ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

KADERİNİ OYLAYACAKSIN !!

Partili
Cumhurbaşkanlığı seçiminde millete “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin rejimi” oylatıldı.
Bu haliyle kısmen değişen rejimin, 24 Haziran seçiminde kalıcı hale getirilmesi
ya da parlamenter sisteme geri dönülmesi oylanacaktır. Tek adam (Baas
rejimi)rejimi mi, kuvvetler ayrılığına dayalı Cumhuriyet rejimi mi?

Bazıları bu
gerçeğe gözünü kapatmış, PKK’nın sivil uzantısı görünümlü HDP’ye destek
çıkmakla suçlayıp, seçimde oy kullanmayacağını söylüyor. KOCAMAN BİR AFERİN
SİZE(!)… Alkış… Alkış….

2002 yılında
parti olarak seçime girecek oy oranına sahip olmadığı için bağımsız adaylarla
seçime giren HDP(BDP VE diğer versiyonlarıyla…)’yi barajı geçirecek güce AKP
politikalarının getirdiğini ne çabuk unuttunuz?

Muhalefet
üzerinden AKP NASIL AKLANIR?

Şemdin Sakık’ın
gizli tanıklığında PKK ile mücadele eden askerlerİ de muhalefet yargıladı.
PKK’yı TANIK, ASKERİ SANIK yapan, 
gazisini, Askerini onur intiharına sürükleyen de zaten muhalefetti…

Kozmik odayı CİA
ELEMANLARINA TESLİM EDİP, CİA ve Yunan istihbaratına servis eden; O servis
edilen bilgiler nedeniyle, istihbarat ve terör örgütleri içinde görev yapan 800
vatan evladının öldürülmesine neden olan da muhalefetti..

911 km’lik
Suriye sınırımıza PKK’nın yerleşmesine de muhalefet neden olmuştu…

Oslo’da,
Dolmabahçe de PKK’ya diz çöken de zaten muhalefet idi değil mi?

CİA+MOSSAD+MI6
Yapımı İŞİD’e “öfkeli çocuklar” muhabbetiyle yaklaşıp, ülkemizde kanlı
operasyon yapabilecek ortamı da zaten muhalefet sağlamıştı. Libya’dan Yemen’e
teröristlerle iletişim kurup, bavulla para dağıtan da zaten iktidar olmayan
muhalefetin Dışişleri Bakanıydı…

Ege’de 157 ada ve
kayalığın Yunanistan’a muhalefet hibe etti…

Ege’yi Yunan
Gölü haline getiren, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini verme noktasına taşıyan da
bu muhalefet(!)…

AH MUHALEFET;

Kuvvetler
ayrılığını YOK ETTİN… Yargıyı sopa haline getirdin… Hırsızlık, yolsuzluk,
yalan, talanı kurumsallaştırdın… Üretimi bitirdin… Bu ülkenin yerli tohumunu
bile yasakladın… Iğdır Ovasından Amik Ovasına kadar, GAP’dan ormanlarımıza, yer
altı sularımıza kadar yabancılara sattın… Eğitimi tarikat okullarına teslim
ettin… Her türlü sınavın sorusunu çaldın… Yolsuzlukların ortaya çıkmasın diye
SAYIŞTAYI devre dışı bıraktın. Anayasa Mahkemesine atadığın hakim Twitter
hesabından rakibine saydırdı. Atadığın İzmir Ağır Ceza Reisi senden yana oyunun
rengini ilan etti…. Sen nasıl bir muhalefetsin ki, sit alanlarını talan ettin?
Bütün ihaleleri yandaşa bedelinin onlarca kat fazlasına verdin? Ülkeyi borç
batağına sürükledin. 4. Kuvvet denilen medyayı dönüştürüp sahibinin sesi haline
getirdin?…  Taşeron sistemiyle
madenciyi madene gömdün… Ölmeyerek suç işleyen madenci yakınını danışmanına
dövdürttün… Yetmedi, tekme atarken ayağı acıdı diye rapor bile aldırdın… Şimdi
de acıyan ayağının bedeli olarak vekil adayı yaptın… İhale manyağı yaptığın
obez müteahhide Türk Milletinin anasına sövdürttün…  Sayende işçi ölümlerinde dünyada ikinci,
AB’de birinciyiz… Çiftçiye ananı da al git, şehit annesine “o kadın” de…
Çocuklarımızı bilerek ve isteyerek öldüren polise “destan yazdı” diye övgü düz…
Üstüne bir de iki maaş ikramiye ver… Ne çok suç işledin sen öyle muhalefet?(!) Daha
bitmedi!!..

Kurtuluş savaşı
yok dedin… Yunan galip gelseydi diyen İngiliz bağlantılı fesliyi saraylarda
ağırladın. Baş tacı ettin… Verdiğin cesaretle bütün Cumhuriyet düşmanları
cesaret bulup, ülkenin kurucusuna küfür etti. İftira etti… Anasına bile dil
uzattı…. Sahi, Afyon Belediye Başkanınız Yunan adına şehitlik yapmaya bile
kalkmıştı değil mi?(!) Misyonerliği serbest bırakıp Anadolu’yu kiliselerle
donattınız… Sonra nedir bu sizin kadın düşmanlığınız?(!)… 16 senedir kadın
cinayetleri sayenizde zirve yaptı?(!)… Çocuk tecavüzleri… Tecavüzcüleri; “bir
kere olmuş” diye kayıran bakanınız… Üstelik kadın bir bakan….

Şimdi bazıları;
“muhalefete oy yok” derken haksız mı şekerim(!)??

KENDİNİZE
GELİN!!

Bugün HDP
seçimin kaderini belirleyecek kilit parti konumuna geldiyse, bu durumun
sorumlusu Güneydoğu’yu terörize eden AKP’dir. Diyarbakır meydanında PKK
çaputları altında Öcalan’ın mektubunu muhalefet okumadı. Kürtlere; “Öcalan’ı
sizin önderiniz olarak tanıyoruz” politikasını muhalefet dayatmadı. G. Doğu’ya
PKK’nın istediği vali-kaymakam ve emniyet müdürlerini muhalefet atamadı.

AKP, besleyip
büyüttüğü, seçimin kilit partisi haline getirdiği PKK’nın siyasal ayağını
“büyük bir manevrayla” muhalefetin kucağına bıraktı. Çocuğunu geçici olarak
komşuya bırakan anne gibi… Hiç merak etmeyin. 24 Haziran Kader seçiminden galip
çıkarsa, çocuğunu geri alacaktır. Neden mi?

Reis
İngiltere’ye gitti. Orada Chatham House ile görüştü. Peki yanında kimler gitti?
Açılımın mimarlarından biri olan Efgan Ala… Sizce neden? İngiltere’de neyin
pazarlığı yapıldı? Dokuz maddede(açılım ve Kıbrıs dahil) anlaşmayı varıldı
deniyor. Sen muhalefetin bazı söylemini bahane et, oy kullanma şekerim…

Anlamadığın şu; Sen
bu seçimde partileri değil, Türkiye’nin rejimini oylayacaksın!! Bu seçimin
sonunda, senin beğenmediklerin kaybederse,

Bir çocuğa;

 “Artık başbakansın. İster as, ister kes.
“diyen zihniyet, isteyince asacak, isteyince kesecek bir güce kavuşacak.

Terörist
yaftasıyla mallarına el koyabilecek. Gideceğin yargı olmayacak.

Bakın, size bir
AK Partilinin bana attığı mesajı yazayım: “Hani iki laf vardır. Birisi dün
dündür(AKP’nin Fetö övgüsünü savunmak için yazmış)bugün bugündür. Ve harp
hileden ibarettir.”

AKP ve seçmeni
seçimi harp olarak görüyor. Böyle olunca da hile yapmayı hak sayıyor.

Harp düşmana
karşı yapılır. Bu durumda AK SEÇMEN DÜŞMAN OLARAK KİMİ GÖRÜYOR? MUHALEFETİ!!!
Ve seçim onun için senin anladığın anlamda bir anlam taşımıyor. O seçimi
düşmana karşı yapılan bir savaş olarak görüyor.

Bu kadar
tehlikeli bir anlayışın ülkeyi ele geçirme yarışında oy kullanmamak,
Cumhuriyetin tasfiyesine el vermektir.

Cumhur İttifakı
kazanırsa, ortada cumhur falan kalmayacaktır. Cumhur teba olurken, her şeyin
sahibi olduğuna inanan Erdoğan ve ailesi, Erdoğan Devletini kurmuş olacaktır.
Bu gerçeği asla unutmayın!!

SONUÇ OLARAK

Bu güne kadar
hiçbir yazımda, hiç kimsenin yanlışını örtmedim. Hataların yandaşı olmadım.
Olmam da. CHP ve İYİ Parti içine sokulan ve yabancı “sözde sivil kuruluşların”
bazılarıyla(IRI, NED, TESEV gib) bağlantısı olan isimler var.  Bu isimleri kabullenmemiz mümkün değildir. Bu
seçim normal bir seçim olsaydı, Ekmeleddin olayında tavrım ne olmuşsa aynısı
olurdu. Oysa bu seçim bir parti seçimi değildir. O nedenle oyumu kullanacağım.
Çünkü Muhalefet Parlamenter sisteme dönme sözü verdi. Dönmek zorundadır. 

Ve ben Millet
İttifakındaki partilerden daha çok, ittifakın tabanına güveniyorum. Bu taban
diridir. Derdi vatanıdır. Bu tabana rağmen tepedekiler istediğini yapamaz.
Sizler de kendinize güvenin. Bu partiler tabanına Ergenekon gibi bir tezgahı
yutturamaz. Barzani denilen çapulcuyu alkışlatamaz. Komşularına ABD adına
düşman olmayı kabul ettiremez. Aya otoban yaptık deyip alkışlatamaz. Türk
askerini Haçlı adına savaştırmaya kalkışamaz.

Şimdi evimizde
yangın var. Önce bu yangını söndürmeye odaklanacağız. Millet ittifakı
kazanırsa, rehavet asla yok. Tarımdan eğitime, yargıdan milli ekonomiye…. Beyin
jimnastiği yapıp, taleplerimizi bu ülkenin vatandaşları olarak dayatacağız.

HAYDİ SANDIĞA….




































































































































Zahide UÇAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir