Koruma Sorumluluğu Doktrini ve
Değişen Egemenlik Anlayışı

Furkan
Çakar

 Koruma sorumluluğu, 2005 yılında Birleşmiş
Milletler Dünya Zirvesi’nde kabul edilen, soykırım, savaş suçları, etnik
temizlik gibi insanlık suçlarını önlemeyi amaçlayan bir taahhüttür.
Uluslararası hukuktaki  tartışmalı konulardan olan koruma sorumluluğu,
Vestfalya sisteminden bu yana süregelen egemenlik anlayışını değiştirmiş, insani
müdahale kavramının sınırlandırılmış hali olarak kabul edilmektedir.

İnsani Müdahale, en basit tanımıyla bir devletin başka bir devlete
karşı, geniş çaplı insan hakları ihlallerini önlemek amacıyla kuvvet
kullamasıdır.[1] 19. yy’da sömürgeci devletler, başka toplulukların ülkesine
müdahale ederek güvenliği sağlamayı ve bir düzen tesis etmeyi kendilerine hak
olarak görmüş bu da İnsani Müdahale anlayışını ortaya çıkarmıştır. 1860 yılında
Lübnan’da yaşanan Maruni-Dürzü çatışmasında, Osmanlı yönetiminin çatışmayı
önleyemediğini öne süren Fransa’nın Lübnan’a asker çıkarması İnsani Müdahalenin
ilk örneklerinden sayılmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı
sonrası İnsani Müdahale sömürgeci anlayıştan çıkmış ve yeni bir boyut
kazanmıştır.Ancak Ruanda ve Srebrenitsa soykırımlarını önlemedeki BM
başarısızlığı İnsani Müdahaleyi yeniden gündeme getirmiştir.2001 yılında Kanada
hükümetinin desteğiyle “Müdahale ve
Devlet Eğemenliği Komisyonu”
 (ICISS) tarafından
“responsibility to protect” raporu hazırlanmış ve 2005 Dünya Zirvesi’nde
kavramın sınırları belirlenmiştir.

ICISS raporunda
egemenlik kavramına sorumluluk anlayışı getirilmiştir.Rapora göre devletler
halkın güvenliğini sağlamak ve refahını sürdürmekle yükümlüdür.Ayrıca içeride
halka dışarıda da BM aracılığıyla uluslararası topluma karşı sorumlu
olmalıdır.Bunun sonucu olarak iç savaş, isyan ve otorite eksikliğinden zarar
gören bir topluluğu devleti koruyamazsa içişlerine karışma yasağı
(non-intervention) yerini uluslararası koruma sorumluluğuna bırakmalıdır.Yeni
egemenlik anlayışı, uluslararası arenada insan temelli güvenlik söylemini
güçlendirmiştir.Koruma sorumluluğunun tartışılan kısmı ise müdahale anlayışının
askeri müdahaleyi de kapsamasıdır.

Koruma Sorumluluğuna Dayanan
Müdahalenin Şartları ve Unsurları

ICISS raporunda
belirlenen sorumluluğa dayalı egemenlik anlayışına göre, sorumluluklarını
yerine getiremeyen devletler egemenlik hakkını kaybedecek ve insanların
güvenliği devletin güvenliğine tercih edilecektir.Bu sorumluluklar BM tarafında
soykırım,ağır savaş suçları,etnik temizlik ve insanlık suçları olarak
belirlenmiştir.Müdahale durumunda müdahaleci devletlerin de sorumlulukları
vardır. Bunlar; Önleme Sorumluluğu (Responsibility to Prevent), Harekete Geçme
Sorumluluğu (Responsibility to react)  ve Yeniden İnşa Sorumluluğudur
(Responsibility to rebuild).

Harekete geçme
sorumluluğu doktrinin en tartışılan aşamasıdır.Buradaki sorumluluk insani kriz
yaşanan devletin rızası olmadan alınan önlemlerdir.Bunlar ekonomik yaptırımlar
ve diplomatik önlemler olabileceği gibi askeri de olabilir.Bu da geleneksel
devlet egemenliğine karşı saygı ilkesiyle uyuşmamaktadır. ICISS’e göre ise bazı
kriterlere göre askeri müdahale meşru sayılmıştır.Bunlar; Doğru Amaç (Right
İntention), Son Çare (Last Resort), Orantılılık(Proportional Means) ve Olumlu
Gelişme Beklentisidir (Reasonable Prospects).Ayrıca kararın meşru olması için
müdahalenin karara bağlanması gerekmektedir.Karar organı olarak ilk BM Güvenlik
Konseyi belirlenmiştir.Ancak geçmişte birçok kez olduğu gibi insani kriz
durumunda BM Güvenlik Konseyinin bloke olması halinde Genel kurulun “unit in
for peace” kararı ile devreye girilmesi tartışılmıştır.

BM tarafından
belirlenen somut sınırlandırılmalara rağmen koruma sorumluluğu hakkında
tartışmalar devam etmektedir.Doktrin karşıtları,bu anlayışın güçlü devletlerin
zayıf devletler üzerinde tahakküm kurmasına bir araç olarak görmüşler ve
uluslararası hukuktaki sorunlara çözüm olmayacağı belirtilmiştir.Bu duruma
ABD’nin Panama ve Haiti’de insanları koruma gerekçesiyle yaptığı müdahale
sonrası rejimi değiştirmesi örnek olarak gösterilmiştir.Ancak doktrin destekçileri
koruma sorumluluğun insani müdahaleden farklı olduğunu,sınırları olduğunu ve
kollektif müdahalenin ülkelerin milli çıkarlarını engelleyeceğini
savunmaktadırlar.

Koruma sorumluluğuna
ait bir diğer eleştiri ise,barış için savaş çıkartmanın barışı
sağlayabileceğine olan şüphedir. Doktrin destekçileri ise barışı getirmek için
savaş çıkarmayı ve insan ölümlerini durdurmak için insan öldürmeyi faydacılık
(utilitarianism) anlayışına dayandırmışlardır. Bu anlayışa göre insanlık
suçlarını önlemek için yapılan savaş meşrudur.Doktrin ayrıca Vestfalya
Sisteminden bu yana süregelen egemenlik ve içişlerine müdahale yasağı
ilkelerini değiştirmesi yönünden eleştirilmiştir.Bu değişen durumun
silahlanmayı ve savaşı artıracağı iddia edilmiştir.

Doktrin 2001’den
sonra Irak ve son dönemde Libya’da uygulanmıştır. ABD’nin Irak’tan çekildiğinde
ülkede güçlü bir yönetim bırakmayarak yeniden inşa sorumluluğunu yerine
getirmemiş ve ülkede yaşanan krizlere karşı tepkisiz kalmıştır.2011 yılında
Libya’ya karşı gerçekleştirilen müdahale sonrası  da benzer bir durum
yaşanmıştır.Müdahaleci güçler Libya’da devlet otoritesini yıkmış ve yerine yeni
bir yönetim gelmesini sağlamadan ayrılarak yeniden inşa sorumluluğunu yerine
getirmemiştir.Müdahale sonrası Libya “düşkün devlet” olarak
nitelendirilmektedir.

Koruma
Sorumluluğu’nun çıkışıyla Vestfalya sisteminin ilkeleri değişmiş ve
uluslararası toplumda yeni bir anlayış oluşmuştur.Uygulama kısmında yapılan
hatalar doktrinin güvenilirliğini sarsmış ve bunun yeni sömürgecilik anlayışının
aracı olduğu iddia edilmiştir. Henüz hiçbir yerde bütün aşamalarıyla
gerçekleşmemiş olan doktrin tam olarak somutlaşmamıştır. Bu anlayışın
geleceğini de yapılacak olan uygulamaların meşruluğu ve uluslararası siyasetin
dengeleri belirleyecektir.

Furkan ÇAKAR

1.     Uluslararası İnsan
Hakları Hukuku,Prof. Dr. Emin BOZKURT sf. 105

2.    
http://responsibilitytoprotect.org/ICISS%20Report.pdf

3.    
https://www.academia.edu/7414152/Uluslararas%C4%B1_Hukukta_Koruma_Sorumlulu%C4%9Fu_%C3%87%C4%B1kmaz%C4%B1

4.    
http://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/dergi/15_1_5.pdf

5.    
http://akademikperspektif.com/2012/02/07/insani-mudahale-ve-uluslararasi-mesruluk/










































6.    
Uluslararası İnsan Hakları Hukuku,Prof. Dr. Emin BOZKURT