• BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ (BAE) DOSYASI /// Emrah Kekilli : Politik Açıdan BAE
  • Yayın Tarihi : 5 Nisan 2020 Pazar
  • Kategori : ARAPLAR VE ARAP DÜNYASI

Emrah Kekilli : Politik Açıdan BAE


BAE’nin liman işletmeciliği, küresel sermayenin rızası olmadan gerçekleşmesi mümkün olmayan bir durum olduğundan, küresel sermaye ve BAE arasındaki derin ilişkinin en önemli parametrelerinden biridir. Bu münasebetle ticari ve finansal ağ BAE’nin bölgede oynadığı dış politika rolünün nasıl bir ekonomik kontekste oturduğunu izah etmektedir.

Küresel ekonomik sistemle organik bir ilişki içinde olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Arap ve İslam dünyasında, küresel aktörler lehine bir dış politika takip etmektedir. ABD-İsrail ekseniyle örtüşen bir dış politika izleyen BAE, ekonomik sistemde küresel sermaye odaklarıyla iç içe geçen bir yatırım ağını yönetmektedir.

IMF verilerine göre; BAE, 455.59 milyar dolar Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)’ya ve yüzde 3.7 GSYİH büyüme oranına sahiptir. Kişi başı milli gelir, 42.38 bin dolar olarak kaydedilmektedir. BAE’nin bu oranlarda diğer bölge ülkelerinden ayrışmasında yatırım fonlarının belirleyici rolü bulunmaktadır. Bu fonlar, BAE’nin yönetici elitleri ve küresel sermaye odaklarıyla oluşturdukları çıkar gruplarının odağını oluşturmaktadır.

Yeni Sektör Arayışı

BAE’nin GSYİH’sinde petrol ve doğalgazın oranı yaklaşık olarak yüzde 35, turizm, emlak, finans ve sağlık gibi sektörler de yüzde 63’lük bir hacimdedir. Gıda sektörünün oranı ise ancak yüzde 2 hacmindedir. BAE, tarımda kendine yetebilecek değerleri yakalamayı, petrol ve doğalgazın GSYİH’deki oranını azaltıp, buralardan şimdiye kadar gelen maddi kaynakları yeni sektörler oluşturarak sürdürülebilirliğin sağlanmasını amaçlamaktadır.

BAE’nin son 15 yıldaki ekonomik süreçleri takip edildiğinde liman ve serbest ticaret bölgeleri, banka yatırımları, inşaat ve emlak alanında mükemmel bir ilerleme kaydettiği, petrol ve doğalgaza olan bağımlılığın azaldığı görülmektedir. Bunların yanı sıra turizm ve altın ticareti de son yıllarda BAE’nin en güncel ve etkili yatırım ve girişimlerini oluşturmaktadır.

BAE’nin üçü dünya genelinde ciddi etkiye sahip olan yedi büyük fonu bulunmaktadır. Kişi başına varlık fonundan 656 bin dolar düşmektedir, bu orana göre Norveç ve Çin’den sonra üçüncü sırada gelir. Abu Dabi yönetici ailesi Nahyan ve Dubai yönetici ailesi Maktum olmak üzere emirliklerin yönetici ailelerinin ön plana çıktığı BAE, fonlarının dünya genelindeki sıralaması aşağıdaki gibidir:

Petrole dayanarak büyüdüğü görülen BAE yatırım fonları, devlet kontrolünde özel firmalar veya organizasyonlar eşliğinde yatırımlarda bulunmaktadır. Dış pazarda daha genel piyasa yatırım araçlarına göre daha garantici ve nakit para akışına dayanan alanları kendine faaliyet alanı olarak belirlemiştir. Bu eksende uluslararası banka satın almaları, liman işletmeleri, serbest ticaret bölgelerinin işletimi, borsalar, inşaat sektöründeki yüksek başarıları başlıca faaliyet çeşitleri olarak sıralanabilir. İfade edilen alanlar küresel ekonomi politikte mal ve para akışının ana araçları olduğu için küresel sermayeyle uyumlu olmayı gerektirmektedir. Bu münasebetle BAE’nin bölgede takip ettiği dış politikanın küresel aktörlerle büyük oranda örtüşmesi daha anlaşılır hale gelmektedir.

Dev Yatırım Fonları

Aldar, Emaar Development, Nakheel, Dubai World, National Holding ve bunların yanında daha belirli bir alanda hizmet gören dünya devleri olan Emirates ve Etihad şirketleri BAE’nin uluslararası pazarda öne çıkan yatırımcı şirketleridir. Emirates ve Etihad Airways olarak dünya pazarında lüks, güven ve kaliteyi rahatlıkla sunabilen, yüksek bütçeli firmalar olarak göz önüne çıkmaktadır.

Arap dünyasında karşı devrimleri destekleyen, Türkiye’nin terör listesine koyduğu Muhammed Dahlan’ı finanse eden ve Arap dünyasının en karanlık siyasi faaliyetlerinin odağında bulunduğu kaydedilen Muhammed bin Zayid’in de mensup olduğu Nahyan ailesinin en önemli ekonomik değeri Abu Dabi Yatırım Kurumu’dur. Kurum, 875 milyar dolar değeriyle dünyanın üçüncü büyük yatırım fonudur.

BAE’nin yatırım ve ekonomik gelişiminde liman işletmeleri ve hinterlandındaki ticaret çok büyük bir öneme sahiptir. Körfez bölgesindeki liderliği ve yönlen dirici politikalarının temelinde, diğer bölge ülkelerinden farklı olarak, petrol ağırlıklı uluslararası finansal strateji belirlemek yerine, liman ve serbest ticaret bölgeleri kiralayıp dizayn ederek geliştirmek bulunmaktadır.

Liman İşletmeciliği

BAE’nin ekonomik gücünün bir diğer kaynağı olan liman işletmeciliğinin kaynağı aslında Jebel Ali Limanı’na gitmektedir. Bu liman Abu Dabi’deki Port Rashid Limanı’nı desteklemek amacıyla yapılmış bir yapay limandır (1979). Port Rashid Limanı 1972’de hizmete açılmıştır. Jebel Ali Limanı’nın yıllık konteyner hacmi 2013’te 13.6 milyon TEU (34 metreküplük hacme sahip ölçü birimi) olarak açıklandı. En büyük insan yapımı liman niteliğindeki Jebel Ali, yıllık toplam taşıma kapasitesi 22.1 milyon TEU ile dünyanın en büyük 9. konteyner limanı. DP World bölge portföyünde, Dubai şehrinde Jebel Ali Limanı, Mina Rashid Cruise Terminali ve Kıyı Rıhtımı ve Al Hamriya limanları yer almaktadır. Jebel Ali Limanı ve Serbest Ticari Bölge Dubai GDP’sine 37.29 milyar dolar katkıda bulmaktadır.

BAE’deki serbest ticaret bölgesinin bölge ve hatta dünyadaki para akışının ana duraklarından biri olduğu, BAE’yi küresel mal ve para akışının merkezi ülkelerinden birine dönüştürdüğü bilinmektedir.

DP World şirketi BAE liman işletmeciliğinin esasını oluşturan bir organizasyondur. Dünya genelinde 78 terminal işletmektedir. Al Hamriya, Port Rashid, Jabal Ali, Port Fujairah ve Suudi Arabistan’daki Cidde limanları ve serbest ticaret bölgeleri başlıca önemli çalışma alanları olarak nitelendirilebilir. Bunun yanı sıra BAE Kızıldeniz’i sınırlandıran yedi ülkenin dördünün limanlarını işletmektedir. 2000’den itibaren 20 yıllık imtiyazla Cibuti Limanı işletimi hakkını şirket bünyesinde bulundurmaktadır. Mısır’ın Ain Sokhna Limanı, Suudi Arabistan’ın Cidde İslam Limanı Güney Konteyner Terminali, Yemen’in Aden Limanı, Mukalla, Ash-Shihr limanları ve Bab el-Mendab Boğazı’ndaki adalar körfez bölgesindeki DP World işletim ve ticaret alanlarını oluşturmaktadır.

BAE’nin liman işletmeciliği küresel sermeyenin rızası olmadan gerçekleşmesi mümkün olmayan bir durum olduğundan, küresel sermaye ve BAE arasındaki derin ilişkinin en önemli parametrelerinden biridir. Bu münasebetle yukarıda ifade edilen ticari ve finansal ağ BAE’nin bölgede oynadığı dış politika rolünün nasıl bir ekonomik kontekste oturduğunu izah etmektedir.