TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ



Yapılan
yeni bir araştırma, yaklaşık 50,000 yıl önce nesilleri tükenen Avustralya’ya
özgü büyük memeli hayvanların, insanlar yüzünden yok olduğunu gösteriyor.


Avustralya’da 45.000 yıl önce yaşayan megafauna. F: Peter Trusler,
Monash University


Binlerce
yıllık dışkıların da içinde bulunduğu yeni kanıtlar, bir zamanlar Avustralya’da
yaşayan dev canlıların yaklaşık 45,000 yıl önce, iklim değişikliğinden değil,
insanlar yüzünden yok olduğunu gösteriyor.


Araştırma
ekibi, kıtadaki geçmiş iklim ve ekosistemin yeniden yapılandırılmasına sağlamak
için güneybatı Avustralya kıyılarında Hint Okyanusundan bir tortu çekirdeği
alarak bilgi topladı. Çekirdek, toz, polen, kül ve Sporormiella adı verilen ve
bitki yiyen memelilerin gübresi üzerinde gelişen bir mantarın sporları da
içeren, okyanusa atılmış veya gömülmüş kronolojik tabakalar içeriyor.


Monash
Üniversitesi’nden Profesör Gifford Miller, tortu çekirdeğinin, bilim
insanlarının 150.000 yıl önceki koşullarına bakabilmelerini sağladığını
söylüyor.


Miller,
“Tortu çekirdeğinin katmanlarında, 150.000 yıl öncesinden 45.000 yıl öncesine
kadar, otçul hayvanların dışkılarında bulunan mantar sporlarından bol miktarda
bulduk. Bu sporların çokluğu, güneybatı Avustralya’da 45,000 yıl öncesine kadar
memelilerin çok sayıda olduğunun iyi bir kanıtı. Fakat daha sonra, sadece birkaç
bin yıl süren bir aşamada, bu megafauna nüfusu tamamen çöktü.” diyor.


Yaklaşık
50,000 yıl önce Avustralya’nın megafaunasında, 450 kiloluk kangurular, iki
tonluk vombatlar (Avustralya’da yaşayan keseli memeli hayvan), 7-8 metrelik
kertenkeleler, 180-190 kiloluk uçamayan kuşlar, 140-150 kiloluk marsupial
aslanları ve Volkswagen boyutlarında kaplumbağalar bulunuyordu. Fakat insanlar
50,000 yıl önce buraya ulaştıktan kısa bir süre sonra, 50 kilodan fazla olan
memelilerin, kuşların ve sürüngenlerin %85’inden fazlasının nesli tükendi.


Miller,
“Okyanustan alınan tortu çekirdeği, güneybatı bölgesinin, Avustralya kıtasında
45,000 yıl önce ve bugün yoğun ormanlara sahip olan ve biyoçeşitlilik açısından
son derece zengin olan az sayıdaki bölgeden biri. Burası, kıtadaki en eski
insan izlerini bulabileceğiniz ve çok sayıda hayvanın yaşamış olduğunu tahmin
edebileceğiniz bir yer. Ağaçların ve çalıların yoğunluğu yüzünden yaklaşık
45.000 yıl öncesine kadar bu hayvanların saklanabileceği son yer olmuş
olabilir. Megafaunanın yok oluşu sırasında önemli bir iklim değişikliği
olduğuna dair bir kanıt bulunmamakta.” diyor.


İnsanlar
mı iklim mi?


Onlarca
yıldır bilim insanları Avustralya’daki megafaunanın (45 kilo ve üstü hayvanları
kapsayan tanım) nasıl yok olduğu konusunu tartışıyor. Bazıları bu hayvanların,
70,000 yıl önce güneybatı Avustralya’daki bitki örtüsünün ormanlık okaliptüs
ağaçlarından, seyrek bir bitki örtüsüne geçişi de kapsayan iklim değişikliğine
dayanamadıklarını söylüyor. Diğerleri ise, 50,000 yıl önce kıtaya ulaşan
insanların, u hayvanları yok olana kadar avladıklarını ya da iklim
değişikliğiyle birlikte ikisinin de hayvanların neslini tükettiğini iddia
ediyor.


Miller,
hayvanların tükenmesinin, fark edilemeyen aşırı avlanmaya bağlı olabileceğini
söylüyor. 2006 yılında araştırmacılar, aşırıya kaçmayan bir avlanmanın bile
birkaç yüz yıl içinde megafaunanın sonunu getirebileceğini ortaya koymuştu.
Örneğin, bir kişinin her on yılda bir kere genç bir memeliyi öldürmesi bile
megafaunanın tükenmesine yol açabilirdi.


2016
yılında Miller, yaklaşık 180 kiloluk bir kuş türünün yanmış yumurta
kabuklarını, Avustralya megafaunasının insanlar tarafından avlandığına dair ilk
direkt kanıt olarak duyurdu.


van der Kaars, S., Miller, G. H., Turney, C. S., Cook, E. J.,
Nürnberg, D., Schönfeld, J., … & Lehman, S. J. (2017). Humans rather than
climate the primary cause of Pleistocene megafaunal extinction in Australia.
Nature Communications, 8, 14142.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir