Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


SONER YALÇIN : TÜRK PAPAZ




Anıtkabir yine
ziyaretçi rekoru kırdı.

Anıtkabir müzesinde Atatürk’ün okuduğu kitaplar bölümü var.

Bu kitaplardan biri de, “Gagauzların İstoriyası” (Gagauzların Tarihi) eseri.

Atatürk, satırların altını çizerek, sayfa yanlarına
notlar alarak
 bu kitabı okudu. Kitabın yazarına,
çalışmasını öven mektup ve şilt gönderdi.

O yazar…

Mihail Çakır (1861-1938)…

Gagauz /Gök Oğuz Türkü idi. Göçebe ataları Osmanlı yönetimindeki -bugün
Moldova sınırları içinde yer alan- Besarabya‘ya yerleşti.

Çuvaşlar, Yakutlar, Kumanlar, Peçenekler, Karamanlılar gibi Gagauzlar da
Hıristiyan Türk idi.

Mihail Çakır Ortodoks Hıristiyan‘dı.
Üstelik papaz‘dı.

Sadece din adamı değildi…

“Bu Türkçe laf eder” diye
insanların zulüm gördüğü Rusya işgali döneminde
Besarabya’da Gagauzların ana dillerini-milli kimliklerini kaybetmemeleri
için çabaladı.

– İlk Türkçe alfabeyi hazırladı.
Köy köy dolaşıp çocuklara Türkçe okuma yazma öğretti.

– Türkçe “Halkın Sesi” gazetesini çıkardı.

– Türkçe “Gagauzlar kimdir” diye kitaplar yazdı: “Gagauzlar Kumanların
(Uzların, Oğuzların) evlatlarıdır, dili hakikat Türk dilinin soyundandır…”

Karaman Hıristiyanlardan Türkçe
dualar getirtti; kilisesinde okuttu. İncil‘i Türkçe’ye çevirtti.
(Aynı dönemde Yozgatlı Türk Papa Eftim İstanbul’da, Müstakil Türk Ortodoks Patrikhanesi‘ni
kurdu.)

Papaz Mihail Çakır’a en büyük yardım 1931
yılında bir Türk’ten geldi:

Hamdullah Suphi…


UNUTTURULAN İSİM


Erdoğan bugün “Bizim andımız İstiklal Marşı’dır” diyor.
Marşın yazılmasına sebep olan kişi Hamdullah Suphi Tanrıöver (1886-1966)
idi. Mehmet Akif’e marşı yazması için zorlayan-çabalayan kişi Milli Eğim
Bakanı -aynı zamanda Türk Ocakları Başkanı- Hamdullah
Suphi idi. Marşı Meclis’te ilk okuyan da o
oldu…

Dedesi, Osmanlı’nın ilk Maarif Nazırı Abdurrahman
Sami Paşa…

Babası, Osmanlı’nın altıncı Maarif Nazırı Suphi
Paşa idi.

Kendisi, Türkiye’nin  ilk Maarif Vekili oldu.

“Türkçü”  idi… 1911’de Ziya Gökalp önderliğindeki Genç Kalemler çevresinde
gelişen “milli edebiyat” akımına bağlandı. 1912’de “Türkçülük” akımının
İstanbul’daki merkezi olan Türk Ocağı’na girdi ve başkan oldu. Aralıklarla
toplam 34 yıl bu kurumda
başkanlık yaptı.

İstanbul’daki işgalci güçlere karşı düzenlenen açık hava toplantılarında
hitabetiyle insanları etkiledi. Son Osmanlı Meclis-i Mebusan‘a
Antalya üyesi olarak seçildi. Meclisin kapatılmasıyla Anadolu’daki bağımsızlık hareketine katıldı.
Uzatmayayım…

Yıl, 1931.

Kendisine Belgrat, Bükreş ve Kahire elçilikleri teklif edildi.

O, Bükreş‘i seçti. Sebebi
Romanya’da bulunan 350 bini aşkın Gagauz Türk’üne yardım etmekti. İlk elini
uzattığı Mihail Çakır oldu.
Atatürk’ün, Mihail Çakır’ı tanıması Hamdullah Suphi kanalıyla oldu…

13 yıllık Bükreş büyükelçiliği döneminde Hamdullah Suphi neler yapmadı ki:

– Türkçe eğitim veren 26 okul açılmasını
sağladı. Türkiye’den getirdiği kitapları bu okullarda okuttu. Başarılı Gagauz
çocukların Türkiye’de öğrenim görmesini sağladı.

– Gagauz Prof. Atanas İ. Manov‘un
Bulgarca yazdığı “Potekloto na Gagauzite” (Gagavuzlar’ın Geçmişi) isimli
kitabın M. Türker Acaroğlu tarafından Türkçe’ye çevrilmesini sağladı: “Gagavuzlar-Hristiyan Türkler… Romanya ve
Bulgaristan’da Oturan Hristiyan Türkler Hakkında Tarihi ve Etnolojik Bir Etüd.”


– Türk mezarlığı yapımını sağladı. Savaşlarda can veren 2 bin 714
askerimizi içinde barındıran şehitlik yaptırdı. Vs.

Günümüzde Hamdullah Suphi gibi isimler unutturuldu; çünkü onlar
“Türkçü” idi…


ERDOĞAN’IN KÖTÜLERİ


Dücane Cündioğlu‘nun “Arasokakların Tarihi” kitabın­da şöyle der:

“Gençliğimde -birçok yaşı­tım gibi- benim de ismini duy­duğum ve fakat eserini
oku­madığım, hatta kendisini hiç tanımadığım kötülerim vardı. Öyle
kötülerdi ki, o kadar kötülerdi ki niçin kötü olduklarını
bilmeye ihtiyaç bile duymamıştım…”


Bu sözleri “Andımız” tar­tışmasıyla gündeme gelen Dr. Reşit Galip için söyleyip, “aslında” diyordu Cündioğlu; “o iflah olmaz
bir idealist­ti. 
İnsanların bilinmeyen taraflarında hakikaten
nice soyluluklar var.


İşte…

Düşünsel dünyası So­ğuk Savaş döneminde
oluşan 
Erdoğan’ın “Türkçü değilim” sözünü bu bağlamda
değerlendirmek gerekiyor.

Erdoğan, ne Hamdullah Suphi‘yi ne de Dr. Reşit Galip‘i tanımak
istiyor! Erdo­ğan’ın “kötüleri” var sadece!

Peki… Erdoğan “kötü” bildi­ği “Türkçülükten ne anlıyor?

Şurası gerçek:

“Türkçülük” kavramı­nın -özellikle
Soğuk Savaş döneminde ABD emperyaliz­mi tarafından- içi boşaltıldı. “Türkçüler”, MHP‘den bile kovuldu.

Birbirlerine “yoldaş” diyen
“Türkçüler” ile “Sosyalist­ler” birbirine düşman edildi. “Türkçülük”, emperyalizm tarafından diriltilen “Si­yasal
İslam” (ve Ilımlı İslam) gölgesine sokuldu: Türk-İs­lam Sentezi ortaya
çıkarıldı. Sanki başka inançlarda “Türk” yoktu!

Erdoğan bu “politik ikli­min” ürünü.
Bu nedenle…

20 gün önce gittiği Moldo­va’daki Gagauz Özerk Cum­huriyeti’ni ziyaret edip
şöyle dedi:

“Hediye olarak iki adet TOMA’yı buraya
getir­miş olduk!”


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış