ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/siyasi-hedefler-farkli-ise/

Başlangıç
olarak Afrin
olduğu söylenen, Suriye’nin kuzeyine yönelik Zeytin Dalı
Harekâtı
başlayalı yaklaşık olarak 35 gün oldu. Bu süre içinde,
harekât öncesinde tespit edilen askeri hedeflerin ne kadarına ulaşıldığı adeta
bir muamma. Konu hakkında sağlıklı bir haber almak ülkemizde gerçekten mümkün
değil. Otoriter rejimin her geçen gün kendini daha çok hissettirdiği Türkiye’de,
farklı sesleri ve muhalif düşünceleri merkez akım medyada duymak da imkansız.
İktidarın ağır baskısıyla medyada Savaş Propagandası uygulanıyor.

Bu
ortamda sağlıklı düşünebilmek, Türkiye’nin güvenliğini ve bekasını esas alan
analizler yapabilmek, yapılabilse bile kitle iletişim araçlarından halkı
bilgilendirebilmek mümkün değil. Bu dönemin kriterleri; söylenenlerin iktidarın
güvenliği ve bekası ile örtüşüp örtüşmediği ve iktidarın 2019 seçimlerini esas
alan Savaş
Propagandasını
destekleyip desteklemediğidir.

Savaşı Kazandıklarını
Sanıyorlardı!

Bugün
iktidarın çok ağır baskısı ile oluşan ve gerçeklerin görünmesini ve
algılanmasını engelleyen sis yarın kalktığında ülkemiz için felaket olacak,
manzarayı umumiye çok açık olarak gözükecektir ama iş işten geçmiş olacaktır.
Vatanseverlik; iktidara şakşakçılık yaparak ve şirin gözükerek kişisel
çıkarlarını çoğaltmak değil, görebilen için ülkemizi felakete taşıyan bu büyük
resmi yazabilmek ve anlatabilmektir.

1.Dünya Savaşı’nın (1939-1945) son günlerinde,
savaşı kaybettikleri ve Ruslar Berlin’in kapısına kadar dayandıkları halde
Almanlar
savaşı kazandıklarını sanıyorlardı. Çünkü Hitler’in
kontrolünde bulunan medya; halka nesnel doğruları değil, Savaş
Propagandasının
yalanlarını enjekte ediyordu. Ne yazık ki bugün
Türkiye’de
de olan budur!

İktidarın Gizli Gündemi Var!

Türkiye’nin, Suriye’nin
kuzeyinde icra ettiği bir askeri harekâtta çıkarları, güvenliği ve bekası için
sahip olması gereken siyasi hedefi; Suriye’nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve merkezi
hükümetin ülkenin tamamında kontrolü sağlıyor olması ve vekil terörist
grupların temizlenmesidir. Çünkü Suriye’nin toprak bütünlüğü Türkiye’nin
toprak bütünlüğü, Suriye’nin bekası Türkiye’nin bekası
demektir. Çünkü Suriye’deki yangının durdurulması, Türkiye’ye
de kısmen sıçrayan yangının söndürülmesi demektir.

Türkiye’yi gayrimeşru ve gayrihukuki
olarak yöneten iktidar iradesinin kafasında ise karanlık ve yoz fikirler
içeren, ülkemizin güvenliği ve bekasıyla örtüşmeyen gizli bir gündem var.
İktidar, ülkemizin çıkarına olmadığı halde hala Beşar Esad’a
düşmanlık etmekte ve Suriye’nin kuzeyinde, yaklaşık yedi yıldır emperyalizmin
bu ülkede süregelen vekâlet savaşında taşeronluk yapan radikal grupların bir
kısmı ile işbirliği yapıp, egemenlik alanı yaratma ve barış masasında yer
bulabilme peşindedir.

İktidar Kendisi İçin Tehlikenin
Farkında

Suriye’deki savaş sonrası oluşacak barış
masasında güçlü bir şekilde yer alabilmek; iktidarın bekası için hayat memat
meselesi. Çünkü Suriye’de sağlanacak barışla birlikte, aynen II. Dünya
Savaşı
sonunda olduğu gibi “savaşa sebep olmak, insanlık ve
savaş suçları”
gibi iddiaları yargılamak için kurulan Nürnberg
Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi
benzeri bir mahkeme
kurulacağının emareleri var. Suriye’deki vekâlet savaşının ateşine odun taşıyan
ve yanlış işler yapmış olan iktidar, bu tehlikenin farkında.

“Efendim, aynı yanlış işlerin
peşinde Amerika da oldu!”

diyebilirsiniz. Ama biliniz ki o, Amerika! Ayrıca onların Suriye’de
yapılan yanlış işleri eski yönetime (Obama) fatura etme şansı da var, zaten
öyle yapıyorlar. Ya siz kime fatura edeceksiniz? Hala işbaşındalar!

Amerika’ya Karşı Yaygara Yalandan

Bakmayın
siz iktidarın Amerika’ya
karşı yaptığı yaygaraya! Bunlar hep halkı kandırmak için! Havuç ve sopa taktiği
ile Amerika
hala kontrolü elde tutuyor. En son ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’un ziyaretinde
yapılan pazarlığı halkın gözünden kaçırmak ve devletin arşivine sokmamak için
görüşmeler kayıt altına alınmadı. Çünkü Tillerson’ın verdiği havuçların yanında yaptığı
ağır şantaj duyulmamalıydı!

Şantaj
yapan yalnız Amerika
mı? Tabii ki hayır! Dün ortada dişe dokunur bir neden olmadan uçağını
düşürdükleri, kısa bir dayılanma sürecinden sonra korkudan NATO’yu
yardıma çağırdıkları Rusya’nın şimdi yanındalar ama şantajına da
açıklar. Çünkü Rusya, 2016’nın ilk üç ayında Türkiye’yi
yöneten iktidar iradesi için dört klasörlük suç dosyası hazırladı ve Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi
’ne sundu. Bunlar; Irak’ta
IŞİD’le
birlikte yürütülen petrol ticareti, Suriye’ye yönelik olarak yabancı teröristlerin
sınırdan geçmesine kolaylık sağlanması, Suriye’deki teröristlere silah tedariki ile Suriye’de
IŞİD’le
birlikte tarihi eser kaçakçılığıydı.

Hukuksuzluğun Hukuki Alt Yapısı

İktidar
bugün mecburiyetten Rusya’nın yanında gözüküyor olsa da gönlü ABD’den
yana! Ama her iki tarafın da şantajına tabi durumda. İktidar bugün
mecburiyetten Rusya’nın yanında gözüküyor olsa da gönlü ABD’den yana! Ama her
iki tarafın da şantajına tabi durumda. Türkiye’yi yöneten irade için iktidarda
kalmak, kendi bekası için yaşamsal derecede önemli! Bu yüzden iktidarı
bırakmamak için her şeyi yapar ve yapıyor, aklınızın ve havsalanızın
alamayacaklarını bile!

Cumhur İttifakı kapsamda teklif edilen 26
maddelik yasa tasarısı; 2019’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini
kazanmak ve şansa bırakmamak için yapılması planlanan hukuksuzluğun alt
yapısını oluşturmaya çalışan hukuki bir metindir.

E.Hava Albay Ercan Sedefoğlu’nun “Kartalın
Başını Kopardılar-ABD ve AB Projesi Olan AKP ve Cemaat”
adlı
kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Sedefoğlu, 15 Temmuz
Darbe Girişiminden
en az 8 yıl önce “Hava
Kuvvetleri elden gidiyor”
ve “Ülkemizin geleceği tehlikededir”
dedi ve komutanlarına anlatmaya çalıştı ama ciddiye almadılar. Çünkü bazıları FETÖ’cüydü!

Türker Ertürk








































E. Amiral, Araştırmacı Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir