ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

Armegeddon’a doğru

Kuzey Kore ile Güney Kore
arasındaki yakınlaşma bir antlaşmayla sonuçlanırsa Çin Denizi’ndeki yabancı
askeri güç varlığığyla ilgili sorunlar kısa süreliğine de olsa ortadan kalkacak
demektir. 




Yeni uluslararası ilişkiler
rüzgârları yeni uluslararası ilişkiler yelkenleri gerektirmektedir. Bu bağlamda
ilk uluslararası-bölgesel yelken Kuzey Kore ile Güney Kore yakınlaşması sonucu
dikilmiştir. 

Kuzey Kore gerilimi ABD’nin büyük bir askeri gücü Çin Denizi’nde bulundurması
gibi bir zorunluluk oluşturmaktaydı. Bu durumda iki Kore’nin anlaşma zemini
ABD’ye Akdeniz ve İslami Asya kapsamında ciddi bir destek işlevi de
görebilecektir. 

Çin, Rusya ve ABD, iki Kore’nin yaklaşımını destekledi. Bu sürece ABD sahici
bir süreç olarak not verdiyse Çin Denizi’ndeki askeri varlığı, Hürmüz, Hint
Okyanusu ve Akdeniz’de kendini gösterecektir. Peki, ABD’nin Akdeniz’deki rekabete
daha derinden girmesi anlamına gelecek böylesi bir durumu Rusya ve Çin niye
istesin? 

ABD’nin İslami Asya ve Akdeniz’e daha fazla çekilmek istenmesi Çin üzerinde
ciddi baskı oluşturacaksa (Çin’in fosil yakıt ithalatı kapsamında), Çin niye
ABD’nin Akdeniz’deki gücünü artırmaya destek versin? 

İslâmî Asya ve küredeki satranç tahtaları üzerinde ve küresel briç masalarında
oynanan bu dev strateji oyunları, çok yönlü analizler ve gelecek perspektifleri
ve çok çeşitli uluslararası ilişkiler istihbaratıyla ancak anlaşılabilecektir. 

Küresel sistemin aktörleri, küresel satranç tahtası kısmını kapatıp İslami Asya
ve Akdeniz satranç tahtasını açık bırakıyorsa, Uzak Doğu’da Rusya-Japonya,
ABD-Çin ve Japonya-Kuzey Kore arasındaki sorunlar üzerinde de bir anlaşma zemini
oluşmaya başladıysa bu gerçekten Uzak Doğu bağlamında küresel bir asgarî
mutabakala paylaşma sorununun bittiğini ortaya koyabilir. 

Kıyamet Ortadoğu’da kopacaksa -ki tüm veriler bunu işaret etmektedir-
önümüzdeki 2-3 yılda İran, Rusya, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Yunanistan
askeri güçlerini takviye edecek demektir. Bu da başta Fransa olmak üzere
İngiltere, ABD, Rusya, Almanya, İtalya, İspanya ve daha birçok Avrupa ülkesinin
ve hatta Latin ve Kuzey Amerika ülkesinin Akdeniz havzasına asker göndermesi
anlamına gelebilecektir. 

Şüphesiz yukarıdaki öngörüler Armegeddon kehanetinin realize olup olmaması
tartışmasını gündeme getirecektir ve mercek buraya tutulacaktır. Ürdün, Lübnan,
Suriye, Kıbrıs, Mısır, Etiyopya, Sudan, Somali, Cibuti, Nijerya, Fas ve daha
birçok ülke böyle bir tabloda hamileri tarafından daha da önemli
addedilecektir. Irak ve Suriye’nin bu bağlamda yine farklı bir stratejik saha
olarak kullanılması kaçınılmazdır. Pakistan, Gürcistan, Kafkasya ve Türk
Cumhuriyetleri bu süreçte tekrar önem kazanmaktadır. Bütün bu olanların,
küresel bir nihai dizaynı gerektiren tüm uluslararası verilerin oluşmasına
katkı vermekte olduğu açıktır. 

Armegeddon kehanetinin önümüzdeki günlerde ve süreçte çok farklı açılardan
irdelenmesi, boyutlandırılması ve küresel bir kutsalın inşa edilmesi tablosu
ile yüz yüze gelebileceğiz. Önümüzdeki günler bu açıdan çok dikkatle
incelenmeyi, irdelenmeyi ve takibi hak edecektir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir