Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

KİSSİNGER ULUS DEVLETLERİ
SAVUNUYOR

Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN

SORU  1- 
Yeni ABD başkanı TRUMP  geçen
hafta içinde  neden  eski Amerikan Dışişleri bakanı  HENRY 
KİSSİNGER   ile görüştü . ?

CEVAP – 1.- Geçen hafta içinde  dünya basınında fotoğrafları ile yer
alan  bir randevu da , TRUMP  eski başkan 
NİXON döneminin ABD dışişleri bakanı Henry Kissinger ile görüşmesi ,
bugün  Amerika’da  başkan ve istihbarat örgütleri arasında
sürmekte olan  kavga nedeniyle büyük
anlam taşımaktadır .ABD diplomasisini belirleyen iki büyük uzman olarak
Kissinger ve Brezinsky  bugüne  kadar yeni seçilen  başkanlara öncülük yapmışlardır . Brzesinky
geçen ay vefat edince geride kalan en büyük 
Amerikan  siyaset bilimcisi olarak
Kissinger, geçmişten gelen misyonunu sürdürerek TRUMP ile uzun bir görüşme
yapmıştır . Küresel sermayenin aylar öncesinden kendi kontrolü altında tuttuğu
uluslararası medya aracılığı ile başkan ilan ettiği Hillary Clinton küresel
şirketlerin bütün zorlamalarına rağmen başkan seçilememiş ,Pentagon’un
önderliğindeki Amerikan devleti  ,
emperyalist şirketler ile  Siyonist
lobilerin ortaklığına karşı  sert mizaçlı
bir adayın başkan olmasını sağlamıştır .

Çeyrek asırlık küreselleşme
macerasının başarısızlıkla sonuçlanması 
üzerine bütün dünyada  siyasal
gerginlikler ve sıcak çatışmalar artmağa başladığı için  tekelci sermaye sıcak çatışmaları  bir üçüncü dünya savaşına doğru sürüklerken
Amerikan devletini eskisi  gibi kullanmak
istemiş ama  Amerikan derin devleti
böylesine bir senaryo sonrasında, Amerikan devlet düzeninin çökeceğini gördüğü
için her türlü savaş senaryosuna mesafeli davranarak  kendi kamu düzenini ve geleceğe dönük  devletsel varlığını korumaya öncelik vererek
hareket etmiştir . İşte bu aşamada  5 yıl
önce”DÜNYA  DÜZENİ” adı altında yeni bir
kitap yazarak küresel kaos senaryolarına karşı çıkan  Amerikan siyasetinin en büyük patronu
konumundaki Kissinger, yeni başkan TRUMP ile bir araya gelmiştir . Amerikan
emperyal politikalarını yıllarca belirleyen uzman olmasına rağmen  soğuk savaş dönemindeki dikkatli politikaları
nedeniyle Nobel barış ödülü alan Henry Kissinger’in  , bir üçüncü dünya savaşı sürecini kesmek
üzere  yeni ABD başkanı ile görüştüğü ve
bu doğrultuda iş hayatından gelen yeni başkana 
ABD merkezli dünya düzeninin sürdürülebilmesi doğrultusunda yeni
önerilerde bulunduğu  tahmin edilmektedir
. Ayrıca , Henry Kissinger ile yeni başkan 
Donald Trump’ın Alman asıllı 
Musevi ailelerden gelmesi de yeni başkanlık dönemini
etkileyebilecek  bir unsur olarak  öne çıkmaktadır .

Soru-2- Henry  Kissinger son kitabı olan  “DÜNYA DÜZENİ “ isimli çalışmasında neleri
ortaya koymaya çalışmıştır ?

Cevap-2- Herkes yeni dünya düzeni
üzerine kitap yazarak küresel emperyalizmi dünya halklarına kabül ettirmeye
çalışırken ,bu gibi girişimlerin merkezi olan ABD’de  siyasal bilim ve diplomasinin önderi
konumundaki Kissinger, yeni dünya düzeni 
edebiyatını ve  safsatalarını bir
yana bırakarak  eski dünya düzeninden
bugüne gelen siyasal ve bilimsel birikimi genç kuşaklara anlatmaya çaba
göstermiştir . Tarihin anlamı üzerine 
kalın bir doktora tezi yazan Kissinger, hem tarihi hem de siyaseti bilen
bir uzman olarak dünyanın geleceği doğrultusunda tahminler yapmağa çalışırken
,  geçmişten gelerek bugünün kuşaklarına
yol gösteren  siyasal birikimi dünya kamuoyu
önüne getirerek , dünyayı yaklaşmakta olan bir büyük felaketten kurtarmanın
yolunu bulmaya çalışmıştır . Daha önceleri Çin,Beyaz Saray,Diplomasi gibi
başlıklar ile  siyaset bilimi alanında
önemli eserler vermiş olan Kissinger , herkesin yeni dünya düzeni peşinde
koştuğu bir aşamada var olan dünya düzenini 
koruyarak  ve  bütün dünya ülkelerine  bir siyaset bilimi dersi vererek öncülük
yapmıştır . Küresel  sermayenin çıkarları
doğrultusunda dünya ısrarla yeni bir düzene doğru sürüklenmesine rağmen  çeyrek yüzyıl sonra yeni bir dünya düzeni
kurulamamış ve eski düzen de bozulduğu için bütün dünya bir kaos ortamına doğru
sürüklenmiştir . Kissinger, kaos ortamının felaket  senaryolarını 
ortaya çıkaracağını vurgularken ,artık 
yeni dünya düzeni peşinde koşma gibi yanlış bir girişime izin
verilmemesini  ve kaotik ortam üzerinden
yaklaşmakta olan siyasal gerginlik ve 
karışıklık ,sıcak çatışma  ve  dünya savaşları gibi felaket senaryolarının
devreye girmesini önleyecek  bir çizgide
var olan devlet düzenlerinin korunması ve desteklenmesi gerektiğini yeni
kitabında dile getirmektedir .Yaşanan kaos ortamının ,kitle imha silahlarının
yayılışıyla ,devletlerin dağılmasıyla,çevre tahribatının etkileriyle ,soykırıma
varan uygulamaların  ısrarla
sürdürülmesiyle ve çatışmaları insan anlayışının ötesine taşıma tehdidi
oluşturan yeni teknolojilerin yaygınlaşmasıyla herkesi tehdit ettiğini , eski
ABD dışişleri bakanı kitabında açıkça dile getirmektedir . Küreselleşme gibi
yanlış organize edilen bir sürecin sonunda 
şirketler büyürken  ve devletler
küçülürken meydana gelen kamu düzeni eksikliği çerçevesinde  insanlık giderek kontroldan çıkan bir dünya
yapılanması ile karşı karşıya gelirken , tüm insanlığı ve dünyayı toptan yok
edebilecek bir   felaket senaryosunun  Armageddon girişimleri ile  gerçekleşebileceği  düşüncesi ile Kissinger , yeni dünya düzeni
safsatalarının  bir yana bırakılarak  var olan ulus devlet düzenlerinin acilen
öncelikli olarak korunmaları gerektiğini 
vurgulamaktadır .

Soru-3- Kissinger   “Dünya Düzeni “ isimli kitabında neden ulus
devletleri desteklemektedir  ?

Cevap-3-Eski ABD dışişleri bakanı ,
hem sahip olduğu bilgi birikimi ile hem de ABD’nin üç numaralı kişi  olarak yaşadığı  siyasal gelişmelerin getirmiş olduğu
geniş  deneyim ile dünyanın  geleceğini 
savaş ve kaos gibi tehlikelerden kurtarmak üzere  ulus devletlerin var olan kamu düzenlerinin
korunması ve  her türlü emperyalist
projeye karşı savunulması gerektiğini kitabında anlatmaya çalışmaktadır . Dünya
çoğulcu uluslararası alan yapılanmasına doğru geçiş yaparken, var olan ulus
devlet  yapıları hem çıkış noktası olmuş
hem de yeni yapılanmanın temel taşı görünümünde katkı sağlamıştır . Batı
merkezli emperyalizmin dünya kıtalarına yayılmasıyla  sömürgecilik üzerinden  bölge devletleri oluşturulmaya başlanmış ,
yirminci yüzyıla gelindiğinde de sömürgeler tasfiye edilerek , bu eski yapılar
yeni ulus devletler olarak,  Birleşmiş
Milletler çatısı altında diğer ulus devletlere benzer bir statü içinde yer
almışlardır . Böylece , dünya halkları uluslaşarak kendi ulus devletlerini
kurma ve sahip olma  hakkını elde
etmişlerdir . Beş binden fazla etnik topluluğun yaşadığı dünya haritası içinde
, ancak  büyük ve geniş etnik gruplar
kendi ulus devletlerini kurma hakkını elde etmişlerdir .

Ne var ki , batının zengin
ülkelerinde meydana gelen ekonomik zenginlik 
devletlerden şirketlere doğru bir geçiş gösterince , büyük şirketler
tekelleşerek uluslararası alanda 
kapitalist düzeni kendi kontrolları altına almaya çalışmışlar ve bu
yüzden küreselleşme olgusu yeni bir süper emperyalizm uygulaması olarak insanlığa
dayatılmıştır . Ekonomik zenginliği devletlerin üzerinden alarak kendi
tekellerinde yönlendiren tekelci şirketler, küresel emperyalistlere
dönüşürken  ulus devletlerin  giderek zayıfladığı ve kendi ülkesini yönetemez
bir kötü duruma düştüğü gözlemlenmiştir . Piyasa ekonomisi oluşturmak gerekçesi
ile ekonominin yönetimi devletlerin elinden alınınca  ulus devletler açıkta kalmış ve  dış 
borç batağına sürüklenerek 
çökertilmişlerdir . Her şeyi 
ekonomi üzerinden yönlendirmeye kalkışan 
tekelci şirketler , ekonomi üzerinden sahip oldukları gücü siyasal alana
kaydırınca ulus devletlerin çekirdeğinde var olan ulusal egemenlik yerine
sermaye egemenliği geçmiş ve  büyük
şirketlerin bütçeleri  normal ulus devlet
bütçelerinin on mislinden fazla büyüme göstermiştir. Bunun sonucunda da ,
tekelci şirketler devleşirken , ulus devletler 
cüceleşmeye başlamış ve  etnik
köken ile mezhep farklılıkları emperyal merkezler tarafından kışkırtılarak var
olan ulus devletler alt kimlikler ile parçalanarak ve  dünya kıtalarının her bölgesinde sıcak
çatışmalar yaratılarak  küresel bir kaos
ortamına geçiş sağlanmıştır . İşte yılların siyasetçisi ve bilim adamı Henry
Kissinger bu yüzden yeni kitabında 
küresel şirketlere karşı çıkarken 
var olan kamu düzenlerinin korunabilmesi için ulus devletlerin
desteklenmesi gerektiğini açıklamaya çalışmıştır . Aşırı kazançtan gözü dönmüş
iş adamlarına dünyanın bir felakete doğru pupa yelken sürüklendiğini  anlatamayan 
Kissinger , hem  var olan
devletlere hem de  halk kitlelerine
çağrıda bulunarak, ulus devletlere destek 
talebinde bulunmuştur .

Soru-4-Kissinger yeni
kitabında neden  WESTFALİA’NIN  MODERNİZASYONU ‘NU istemiştir  ?

Cevap-4-Kissinger , dünyayı yakıp
yıkmakta olan  süper emperyalizm içerikli
küreselleşme senaryolarına karşı çıkarken hayal edilenler peşinde koşmamış,
aksine bütün dünyayı tekelci şirketleri aracılığı ile kendi çıkar düzenine
bağlayacağını düşünen ve bu doğrultuda hayalci senaryolar peşinde koşan  küreselci patronlara  ders verirken, bir bilim adamı olarak tarihin
getirdiği zenginliği  esas almıştır. Ulus
devletlerin tarih sahnesine çıkmasındaki ilk aşama olan  WESTFALİA 
BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN   yeniden ele
alınarak ve  günün koşullarına uygun
düşecek bir biçimde modernize edilerek uygulama alanına aktarılması gerektiği
konusunda ,dünya kamuoyunun dikkatini çekmeye çaba göstermiştir .İki bin yıllık
Avrupa tarihinde  din ve mezhep
savaşlarına son veren ve Alman birliğinin kuruluşuna öncülük eden Westfalia
Antlaşması ‘nı çıkış noktası olarak ele alan Kissinger ,yaklaşık  dört asır sonra   yeniden bu barış metnine dönerken ,modernize
edilmiş bir Westfalia antlaşması ile ulus devletlerin  kendini kurtarabileceğini  ve 
yeniden güçlendirilebileceğini açıkça ortaya koymuştur . Dünya barışı
için  emperyalist saldırılar ile  yıkılmakta olan ulus devletlerin  kendini kurtarabileceği bir yeni aşamaya
geçilmesi gerektiği , kitapta  açıkça
dile getirilmektedir .

Bugünün ulus devletine giden yol ,
Avrupa’daki mezhep savaşlarının en yıpratıcısı olan 30 yıl savaşlarının sona
erdirilmesinde, kıtasal barış antlaşması olarak 
Westfalia barış antlaşmasının  öne
çıktığını tarih kitapları  bugüne
yansıtmaktadır . Küresel şirketler dünya devletlerini  by-pas ederek toplumun ve kamusal alanının
yönetimini ele almaya çalışırlarken , 
tıpkı Westfalia Barış Antlaşması öncesinde olduğu gibi mezhep
farklılıklarını kışkırtarak bir mezhepler ve dinler savaşı üzerinden ulus
devletleri yok edebilmenin hesaplarını yapmaktadırlar . Her türlü
etnik,dinsel,mezhepsel  alt kimliğin
küresel şirketler aracılığı ile horlatıldığı bugünkü küreselleşme aşamasında
,ulus devletler iç ve dış ya da bölgesel çatışmalara alt kimlikler üzerinden
sürüklenerek yok edilmeye çalışılmaktadır . Küresel şirketlerin bu oyunlarını
yerinde fark eden Kissinger ,günümüzde mezhepler üzerinden bir alt kimlik
savaşının Westfalia  Barış
Antlaşmasının  modernizasyonu ile
önlenebileceğini  bütün dünyaya  haykırmaktadır . Ne var ki , küresel
sermayenin denetimine girmiş olan medya ve basın organları  aşırı kazançtan yana olan patronların
istekleri doğrultusunda hareket ederken ,Kissinger gibi bir  evrensel siyaset dehasının uyarılarını
görmezden gelmekte ya da kulaklarını tıkamaktadırlar . Para babalarının esiri
olarak üç maymun oyununu (görme-duyma-konuşma) oynamaya devam eden  küresel medya ,patronların talimatları
doğrultusunda yayın yaparak halk kitlelerinin zararına olacak bir biçimde  ulus devletlerin tasfiyesi doğrultusunda  eyleme geçmektedir .Tarihte Westfalia  Barışı sayesinde mezhep savaşlarından
kurtulan Avrupa ülkelerinde, kralın egemenliği doğrultusunda merkezi devlet
güçlendirilerek  alt kimlikçi bölücülüğün
önü kesilmiştir .Merkezi egemenliği esas alan , kralların ülke sınırlarını
koruyarak mutlak otoritesini  destekleyen  , klise baskılarını geride bırakan Westfalia
Antlaşması Avrupa’da  ulus devletlerin
oluşumu sürecinin başlatılmasını sağlamıştır . 1648 yılında otuz yıl savaşları
olarak tarihe geçen mezhep savaşları Westfalia Antlaşması ile sona erdirilmiş
ve kralların merkezi egemenliği ile ulus devletlerin oluşum süreci başlamıştır
. 1789 Fransız devrimi böylesine bir sürecin sonucunda  gerçekleşmiştir . Westfalia Barışı ile iç
karışıklıklardan kurtulan Avrupa ülkeleri ulus devletlere dönüşmüştür . Bu gün
ise mezhep savaşları ve alt kimlik çatışmaları tırmandırılarak  ulus devletler yıkılmaya çalışılmaktadır . Ulus
devletleri yıkarak yerine küçük eyalet devletçikleri oluşturmaya çalışan
küresel emperyalistler, alt kimlikçiliği hortlattığı için , böylesine bir
durumun tarihte olduğu gibi yeni bir Westfalia Antlaşması ile  ulus devletlerin korunması gerektiğini ,eski
ABD dışişleri bakanı Henry Kissinger 
bugünün toplumlarına anlatmaya çalışmaktadır . Fransız devriminin ürünü
olan bugünün ulus devletlerinin , Fransız devriminin gerçekleşmesine yol açan
Westfalia Barışını iyi inceleyerek  kendi
varlık düzenlerini , emperyal saldırılara ve iç karışıklıklara karşı
koruyabileceğini artık herkesin ve her devletin görmesi gerekmektedir .
Westfalia Barışının temel esasları olan merkezi yönetim ,sınırların
dokunulmazlığı ,iç işlere karışılmaması ,mezheplerin  özgür varlığı , halk egemenliği  ve uluslararası hukukun  tanınması ilkeleri sayesinde  ulus devletlerin yoluna devam edebileceği
kitapta öne sürülmektedir .Bu durumda 
yükselen güçler   küresel bir
Westfalia  Barışını aramak durumunda
kalmaktadırlar .

Soru-5- Kissinger
kitabının son bölümünde insanlığa ne gibi mesajlar vermektedir  ?

Cevap-5- Amerikan diplomasisinin en
büyük otoritesi olarak Kissinger, kitabının son bölümünde zamanımızın dünya
düzeni ile ilgili değerlendirmeler yapmaya çalışmaktadır . Dünyanın geleceği
için devletlerin çatışmasına değil işbirliğine gereksinme bulunduğunu ,ABD’nin
son dönemin süper gücü olarak dünya barışına önderlik yapması gerektiğini  ,Amerika’nın uygarlığın temsilcisi olarak
modern dünyanın oluşumunda önemli görevler yerine getirdiğini ,bir çok ulus
devletin ABD şemsiyesi altında kendi güvenliğini aradığını  yazar kitabının son bölümünde anlatmaktadır
.Westfalia Barışının dinin taleplerine karşı dünyevi bir düzen getirdiği ,
devletlerin sahip oldukları ülke toprakları 
ve siyasal güçlerin  de
yönetimlerde etkili olduğu bu barış metni ile genel olarak kabül  görmektedir .Batı blokunun getirmiş olduğu
dünya düzeni geride kalırken , doğu güçleri yeni dönemde  dünyaya açılarak yeni bir düzen oluşumunun
içinde yer almaya çalışmaktadırlar . Batı emperyalizminin yarattığı krizlere
çözüm getirebilmek için doğu ülkeleri siperlerini geliştirmektedirler .Güç
dengelerindeki kaymalar dünya barışını tehdit ederken  siyasal koşullardaki değişiklikler ya da
yenilikler  yerinde izlenerek gereken
önlemler alınabilirse o zaman 
devletlerin sahip olduğu meşru 
hukuk düzenlerinin devamlılığı 
yeni oluşturulacak dengeler ile 
sağlanabilecektedir .Teknolojik alanda meydana gelen hızlı
değişiklikler  var  olan düzenlerin  tehlikeye girmesine yol açmakta , ulusal
sınırların aşılmasıyla birlikte de ulus devletlerin kendi egemenliklerine
dayanan  kamu düzenleri  yıkılmaktadır . Küresel emperyalizm burjuva
kesimlere refah getirirken   eşitlik
düzenlerini yıkmakta ve  ulus devletleri
ekonomik açıdan teslim alarak halk kitlelerinin sefalete sürüklemektedir .






























Kissinger ,yeni dünya düzeni
arayışlarının bozmuş olduğu dünya düzeninin yeniden onarılması gerektiğini
,böyle bir yeni yapılanma sağlanamazsa , giderek artan dinsel baskılar ve
ekonomik sömürüler yüzünden dünya düzeninin 
altüst olacağını ,yeni bir dünya düzeninin kurulamadığını ama bu yüzden
eski dünya düzeninin yıkıldığını , eğer acil önlemler alınarak yeni atılımlar
ile eski dünya düzeni onarılamazsa, o zaman çöküşlerin ve savaşların küresel
bir kaos ve yok oluşa neden olacağını  
,bu yüzden toplumların  ve
devletlerin ayakta kalabilmesi için asgari düzeyde gereken önlemlerin alınması
gerektiğini  açıkça vurgulamaktadır .
Dünya düzeninin tek  ülke tarafından
kurulamayacağını  ve  farklı kültürlerin  ile 
dinlerin işbirliğine dayanan Westfalia sisteminin modernize edilmesiyle
barışın ortak çabalarla sağlanabileceğini 
söyleyen Kissinger ,aynı zamanda 
dünyayı yangın yerine çeviren savaş senaryolarının da  ulus devletlerin  dayanışmasıyla  önlenebileceğini  söylemektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış