ANAYASALAR VE DEĞİŞİM




Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN




S -1 : Anayasalar ile
değişim süreçleri arasında ne gibi bir bağ bulunmaktadır ?




C-1 :Dünya düzeninde asıl
olan değişimdir . Her canlı varlık gibi cansız varlıklar da evrenin sürekli
değişen dönüşüm süreci içinde   hızlı bir
değişime sürüklenmektedir . Değişen canlıların hareketleri  yer 
yüzündeki değişim süreçlerini doğrudan etkileyerek eskisinden çok daha
farklı bir yeni  dünya düzeni oluşumunu
insanlığın önüne çıkarmaktadır . Önemli olan insanlığın bu durumun farkına
vararak yaşam düzenini sürdürebilmesidir . Anayasalar da değişime uyum
sağlamalıdır .




S-2 : Hukuk açısından
değişim olgusu nasıl değerlendirilebilir ?




C-2:  Hukuk bir sosyal bilim olarak değişim süreci
içindedir .Ne var ki ,değişimi arkadan izleyerek normal hukuk düzeninin devam
etmesi  hukuk biliminde esas olduğu için
, değişim adına  bir takım alt üst
oluşların kabül edilmesi mümkün değildir . Esas olan geçmişin birikiminin
korunması ve geçmişten gelen  hukuk
birikimi çerçevesinde değişim olaylarının izlenmesidir . Bu çerçevede ortaya
çıkan her yeni durumun hukuk düzenleri açısından ele alınarak değerlendirilmesi
ve ortaya çıkan yeni tabloya göre hukuk düzeninde geleceğe dönük
yeniliklerin  devreye sokulmasıdır .
Hukuk  alanında yenilikler belirlenirken  geçmişin birikimi yol göstermeli ,
değişiklikler de uygulama alanına 
getirilirken var olan hukuk düzenlerinin bozulmamasına dikkat
edilmelidir .
 

S-3 : Hukuk ile anayasalar
arasında ne gibi  bağlar bulunmaktadır ?




C- 3 :Bir ülkede hukuk
düzeninin varlığı o ülkede bir devlet düzeninin bulunmasına bağlıdır . Her
devlet düzeni beraberinde bir hukuk yapılanması getirir . Ayrıca  bir devletin var olması da  anayasaların bulunmasına doğrudan
bağlantılıdır . Anayasalar bir anlamda devletlerin  hem statüsünü hem de kimliğini yansıtan
belgelerdir . Bu çerçevede , bir ülkede gerçek anlamda hukuk düzeninin
varlığı  anayasal yapılanmanın
bulunmasına  bağlıdır .Anayasalarda var
olan genel ilkelere göre hukuk düzenleri biçimlenir . Her ülkede geçmişten
gelen toplum düzenlerine uygun hukuk yapıları kurulurken , anayasalar daki
genel ilkeler  esas alınır . Anayasalar
genel olarak her ülkede var olan hukuk düzenlerinin  temel dayanağıdır . Anayasası olan her devlet
hukuk devleti olma iddiasını da beraberinde taşımaktadır . Gelişmiş hukuk
devletlerinde anayasalar en ileri düzeydeki 
formları gündeme getirebilmektedir .




S- 4 : Devletler ile
anayasalar arasında ne gibi yakın ilişkiler bulunmaktadır . ?




C-  4 : Esas olarak her devletin bir anayasası
vardır . Bunun  iki istisnası olarak
İngiltere ve İsrail’de  yazılı anayasal
olmadığını belirtmek gerekir . Dünyayı beş yüzyıl yöneten  İngiliz devletinin bayrağında  Hrıstıyanlığın işareti olarak haç
bulunmaktadır ve devletin kendi   mezhebi
olarak diğerlerinden farklı bir biçimde 
Presbiteryenlik  esas alındığı
için bir tarikat devleti olarak  dini
esasları temel almış  ve yazılı bir
anayasaya yönelmemiş bir devlettir . İsrail 
Davut yıldızlı  bir din devleti
olarak kutsal  kitaplarını esas aldığı
için  Tevrat ülkenin anayasal  düzeninin esası olarak  benimsenmiş ve bu yüzden yazılı bir anayasa
ortaya konulmamıştır . Her alanda temel 
yasalar çıkartılarak  anayasa boşluğu
doldurulmaya çalışılmış ama normal anayasal devletler de olduğu gibi istikrarlı
bir kamu düzenine kavuşulamamıştır .Bu iki devletin dışında her devletin bir
yazılı anayasası vardır ve devletlerin hukuk düzenlerini bu  yazılı metinler belirlemektedir .




S-5 :Anayasalarda ne gibi
durumlarda değişiklikler yapılır ?




C-  5 :Dünya siyasal sisteminde ya da  çeşitli ülkelerin toplumsal yapılarında
önemli değişikler meydana gelirse ve bu durumda var olan hukuk düzenleri
tehlikeye girerse o zaman anayasalarda değişikliğe  gidilebilir . Önemli olan var olan devlet
yapısının korunması , devletin özünün ve temel yapısının değişiklikler
karşısında zarar görmesinin önlenmesidir . Her devlet uluslararası rekabet
alanında diğer devletler ile rekabet halinde olduğu için , kendisini
güçlendirecek değişikliklere gereksinme duyulduğu zaman gidebilir .  Anayasalarda yapılacak değişiklikler  tümüyle devlet düzenini korumayı ve
güçlendirmeyi hedeflemelidir . Aksi durumlar , devletlerin ve hukuk
düzenlerinin geleceğini tehlikeye atacağı için 
dikkatli hareket edilmesi gerekmektedir .




S-6 :Durduk yerde
anayasalar değiştirilebilir mi ? Ya da temel anayasa maddelerinde değişikliğe
gidilerek ortaya bambaşka bir devlet modeli getirilebilir mi ?




C- 6 :Durduk yerde anayasa
değiştirilemez . Anayasa gibi temel bir yasal belgede değişikliğe gidilmesi
için  acil ya da beklenmedik
durumların  belirmesi ya da  ülkeyi tehdit eden yeni bir olumsuz durumun
gündeme gelmesi gerekmektedir . Herhangi bir devlette  bir anayasal düzen varken  bambaşka bir devlet kurmaya yönelen bir köklü
değişikliğe gitmek, devletlerin devamlılığı ya da hukuk sistemlerinin sürekliliği
gibi ilkeler açısından anayasa hukukunda mümkün değildir . Devletlere her türlü
saldırı yapılırken ; askeri , ekonomik ve 
elektronik saldırılar gibi hukuki yönden de  farklı saldırılar  örgütlü bir biçimde gündeme gelebilir . Yer
yüzünde var olan iki yüz devlet düzeni içerisinde büyük devletler küçük ve orta
boy devletler üzerinde hegemonya mücadelelerine girebilmektedir . Her büyük
devlet ya da siyasal güç dünyanın herhangi bir bölgesinde kendi çıkarları
doğrultusunda  yeni bir siyasal düzen
kurmaya yöneldiği aşamada ,o bölgede bulunan çeşitli devletleri emperyal
projelere uygun bir biçimde  değişime
zorlamaktadır . Bir çok ülkede olduğu gibi bu gibi durumlar Türkiye
Cumhuriyetinin geçmişinde fazlasıyla görülmüştür . Batılı emperyalistler önce
Osmanlı İmparatorluğunu kendi istedikleri düzene sokmak için anayasal değişime
zorlamışlar ve bunun sonucunda da 
koskoca merkezi imparatorluk çökerek dağılmak zorunda kalmıştır . Bugün
de benzeri durumlar ortaya çıkmakta  ve
bir çok büyük ulus devlet emperyal güçler tarafından bölünmeye çalışılırken ,
bunu kolaylaştıracak yeni yasal yapılanmalar anayasal değişiklik paketleri ile
ülkelerin siyasal gündemlerine taşınmaktadır .




S-7- :Türkiye’de gündeme
gelen anayasa değişikliğini nasıl değerlendiriyorsunuz . ?




C- 7-:Bir  genel kamu hukuku bilim adamı olarak  son değişikliklere lüzum olmadığı
kanaatındayım .Çünkü  bugünkü anayasa  önceki dönemlerde 18 defa değişmiş  maddelerinin yarısından fazlası yeniden
kaleme alınmış ve ülkenin hem küreselleşme hem de Avrupa Birliği süreçlerinde
gereksinmesi olan anayasal yapılanmalar bu değişiklikler aracılığı ile uygulama
alanına getirilmiştir .Bu çerçevede Türkiye’nin halen bir anayasa sorunu
bulunmamaktadır  , çünkü  yıllardır yapılan değişiklikler aracılığı ile
Türkiye Cumhuriyeti devleti yeni dönemin koşullarına uyum sağlamıştır .
Özellikle insan hakları  ve demokratik
süreç açısından  Avrupa Birliği üzerinden
Türkiye anayasal yapılanmasını çağdaş düzeyin üzerine çıkartmıştır . Ne var ki
, daha sonra ortaya çıkan Büyük Orta Doğu ya da Büyük İsrail projeleri
doğrultusunda Türkiye de bir merkezi alan devleti olarak  yeniden yapılandırılmaya çalışılmaktadır .
Emperyal projeler bölge devletlerini parçalarken , Türkiye’de buna uygun bir
yapılanmaya doğru sürüklenmektedir . Yeni kamu tüzel kişilikleri oluşturma
girişimleri üzerinden eyalet  ve
federasyon yapılanmaları öne çıkartılmaya çalışılmaktadır . Türkiye’nin böyle  bir yeni yapılanmaya hiç biri biçimde
gereksinmesi bulunmamaktadır .
 

S-8- :İçinde bulunulan sıcak
çatışma ve savaş koşullarında anayasa değişikliği doğru mu ?




C-8-:Sıcak çatışmalar ve
savaşlar beraberinde yeni yapılanmalar getireceği için , bu gibi istikrarsızlık
dönemlerinde anayasa değişikliklerine gidilmesi 
ülkenin birliği ve  güvenliği
açılarından doğru değildir . Her gün değişik çizgilerde gelişme gösteren sıcak
çatışmaların  yarın ne gibi gelişmeler
göstereceği belli olmadığı için , belirsizlik ortamlarında anayasa gibi temel
metinler değiştirilemez. Öncelik savaşların ve sıcak çatışmaların
durdurulmasına verilmelidir .Bir yandan insanlar ölürken  , diğer yandan  dışarıdan zorlanan  emperyal projeler çizgisinde anayasaların
değiştirilmesi  orta ve küçük boy
devletler açısından yok oluşun başlangıcı olabilir . Bölgesel projeler milli
devletlerin anayasal yapısını bozabilecek derecede anayasa  değişikliklerine neden olmamalıdır
.Savaşların nasıl sonuçlanacağı , yeni güç dengelerinin oluşumunda hangi gücün
galip geleceği ,  çatışma ortamlarından
kazançlı çıkan güçlerin ne gibi yeni planları gündeme getireceği belli olmadığı
için ,savaş sürecinde kesinlikle anayasalara dokunulmamalıdır . Merkezi
coğrafya ülkelerinin hepsinin gelecekte parçalanacağı ve bir bölgesel
federasyona uygun yeni eyaletler oluşturulacağı artık açıkça ifade edildiği
için Türkiye ve komşusu olan mevcut devletler böylesine bir  dağılma girişimine karşı kendilerini
koruyarak  var olan anayasalarına sıkı
sıkıya sahip çıkmalıdırlar .
 

S-9-:Anayasa
değişikliklerinde nelere dikkat edilmelidir ?




C-9-:Anayasaların
değiştirilmesi sırasında devletin ve buna dayalı olarak kurulmuş olan siyasal
rejimin korunmasına ve bunu bozabilecek 
değişikliklere karşı çıkılması gerekmektedir . Devletlerin
,ulusal,üniter,merkezi ,laik ,sosyal ve demokratik yapılarının  kazanılmış hakların muhafazası açısından  korunmasında her ülkenin ve devletin ulusal
çıkarları vardır ve bunlar  kesinlikle
korunmalıdır .
 

S-10-:Türkiye’nin bugünkü
anayasa referandumunu nasıl görüyorsunuz ?




C-10-Çok erken atılmış bir
adım olarak görüyorum . Öncelikle dünyanın nereye gideceği belli değildir .Yeni
dünya düzeni belirlenmeden yapısal bir anayasa değişikliğine gitmek ,Türk
devletinin  çöküş ve dağılma sürecini
hızlandırabilecektir . Ancak  yeni dünya
düzeni belirlendikten sonra , Türkiye o zaman 
yeni duruma uyum sağlamak üzere bir anayasa değişikliğine gidebilir .


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet