ve Hong Kong politikası
nedeniyle de dünyada imaj kaybı yaşamaya devam etmektedir.

 

Çin, içeride yaşadığı sorunların yanı sıra dışarıda da ciddi sorunlar
yaşamaktadır. Güney Çin Denizi politikası nedeniyle Vietnam, Endenozya ve
Filipinler ile sorun yaşarken, Sarı Deniz ve Doğu sularındaki hak iddiaları
nedeniyle Japonya ile anlaşmazlık içerisindedir. Tayvan’ı ülkesine katmak
hedefi nedeniyle bu ülke ile çatışmalı bir ilişki yürütürken, Pasifik adaları
ve güneyindeki güç politikası nedeniyle Avustralya ile sorunlu bir ilişkiye
sahiptir. Bunlara ilaveten, küresel hegemonyasını tehdit ettiği ABD ile soğuk
savaşa başlamış bir görüntü vermektedir. ABD ve müttefikleri, pandeminin
çıkışındaki rolü nedeniyle de Çin’i baskı altına almaya çalışmaktadır. Pandemi
süreci sonrasında Çin’e karşı bu kapsamda gelecek bir küresel baskı
politikasının ayak sesleri şimdiden duyulmaktadır. ABD ayrıca üç uçak gemisi
filosunu bölgeye göndermiş ve Çin’e karşı açıkça meydan okumaya başlamıştır.

Mevcut açmazlarıyla Çin ve Hindistan, bu kadar sorun üzerine bir de sınır krizi
eklemiş durumdadır. Sınır krizinin iki ülkenin de enerjisini soğurduğu bir
realitedir. Bu şartlar altında sınır krizinin iki tarafa da taşınması ağır bir
yük bindirmeye devam ettiği aşikârdır. Çin ve Hindistan, 1962 savaşından sonra
defalarca çatışmanın eşiğine gelse de her seferinde krizi, çatışmaya evrilmeden
aşmayı başarmıştır. Geçmişteki krizlerde İki ülke de pragmatik bir tavır
sergilemiş; önce çatışma riski bertaraf edilmiş, sonra da kriz soğumaya
bırakılmıştır. Bu kriz daha öncekilerden biraz farklı bir mahiyette seyretmiş
olsa da taraflar silah kullanmama akdine bağlı kalmayı başarmıştır. Kontrol
edilmesi çok güç olan bir çatışma riski iki tarafın da kaçındığı bir olasılık
olmaya devam etmektedir. Normal şartlarda, bu kriz sürecinde önümüzdeki
haftalarda benzer şeyler yaşanacak ve kriz soğutulacaktır. Bu durum krizin sona
erdiği anlamına gelmeyecektir; zira tarafların klasik söylem, iddia ve
stratejik hedeflerinde hiçbir farklılaşma emaresi yoktur. Aksine her iki taraf
da birbirine karşı iyice bilenmiş durumdadır. Çin tarafı, Hindistan’ın ABD’nin
itmesiyle kendisini çevrelemeye, Tibet sorununu suiistimal etmeye ve Karakurum
Geçidi’nde Pakistan ile fizikî temasını kesmeye çalıştığını düşünmektedir. Hint
tarafında ise mağlubiyet hissi daha da katmerlenmiş ve rövanş alma isteği
güçlenmiştir. Bu hislerle dolmuş olarak taraflar zaman kazanmaya, diğer
sorunları çözmeye ve bir sonraki krize daha avantajlı girmeye çalışacaktır.

 

Bundan sonra, çok anormal bir gelişme olmadığı müddetçe, sınır sorunu önce
soğutulacak ve sonra da buzluğa kaldırılacaktır. İki ülke bundan sonra medya,
vekiller ve müttefikler üzerinden birbirine mesaj vermeye devam ederken
öncelikli sorunlarına ağırlık verecek ve sınırdaki birliklerini kısmen geriye
çekecektir. Hindistan bu dönemde ilk olarak Keşmir’deki Pakistan sınırından
Ladak sınırına kaydırdığı birlikleri yerine çekecek ve pandemi kaosunu aşmaya
çalışacaktır. Daha sonra müttefikleri ile Hint Okyanusu’nda yeni tatbikatlara
başlarken, mevcut ittifak anlaşmalarını güçlendirmeye ve yeni ülkeleri bu ittifaka
çekmeye çalışacaktır. Muhtemelen; Andamar ve Nikobar Adaları’ndaki üslerini
ABD, Japonya ve Avustralya savaş gemilerine açacak ve Güney Kore’yi de bu
dörtlü ittifak ile daha yakın olmaya teşvik edecek adımlar atacaktır.
Endenozya, Filipinler, Vietnam gibi ülkeler ile askerî alanda işbirliğini
geliştirmeye çalışırken, Sri Lanka, Maldivler ve Mauritus gibi ada ülkelerinde
de inisiyatif almaya çalışacaktır.

 

Hindistan, pandemi ile mücadelede ülke çapında yeni tedbirler alacak, ekonomik
kaybı azaltmaya çalışacak ve Müslüman azınlığı rencide eden politikalara ara
verecektir. Babri Mescid yerine yapılmasına başlanan Ram Tapınağı inşa
faaliyetinin 19 Haziran 2020’de askıya alınması Hindistan’ın bu konudaki
politika değişikliğinin önemli bir emaresidir. Bu arada Hindistan sınır krizi
döneminde başını ağrıtan Nepal hükümetini devirmeye çalışacak ve kendine daha
yakın bir hükümet ile Nepal sorununu daha yumuşak bir zeminde çözmeyi
hedefleyecektir. Bu dönemde irtifa kaybettiği Bangladeş ve Myanmar ile
ilişkilerini güçlendirme kapsamında adımlar atarken Butan üzerindeki güvenlik
şemsiyesini sağlamlaştırmaya çalışacaktır. Bunun yanı sıra Afganistan
gelişmelerinde inisiyatif almaya çalışırken Pakistan’a da Beluci ve Peştun
sorunlarını kaşıyarak mesaj vermeye devam edecektir. Keşmir ve Kuzeydoğu
eyaletlerindeki ayrılıkçı militanlara yönelik operasyonları artırırken Kalistan
Hareketi’ni daha fazla güçlenmeden boğmaya çalışacaktır.

 

Çin de öncelikle pandeminin ikinci safhasında zaman zaman nükseden vakalar ile
yeni enfeksiyon tehditlerine karşı tedbir almaya çalışırken ekonomik kayıpların
yarattığı hassasiyetleri gidermeye çalışacaktır. Çin aynı zamanda içeride
zafiyet yarattığını düşündüğü ayrılıkçılık potansiyeli taşıyan bölgeleri demir
yumrukla yönetme politikasına hız verecektir. Çin, Uygurları sindirme
politikasına devam ederken Tibet üzerinde kurduğu baskı çemberini daha da
daraltacak, Hong Kong’da hayata geçirdiği güvenlik yasasını şiddetli bir
şekilde uygulayacak ve bu konularda karşılaştığı uluslararası baskıyı Rus
desteği ile aşmaya çalışacaktır. Güney Çin Denizi ve ülkesinin güneyinde ABD
ile girdiği soğuk savaşta geri adım atmamaya çalışırken, Hint Okyanusu
coğrafyasında Hindistan ile rekabete devam edecek ve mevcut kazanımlarını
korumaya çalışacaktır. Bu arada Nepal hükümetini ayakta tutmaya çalışacak ve
Butan üzerinde ortaya attığı sınır hak iddiaları ile Hindistan üzerindeki sınır
baskısını canlı tutacaktır.

 

Yeni dönemde Himalayalar’da iki taraf da temkinli bir yaklaşımla yavaş yavaş
birlikleri biraz geri çekerken Ekim ayının gelmesini bekleyecektir. Ekim ayı bu
coğrafyayı soğuturken krizi de donduracak ve 2021 Nisan ayına kadar tarafların
diğer sorunlara ağırlık vermesine imkân tanıyacaktır. Bu dönemde ABD ve Çin
arasında yaşanan soğuk savaş gelişmeleri kriz üzerinde etkili olmaya devam
edecektir. ABD başkanlık seçim süreci de küresel ve bölgesel gerilimler
üzerinde önemli bir rol alırken Rusya’nın politikaları da bir başka belirleyici
faktör olacaktır. Eğer Rusya 2014’teki Kırım’ı ilhakında Çin’in verdiği desteğe
karşılık olarak Çin’i, Güney Çin Denizi, Hong Kong, Sarı Deniz ve Tayvan
politikasında desteklemeye devam ederse Çin ABD karşısında daha sağlam duracak
ve bunu Hindistan politikasına da yansıtacaktır. Çin ve Rusya’nın temkinli
işbirliği Çin-Hint geriliminde de önemli bir çarpan olarak hissedilecektir.
Rusya’nın, Hindistan’ın istediği silah sistemleri ve savaş uçaklarını teslim
etme ve S-400 hava savunma sistemlerini aktive etmedeki zamanlaması Çin-Hint
krizinin seyir tüneline fener tutacağı gibi küresel gelişmeleri de
etkileyecektir. Bu arada pandemideki aşı çalışmalarının sonuç alma potansiyeli
ortaya çıkacak, ABD yeni başkanını seçecek ve Nisan 2021’de erimeye başlayacak
Himalaya karlarının dünyayı ısıtma kapasitesi yavaş yavaş emarelerini vermeye başlayacaktır.

 







[1]
Tara Kartha Jun ,“
Galwan Valley clash: From Taiwan and WHO to border infrastructure in Ladakh,
theories abound on what triggered China to escalate border row” ”, First Post,
17 Haziran 2020,erişim, 17 Haziran 2020 12 29


[2]“In
India, China shipments held up as New Delhi takes steps to block Chinese
goods”, Reuters, 24
Haziran  2020, erişim 24 Haziran 2020 22 40


[3]
Kunal Purohit,”China-India border dispute: what are New Delhi’s options to
respond”, South China Morning Post, 18 Haziran 2020, erişim 18 Haziran 2020 23
24


[4]
Amit Baruah,”With
China,India will have to be ‘atmanirbhar’”, The Hindu, 17 Haziran 2020, erişim
17 Haziran 2020 15 21


[5]
Bharat Karnad,”India-China
standoff: Creeping land grab is classic Beijing feint; small punitive steps
won’t help, Delhi must prepare for limited war”, First Post, 18 Haziran 2020,
erişim 18 Haziran 2020 22 54


[6]
“Galwan Valley clash: Narendra Modi calls for all-party meeting on Friday to
discuss situation on India-China border”,Press Trust of India, 17
Haziran 2020, erişim 17 Haziran 2020 12 58


[7]
Sushant
Singh
,“Galwan faceoff,How serious is the situation and what happens next”,
The Indian Expres, 17 Haziran 2020, erişim 17 Haziran 2020 2352


[8]
Anuradha ve Kamal Chenoy, “China’s strategic Mind And Method: “Long-Term
Planning” Behind Country’s Geo-Political Moves”, Center for Policy
Analyses, 22 Haziran 2020, erişim 22 Haziran 2020 22 12


[9]
Sreemoy Talukdar,”Galwan
Valley clash: Five short-term and three long-term ways in which India can
contain the Chinese threat”, First Post 23 Haziran 2020, erişim 23 Haziran 2020
1331


[10]
Hemant Krishan Sing ve Arun Sahgal,“A Moment of Reckoning”, Delhi Policy
Group-Policy Brief, 21 Haziran 2020


[11]
Ghosh Anupama,“The
Continuing India China Dispute”, GASAM, 20 Haziran 2020, erişim 21 Haziran 2020
01 13


[12]
Vignesh Karthik KR ve
Vihang Jumle
,“In faceoff with China, neither kinetic nor economic conflict
is in India’s best interests and government knows it all too well”, First Post,
23 Haziran 2020,erişim, 23 Haziran 2020 13 36


[13]
Kunal Purohit, agm


[14]
Liu Zhen,” PLA reveals
live-fire drill in eastern Tibet mountains as China-India border dispute claims
at least 20 lives”, South China Morning Post, 17 Haziran 2020, erişim 17
Haziran 2020 11 46


[15]
China
increases military presence in Ladakh
”, Kashmir Media Service, 25 Haziran
2020, erişim 26 Haziran 2020 03 42


[16]
Ananth Krishnan, “China demands India’s withdrawal from Galwan Valley”, The
Hindu, 24 Haziran 2020, erişim, 24 Haziran 2020 23 33


[17]
“Ladakh faceoff: India, China corps commanders hold second round of talks for
nearly 11 hours, review situation along LAC”,Press Trust of India 23 Haziran
2020, erişim 23 Haziran 2020 13 42


[18]
“Ladakh face-off | Destroyed Chinese post back in Galwan Valley”, The Hindu, 24
Haziran 2020 ,erişim 24 Haziran 2020 23 16


[19]
“India asks Russia to speed up delivery of missile system, jets amid China
border tensions”, South China Morning Post, 23 Haziran 2020, erişim 23 Haziran
2020 12 57


[20]“Indian
jets fly over Galwan as China again blames India for clash”, Al Jazeera, 24
Haziran 2020, erişim 24 Haziran 2020 21 38


[21]
Hu Xijin,”India gained only casualties from border clash”,Global Times, 24
Haziran 2020, erişim 24 Haziran 2020 21 5


[22]
Yang Sheng,”India will pay heavy price if it ‘miscalculates China”,Global
Times, 24 Haziran 2020, erişim 24 Haziran 2020 22 14


[23]
“Weeks after Galwan Valley clash, satellite images show China has built
outpost, track along LAC; stone wall erected on Indian side “,The Associated Press, 28 Haziran
2020, erişim 28 Haziran 2020 2312


[24]
Kristin Huang,”China
and India flex military muscle near disputed border”, South China Morning Post,
26 Haziran 2020 erişim 26 Haziran 2020 2313


[25]
“China sent martial artists to LAC before deadly clash: Report”, Al jazeera, 28
Haziran 2020, erişim 28 Haziran 2020 2359


[26]
Vijaita Singh,” Ladakh face-off|Tense standoff continues along LAC” The Hindu,
28 Haziran 2020, erişim 28 Haziran 2020 2321


[27]
Liu Zhen,”The cheap, light
howitzer China is rolling out in Tibet”, South China Morning Post, 29 Haziran
2020,erişim Haziran 2020 22 53


[28]
Liu Zhen,”Indian missile
system order could raise border risk for China” South China Morning Post, 29
Haziran 2020,erişim Haziran 2020 22 38


[29]“India
bans 59 Chinese apps, including TikTok and WeChat, after deadly border clash”, Reuters , 29 Haziran 2020,
erişim 29 Haziran 2020 2248


[30]
Keegan Elmer,”Indian and
Chinese commanders meet as tensions remain high after deadly clash”, South
China Morning Post, 30 Haziran 2020, erişim 30 Haziran 2020 21 58


[31]
Liu Zhen,”Border tensions
remain even as Chinese and Indian commanders continue negotiations”, South
China Morning Post, 02 Temmuz 2020,erişim 01 Temmuz 2020 22 43


[32]
Ai Jun,”How can India understand China better”, Global Times, 01 Temmuz 2020,
erişim 01 Temmuz 2020 22 33


[33]Antara
Ghosal Singh,”China-India Border Standoff and China’s India Dilemma”, Delhi
Policy Group Policy Brief, 03 Temmuz 2020


[34]
Shi Jiangtao veKunal Purohit, “PM
Narendra Modi visits Indian troops near Chinese border following deadly clash“,
South China Morning Post, 03 Temmuz 2020, erişim 03 Temmuz 2020 23 38


[35]“First
China, now Pakistan: India faces prospect of war on two fronts”, Bloomberg, 03 Temmuz 2020,
erişim, 03 Temmuz 2020 23 54


[36]
“China pulling back troops after deadly border clash: India”, Al Jazeera; 06
Temmuz 2020, erişim 06 Temmuz 2020 23 28


[37]
Kinling Lo ve Kunal Purohit,”China-India
border: why the devil is still in the detail for troop withdrawal agreement”,
South China Morning Post,  07 Temmuz 2020, erişim 07 Temmuz 2020 22 13

 


[38]
Eduardo Baptista,”
Satellite images show Chinese troop withdrawal from front line with India”,
South China Morning Post, 08 Temmuz 2020, erişim 08 Temmuz 2020 15 14


[39]
Dinakar
Peri
,“Top priority to complete strategic roads”, The Hindu, 08 Temmuz 2020,
erişim 08 Temmuz 2020 14 09


[40]
Liu Zhen,“China’s military
is using spider excavators to build roads near Indian border”, South China Morning
Post, 09 Temmuz 2020, erişim 09 Temmuz 2020 23 52


[41]
Suhasini
Haidar ve
Ananth
Krishnan,
” LAC standoff | India, China for timely troop pullback”, The Hindu,
10Temmuz 2020, erişim 11Temmuz 2020 00 52


[42]
Mu Lu,”India would not get what it wants from US attempts to disrupt China
ties”, Global Times, 09 Temmuz 2020, erişim 09 Temmuz 2020 23 42


[43]
“IAF gets last of 5 Apache attack helicopters from Boeing”, The Hindu, 10Temmuz
2020, erişim 11Temmuz 2020 01 09