1915’de
Sinop’ta doğan, Trabzonlu bir ailenin mensubu, onur duyulacak bir geçmişle
gelecek nesillere örnek olan ve Kıbrıs Barış Harekatını başarı ile yöneten
Türkiye Cumhuriyeti’nin 7. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan’ı
terörist bir saldırı sonucu şehit oluşunun 26. yılında özlem, rahmet ve saygı
ile anıyor, kızı Fatoş Kayacan Hataylı başta olmak üzere; ailesi, yakınları, Türk
Deniz Kuvvetleri mensupları ve Büyük Türk Milletine başsağlığı diliyoruz.

Türker Ertürk ve
ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

Kıbrıs Barış Harekatı’nın Deniz
Kuvvetleri Komutanı (e) Oramiral Kemal  Kayacan 

(1992) Kıbrıs Barış Harekatı’nın
Deniz Kuvvetleri Komutanı, 12 Mart Muhtırası’na imza atan emekli oramiral,
1977-1980 döneminin CHP milletvekili, evinde ikisi erkek biri kadın 3 terörist
tarafından kurşunlanarak  29 Temmuz 1992’de
öldürülmüştü
 . 
















Işıklar içinde
olsun

Kayacan öldürüldü

Kayacan’ın 1974
Kıbrıs Barış Harekatı Utkusuna giden yolda
yaptıkları 

17 Temmuz 1974 günü Kıbrıs
bunalımı nedeniyle toplanan Bakanlar Kurulu’nda Deniz Kuvvetleri Komutanı
Oramiral Kemal Kayacan, Başbakan Vekili Necmettin Erbakan’a sordu: “Sayın
Başbakan Vekili, Benim donanmam daha önce iki defa döndürüldü. Bu sefer
dönmeyeceğimiz teminatını verebilir misiniz?

Erbakan kararlıydı: “Size
teminat veriyorum. Gazânız mübarek olsun!”

Amiral Kayacan da, “O zaman
biz Kıbrıs’a taka ile de çıkarız
” diyerek harekât emrini almış oldu .

Amiral
Kayacan, Kıbrıs’ta bugünkü fiili durumun öncüsü ve baş mimarıdır. 
Donanmanın koruyucu şemsiyesi
altında 20 Temmuz 1974 günü deniz piyadelerimiz ve onları taşıyan çıkarma
gemileri sayesinde Girne’de kıyıbaşı tutulmuştu. Başta tanklarımız olmak üzere
zırhlı birliklerin çıkmasıyla Kıbrıs’taki kara harekâtı mümkün olmuştur.

1968 yılında
ilk taburuna Gölcük’te sahip olan, Deniz Piyade Birliği, 1972 yılında
Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç’ın emri ile kaldırıldı.

İşte, 1973
yılında Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Oramiral Kemal Kayacan, dönemin yeni
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Faruk Gürler’i ikna ederek bu kararı değiştirdi.
İki taburlu deniz piyade birliği tekrar 9 Ağustos 1973 tarihinde kuruldu.
Birlik 12 Mart 1974’te İskenderun’a intikal etti. Dört ay sonra gerçek bir
savaşa gideceklerini bilmiyorlardı.

Bu sorudan bir
gün önce 16 Temmuz 1974 günü Milli Güvenlik Kurulu toplanmış ve Cumhurbaşkanı
Amiral Fahri Korutürk, Kayacan’ın da üyesi olduğu kurula şöyle hitap etmişti:
“Beyler, Kıbrıs Türklerini korumak için bir şey yapmak istiyorsanız sırası
şimdidir; eğer şimdi yapmazsanız bir daha hiç bir zaman yapamazsanız”
İki denizci devlet adamının
istişare halinde bu harekatta öne çıktığını görüyoruz. Zira her ikisi de söz
konusu denizaşırı harekatın icrasında donanma ve amfibi gücün rolünü biliyordu.
Harekat, bazı gecikmelere rağmen planlı şekilde icra edildi.(1 )

Suikasta
adım adım 

9
Temmuz 1992, İstanbul 

“Evlâdım,
sen yemeğe çıkabilirsin” dedi yaşlı adam. “Ama saat 20,30’da burada ol. Tamam
mı?” 



“Emredersiniz, Paşam” dedi genç adam ve hemen toparlanıp çıktı. 



Genç adam Kubailay Tuzcu’ydu… Er’di… Beş aydır yaşlı adamın yanında, askerî
koruma olarak görev yapıyordu… Yaşlı adam ise Kemal Kayacan’dı… Emekli Oramiral’di…
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan on sekiz yıl evvel emekli
olmuştu.  

Göztepe,
İstasyon Caddesi, Sümer Sokak, 11 Nolu Polat Ersan Apartmanı’nın 4. Katındaki
dairenin zili bu akşam ikinci kez çaldığında, saatler 19,40’ı
gösteriyordu. 

Yetmiş
yedi yaşındaki Emekli Oramiral Kemal Kayacan, açmak üzere kapıya yöneldi. 



Kemal Kayacan’ın ziyaretçisi çok olurdu… Kapısı herkese açıktı, çünkü… Ne
bileyim, bir iyilik yapmış olduğu kişiler veya nikâh şahitliklerini yaptığı
gençler çat kapı gelir, otururlar. Fikir danışır, fikir alırlardı… Evi gençlere
de her zaman açıktı. Genç denizciler sıkça gelirler, denizcilik konusunda görüş
alırlar, Paşa’nın tecrübelerinden yararlanırlardı… Gençlerle görüşmeyi,
konuşmayı seven biriydi… Bu ziyaretlerden keyif alırdı… Gelenlere kahveleri,
çayları bizzat kendisi yapar… Elleriyle ikram ederdi… Kemal Kayacan, kibir ve
gurur nedir bilmeyen, gösterişsiz, mütevazı bir Emekli Paşa’ydı. 



Kemal Kayacan, yetmiş yedi yıllık ömrün verdiği yorgunlukla ağır ağır geldi.
Kimin ya da kimlerin geldiğini görmek için dikiz deliğinden bakmaya dahi lüzum
görmeden kapıyı açtı. Ve karşısında biri erkek, biri kız iki genç buldu… Kız
kot pantolon ve beyaz gömlek giymiş, minyon tipli biriydi… Erkek ise kısa
boyluydu. Arkadaşı gibi o da kot pantolon ve beyaz gömlek giymişti. Yeni tıraş
olmuş, bıyıklı ve gözlüklü bir kişiydi. 



“Buyurun” dedi Paşa, “Kimi aramıştınız?” 



“Biz” dedi kız olanı, “Kemal Kayacan Paşa’yla görüşmek istiyorduk.” 



“Buyurun, kızım. Kemal Kayacan benim.” 



Genç erkek hemen belindeki namlusuna susturucu takılmış tabancayı çekti…
Hiçbir şey söylemeden silâhın tetiğine peş peşe asıldı. Tabanca, beş adet 7,65
milimetre çapında mermi kustu. Bunların üçü Kemal Kayacan’ın başına, omzuna ve
kalbine saplandı. Paşa olduğu yere yığıldı, kaldı. 



Kemal Kayacan’ın vurulup kanlar içinde yere düştüğünü gören Fatma kod Ayşe
Yılmaz, “Tamam Bahri… Hemen gidelim” dedi, Bahri kod Altan Berdan
Kerimgil’e. 



Örgüt, İstanbul’da tetikçi sıkıntısı çekiyordu. Bu yüzden iki tetikçiyi
Ankara’dan özel olarak getirtmişti… Her ikisi de yirmi dört yaşındaydılar. Ayşe
Yılmaz Hacettepe Üniversitesi’nde, Altan Berdan Kerimgil ise Ankara
Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde öğrenciydi… İki tetikçi terörist, evin
kapısı önüne bomba görüntüsü verilmiş bir paket bırakıp, apartmandan çabucak
çıktılar… Kendilerini bekleyen beyaz renkli bir Mazda’ya binerek, hızla
uzaklaştılar. 



Suikastı, gazeteleri arayan bir kişi Dev-Sol adına üstlendiklerini açıkladı… Ve
“Son günlerde artan işkence ve baskılardan dolayı Oramiral Kemal Kayacan’ın
cezalandırıldığını” söyledi. Ancak Kemal Kayacan’ın adı, Dev-Sol’un daha önce
açıkladığı öldürülecek kişiler listesinde geçmiyordu… 

Emekli
Oramiral Kemal Kayacan kimdir?

 Sinop’ta  1915 yılında doğmuş ve
1935 yılında Asteğmen rütbesi ile Deniz Harp Okulu’ndan mezun olmuş. 1935 –
1972 yılları arasında Donanma , yurt içinde/dışında çeşitli gemilerde
görevlerde bulunmuş. 1972 – 1974 yılları arasında TSK’nin 7. Deniz
Kuvvetleri Komutanlığı görevini deruhte etmişti. 1974 yılında emekli olan Oramiral
Kemal Kayacan, 1977-1980 yılları arasında Ankara Milletvekili olarak
T.B.M.M.’de bulunmuş. Milletvekilliği 12 Eylül 1980’de sona ermişti.



































(1 ) Cem Gürdeniz’in 29.7.2018 günlü “Oramiral Kemal Kayacan ve Kıbrıs
Zaferi” yazısından alıntı