E. TÜMG. ARMAĞAN KULOĞLU : RUSYA’YLA LİBYA VE SURİYE KAPSAMINDA MUTABAKAT




Geçen hafta Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı
cephenin çok genişlediğini, bazı ülkeleri yanımıza çekerek cephenin
daraltılmasının faydalı olacağını belirtmiştim.




Karşımızdaki ülkelerden başat durumda olan Rusya,
özellikle dost görünüp, Suriye’de, Akdeniz’de ve Libya’da olsun dolaylı
yollardan Türkiye’yle menfaat mücadelesi içindedir. Bu nedenle Rusya’yla
ortak menfaatler üzerinden mutabakat sağlanarak sahadaki konumumuzun
güçlendirilmesine çalışılmalıdır.




Rusya’nın Libya’daki amacı


Rusya, Suriye’den sonra Libya’da da deniz ve hava üslerine sahip olmak
istemektedir.
Bu nedenle Libya’daki iç kargaşada üstünlük sağlayan Hafter’den yana
tavır almıştır.




Desteğini,
silah, malzeme ve Wagner Grubu paralı askerlerle sürdürmektedir.  Milliyetini kamufle ettiği uçaklarını,
doğrudan veya Belarus üzerinden gönderdiği söylenmektedir. Mısır, S.Arabistan
ve BAE’yle de koordine ederek, paralı askerleri Sudan ve Çat’dan getirilenlerle
arttırmıştır. Y
eni savaşçılar arasında İran ve Afgan
kökenlilerin de bulunduğu, Hafter milislerine katılmadan önce Rusya’nın
Lazkiye’deki üssünde organize edildiği ifade edilmektedir.




Libya’daki güç dengesi Türkiye’nin sahaya
inmesiyle değişmiş, BM tarafından da meşruiyeti tanınan UMH, Hafter’in
kontrolündeki birçok bölgede üstünlük sağlamıştır. Halen Libya’da en etkili
ülke Türkiye’dir.




Vattiye Hava Üssüne saldırı


UMH
kontrolüne geçen, stratejik önemdeki Vattiye hava üssüne, geçen Cumartesi
gecesi yabancı uçaklar tarafından saldırıda bulunulmuştur. Türkiye’nin
gönderdiği bazı askeri sistemlerin (özellikle hava savunma) hasar gördüğü
belirtilmiştir. Olayda Türk güçlerinin hedef alındığı aşikârdır.




Uçakların
kimliği bilinmemektedir. Bu saldırının doğrudan Rus uçaklarıyla yapılmayacağı,
ancak Rusya’yla koordine edilmeden de yapılamayacağı bir gerçektir. Uçakların
BAE’lerine ait olduğu, Mısır’ın Libya sınırına yakın yerdeki üssü kullandıkları
iddia edilmektedir.




Misilleme
olarak SİHA’ların Wagner paralı askerleri vurduğu ve büyük zayiat verdirdikleri
haberi alınmıştır. Bunun üzerine Lavrov acil ateşkes yapılmasını önermiş, Rusya
ve Türkiye’nin ateşkes üzerinde çalıştıklarını söylemiş, Hafter’in bu konuda
ikna edildiğini, Türkiye’nin da Sarraç’ı ikna etmesini talep etmiştir.




Olayları
tırmandıran da ateşkes isteyen de Rusya’dır. Geçen hafta ifade ettiğim gibi
ateşkes için şartlar uygun değildir. Hafter’in önce işgal ettiği yerlerden
çıkması veya püskürtülmesi gerekir. Durum üstünlüğü Türkiye’nin desteği ile
tamamen UMH’ye geçtikten sonra müzakere edilebilir.




Rusya’yla Libya’da ortak menfaatler tespit edilmeli


Bunun gibi teşebbüsler durumu içinden çıkılamaz
bir yöne sürükleyebilir. Küresel güçlerle doğrudan karşı karşıya gelmenin bir
faydası yoktur. Onu dengeleme yolları aranmalıdır. ABD, Rusya’nın Libya’da üs
bulundurmasını arzu etmez. Ancak seçim sürecinde bu gibi konulara uzak kaldığı
anlaşılmaktadır.




Burada Türkiye’nin menfaatinin, şartlar uygun
olduğunda, Sarraç yönetimi ve Rusya’yı bir araya getirip, kendisinin ve
Rusya’nın da menfaatine olan işbirliği konularında ortak kararlar alınmasını
sağlayarak Rusya’nın karşı gruptan çözülmesine imkân yaratmak olduğu
değerlendirilmektedir.




Rusya’yla işbirliği Suriye’de de geliştirebilir.


Türkiye’nin
Rusya’yla Suriye’deki işbirliğinin eskisi gibi sağlıklı yürüdüğü söylenemez.
Astana Süreci İran’ın da katılımıyla devam etmekte, ancak İdlip’te görüldüğü
üzere sağlıklı sonuç alınamamaktadır. Bunun başlıca sebebinin Türkiye’nin Esat
yönetimine karşı olan tutumunu devam ettirmesidir. Türkiye, Suriye’nin siyasi
birlik içinde toprak bütünlüğünün Esat ile olamayacağında ısrarlıdır.




Şimdi Esat’ın iktidarı bırakacağına ilişkin bir
iddia var. Rusya’nın da Esat’la devam etmek gibi bir ısrarı yok. Bu durum,
Türkiye’nin Suriye yönetimiyle anlaşabilmesi için bir fırsat olarak
görülebilir, Suriye konusunda da Rusya’yla yeni bir sayfa açılabilir. İran’ın
da katılımıyla çözüm yolları daha kolay bulunabilir. Ancak Esat gidince ortaya
çıkabilecek yeni yönetimin, mevcut şartlar içinde çok farklı olmasını beklemek
de gerçekçi olmaz. Fakat böyle bir fırsat çıkarsa bunu da kaçırmamak gerekir.




Fransa’nın, NATO’dan Türkiye için destek alamayınca dikkatini
AB’ye çevirmesi ve Türkiye’ye karşı onu hareketlendirmeye çalışması da dikkate
alındığında, Türkiye’nin Rusya’yı kendi tarafına çekmesinin önemi daha da
artmıştır.




10 Temmuz 2020
Yeniçağ Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet