ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

EKRANDAKİ AFRİN



Zeytin Dalı Harekâtı başlayalı bir buçuk ay oldu.
Ekranlarda günde birkaç kez ele geçirilen yerler, etkisiz hale getirilen
terörist sayısı, operasyonlara katılan birlikler ve bundan sonraki planın ne
olduğuna ilişkin haberler ve bilgiler yer almaktadır. Bu yaklaşımın fayda ve
mahsurlarının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.



Operasyonun ayrıntıları ekranlarda




Sürdürülmekte olan ve milletçe desteklediğimiz
harekâtta elde edilen başarının kamuoyuyla paylaşılması,
hem halkımızın, hem de operasyona iştirak eden birliklerimizin
moral ve motivasyonunu arttırmaktadır.
Ayrıca
son on yılda itibarsızlaştırma operasyonuna maruz bırakılan, Türk Milletinin
gözbebeği
Türk Silahlı Kuvvetlerine olan güven duygusunun
tazelenmesine de imkân yaratmaktadır. Dosta güven, düşmana da korku
vermektedir.




Ancak operasyonunun ayrıntılarıyla ortaya konması
ve haritalarda gösterilmesi, bu kadar uzun bir zamanda, bu kadar kuvvetle neden
yeteri kadar sahanın kontrol altına alınamadığı hususunda açıklama ihtiyacı
yaratmıştır
. Her ne kadar bunun nedenleri,
gerçekçi olarak, teröristlerin önceden yaptığı hazırlıklar ve sivilleri kalkan
olarak kullanmaları, birliklerimizin sivillere zarar vermeme konusunda
gösterdiği hassasiyet ve hava şartlarının zaman zaman elverişli olmaması
şeklinde
açıklansa da bu durum, çok daha iyi beklentiler içinde olan toplumun bir
kesiminde tereddütler oluşturmuştur.



Ayrıca harekât yapılacağının önceden açık bir
şekilde ortaya konması da, operasyonun baskın etkisini ortadan kaldırmıştır
.
Bu nedenlerle
operasyon hakkında açıklamalar yapılırken fayda ve
mahsur dengesinde dikkatli davranılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.




Medya açıklamalarındaki yanlışlıklar



Gerek görsel, gerek yazılı medyada, ele geçirilen veya geçirilecek hedefler
için
“stratejik tepe, stratejik köy” gibi ifadeler yer almaktadır. Büyüklüğü fazla olmayan bir sahada
stratejik hedeflerden bahsetmek doğru bir yaklaşım değildir.



Askeri hedef; ortaya
konan politik hedefe ulaşılmasını sağlayan hedeftir. Bu hedefe ulaşmak için
askeri stratejiler ve bu stratejilere ulaşmayı sağlayacak stratejik hedefler
seçilir.



Stratejik hedef; nihai askeri hedefe ulaşılmasında kilit özellik taşıyan, onun
elde edilmesine yol açan hedef anlamında kullanılan bir deyimdir. Söz konusu sahadaki hâkim tepeler ve yol kavşakları
ancak taktik birer hedef olma niteliğindedir.



Stratejinin bir altı ise taktiktir. Stratejiyle taktik arasında operatif birliklerle operatif harekât yürütülür. Taktik hedefe ulaşmak
için taktikler, bunun için de teknikler uygulanır. Bölük seviyesine kadar olan birlikler ve harekât teknik, taburdan tümene
kadar olanlar taktik, kolordu seviyesi operatif / stratejik, daha üst birlik ve
harekât seviyesi de stratejik olarak isimlendirilir.



Ele geçirilen ve geçirilecek yerlerin önemli olduğunu belirtmek için onları
“stratejik” olarak ifade etmek
yerine
“önemli” diye nitelemenin daha
doğru olacağı düşünülmektedir. Ancak yine de
açıklamalarda ihtiyatlı davranılmasında fayda görülmektedir.



Afrin operasyonunda sürat ve başarının önemi



Afrin operasyonunda süratli davranılması gittikçe
önem kazanmaktadır.
Çünkü zaman geçtikçe bundan rahatsız olanların,
harekâtı durdurmak veya inkıtaa uğratmak için yaptığı teşebbüsler ve beyanlar
artmaktadır. ABD ve AB bunların başında gelmektedir. BM kararlarından dahi
olumsuz yorumlar üretilmeye çalışılmaktadır.



Rusya şimdilik yanımızdadır. Ancak onun da
YPG’ye, ABD’ye fazla yanaşmaması için gözdağı vermek için bu desteğini
sürdürdüğü söylenebilir. İttifak içinde olduğumuz
İran dahi Afrin konusuna mesafelidir.



Rusya, İran ve Suriye, Türkiye’nin muhaliflere
olan desteğinden ve ÖSO’yla birlikte hareket etmesinden rahatsızdır.



Bütün bunlar göz önünde tutularak
harekâtın biran
evvel sonuçlandırılmasının, memnuniyetsiz olanların olumsuz teşebbüslerini
devam ettirmesine imkân tanımayacağı ve kazanılacak başarının da bundan sonraki
hedeflerin elde edilmesi için yürütülecek politik girişimlerde diplomasinin
önünü açacağı değerlendirilmektedir.




Kaynak Yeniçağ: Ekrandaki Afrin – Armağan KULOĞLU