Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


E. TUĞA. TÜRKER ERTÜRK : PEŞİMDEN
GELİN GERİSİNİ MERAK ETMEYİN !!!




LİNK
:
http://www.turkererturk.com.tr/pesimden-gelin/


Bugün
insanlığın ulaştığı medeniyet çizgisini üç aşağı beş yukarı yakalamış
toplumlarla bu konuda epeyce geride kalmış toplumlar arasındaki en büyük fark;
birinci kategoridekilerin sorunlarını çözebiliyor olmaları, ikinci kategorideki
toplumların ise sorunlarını çözemediği gibi, zaman içinde sorun stoklarını
arttırıyor, daha karmaşık hale getiriyor ve işin içinden çıkılmaz duruma
geliyor olmalarıdır. Ayrıca; çözülemeyen sorunlar, zaman içinde başka
sorunların da üretilmesine kaynaklık ediyor.


Bu
durumun çözümü ise biraz uzun soluklu ve gelecek nesillerin sorgulayarak
öğrenme ve ezbersiz bir eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesine bağlı. Bugün
geri kalmış, çağı yakalayamamış ve insanlığın ulaştığı ve her geçen gün daha
yukarıya taşıdığı çıtayla arası açılan toplumların en büyük ortak özelliği;
eğitim ve öğretimlerinin ezbere dayanmasıdır.


Ezber
Nedir?


Ezber;
doğruluğuna dair kuşku duyulmaksızın bilginin kabullenilmesidir. Belleme ise
bilgiyi akılda tutma yöntemidir. Akılda tutulan bilginin doğruluğuna dair kuşku
yoksa, bu ezberdir. Ezberci eğitimden geçirilmiş zihin ise paradigma yani bakış
açısını değiştiremez, donuktur ve akışkan değildir. Ezberci eğitim ve
öğretimden geçirilmiş zihnin mevcut bilgileri işleyebilme, yeni bilgilere
ihtiyaç duyma, bilgiler arasında irtibat kurma, analiz ve sentez yapma,
bilinenlerden yeni bilgilere ve sonuçlara gitme yetisi gelişmez. Ezberci
eğitimden mucit çıkmaz.


Ezbersiz
eğitim ve öğretim;


  • Kişinin
    mevcut ve gelecekteki eğitsel ihtiyaçlarının farkındalığını sağlar,
  • Kişinin
    kendi fiziksel ve zihinsel yeteneklerini ve sınırlarını keşfettirir,
  • En önemlisi
    ise; kişinin sorun çözme yeteneğini geliştirir.


Eğer
bir toplum ağırlıklı olarak ezberci eğitimden geçirilmişse, o toplumun sorun
çözme kapasitesi çok düşük olur. Daha da önemlisi; sorunlarını çözemeyen
toplumlar, sorunlarını çözen çağdaş toplumlar tarafından, çözemediği sorunları
üzerinden istismar edilir, sömürülür ve yönetilir. Bir toplumda emperyalizm
veya dış güçler sürekli suçlanıyor, her şeyin müsebbibi olarak gösteriliyorsa;
bilin ki o toplumun sorun çözme kapasitesi çok düşüktür.


Aydınlanma,
Uygarlaşma, Çağdaşlaşma Projesi


Geçtiğimiz
29 Ekim’de, Cumhuriyetimizin
95. yılını idrak ettik. Gerçekten, Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan Cumhuriyet


Osmanlı’nın yıkılmasının ve enkaz haline gelmesinin esas
nedeni; çağın gerisinde kalması, akılcı ve bilimsel düşünce dönemine geçememesi
ve dolayısıyla sorunlarını çözme yeteneğini geliştirememesiydi. Osmanlı,
özellikle askeri alanda her cephede dayak yiyince geri kaldığını anladı, ama
gerçek nedenini anlamadı. Batı’nın ürettiklerini alarak geri kalmışlıktan
kurtulacağını sandı. Halbuki yapılması gereken; o üretimi ve başarıyı sağlayan
kafa yapısının alınmasıydı.


Gazi
Mustafa Kemal Atatürk,

durumu kavramış ve doğru teşhis yapmıştı. Bu nedenle, Cumhuriyeti
kurar kurmaz “Aydınlanma
Devrimlerine”
başladı. Amaç; üretimi, başarıyı ve refahı sağlayacak, devletin ve toplumun
problem çözme yeteneğini arttıracak çağdaş kafa yapısını inşa etmekti. Bunun
yolu; akılcı ve bilimsel düşünce sistemine geçmiş, bilimi yaşamda tek yol
gösterici olarak benimsemiş ve sorgulayıcı akla sahip toplumun yaratılmasından
geçiyordu.


Ortak
Akıl, Birleşik Akıl, Tek Akıl


Günümüzde,
toplumsal sorunlar artık tek bir aklın çözebilme kapasitesi dışında. Hele hele
ülkemizinkiler; bırakın çözebilmeyi, anlayabilmek için bile bir aklın
sınırlarını aşıyor! Hatta bu akıl, sıra dışı ve çok üstün nitelikli olsa bile. İhtiyaç
duyulan akıl; “Ortak
Akıl”
ve “Birleşik Akıl”dır. Ama Türkiye,
16 Nisan 2017’de yapılan referandum ve 24 Haziran 2018 seçimleri ile birlikte, Ortak Aklı
ve Birleşik
Aklı
yok sayan “Tek Akıl” ile yönetilme sürecine girdi. Ülkemizin
geleceği için daha büyük bir felaket olamaz.


Çağdaş
ülkeler içinde önemli bir yere sahip olan Hollanda için; “akıl toplumu
ve akıl devleti”
deniyor. Hollanda’da birisi
çıksa ve “Bana
güvenin, peşimden gelin, gerisini merak etmeyin”
dese; kafayı
üşütmüş diye tecride kapatırlar. Hollanda’da, tarihin derinliklerinden beri
kararlar ortak akılla alınır. Hollanda toprakları deniz seviyesinin altında ama
ortak akıl sayesinde bu sorunu çözmüşler, denizden toprak kazanmışlar. Bugün
bırakın sanayi ürünlerini, tarım ve hayvancılıkta bile Türkiye’nin
yüzölçümü olarak 20’de biri olmalarına rağmen bizden daha fazla üretiyorlar. Statistics
Times
, 2018 verilerine göre dünyanın en güçlü ekonomilerini
açıkladı; 17 milyon nüfuslu Hollanda 16’ıncı sırada, 80 milyonluk Türkiye
ise 17’inci sırada.


Kurtarıcı
Beklemeyen Toplum Olmak


Türkiye’nin yetiştirdiği önemli aydınlardan ve bakanlık
yaptığı halde az sayıda hesap verilebilir geçmişe sahip siyasetçilerimizden
biri olan Tınaz
Titiz
’in başkanı olduğu Beyaz Nokta Gelişim Vakfı, geleceğe tohum atmaya
ve sorun çözme kabiliyetimizi arttırmaya yönelik çalışmalar yapıyor. Vakfın ülküsü
(vizyonu), görevi (misyonu)
ise “Sorun
çözme kabiliyetini arttıracak projeler üretmek ve uygulamak”
.
Sanırım bu çaba, desteğinizi hak ediyor.


Alev
Coşkun
’un
Kırmızı Kedi Yayınlarından piyasaya yeni çıkan “Asker İnönü” kitabını
okumanızı tavsiye ederim.


Türker Ertürk


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış