Değerli Üyeler,


Gazi ve
Şehitlerimiz bu ülkenin bütünlüğü için çimentodur, sudur, sıvadır, harçtır. Bir
ev nasıl tavansız, tabansız ve duvarsız bir bütün değilse Gazi ve Şehitlerimiz
de vatanımızın bütünlüğü için aynı şeyi ifade eder. Maalesef AK PARTİ belki
bilerek belki bilmeyerek ülke bütünlüğünü çok ciddi krize sokabilecek adımlar
atıyor. Siz bakmayın
Tayyip Erdoğan ve avanesinin ülke bütünlüğü ve
terörle mücadele hakkındaki sözlerine. İş icraate geldiğinde bu vatan için
kolunu, bacağını, hatta canını feda eden kahraman Gazi ve Şehitlerimize nasıl
değer verdiklerini gelin
Yılmaz ÖZDİL’in ve benim
naçizâne yazdığım yazıdan okuyalım. Bakın bakalım her fırsatta VATAN, MİLLET
diye mitinglerde poz kesenler gerçek hayatta realite de Gazi ve Şehitlerine
nasıl muamele ediyor. Önce bir yurt dışına uzanalım ve diğer gelişmiş ülkeler kendi
Gazilerine nasıl davranıyor ona bakalım hep birlikte.




1.  AMERİKA BİRLEŞİK
DEVLETLERİ GAZİLERİ




* Eski Vietnam
Gazileri, Körfez Gazileri özetle eski muharipler için ayrı asker hastaneleri
vardır. Bu hastaneler Gaziye ömür boyu açıktır.




* Amerika da bazı
şehitliklerde, en ayrıcalıklı mezarlıklarda
(Kenedi’nin yattığı
Arlington Mezarlığı gibi)
Gaziler için yer ayrılmıştır.




* 11 Kasım Amerika da
Gaziler günüdür. 11 Kasımda bankalar okullar, hükümet binaları kapalıdır. Her
yerde 11 Kasımda Gaziler için geçit töreni yapılır.




* 11 Kasımda bütün
ülke başta Amerika Başkanı olmak üzere Gazilere teşekkür eder. Gazi çalışmak
istiyorsa, çalışabilecek durumda ise devlet en iyi şartta ona iş sağlar. Gazi
Amerika’da çalışamayacak durumda ise devlet ona ölünceye kadar en iyi konumda
bakar.




* Amerika da siyah ,
beyaz, zengin, fakir, kadın, erkek herkes eşittir. Yalnız Gazi ayrıcalıklıdır.
Hatta ayrıcalıkta parlamenteri bile geçer. Amerika da Gazilere mor kalpli adam
derler. Mor kalpli adam arabasının plakasından bile bellidir. Mor kalpli adamın
otomobilinin arkasında damga mühür ve madalyaya benzer bir şey vardır.
Sürücünün madalyalı olduğunu gösterir bu durum. Mor kalpli adam otomobilini
park edince, polis dahil her kes ona saygılı davranıyor. Tüm park yerindekiler
ona gülümsüyor. Gelip elini sıkıyorlar. ona şükranlarını iletiyorlar. Gazinin
göğsündeki mor kalp Amerika Birleşik Devletlerinin savaşta yaralananlarına
verilen bir madalyadır. Polis mor kalpli adamı görünce selam verir. Mor kalpli
adam lokantada yemek yerken yanına yaklaşırlar ve ona şükranların iletirler.
“Sen bizim için
savaştın”

derler.




Madalya alt tarafı
maddi değeri 10 TL’ye kadar. Toplam maliyeti 52,811 Gazi için 500 bin TL kadar.
Nedir ki bu miktar. Tayyip beyin Ak Saray’daki şömineli bir odasının maliyeti.
Neden yıllarca Gazilerimizden bunu esirgedik hep mevzuata mı takıldı her şey.
Madem mevzuat müsait değildi neden değiştirmedik o mevzuatı ?? Elbet alan oldu
ama alamayanlar hiç mi hak etmemişti. Hak ettilerse niye verilmedi şimdiye kadar.
1968 de 85 bin İstiklal Savaşı Gazisine madalyayı verilirken niye 2005 yılına
kadar 52,811 kişiye madalya vermedik ?




Bize göre
yapılanlardan hepsi yanlıştı.




Bakınız Milliyet Köşe
Yazarı Yavuz Donat ne diyor?
(Amerika da Mor kalpli adamın sahip
olduğuna parlamenter bile sahip değil)
Biz bu Gazilerimize 52 yıldır madalya
takamadık, bari bir özrümüzü sunalım.




“Ey Gazim Senden
hükümet adına Özür Diliyoruz”







2.  YUNANİSTAN GAZİLERİ




3 şubat 2005 tarihli
Cumhuriyet Gazetesinde şöyle bir yazı okudum. Kıbrıs’ta Türk ordusuyla
ENOSİS uğruna savaşmış
illegal
EOKA
örgütü’
nün 21
bin tane kaçmış mağlup olmuş elemanına 1 Nisandan itibaren Yunan hükümeti
madalya vermeye hazırlanıyor muş. Onlar için ne kadar mutluluk verici bir
durum.




KAÇANA MADALYA
KAZANANA PROTEZ BACAK 2 KATINA !!! “
BURASI TÜRKİYE KARDEŞİM. NİYE VATANI
KURTARIYORSUN, SANA MI KALDI”
MUAMELESİ.




Acaba biz bundan damı
ders almayacağız ??




Onlar mağlup oldukları
halde madalya alıyorlar biz galip olduğumuz halde Türkün şanını yükselttiğimiz
halde madalya alamıyoruz. Bunu anlamıyoruz. Anlayana da beri gelsin diyoruz.




* Yunanistan da
ailesini geçindiremeyecek eski muharipler için ziraat ve hayvancılıkta eski
muharip Gaziye ayrıcalıklar sağlanır.




* Eski Muhariplere
kamuya ait ürünlerde, çiftçilik ve yetiştiricilik (tarımcılık) yapmaları
sağlanır.




* Ölümü halinde eski
muharibin hakları dul eşlere çocuklarına anne ve babalarına ya da yoksul
kardeşlerine verilir.




* Tütün ve tekel
maddelerini satma önceliği, büfe açma, işletme önceliği, büfe açma, işletme
önceliği eski muharibe verilir.




* Kamuya ait
işletmelerde eski muhariplere istediklerinde öncelik verilir.


* Maaşlı işlere eski muharip Gaziler atanır.




* Vergilerden ve diğer
bir çok görevden eski muharip Gazi muaftır.




* Toplu taşıma
araçlarından ücretsiz yararlanılır.




* Eski muharibe sağlık
ve ilaç yardımı yapılır.




* Eski muharip Gaziye
aylığı 1500 dolardır.




* Yunanlı kaçan
Gazinin bile madalyası vardır.




* Bekçilik koruma
işleri temizlik işlerinde eski muharibe öncelik verilir.




*Yunanistan da tüm
Gazilerin çocuklarına eğitim parasızdır. Muharip Gazi hiç bir eğitim fonu
ödemez
(Bizde
bu alanda hiç bir ayrıcalık yoktur. Tüm Gaziler her şeyi öder.)




* Muharip Gazi
çocukları üniversitelere, harp okullarına kontenjan dolsa bile istediklerinde
alınır.
(Türkiye de 1976’da lise ve dengi okulu Kıbrıs
Gazilerine yüksek öğrenim hakkı tanındı. Türkiye genelinde 145 öğrenci müracaat
etti. 22 öğrenci sadece alındı. Diğerlerine kontenjan yok dendi. Ne olurdu
hepsi de alınsaydı ülke batar mıydı. Türkiye Muharip Gaziler Dergisi yıl 5 sayı
25 e bakınız Haziran 1989.)


3. FRANSA GAZİLERİ




Eski muharibin
menfaatleri eski muharip bakanının direktifi altında gerçekleşir.




* Askeri ve sivil
hastaneler bütün muharip Gazilere bakarlar.




* Eski muharipler
Fransa’da emekli maaşı alırlar. Bu maaş herhangi bir diğer maaşla birlikte
ödenir. Yani Gazi mesela bir öğretmenlik yapıyorsa hem öğretmen maaşını hem
Gazi maaşını alır.




* Eski muharibin
çocukları daha prestijli okula gönderilir Gazi çocuğuna daha iyi bir eğitim
sağlanır.




* Gazi dul ve yetim
aylığına ek olarak aile harçlığı da alırlar.




* Yaralanan,
hastalanan veya dul kalan eşi eski muharibin Gazi maaşından yararlanır.




* Yetimlere dul
aylığı, rüştünü ispat edene kadar verilir.
(Okuyan çocukta 25
yaşına kadar).




* Sosyal güvenlik
teşkilatı, eski muharibin tedavi ücretinin tamamını öder.



 


4. KANADA GAZİLERİ:




* Kanada’da eski
muharip bakanlığı vardır.
(Türkiye’de eski muharip Gazi bakanlığına
nedense ihtiyaç yoktur. Söylesek bakanlık adedi zaten çok derler. Bakanlık
adedi çok ise Gaziler bir bakana direk bağlı olabilir. Bize göre Milli Savunma
Bakanlığına direk bağlı olmalıdır veya bir müsteşarca idare edilmelidir.)




* Eski muharibin
malülüyet aylığı vardır.




* Kanada’da bir eski
muharip aylığı 1240 dolardır
(Türkiye’nin 8 katı kadar)




* Eski muhariplerin
Kanada’da hiçbir sorunları yoktur, hepsi mutludur ve ellerinden tutulmuş
durumdadır.
(Biz de elinden tutmayı bırakın, ellerinden gelse Gazi
oldukları için ayakları ile tekme atacaklar)

 


5. AVUSTRALYA GAZİLERİ




* Eski Muharip
bakanlığı vardır.
(Nedense Türkiye dışında bütün hükümetlerin Gazi
Bakanlığı var. Her halde bizde Gazilerin hiç bir sorunu olmaz diye düşünülüyor
olmalı).
 

* Eski muhariplere
Avustralya’da emekli maaşı ve bileşik ödenek altında bir maaş verilir.




* Avustralya da Gazi
bir öğretmense ve 3000 dolar öğretmen maaşı alıyorsa o kadar da Gazi maaşı
alır.

(Türkiye’nin 15 katı kadar)
 

* Avustralya da
Gazilerin hemen hemen bilinen hiç bir sorunu yoktur. Çanakkale Savaşına
katılmış Anzaklar sık sık Çanakkale’ye geziye gelirler. Orada Anzaklar’a karşı
sanki Gazilerimize çok değer veriliyormuş gibi söz alan siyasiler sık sık
Gazilerimize methiye dizer, yere göğe koyamazlar. Ama konuşma bittikten sonra
yanına gelen Gazimizin derdini dinleyip halledeceğine eline 50-100 TL
sıkıştırılır ve uzaklaştırılır. Bizzat gözlerimle gördüğüm için bunu hiç
çekinmeden yazıyorum. Ama Siyasinin ismini yazmayacağım. Çünkü değer ifade eden
birisi değil. Tayyip Erdoğan’a yalakalıkta çığır açmış bir milletvekili. Şimdi
tahmin ettiğiniz gibi Kabine’de bulunuyor.




Ve ÖZETLE bu yazının
sonunda hiç bir açıklama yapmaya gerek kalmadan Gazilerimizce beklenen
taleplerin aslında hiç te abartılı olmadığı gün gibi ortaya çıkıyor… Değil
mi? 


Şimdi de
Araştırmacı Gazeteci Yılmaz Özdil ne yazmış, Gazilerimiz hakkında, bir de ona
kulak verin.



Yılmaz ÖZDİL :
Terörsüz bahar


Ahmet Kiziroğlu “bu bahar
terörsüz bir bahar olacak, bu bahar için karda kışta mücadele eden güvenlik
güçlerimizin yanındayız” dedi.



*



Anlatayım ben size nasıl
“yanında” olduklarını…



*



Eskiden şehit vardı, Gazi
vardı. Akp’den beri yok. Çünkü Akp, ilgili kanunu değiştirdi, şehit ve Gazi
tanımı silindi. Şehit, vazife ölümü oldu. Gazi, vazife malulu oldu. Böylece,
koğuşta ranzasından düşüp ölenle, çatışmada hayatını kaybeden arasında fark
kalmadı.



*



22 defa ameliyat olan Gazi
var, 48 defa ameliyat olan Gazi var. Karaciğerinin yarısı alınan,
bağırsaklarının bir bölümü alınan, böbreği, dalağı olmayan, gözünü kaybeden,
kulağı parçalanan Gaziler var. Ömürleri boyunca ilaç kullanmaları gerekiyor. Bu
ilaçlara, sıradan insanlar gibi katkı payı ödüyorlar. Halbuki neyi korumak için
Gazi oldular? Devleti korumak için… Peki, bu Gazilerden katkı payı alan kim?
Korudukları devlet!



*



“Aktif” tabir edilen
tekerlekli sandalye tipi var, hafif ve normal tekerlekli sandalyelere göre çok
daha dayanıklı, en az beş sene kullanılabiliyor. Aktif sandalyenin fiyatı 10
bin lira… Devlet bunun sadece 2 bin 250 lirasını veriyor. Gerisini, Gazi
cebinden ödüyor.



*



Mayına basıyorsun, mayına…
Anca 2 bin 250 lirasını veririm diyor!



*



Farzedelim Gazi oldun. Gazi
maaşı bağlıyorlar. Bin 850 lira civarında para alıyorsun. Diyorsun ki, bununla
geçinebilmem mümkün değil, bir işe gireyim, çalışayım, emekli olayım, bari
biraz da oradan emekli maaşı alayım. Devlet sana ne diyor biliyor musun?
Bacağın yokmuş, kolun yokmuş, ben anlamam, bedensel engellerini
“sıfır” sayarım, bedensel engelin yokmuş gibi kabul ederim, sağlıklı
insanlar gibi 60 yaşına kadar çalışırsın, anca öyle emekli olursun diyor.



*



Eskiden böyle değildi. Bir
Gazi işe girdiğinde, her engelli vatandaş gibi, engel derecesine göre, çok daha
kısa sürede emekli oluyordu. Akp bu kanunu 2013’te değiştirdi. 2013’ten sonra
emekli olacak bir Gazi, engelli kabul edilmiyor, 60 yaşına kadar çalışırsa
emekli oluyor.



*



Peki, bir Gazinin erken emekli
olma ihtimali yok mu? Var… Devletimiz alay eder gibi, eğer bedensel engelin
yüzde 40 artarsa, seni engelli kategorisinden erken emekli ederim diyor. Yüzde
80 engelli olan Gazimiz var mesela… Yüzde 120 olursa, erken emekli olabiliyor!



*



Sayın hükümetimiz proteze de
sınırlama getirdi. Dizaltı elektronik protez var, bileği hareket ediyor,
nispeten rahatlık sağlıyor, fiyatı 90 bin lira civarında… Ödenmiyor. 20 bin
lirası ödeniyor. Ya git ucuzunu al, ya da bu kadar öderim, gerisini ne halin
varsa gör deniyor.



*



İki bacağını kaybetmiş Gazi
var, bir bacağının dizüstü protezi ödendi, bir bacağının dizaltı protezi
ödenmedi iyi mi!



*



Adı bende saklı bir güneydoğu
Gazimiz var, hem gülerek, hem ağlayarak anlatıyor: “Geçenlerde hastaneye
gittim, trafodan bakır tel çalarken kolunu kaybetmiş, protez için gelmiş hırsız
bir vatandaşla karşılaştım. Devletin ikimize de tanıdığı protez hakkı
aynı.”



*



Banyo-tuvalet sandalyesi var.
Gazilerimiz bu sandalyede hem yıkanıyor, hem tuvaletini yapıyor. Piyasada 1500
lira. Sayın hükümetimiz bunu bile vermiyor, 750 lirasını veriyor.



*



Uçak yapıyoruz, otomobil
yapıyoruz diye mangalda kül bırakılmıyor ama, bu memleket işe yarar tekerlekli
sandalye bile yapamıyor. İthal ediliyor. Ekstra hazin tarafı şu… Sağlık Uygulamaları
Tebliği’ne göre, bir dolar 1.8 lira, bir euro 2.4 lira görünüyor. Halbuki,
dolar 3 lirayı geçti, euro 3.5 liraya gidiyor. Gazilerimize alenen “kur
kazığı” atılıyor.



*



Bir Gazimiz var, yedi arkadaşı
şehit oldu, kendisi kollarından vuruldu. Devlet malzeme ofisinin deposunda işe
alındı. Kolları sakat olduğu için verilen görevi yerine getiremiyordu, dilekçe
yazdı, durumunu anlattı. Hikaye… Üstüne fırça yedi. Beğenmiyorsan git denildi.
Birkaç gün sonra Gazinin üstüne bir tonluk kağıt balya düştü, omuriliği
kırıldı, ömür boyu yatağa mahkum oldu.



*



Bacağı olmayan Gaziyi güya
kamu kurumunda işe aldılar. Çaycı yaptılar. Protez bacağıyla katlar arasında
çay dağıtıyor.



*



Gazi Baran Timuçin… 2007’de 24
askerimizin şehit olduğu Dağlıca baskınında iki bacağını kaybetti. 12 defa
ameliyat oldu. Bir tören sırasında tesadüfen Kemal Kılıçdaroğlu’yla karşılaştı,
Kılıçdaroğlu birlikte fotoğraf çektirmek istedi, Gazi “aman
çektirmeyelim” dedi. Neden diye sordular. “Akp’li belediyede
çalışıyorum, sizinle fotoğraf çektirdiğimi görürlerse beni işten atarlar”
dedi. Kılıçdaroğlu “merak etme, ben seni işe aldırırım” dedi.
Fotoğraf çektirdiler. Gazi Baran Timuçin, tahmin ettiği gibi, bir hafta sonra
işten atıldı.



*



(Kemal Kılıçdaroğlu, Gazinin
evi oraya yakın olduğu için, Chp’li Avcılar Belediyesi’ne telefon etti, derhal
işe alınması için talimat verdi. Maalesef eski başkan halletmedi. Unutuldu.
Hatırlatmaya utanan Gazi Baran beş senedir işsiz… Yeni başkan Handan Toprak
Benli’nin duyarsız kalmayacağını ümit ediyorum.)



*



Bir Gazimiz var, yeni evliydi,
Cudi’de mayına bastı, bir bacağını ve erkeklik organını kaybetti. Evlat edinmek
için çocuk esirgeme kurumuna başvurdu. Ekonomik, psikolojik şartları uygun.
Yıllardır bekliyor, evlat verilmiyor.



*



Bir başka Gazimiz var, belden
aşağısı felç, çocukları olmadı, tüp bebek denediler. Sayın hükümetimiz, sıradan
insanlar gibi üç deneme hakkı verdi. Şu anda yedinci denemeyi yaptılar, son
dördünü kendisi ödedi. Bu durumda olan iki veya en fazla üç Gazimiz var. Sayın
devletimiz bu Gazilerimize ayrıcalık tanırsa maazallah batar, iflas eder!



*



Buradan teröristlere çağrı
yapıyorum, rica ediyorum… Askerlerimizi çenelerinden vuracaksınız, lütfen en
fazla sekiz dişini parçalayacak şekilde vurun! Çünkü sayın devletimiz, en fazla
sekiz implant parası ödüyor. Dokuzuncu dişini kaybederse, Gazimiz kendi
cebinden ödüyor.



*



Ahmet Kiziroğlu’nun
“yanlarındayız” dediği tablo, işte bu.



*



Ve, yazıya noktaya koyarken
“son dakika” haberi ekrana düştü. “Sur’daki çatışmada üç
askerimiz, bir polisimiz şehit, üç askerimiz yaralı” deniyor.



*



Yanlış kardeşim, yanlış…



Dört vazife ölümü.



Üç vazife malulu.



Yeni Türkiye’nin yeni doğrusu
artık bu


Şimdi de bazı
videoları dikkatinize sunuyoruz. Buyrun izleyin, yorum sizin.

Muharip
Gazilerin talepleri, Sözleşmeli subay ve astsubaylara verilen sözler

MUHARİP GAZİ ÇOCUKLARI ADALET İSTİYOR BENGÜTÜRK TV “BUYRUN KONUŞALIM” PROGRAMI

Koreli Dede Muharip Bir Gazinin Hikayesi

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.
Şimdi lütfen geçin bilgisayarınızın başına ve hükümete şu ana kadar Gazi ve
Şehitlerimiz için yapılan bu muameleyi sorun. Bakalım ne diyecekler. Tabi bu
konu sizi ilgilendirmiyorsa birazdan TRT 1’de Magazin Programı başlıyor. Bu
hafta hangi ünlü hangi ünlü ile yiyişmiş seyredersiniz keyifle
:)


Saygılar,


Erkut Ersoy


İstihbarat Uzmanı
& Grup Sözcüsü


ÖZEL BÜRO GRUBU