Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Prof.
Dr. İbrahim Ortaş
: Yaşadıklarımızı
Nasıl Okuyalım ki Gerçeğe Ulaşalım ???
 

Çukurova
Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr




Türkiye 80 milyon nüfusu
ile çoğunluğu da gençlerden oluşan çok canlı ve dinamik bir ülke. Bulunduğu
coğrafyası yaşadığı tarihi geçmişi gereği birkaç kültürü bünyesinde
barındırıyor. Ayrıca uygarlıklar kavşağı Anadolu ekolojisi ve coğrafi yapısı
ile birçok bitki ve hayvana ev sahipliği yapmasından dolayı insanlığın gelişimi
için en uygun iklim, ekoloji ve besleneme koşullarına sahip olmasından dolayı
birçok kültürün üst üste geliştiği bir yer olarak da kültürel zenginliğe
sahiptir. Görebildiğim kadarı ile üzerinde yaşadığımız toprakların tarihi ve
ekolojik zenginliğinin farkında olmayan ve gerçeklikliği bilmeyen çok sayıda insanımız
da var.


Üstümüzdeki gök kubbeden
coğrafyamızı ısıtan ve beslenmemizi sağlayan güneşimiz halen bizlerin
gereksinim duyduğu gıdamızın çoğunu kaynağı olan on binlerce bitkinin
gelişmesine cömertçe destek sağlamaktadır. Son yılarda uygulanan tarım-toprak-insan
yönetimi modellerinden dolayı bazı alanlarda bitkisel ve hayvansal gıdaları
uygun koşullarda yetiştirilememesi ve yetiştirilenlerinde gerekli yerlere
ulaştırılmasında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Patates tarlada 50 kuruş, sofraya 5
TL geliyor olması sinirleri doğal olarak geriyor. Hal böyle olunca her şeyin
temelinde gıda temini anlayışı olduğu için belirleyici bir olgu oluşuyor. Gıda
güvenliği sorunu olunca doğal olarak da insanalar arasında gıda temini çatışma
alanları oluşmaya başlamaktadır. Kendi tarım eğitimi bilgi birikimim ve tarihi
okumam, birçok toplumsal olayın altında toprağın verimliliğini kaybolması
yatmaktadır. Toprağın fakirleştiği yerde gıda sorunu sosyal sorun ve göç olgusu
ortaya çıkmaktadır.


Ülkemizin bu dinamik ve
yönetilemeyen tarım-sosyal ilişkileri sorunu çoğu zaman daha sert siyasi ve
ekonomik çatışmalar da dönüşmektedir. Tabii yeni iletişim ve teknoloji çağında
birim zamanda daha faaliyetle karşı karşıyayız. Bilgi, mal ve para dolaşımı
hızı artı. Son yıllara baktığımızda neredeyse saat başı gündem değişiyor. Flaş
haberler içinde ikinci üçüncü flaş haber ve gelişmeler yaşanıyor. Ancak Türkiye
bu düzeyde yoğun gündemi altında çoğu zaman ülke boğuluyor ve verimsizleşiyor.
Gelenekselcilik ile moderninite arasındaki çalışmanın yaşandığı birçok fay
hattı da oluşmaya başlıyor. Her olay ve olgunun etkisi hızla topluma ulaşıyor
ve tepkilerde aynı hızla oluşmaktadır. Gün geçtikçe bu tepkiler buna bağlı
yaşanan çatışmalar ülkemizde biraz daha yüksek dozda yaşanıyor gibime geliyor.


Bazen baş döndürücü hızla
yaşadığımız birçok iç içe geçmiş zincirleme olaylar tam bir uzay macerası gibi
geliyor ban. Ancak bu kadar haber bombardımanı ve enformasyonun içinden nasıl
sağlıklı bilgi ve enformasyonu çıkaracağız diye de düşünmeden edilmiyor. Hangi
bilgi doğru hangi bilgi yanlış. Ayrıca bilgi edinme iletişim kaynakları (basın,
sosyal medya) sermaye sahipleri, devlet ve bazı grupların kontrolünde oluğu
için çoğu filtreli olarak insanlara yansımaktadır. Gerçi iletişim teknikleri
çağında çoğu bilgiye ve habere bir şekilde değişik kanalarla ulaşılmaktadır.


Toplum artık bu hızlı
iletişiminden çok yoruldu gibime geliyor. Bir insanın alabileceğinin üzerinde
üretilen veya yayılan bilgi bombardımanı karşısında tam bir çıkmaz içindeyiz.
Çünkü 24 saat cep telefonunuzdan sosyal medyayı takip etseniz size başka iş
yapacak an bile bırakmıyor. Açıkçası doğru bilgi hangisi diye “kafalar çok
karışık”.


Türkiye insanın halen
ortalama eğitim düzeyi kendi eşdeğeri düzeyindeki gelişmiş ülkelerin gerisinde
bulunuyor (ortalama 6-6.5 yıl).Ayrıca insanımız çokta sorgulayıcı ve araştırıcı
analitik düşünme becerilerini çok da değerlendiren durumda olmadığı için
gelişmelerden çok çabuk etkileniyor. Çoğu zaman şiddet eğilimi, çatışma ve arzu
edilmeyen çok sayıda kriminal sorun oluşmaktadır. Türkiye’miz açıkçası
bulunduğu coğrafyada iç ve dış etkilerin yaratığı boğucu gündem altında çoğu
zaman sosyal ve ekonomik zorluklar yaşamaktadır. Artan ekonomik sorunlar,
işsizlik, gelir dağılımındaki dengesi açılım ve diğer sosyal sorunlar
karşısında insanımız çoğu zaman en küçük bir olayda bile kutuplaşıyor. Genelde
okuma oranımız da düşük olduğu (kişi başına yılda 0.1 kitap ve 50 kişiden bir
kişi gazete okuyor) için insanımız ancak duydukları ile karar veriyor ve kimse
kimseyi tam dinlemeden ve anlamadan karar veriyor. Her grup kendi medyasını
oluşturmuş. Yeni fikirleri analiz etmeden, toptan ya kabulleniyor veya ret
ediyoruz.


Bütün bunların üstesinden
nasıl geleceğiz? Kafalar karışık, güven ilişkileri zayıflamış ve sorunların
çözülmesi konusundaki kaygılar artmıştır. Ahlaki değerlerin hızla erozyona
uğradığı görülüyor.


Bu durumda kime
güveneceğiz? Kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor? Kim ahlaklı kim ahlaksız?
Nasıl ahlaklı olunur? Veya ahlaklı olmak kişiye ne kazandırır? Soruları sorulmadan
ve anlamalı cevapları kişi beninde yer edinmedikçe sorunların üstesinden
gelmekte kolay değildir. Ancak ahlak kişiden kişiye ve toplumdan topluma
değişeceği için, daha ölçülebilir ve kanıta dayalı kararı hukuk vereceği için
hukuka başvurmak evrensel ilkedir ve öylede olmalıdır.


Ahlak, etik, hukuk nedir?
Kimiler ahlaki değerleri dikkate alıyor, kimler hukuka başvurur?


Hukuk nedir? Yaşananlardan
herkes hukuk diyor, ancak hangi ve kime göre hukuk?


Toplumda ahlak en üst
düzeyde konuşuluyor. Ancak insanlar bir birini ahlaksızlıkla, yalancılıkla,
hırsızlıkla suçluyor.


Benim şahsi görüşüm
ülkemizin ve insanlığın sorunlarını ancak somut veriler ve olgularla hukuk
çözebilir. Ancak ahlaki değeri de dikkate almak gerekir. Kişinin kendi öz
disiplini ve bilinci ile olay ve olguları analiz edip bir sonuca ve karar
vermesi önemli Buda bir bilinç gerektiren durumdur.


Ancak hukuk bugün bağımsız
yargı tartışma konusu. Herkes baktığı noktada kendine göre hukuk oluşturmuş.
Hukuk ve yargının toplumdaki güveni şimdilerde çok aşağılarda. Adaletin
olmadığı yerde insanların kendi yargısına başvurduğu sıkça bilinir. Bunu hele
hiç kimsenin istememesi gerekir. Basına yansıdığı kadarı ile çoğu kişi
günümüzde yargının hukuki karalarının alınma şeklinden menün görülmüyor. Diğer
bir ifade ile hukukun değil kirşlerin hukuku işletilmesinden şikâyetçi
görünüyorlar. Hukukun aldığı kararlardan memnun olmayanların kendi hukukuna
başvurmaları başak kaoslarda ortaya çıkmasını kaçınılmaz kılıyor. Bu durum
başka bir hukuki durum yaratıyor.  


Pekâlâ, neye güveneceğiz,
nerde hangi durumda nasıl karar alacağız? Diğer bir ifade ile bu işin referans
noktası nedir? Dediğimizde işin içinde yine çıkamıyoruz. Çünkü birçok konuda
ölçütümüz yok. Örneğin bir işe bir eleman alınacak. Ölçütümüz ne? Ne tür yetenekler
ve eğitim becerileri arıyoruz? Adamına göre iş mi? Maalesef birçok konuda temel
yapısal sorunları olan ve üstesinden gelemediğimiz bir durumla karşı
karşıyayız.


Bir bütün olarak sorunlar
yumağının içende boğuşup duruyoruz. Ancak çözüm üretme konusunda bir o kadarda
sorun yaşıyoruz. Maalesef sorunları çözemiyoruz. Birlikte sinerji
oluşturulmuyoruz. Birbirimizde yardım istemiyoruz ve yarımda etmiyoruz. Bir
zihni kotlama sorunu yaşıyoruz gibi geliyor bana. Kırsalda eskiden köy
yerlerinde imece usulü ile yardımlaşılırdı. Şimdilerde herkes bireycileymiş ve
güvensizlikler had safhaya ulaşmış görülüyor.


Geçmişte iyi kötü
siyasetten ve dış etkilerden az etkilenen bir yargı vardı veya toplum öyle
kabul ediyordu ve devletin kuramlarına iyi kötü bir sistem ve güven vardı.
Şimdi bu tartışmalı ve toplumun bir bölümüne güven vermeyen yapı beraberinde
bir dişi farklılaşmış sorun ve itirazları oluşturuyor. İtirazın olması önemli
ancak konuşmayı ve iletişimi de elden bırakmamak gerekir. Sorunları kavga
ederek değil konuşarak ve medeni ilişkiler içinde tartışarak ve nihayetinde
çözüme kavuşturmak gerekir. Bir birimize güvenir ve karşılıklı görüşlere saygı
duyarsak sorunları üstesinden daha rahat geliriz.


Hepinizin bayramı kutlu
olsun.
 

1 Ağustos 2019, Adana




Not: Sayın hocam,
birçoğunuzun E-Posta adresi bir şekilde makinemdeki adres defterime
yerleşmiştir. Amacım kimsenin zamanını almak ve rahatsız etmek değildir.
Hepimizin ortak sorununu bir şekilde dile getirmektir. E-posta bu bakımdan
düşüncelerimizi kolay paylaşabildiğimiz bir ortam. Ancak peşinen eğer
istenmeden e-posta aldıysanız özür dilerim. Eğer geri bildirimde bulunursanız
listeden adresinizi hemen çıkarırım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış