YARGI & ADLİYE & CEZAEVLERİ & HUKUK & SİYASİ DAVALAR

Generallik bekleyen profesör albay ‘casusluk’tan tutuklandı


İzmir’de yürütülen ve 25 yaşında bir üniversite öğrencisi kızın
2.500 askeri yönettiği iddia edilen (SÖZDE) “Askeri Casusluk ve
şantaj” adı verilen soruşturmada, generallik terfisi bekleyen Prof. Dr. Eczacı Kıdemli Albay Tayfun Uzbay’ın
tutuklandığı da ortaya çıktı.

 

“Askeri Cususluk” suçlamasıyla tutuklanan Tayfun Uzbay hem profesör
hem de generallik terfisi bekliyor. Uzbay şizofreni hastalığına çare arayan
çalışmalarıyla tanınıyor.



Albay Tayfun Uzbay’ın, “Bir
koğuşta 15 subay birlikte kalıyoruz, kafa yoruyoruz ortak noktamız nedir, ortak
noktamız herkesin terfi zamanı, herkes alanında çok başarılı, ileride çok iyi
noktalara gelmesi beklenen kişiler ve herkes şaşkın” dediği
belirtildi.

 

CHP Milletvekilleri’nden oluşan bir ekip,Milli Savunma Bakanlığı’ndan aldıkları özel izinle İzmir Şirinyer 1. Sınıf Askeri Ceza ve
Tutukevine gitti.

 

CHP’liler, cezaevinde (SÖZDE)
“Askeri Casusluk ve Şantaj” soruşturması kapsamında Ankara’da
gözaltına alınıp getirildiği İzmir’de
Özel Yetkili Mahkeme tarafından tutuklanan Prof. Dr. Eczacı Kıdemli
Albay Tayfun Uzbay’ı ziyaret etti.

 

Tayfun Uzbay, CHP Milletvekillerine şunları anlattı:



“Buluşumuzu
kamuoyuna duyurduğumuz günden itibaren başım dertten kurtulmuyor, bir ara
Ergenekon, bir ara Balyoz soruşturmalarına ekleyebilir miyiz diye uğraştılar,
iddianamelerde ilgisiz yerlerde adım geçti, tedirgin oldum ama bu kadarını da
beklemiyordum. Benimle hiç ilgisi olmayan bir yerde ele geçirilmiş bir
bilgisayarda benim adıma bir dosya var ve o dosyada TC kimlik numaram yazıyor.
Buna dayandırılarak ve ek hiçbir delil olmaksızın beni tutukladılar,
inanamıyorum. Beni casuslukla şantajla suçluyorlar, bunu ne karşılığı ya da ne
için yapacağım. Patenti bizde olan buluşun değeri milyar dolarların çok
üzerinde ne için şantaj yapayım, ne karşılığı casusluk yapayım”

 

TERFİ ALACAK SUBAYLAR ARASINDA



“Bir koğuşta 15 subay birlikte
kalıyoruz, kafa yoruyoruz ortak noktamız nedir, ortak noktamız herkesin terfi
zamanı, herkes alanında çok başarılı, ileride çok iyi noktalara gelmesi
beklenen kişiler ve herkes şaşkın”

 

“Geçenlerde bizim eklendiğimiz
davanın iddianamesi okundu. Savcı “casusluk saptayamadım” dedi. Hatta “tüm
tutuklu sanıkları serbest bırakın” dedi. Ardından sadece 5 tutuklu kaldı. Şimdi
50 kişi daha alıyorlar aynı suçlamalarla, tamda terfi bekleyen son derece
başarılı subayları”

 

“86-87 devresi tüm deniz
kuvvetlerinin terfi alacak subayları buradalar, Aksaz, Foça ve İskenderun Deniz
Üs Komutanları burada. Zaten 3 Deniz Üs’sümüz var, 3’ünün de komutanını
almışlar. Zaten Güney Deniz Saha Komutanı ve tüm karargâhı Balyoz’dan içeride.
Bunu kim yapıyor niye yapıyor anlayabilmiş değiliz ama çok büyük operasyon var
bu işin içinde.  F-16 filo komutanı burada. Batıdan gelen uçak ihlaline
karşı kalkacak ilk uçak filosunun komutanından tüm deniz üs komutanlarından casus
olur mu, şantaj için fuhuş çetesi olur mu? Asla doğruyu maddi gerçeği arayan
yok! Öyle olsa 48 saat uykusuz bırakıp sonra sorgu olur mu? Haksızlık
ediyorlar. Tutuklamaya içeri atmaya şartlanmışlardı. Öyle gördüm. Sanki bir
talimat yerine getiriliyordu”

 

CEMAATİN İLAŞ FİRMALARI



“Dijital belgeler üretmişler
acayip tutarsız ama mahkemeye kadar dinleyen yok, 8 Mayısta tutuklama
yapıyorlar delil olacak evrakın tarihi 18 Mayıs! Bir subay 1995 tarihli bir
olayla suçlanıyor. Ama o tarihte Kuleli’de öğrenci. Derdimizi mahkemeye kadar
kime anlatacağız?  Benim araştırmam çökecek, terfiler geçecek sonra pardon
diyecekler ama iş işten geçmiş olacak”

 

“Dopamin hipotezini tamamen yıkan
agmentin hipotezini ortaya koyduğum günden beri başım dertten kurtulmuyor. Bu
işin içinde çok büyük işler var kimi diyor cemaatin ilaç firmalarına vermezsen
formülü onlarla birlikte olmazsan işte böyle olur, bir diğeri diyor ki Üsküdar
Üniversitesi çağırmış oraya geçseydin başına bunlar gelmezdi. Kafam çok
karışık.  Bu çalışma milli kalsın Türkiye de kalsın parayı ülkemiz
kazansın çok istedim. Bir yandan yabancı şirketler hem istediler hem de
rahatsız oldular, bir yandan da Türkiye’de pek çok dinamik devreye girdi”

 

“GATA Komutanına da Dekanına da
çok kırgın ve kızgınım. Herkesin birlik komutanı geliyor bir mesaj iletiyor
bizimkiler ortada yok! Zaten çalışmalara da son dönem köstek oldular çok
kırgınım”

 

“GÖZALTINA ALINMASAYDIM
FİNLANDİYA’DAYDIM”‘



“Bu gözaltı olayından 2 gün sonra
Finlandiya’da Oulu Üniversite’sinde buluşumuzu sunacaktım, Ağustos’ta Las
Vegas’ta konferansım vardı, Eylül’de İstanbul’da Poliamin toplantısı çok
önemliydi”

 

“BENİM YERİM LABORATUVAR”



“Halen yürüttüğüm 300 bin TL’lik
TÜBİTAK projesi ile deney hayvanlarında şizofreni modellenmesi yapacak bir alet
geliştiriyordum, kaldı, proje batacak! Avrupa ajansı destekli çok yüklü
maliyetli projelerim çökecek, benim yerim burası değil laboratuvar, her ay
dışarı gidip dönmüşüm konferanslardan, ne kaçma şüphesi?” 

 

“YILLARCA TEB’DE ÇALIŞTIK”



CHP Manisa Milletvekili Eczacı Özgür
Özel, Tayfun Uzbay’la
yaptığı görüşmeyi değerlendirdi. CHP’li Özel, Uzbay’la ilgili, “Tayfun Uzbay Eczacıdır. Uzmanlık alanı
Farmakoloji’dir. Kıdemli Albay rütbesinde generallik sırası bekleyen bir
profesördür. Kendisini meslek örgütünde (TEB) geçtiğimiz yıllarda yaptığım
görevlerden dolayı yakından tanırım. Uzbay, TEB Eczacılık Akademisinde de uzun
yıllardır Yönetim Kurulu üyesi olarak çalışır. Tayfun Uzbay’ın ülke kamuoyu
tarafından bilinen çok önemli bir bilimsel çalışması vardır. Bu konuyu yaklaşık
2 yıl önce ülke ve dünya kamuoyunda çokça yer alan ve “Türk Bilim Adam’ı
Şizofreniye Çare Buldu” başlıklı haberlerden
hatırlayacaksınız.” dedi.

 

UZBAY ŞİZOFRENİYE ÇARE ARIYORDU



Şizofrenin sebebi beyindeki kimyasal değişimlerle açıklanmaya çalışılan bir
akıl hastalığıdır. Şizofrenide yıllardır en kuvvetli ve kabul gören hipotez
Dopamin hipotezidir.  Bu hipotezin dışında geçtiğimiz yıllarda Tayfun
Uzbay ve arkadaşlarının ortaya koyduğu Agmatin Hipotezi bilim dünyasını
heyecanlandırdı.  Bu konuya Popüler Bilim dergisi “Şizofreni Tedavisinde
İlginç Yöntem Büyük Umut” başlığı ile yer vermiş ve konuya şu şekilde
değinmişti:



“Geçtiğimiz Şubat ayı içinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) yürütülen
TÜBİTAK destekli bir projeden elde edilen bazı veriler şizofreni hastalığının
tanı ve tedavisine yönelik umut verdi.”



“GATA Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. İ. Tayfun Uzbay ve
ekibi, alkol ve madde bağımlılığı ile şizofreni arasındaki ilişkinin
nörobiyolojik temellerini araştırırken agmatin isimli beyinde de bulunan
kimyasalın deney hayvanlarında şizofreni belirtilerine neden olduğunu
gözlemledi. Üstelik agmatin ile oluşan model ilaç geliştirme çalışmalarında
kullanılan standart modelden daha güçlüydü. Agmatin ile oluşturulan model
üzerinde ne klasik ne de yeni atipik ilaçlar etkili olmadı. Öte yandan agmatin
apomorfin verilerek oluşturulan standart modeli daha da kötüleştirdi. Bilim
insanları bu gözlemlerini tekrarlayan deneylerle birçok kez teyit ettikten
sonra şizofreni hastalığının tanı ve tedavisine yönelik bugüne kadar
bilinenlerin dışında yeni ve ilginç bir teori oluşturdu”



Mehmet BOZKURT / AYDINLIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir