ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

GÖKHAN GÜLER : Geleceğe Ne
Kadar Hazırız ???


Dünyanın yaratılışından itibaren insan
hayatını en köklü biçimde etkileyen değişim ve dönüşümler göz önünde
bulundurulacak olursa, son 15/20 yıl içerisinde meydana gelen değişim ve
dönüşümlerin en etkili olduğunu ifade edebiliriz.

Bundan 15/20 yıl önce şu an sahip olduğumuz teknolojik imkânları acaba kim
hayal edebilirdi? Dünya internetle yeni tanışmış, cep telefonu hayatımıza henüz
yeni yeni girmeye başlamış ve bugünkü daha birçok teknoloji ise bizlere çok
uzaktı.

İnsanlar bugün oturduğu yerden bir zamanlar akla hayale bile gelmeyecek sayısız
hizmeti artık internet üzerinden satın alabiliyor. Birçok sanal mağazayı
saniyeler içerisinde karşılaştırıp en ucuz tespit ettiği yerden alışveriş
yapabiliyorlar. Öyle ki bulunduğu yerden para kazanabiliyor, pek çok kişiyle eş
zamanlı biçimde iletişim kurabilip, yazışabiliyor.

Çağımız teknoloji çağı. Çağımız bilgisayar çağı. Çağımız bilgisayar
programcılığı, yazılımlar ve buna bağlı teknolojik gelişmeler çağı. Dünyamız
çok çok hızlı bir biçimde değişim ve dönüşümler yaşamakta. Hatta öyle ki
dünyada yaşanan değişim ve dönüşümleri takip edebilmekte zorlanmaya bile
başladık.

Geçtiğimiz on yılda teknolojinin, bilgisayarların, arabaların ve telefonların
ne şekilde değişim yaşadığını hep birlikte görerek yaşadık. Gelecek 15/20 yılda
acaba bizleri ne gibi yeni gelişmeler bekliyor?

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde robotların niteliksiz işgücünün yüzde ellisinin
yerine geçeceğinden, hatta birçok yönetici pozisyonda bulunan beyaz yakalı
olarak nitelendirilen kişileri işsiz bırakacağından ve bunun da çok ciddi
sosyo-politik sonuçlara neden olacağı iddia edilmektedir.

Tüm çalışanları robotlar olan karanlık fabrika olarak nitelendirilen iş
yerlerinin sayılarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde artacağı belirtiliyor.

İnsan gibi düşünebilen ve davranabilen, akıllı sistemler yapay zekâlar artık
devrede. Giyilebilen bilgisayarlar başta sağlık, askeri vb birçok alan olmak
üzerek kullanılmaya başlandı.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde fosil(benzin/dizel) yakıtlı araçların yerini
elektrikli ve alternatif enerji kaynaklarına dayalı son derece akıllı araçların
almaya başlayacağı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

Türkiye ve KKTC kim ne derse desin etle tırnak gibidir. Bu nedenle yazımda
Türkiye ve KKTC demek yerine Türk tarafı tabirini kullanacağım. Türk tarafı,
Fetö darbe girişimi sonrasında birçok konuda çok ciddi değişim ve dönüşüm yaşayarak
her şeyden önce bölgesel aktör olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte bir
aktör olma yönünde çok ciddi girişim ve adımlar atmaya başlamıştır.

Türk tarafı özellikle bölgesinde son derece önemli ciddi ve güvenilir bir
enerji koridoru olma yolunda önemli girişim ve hamlelerde bulunmaya devam
ediyor.

KKTC, bu bağlamda bölgesinde önemli bir enerji terminali olmaya yönelik alt
yapı çalışmalarını sürdürüyor. KKTC, günün sonunda bölge ülkelerine su ve
elektrik satıp, bölge ülkelerine ait hidrokarbon kaynaklarının Türkiye ve
Avrupa ülkelerine ulaştırılmasında son derece kritik görevler üstlenmenin
eşiğindedir.

Türkiye, sahip olduğu ve dışarıdan uygun şartlarda temin ettiği madenler ile
yerli ve milli yazılımlarla birbirinden değerli teknolojik üretimlerde bulunmaya
başlamıştır.

Geleceği yakalamak isteyen devletler hiç zaman kaybetmeden yüksek katma değerli
ürünleri yerli ve milli olarak geliştirerek üretmeye yönelik girişimleri
hedeflemelidir.

Geleceği yakalamak isteyen devletlerin mutlaka gerek mevcut sahada bulunan
neslini gerekse gelecek nesillerini göz önünde bulundurarak teknoloji,
bilgisayar programları ve yazılımlar konusunda kendilerini geliştirmeye yönelik
plan ve programları geliştirerek uygulamaya sokmalıdır. Bu bağlamda özellikle
milli teknolojik bilgisayar program ve yazılımlarına büyük önem vermeliyiz.

Yerli ve milli olmayan tüm teknolojileri iyi analiz etmemiz gerekiyor. Yeni
teknoloji ve yazılımları üretenlerin perde gerisindeki esas gayelerini
zamanında doğru biçimde kavrayamazsak ileride çok ciddi sorunlarla karşı
karşıya kalabiliriz!

Sonuç itibarı ile şunu iyi idrak etmeliyiz ki günümüzdeki mesleklerin birçoğu
önümüzdeki süreçte geçerliliğini yitirecek. Gelecekte hem de çok yakın bir
gelecekte çağımızın yeni meslekleri öne çıkmaya başlayacaktır. Burada en önemli
mesele bugünden gelecekte neler olabileceğini ön görerek kendimizi buna
hazırlamamız gerektiğidir. Geleceğe gerek bireysel gerekse millet olarak ne
kadar hazırlıklıyız? Esas can alıcı nokta budur…


Gökhan
Güler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir